KÖŞK’TEN ŞANS OYUNLARI BAĞIMLISINA REHABİLİTASYON MERKEZİ ÖNERİSİ

Hürriyet Gaztesi’nin 26 Şubat 2009 tarihli haberi: Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) “talih ve şans oyunları ile yarışlar” ile ilgili raporunda, büyük ikramiyelerin talihlilere tek seferde değil taksitle ödenmesi, bu oyunlardan elde edilen kamu payının yeni üniversitelerin finansmanında kullanılması ve bağımlı iştirakçiler için rehabilitasyon ve tedavi sistemleri oluşturulması önerileri yer aldı.

6.2 milyar YTL
DDK’nın raporunda, geçen yıl talih ve şans oyunlarında vergiler dahil 6.2 milyar TL hasılat elde edildiği, 3 milyar TL ikramiye dağıtıldığı, 1.4 milyar TL verginin yanı sıra kamu payı olarak da 530 milyon TL ödendiği belirtildi. Raporda, bu gelirden sosyal sorumluluk çerçevesinde kamuya yararlı alanlara tahsis edilen kaynağın ise 340 milyon TL olduğu kaydedildi. Kamu payının kullanımı konusunda değişiklik önerilen raporda, herhangi bir kurum sınırlamasına gidilmeksizin bu payın eğitim ve sağlık hizmetleri, bilimsel araştırmalar, çevre projeleri, sanatsal, kültürel ve sportif faaliyetler ile gençler, engelliler ve yaşlılar ile ilgili çalışmalar, oyun ve madde bağımlılığı ile mücadele, kültür ve tabiat varlıklarının korunması, yeni üniversitelerin kurulması gibi toplumsal fayda üretecek alanlarda hazırlanacak projelerin finansmanında kullanılması istendi.

İkramiye taksitle ödensin
Raporda, tek seferde ödenmesinin yarattığı sorunlara dikkat çekilerek, büyük ikramiyelerin tek seferde ödenmesi yerine talihlilere taksitle ödenmesi önerisi de yer aldı. Raporda, taksitle büyük ikramiye uygulamasının ABD’nin bazı eyaletlerinde uygulandığı da anımsatıldı. Raporda, sorunlu oyuncu ya da bağımlı kategorisine giren iştirakçilerin saptanarak bunlarla ilgili rehabilitasyon ve tedavi sistemleri oluşturulması, danışma ve yardım hatlarının devreye sokulması da istendi.

0 Yorum : 02.27.09

‘İDDAA’YLA HER GÜN KAZAN’ DEMEYE HAKKINIZ YOK

İddaa’nın 23 Aralık tarihinde gönderdiği haber bültenindeki mesaj açık: ‘İddaa’sız gün yok! İddaa’yla her gün kazan!’ Buradan İddaa yetkililerine sesleniyorum. Halkımıza ‘İddaa’yla her gün kazan!’ demeye hakkınız yok. Bir kumar oyunu olan İddaa’yı bir kazanç kapısı gibi göstermekten artık vazgeçin. 

İddaa ilk çıktığındaki sloganınız olan ‘Bahse giren kazanır’dan gelen tepkiler üzerine vazgeçmiştiniz. Şimdi ne oldu da tekrar aynı fütursuz çizgiye döndünüz? Bu sefer de ‘İddaa’yla her gün kazan!’ diyebilir hale geldiniz.

Bu bağımlılık tehlikesi yüksek kumar oyununun her gün oynanmasına teşvik etmek amacı ile ‘İddaa’sız gün yok!’ demeyin artık. Milli Piyango ne diyor? ‘Çıkmaz demeyin, şansınızı deneyin’. Bağımlılık yaratma ihtimali çok düşük olan Milli Piyango dahi bu kadar mütevazi bir slogan kullanırken siz ne hakla vatandaşlarımızı muhtemel tehlikeler konusunda uyarmak yerine her gün oynamaya ve oyunun matematiksel sonucu olarak her gün kaybetmeye teşvik ediyorsunuz?

Oyundan elde edilen gelirlerin kamu kuruluşları ile paylaşılıyor olması, halkımızın kumara alıştırılmasının önünü açmış mı oluyor? Gelirleri kamu kuruluşları ile paylaşıldığı sürece kumar oynatmak ve teşvik etmek serbest mi?

