Sabah Gazetesi’nin 08 Mayıs 2008 tarihli haberi: 4-1 biten Anderlecht-St.Truiden maçına Çinli bahisçilerin 778 bin euro’luk ‘Anderlecht 3 farklı kazanır’ yönünde bahis oynadığı iddiası Belçika futbolunu karıştırdı..
Belçika futbolu yeni bir şike iddiasıyla sarsılıyor. Anderlecht ile St. Truiden arasında oynanan ve 4-1 ev sahibi takımın galibiyetiyle biten maçta şike yapıldığı haberi ortalığı karıştırdı. Belçika’nın en büyük spor dergilerinden Sport’Voetbal Magazine, 26 Nisan’da oynanan bu karşılaşma için Çinli bahisçilerin 778 bin euro’luk ‘Anderlecht 3 farklı kazanır’ yönünde bahis oynadığını iddia etti. Haberde, 1-0 mağlup durumdaki mor-beyazlı takımın Frutos’un eliyle kontrol ettiği topla attığı golden sonra 1-1 eşitliği sağladığı, ofsayttan atılan iki golle de farkı açtığı belirtilirken, yan hakemin ısrarla ofsayt bayrağı kaldırmasına rağmen orta hakemin buna kayıtsız kaldığını yazdı. Haberde ayrıca Truidenli futbolcuların da ofsayttan atılan gollere hiçbir itirazda bulunmadıklarına dikkat çekildi.
FEDERASYON DEVREDE
Belçika Futbol Federasyonu Başkanı Francois de Keersmaecker, olayların araştırılması için talimat verirken, şikeye adı karışan Anderlecht Kulübü adına konuşan menajer Herman van Hosbeeck, “Belçika futbolu kötü bir duruma sokuldu. Şu an soruşturmanın bitmesini beklememiz gerekli” dedi. Belçika’da daha önce de yine bir Çinli işadamı Zeyun He’nin adının karıştığı bir şike skandalı patlak vermişti.
Sabah Gazetesi’nin 07 Nisan 2008 tarihli haberi: İnteltek Genel Müdür Yardımcısı Ertan, “Yeni ‘iddaa’ ihalesiyle beraber oyun basketbol, tenis ve motor sporlarını kapsayabilir. Futbol kulüplerine verilen paylar da artar” dedi..
Futbol kulüplerinin maç yayın haklarından sonraki en büyük gelir kapısını “iddaa”nın kulüplere dağıttığı para oluşturuyor. 2004-2007 yılları arasında kulüplere yaklaşık 314 milyon dolar dağıtan “iddaa”, 2. lig takımlarının stad gelirleri ve sponsorluklar dışındaki tek gelir elde ettiği kurum özelliği taşıyor. Türkiye’deki spor bahis oyunu işleticisi İnteltek’in Genel Müdür Yardımcısı Kerem Ertan, 1 Mart 2008′de yapılması gereken “iddaa” ihalesi hakkında, “1 Mart’ta verilen karara göre 6 ay içinde ihale gerçekleştirilecek. 1 Eylül’e kadar ihaleye çıkılacak. İhaleyi kazanan firmaya 6 ay hazırlık süresi verildi. İhaleyi kim kazanırsa kazansın, 1 Mart 2009′a kadar “iddaa”yı İnteltek işletecek” ifadesini kullandı. Ertan, yeni ihaleyle beraber “iddaa”nın futbol dışında basketbol, tenis ve motor sporlarını da oynatacağını düşündüklerini, yine de son kararı Spor Toto Teşkilatı’nın vereceğini belirtti. Yeni ihaleyle beraber “iddaa”nın cirosunun artacağını tahmin ettiklerinin altını çizen Ertan, ayrıca futbol kulüplerine verilecek olan yüzdesel paylarda da iyileştirilme yapılacağını düşündüklerinin vurguladı. İhalenin bir an önce olmasının herkes açısından avantaj olduğu ifade eden Ertan, “Biz uzun zamandan beri ihalenin yapılmasını istiyorduk. Kanunun çıkmaması sorun teşkil ediyordu. Biz de önümüzü görmek istiyoruz. Aslında taşeronluk yapıyoruz. Sistemin altyapısı, marka ve bayiler bize ait değil. Biz “iddaa”yı yaptık, devrettik, şimdi işletiyoruz. Devlet, İnteltek’e komisyon ödüyor. Bütün pazarlama ve riski biz üstleniyoruz. “iddaa”, özel sektörle devletin yaptığı en iyi işbirliklerinden biridir” dedi.
PAZAR 5 MİLYAR DOLAR
“iddaa” oynayıcılarının profilinin 18- yaş arasında B, C ve D sosyoekonomik grupta olduğunu vurgulayan Ertan, 2.5- milyon iddaa oynayıcısının olduğunu kaydetti. Ertan, “Türkiye’de herkes futbolu biliyor veya bildiğini iddia ediyor. Çoğu oynayıcı garanti oynamayı tercih ediyor. İnternetten “iddaa” oynayanların oranı yüzde 9- 10 arasında. Ayrıca oynayıcılar yüzde 90 Avrupa liglerine oynuyor. Türkiye ligine pek rağbet etmiyorlar. Bizim TJK’yı (Türkiye Jokey Kulübü) öldürdüğümüz söyleniyor. Aslında biz bahis pazarını büyüttük. 2004′te legal pazar (spor toto, at yarışı ve Milli Piyango) 2 milyar dolar iken, bu rakam 2008 yılında 5 milyar dolara ulaştı. Halen illegal bahis oynatılan pazarın büyüklüğü 1 milyar dolar seviyesinde” diye konuştu.
Sabah Gazetesi’nin 28 Mart 2008 tarihli haberi şu şekilde: İstanbulspor Başkanı Sarıalioğlu, Ali Şen Kandil ve Hakan Korkmaz’ın 5-0 yenildikleri G.Antep BŞB maçında şike yaptığını ve arkadaşlarına da şike teklif ettiklerini söyledi..
Bank Asya Birinci Lig takımlarından İstanbulspor Başkanı Ömer Sarıalioğlu’nun dün yaptığı açıklamalar gündeme bomba gibi düştü. NTV Spor’da canlı yayına katılan Sarıailoğlu iki futbolcusu Ali Şen Kandil ve Hakan Korkmaz’ın iki hafta önce 5-0 yenildikleri Gaziantep Büyükşehir Belediyespor maçında şike yaptıklarını ve aynı teklifi karşılaşma öncesi arkadaşlarına da ilettiklerini iddia etti. Maç öncesi İkitelli’de otelde kamp yaptıklarını belirten başkan, “Pazar günü de maçtan önce konuştuk, en ufak bir şey yok. Maç başladı, 30 dakika içinde 3-0 mağlup duruma düştük. Sonra 4-0 oldu. 8 senedir bu işin içindeyim, bir tuhaflık olduğunu sezdim. Devre arasında soyunma odasına inip çocuklara, ‘Artık hiçbir maçınızı izlemeyeceğim’ dedim ve stattan ayrıldım. Sonra 5-0 yenildiğimizi öğrendim. Ardından pazartesi günü çocukları toplayıp konuştum” dedi.
‘ADAM GİBİ SÖYLESİNLER’
Salı günü teknik direktörün kendisine Hakan Korkmaz ve Ali Şen Kandil’in arkadaşlarına şike teklifinde bulunduklarını söylediğini belirten Sarıalioğlu, “Futbolcular da bize bir dilekçe ile başvurarak bu iki oyuncumuzun şike yaptığını ve bunu kanıtlayabileceklerini söyledi. Kişi başı 20-30′ar bin dolar paradan bahsediliyor. Kadroda olan olmayan 10 kişinin imzalı dilekçesini aldım” diye konuştu. İki futbolcuyu da devre arasında aldıklarını vurgulayan başkan şunları söyledi: “Neticede entari giymiyorlar. Ne yaptılarsa adam gibi söylesinler. Bu ikilinin daha önce de böyle şaibeleri var. Transfer ederken böyle işlere girmemelerini tembihledim. Federasyona gideceğiz. Bu işin takipçisi olacağız.”
İddaa Şüphelenip İstanbul’un Maçlarını Programdan Çıkardı
Gaziantep BŞB maçından sonra İddaa yetkilileri, İstanbulspor’u lig sonuna dek programdan çıkarma kararı almıştı..
İstanbulspor’un, Gaziantep BŞB’ye sahasında 5-0 yenilmesinden ilk şüphe duyan İddaa kurumu olmuştu. İddaa yetkilileri, “Bu sonuca inanmak çok zor. İstanbulspor bizi, lige ciddiyetle devam edeceğine inandıramazsa kalan maçlarını İddaa programına almayız. Sezon sonuna kadar önemli bir gelirden mahrum kalırlar” şeklinde açıklama yapmışlardı. Bunun ardından İstanbul’un yaptığı iki maç da İddaa programlarında yer almamıştı. Kulüp bu süreçte 120 bin YTL gelirden mahrum kaldı. Konuyla ilgili önemli bir iddia da bu noktada ortaya atıldı. Kulüp yönetiminin şaibeli maçla ilgili olarak iki futbolcuyu ortaya atarak İstanbulspor’u temize çıkarıp İddaa gelirini yeniden elde etmeyi amaçladığı öne sürüldü. Gaziantep BŞB maçı sonrası İstanbulspor’da Ali Şen ve Hakan Korkmaz 3-0 kazanılan Mardin ve 2-0 kaybedilen Malatya maçlarında ilk 18 bile alınmadı.
Sabah Gazetesi’nin 15 Mart 2008 tarihli haberi şu şekilde: Bank Asya 1.Lig’de geçen hafta İstanbulspor’un sahasında Gaziantep BŞB’ye 5-0 yenilmesi İddaa yetkililerini harekete geçirdi..
Liglerde sezon sonunun yaklaşması ve düşmesi kesinleşen takımların maçlarına isteksiz çıkması İddaa yetkililerini de harekete geçirdi. İddaa Oyunu Genel Koordinatörü Prof. Dr. Oğuz Manas, Futbol Federasyonu ile birlikte hareket ederek şikeyi Türk futbolundan kazıyacaklarını söyledi. Bank Asya 1.Ligi’nin gelecek sezonu için yeni bir tasarı hazırladıklarını söyleyen Manas, “Play-out sistemi getireceğiz. Son iki takım düşecek. 16. sıradaki 13′üncü, 15′inci de 14.’üncü takımla oynayacak. Bu maçlarla bir takım daha düşecek. Böylece bu sezon yaşanan İstanbulspor gibi örneklerin önüne geçeceğiz” dedi. İstanbulspor’un geçen hafta sahasında Gaziantep BŞB’ye 5-0 yenilmesine inanabilmenin çok zor olduğunu kaydeden Manas, “İstanbulspor bizi, lige ciddiyetle devam edeceğine inandıramazsa bu hafta olduğu gibi kalan maçlarını da İddaa programına almayız. Maç başına 60 bin YTL gelirden mahrum kalırlar” diye konuştu. Manas, Mardin-İstanbul maçı dışında Afyon-Turgutlu karşılaşmasını da programdan çıkardıklarını söyledi.
Sabah Gazetesi’nin 14 Mart 2008 tarihli haberi şu şekilde: 2009′da gerçekleştirilecek İddaa ihalesine Fiba, Esas, Doğan ve Çukurova’nın gireceği, kulislerde yüksek sesle dile getiriliyor..
Gelecek seneye ertelenen İddaa ihalesi için şimdiden 4 grubun adı kulislerde konuşulmaya başladı. Bugün, İnteltek’in oynattığı İddaa’nın haklarının yüzde 45′i Yunanlı Intralot’a, geri kalan kısmı ise Turkcell’e ait. Gelecek sene yapılacak olan ihaleye Fiba, Esas, Çukurova ve Doğan Holding’in talip olacağı kulislerde yüksek sesle dile getiriliyor. İddaa’ya talip olması beklenen gruplardan bir tanesi Forbes listesine göre 4 milyar dolarlık servete sahip olan Hüsnü Özyeğin’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yürüttüğü Fiba Holding. 2005′te Gima ve Endi’yi Carrefoursa’ya 113 milyon dolara satarak gündeme oturan Özyeğin, 2006′da ise Finansbank’ın yüzde 46′lık hissesini 2.8 milyar dolara Yunanistan merkezli NBG’ye satmıştı. 2005′te Swissotel’i 100 milyon dolara satın aldıktan sonra uzun zamandan beri gündemde pek görünmeyen Özyeğin’nin İddaa ihalesini almak için ‘iddialı’ olduğu konuşuluyor. İhaleyle ilgilenen gruplardan bir diğeri ise Esas Holding. Sabancı Holding’in Strateji ve İş Geliştirme Grup Başkanlığı’nı yürütürken gruptan ayrılarak kardeşi Emine Kamışlı ile kurdukları Esas Holding ile Türkiye’nin en zengin 52′nci ve 53′üncü kişileri olan kardeşler, Pegasus ve Medair şirketlerinin sahipleri. Bir süre önce uçaklarında İddaa oynatmak istediğini açıklayan Ali Sabancı, bu hayalini gerçekleştiremedi ancak şimdi İddaa’ya talip olduğu öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, Esas Holding ihale hazırlıklarını şimdiden başlattı. Üstelik grubun bahis oyunlarının anavatanı İngiltere’de bir ortakla da temasta olduğu ileri sürüldü. Diğer yandan Doğan Grubu’nun da ihaleye girmek için 2 farklı grupla görüşmeler yürüttüğü ileri sürülüyor.
PEGASUS’TA OYNATACAKTI
Sabancı, Pegasus’ta İddaa oynatmak istemiş; ancak, buna izin çıkmamıştı. Şimdi, Esas Grubu’nun İddaa ihalesi ile ilgili olduğu bildiriliyor.
GÖZÜ YENİ SEKTÖRLERDE
4 milyar dolarlık servete sahip olan Özyeğin’in Fiba Grubu, bankacılıkta ana aktörlüğü bıraktıktan sonra yeni sektörlere yöneliyor.
Sabah Gazetesi’nin 27 Şubat 2008 tarihli haberi: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 5738 sayılı ‘Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunlarının Özel Hukuk Tüzel Kişilerine Yaptırılması Hakkında Kanunu’nu onayladı. Yeni kanuna göre spor müsabakalarına dayalı bahis oyunlarının (İddaa) özel şirketlere yaptırılması öngörülüyor.
At yarışları hariç, uzmanlık, ileri teknoloji ve yüksek maddi kaynak gerektiren spor müsabakaları üzerine bahis düzenlenecek, merkezi bahis sistemi ve risk yönetim merkezi kurulacak. İhaleyi kazanan firma, 6 ay içinde işe başlayacak. 1 Mart’ta bitecek İddaa oyununun sözleşmesi, aynı şartlarla en fazla 1 yıl daha uygulanacak.
Sabah Günaydın‘dan Yüksel Aytuğ’un 22 Şubat 2008 tarihli köşe yazısı: KADİR Çelik ve ekibine bir kez daha bravo! FOX’taki Objektif’te salı gecesi ilginç bir dosya vardı. Ertesi gün Fenerbahçe ile karşılaşacak olan İspanya’nın Sevilla takımının forma reklamında bir müşterek bahis şirketinin logosu yer alıyordu. Çelik, programında suç duyurusunda bulunarak, “Türkiye’de bu şirketlerin reklamı yasaktır. Buradan savcılarımızı ve FIFA’yı göreve çağırıyorum” dedi. Ertesi gün Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı da harekete geçince Sevilla takımı, Şükrü Saraçoğlu Stadı’na forma reklamını siyah bantla gizleyerek çıkmak zorunda kaldı.
Objektif, gençleri kör kuyulara çeken tarikatlarla, deprem aymazlığıyla, çevre duyarsızlığıyla mücadelesinde medya tarafından biraz yalnız bırakılıyor gibi. Ama onları gören, izleyenler de var. Yakından Kumanda’nın bu sırt sıvazlamasına ihtiyaçları var mı bilmem ama şu doğru işleri takdir etme kuraklığında içimden Objektif’e bir kez daha “Helâl olsun” demek geldi.
Sabah Gazetesi’nin 18 Şubat 2008 tarihli haberi şu şekilde: TBMM Plan ve Bütçe Alt Komisyonu, spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunlarında (İddia) ihale sürecini yeniden düzenleyen kanun tasarısıyla ilgili raporunu hazırladı. 1 Mart 2008 tarihinde sona erecek olan mevcut iddaa oyununun sözleşmesi, aynı şartlarla 1 yıl daha uzatılacak.
AK Parti Sivas Milletvekili Mustafa Açıkalın’ın başkanlığındaki alt komisyon, Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunlarının Özel Hukuk Tüzel Kişilerine Yaptırılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerindeki çalışmalarını tamamladı.
Alt komisyon, spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunlarında ihaleye katılımda aranacak yeterlilik kurallarını yeniden belirleyerek, yurt dışında bayilik ağı işleten özel kuruluşların da ihaleye katılabilmesinin önünü açtı.
Buna göre, ihaleye katılacak firmalarda aranacak ‘’operasyonel ve finansal yeterlik'’ şartı, ‘’belirli bir ekonomik ve mali yeterlilik ile mesleki ve teknik yeterlik'’ olarak değiştirildi.İş deneyimi belgesinde ise ‘’son 5 yıl içinde, asgari bir yıl boyunca idari şartnamede belirlenecek sayıda bayi ağını işletme'’ kuralında da değişikliğe gidildi. Müşterek ve sabit ihtimalli bahis oyunlarında, son 5 yıl içinde, asgari toplam bir yıl idari şartnamede belirlenecek sayıda yurt içinde ve yurt dışında bayi ağını işletenler ihaleye girebilecek.
İHALEYE KATILIM
Alt Komisyon, ihaleye katılamayacak olanlarla ilgili hükümleri de değiştirdi. Buna göre, geçici veya sürekli olarak kamu ihalelerine katılma yasağı bulunanlar, Terörle Mücadele Kanunu ve Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri kapsamında, mal varlığı değerlerini aklama, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma veya örtülü suçlardan dolayı hükümlü bulunanların ortağı veya yönetim kurulu üyeleri, ihaleye katılamayacak. Sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunları ihalesi, Kamu İhale Kanunu ve Devlet İhale Kanunu kapsamı dışında yapılacak.
İhaleye katılacak firmalardan alınacak teminat oranında da değişiklik yapıldı. Tasarıda yer alan ‘’ihaleye katılacak özel kuruluşlardan, ihaleden önceki takvim yılında gerçekleşen hasılatın yarısı oranında geçici teminat alınır'’ hükmü, gerçekleşen hasılatın ‘’yüzde 5′i'’ olarak değiştirildi.
İhaleyi kazanan firmadan bir önceki takvim yılında gerçekleşen hasılatın yüzde 10′u tutarında kesin teminat alınması hükmü konuldu. Firmaya, kesin teminatın alınması sırasında, geçici teminatı iade edilecek. Sözleşmenin feshi veya iptali durumunda, sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunları, 1 yılı geçmemek kaydıyla ‘’pazarlıkla temin'’ usulüyle yaptırılabilecek.
İDDAA DEVAM EDECEK
Spor Toto Teşkilatı, özel şirket ile yapılan sözleşmenin, kamu yararını ve tüketici haklarını koruyacak şekilde uygulanmasının sağlanması için gereken tedbirleri alacak. İhale sözleşmesi ve mevzuata uyulmaması halinde ihale yapılmadan önceki takvim yılında gerçekleşen aylık ortalama hasılatın yüzde 5′ine kadar idari para cezası verilecek. Bu durumun devam etmesi halinde ise sözleşme feshedilecek. İlk yıl için idari para cezasının uygulanmasında, sözleşmenin imzalandığı tarihten önceki idarenin son 1 yıllık hasılatının aylık ortalaması esas alınacak.Alt Komisyonda, ihaleyi kazanacak firmanın işe başlamasıyla ilgili düzenlemede de değişiklik gidildi.İhaleyi kazanan firmanın işe başlayacağı tarih, 6 aydan 4 aya indirilirken, 1 Mart 2008 tarihinde sona erecek olan mevcut ‘’İddaa'’ oyununun sözleşmesinin süresi ise aynı şartlarla 1 yıl daha uzatılması kararlaştırıldı.
Sabah Gazetesi’nden Emrah Kayalıoğlu’nun 18 Şubat 2008 tarihli haberi şu şekilde: Alt komisyondan geçen hafta çıkabilen, bu hafta komisyona gelecek olan tasarı 29 Şubat’a kadar yasalaşmazsa ligde 24.haftadan itibaren İddaa oynanamayacak.
Kulüplerimiz ekonomik açıdan sıkıntıda. Çarkların dönmesi için nakit akışı çok önemli. Bu noktada da İddaa gelirleri ön plana çıkıyor. Ciddi naklen yayın gelirine sahip 18 Süper Lig kulübünü bir kenara bıraksanız bile (ki onlar için bile İddaa gelirlerinden mahrum kalmak çok büyük sıkıntı olur) diğer 133 profesyonel kulübün çok büyük bir kısmı için İddaa gelirleri en önemli sıcak para kaynağı.
İddaa, 2004-07 döneminde 5 milyar YTL üzerinde gelir elde etti. Bunun yaklaşık yarısı ikramiye olarak verildi. Hazine (Toplam vergi, oyunun durma ihtimali olan 1 Mart’a kadar 1 milyar YTL’yi geçebilir), federasyon, spor yatırımları payları dışında 387 milyon YTL’ye yakın bir para da kulüplere isim hakkı olarak verildi.
İddaa, 1 Mart’ta (hem de bu kez geçen yılki gibi kısa süreliğine de değil) durma tehlikesiyle karşı karşıya. Çünkü 10 Aralık 2007′de TBMM’ye gönderilen “Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunlarının Özel Hukuk Tüzel Kişilerine Yaptırılması Hakkında Kanun Tasarısı” 29 Şubat’a kadar yasalaşamazsa İddaa devam edemeyecek.
Tasarı geçen hafta alt komisyondan çıkabildi. Bu ay sonuna kadar şu işlemlerin tamamlanması gerekiyor:
1- Alt komisyondan geleceği komisyonda tartışılıp karara bağlanacak.
2- Komisyondan meclise gelecek.
3- Mecliste görüşülüp onaylanacak.
4- Cumhurbaşkanı da onaylayacak.
5- Resmi Gazete’de yayınlanacak.
Bu sürecin tamamlanması için iki hafta var. Yasada ihale yapılana kadar bir önceki firmanın devam edeceğine dair hüküm var. Bu, Geçici Madde 1′de şöyle tarif edilmiş: “Bu kanun hükümlerine göre yapılacak ilk ihale sonucunda imzalanacak sözleşmenin imzalanmasından sonra yüklenicinin en geç altı ay içerisinde işe başlaması zorunlu olup, bu şekilde işe başlanıncaya kadar bu Kanunun konusu işlerle ilgili mevcut sözleşmelerin uygulanmasına devam olunur.”
Ancak eski sözleşmenin tarihi 1 Mart’ta dolacağı için tasarının bu tarihten sonra yasalaşması durumunda ortada mevcut sözleşme olmayacak. Zaten 22 Şubat 2007′de kabul edilen 5583 sayılı kanundaki değişiklikler arasında Geçici Madde 1 “1 Mart 2008′e kadar en fazla bir yıl süreli sözleşme yapılabileceğini” hükme bağlıyor. Dolayısıyla geçen yıl Mart’ta imzalanan sözleşme de bu maddeye uygun olarak yapılmıştı ve süresi ay sonunda doluyor.
Alt komisyonda tasarıdaki ihale hazırlık süresinin 8 aya çıkarıldığı, ihaleyi alan firmanın hazırlık süresinin de 6 aydan 4 aya indirildiği öne sürülüyor. Geçici 1.Madde’deki “mevcut sözleşmenin devam süresi” de 12 aya çıkmış. Yasa 29 Şubat’a kadar çıksa bile İddaa’nın önünde bir tehlike daha var. O da Reklam Departmanı Şirketi’nin İnteltek ile Spor Toto arasındaki anlaşmanın imtiyaz sözleşmesi olmadığına dair açtığı ve Danıştay’da devam eden dava. Danıştay’ın vereceği karar da oyunun durmasına yol açabilir. Danıştay, “İmtiyaz sözleşmesi değildir” hükmüne varırsa sözleşme hukuken geçerliliğini yitireceği için “Mevcut sözleşme devam eder” hükmünün işletilmesi de hukuken mümkün görünmüyor.
Sabah Gazetesi’nden Emrah Kayalıoğlu’nun 09 Şubat 2008 tarihli haberi şu şekilde: İddaa ile ilgili yeni kanun tasarısı alt komisyona gönderildi. Tasarı, 1 Mart’a kadar yasalaşmazsa oyun duracak ve 151 kulüp ciddi bir gelirden mahrum kalacak..
Futbolumuz gelecek hafta yapılacak seçime kilitlendi. Hasan Doğan, henüz adaylığını açıklamadı ama seçime tek başkan adayı olarak girecek gibi görünüyor ve kulüplerin tam desteğini arkasına aldığı için kazanmasına kesin gözüyle bakılıyor. Seçime doğru futbol kulislerinde naklen yayın konusu da sık sık gündeme geliyor ve yeni seçilecek yönetimin önünde 2010′dan önce bile ciddi sorun oluşturabileceği konuşuluyor. Ancak gözlerden kaçan çok ciddi bir sıkıntı daha var. Bir türlü çıkmayan “Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit ve Müşterek Bahis Oyunlarının Özel Hukuk Tüzel Kişilerine Yaptırılması Hakkındaki Kanun!” Kamuoyunda bilinen şekliyle İddaa yasası. İddaa’da bu yıl yeni bir ihale yapılması gerekiyor ve şu anda bu işi yürüten İnteltek firmasının sözleşme süresi 1 Mart’ta doluyor.
3 HAFTA KALDI
Oyunun kısa bir süre durmasının bile kulüpleri çok ciddi bir gelir kaynağından yoksun bırakacağı bilindiği için kanun tasarısında “İhaleyi kazanacak firmaya hazırlık süresi olarak 6 ay tanınmasının yanında oyunun durmaması için yeni ihaleye kadar eski firmanın oyuna devam etmesi” hükümleri bulunuyor. Plan ve Bütçe Komisyonu’nun önceki günkü toplantısında ele alınan kanun tasarısı alt komisyona sevk edildi. Alt komisyonun belirlenmesi, toplanması, tasarıyı görüşüp üst komisyona sevk etmesi, oradan meclise gönderilmesi, meclisin gündeme alıp karara bağlaması için üç haftadan az bir süre kalmış durumda. Eğer bu süre içinde tüm bu işlemler tamamlanamazsa İddaa duracak. Süper Lig kulüpleri belki Futbol Federasyonu’ndan aldıkları yayın gelirleriyle çarklarını döndürebilir. Ama İddaa’dan sadece 18 Süper Lig kulübü değil, alt liglerle birlikte 151 kulüp gelir sağlıyor ve alt liglerde geçen yılki duraklama döneminde olduğu gibi çok ciddi bir kriz kapıya dayanmış görünüyor.
—
Sonraki Sayfa »