Artık bir ‘Sorumlu Oyun’ politikası istiyoruz sevgili Spor Toto yetkilileri. Geç oldu ama güç olmasın. Halkımıza karşı sorumlulık sahibi olunsun. Halkımızın sömürülmesinin önüne geçilsin…

Selim Pusat

Not: Bu yazı Bahismedya.com’a özel olarak yazılmıştır. Herhangi bir basın – yayın organından alıntı değildir. Kaynak göstermeden haberlerimizi ve köşe yazılarımızı yayınlayan basın – yayın organlarına karşı her türlü yasal haklarımız saklıdır.

9 Yorum : 12.23.08

BWIN SORUMLU OYUN ARAŞTIRMALARINI DERİNLEŞTİRİYOR

Avrupalı bahis devi Bwin, Harvard Tıp Fakültesi (Harvard Medical School) ile işbirliği yaparak sorumlu oyun konusundaki araştırmalarını derinleştiriyor. Harvard Tıp Fakültesi’nin bir uzantısı olan Cambridge Sağlık Birliği Bağımlılıklar Bölümü ile Bwin, sorumlu oyun konusunda sektörel standartların yükseltilmesi ve yeniden belirlenmesi için 3 yıldır ortak çalışma yürütüyorlar.

Bwin yetkilisi Manfred Bodner yaptığı açıklamada kumar problemlerinin önüne geçmek için müşterilerinin oyun oynarken neler yaşadığını net olarak anlamaları gerektiğini, bunun için de spekülasyonlar yerine bilimsel verilere ihtiyaç duyduklarını belirtti. Harvard Tıp Fakültesi Profesörü Howard Shaffer de Bwin’in sosyal sorumluluk konusunda sektöre öncülük ettiğini, Bwin’in basma kalıp sorumlu oyun kriterlerini uygulayarak kolaya kaçmadığını, kısa vadeli kar amaçlamak yerine uzun vadeli bilimsel araştırmalar yaparak üyelerine gereken değeri verdiğini belirtti.

Ülkemizde çıkarılan ‘İddaa Yasası’ndan sonra Türkiye’de yasaklı hale gelen Bwin, halen Türkiye’den müşteri kabul etmiyor. Türkiye’de tekel olarak faaliyet gösteren bahis şirketi İddaa’da ise hiçbir sorumlu oyun kriteri bulunmuyor.

Kaynak: Bahismedya.com

2 Yorum : 12.19.08

HAFİFE ALINAN ŞANS OYUNLARI KUMARA ALIŞTIRIYOR

Zaman Gazetesi’nin 15 Kasım 2008 tarihli haberi: İllegal şans oyunları ve spor bahis salonları Almanya genelinde her geçen gün yaygınlaşıyor. Gençlerin ve spor tutkunlarının ilgi gösterdiği alan giderek daha fazla tehlikeli olmaya başladı. Küçük meblağlarla oynandığı için masum gibi görünen oyunlara yatırılan para zamanla katlanıyor. Kişi farkına varmadan kumar bağımlısı oluyor.

Almanya’nın Hohenheim Üniversitesi, ülkedeki gençlerin pençesine düştüğü konuyu mercek altına aldı. Üniversiteden Prof. Dr. Tilman Becker başkanlığında yapılan araştırmaya göre spor bahis salonları ve şans otomatları her geçen gün daha fazla insanı bağımlı hale getiriyor. İllegal alanlar devletin kontrolünde olanlara göre 10 kat hızlı büyüyor. İllegal yerler 2006 yılı itibarıyla 15 milyar Euro gibi inanılmaz oranda ciro yaptı. Araştırmacılara göre hukukî boşluklardan kaynaklanan denetleme zorlukları, sektörde illegal olarak at koşturanların önünü açıyor.

Frankfurt’ta yaşayan Kamil Yağlıoğlu (24), yaşıtlarını bu oyunlara kısa yoldan para kazanma isteğinin ittiğini ifade ediyor. Alman Sacha Fussmann (23) da şehirdeki oyun salonlarını ve bahis dükkânlarını daha çok gençlerin ve işsizlerin doldurduğuna dikkat çekiyor. İtalyan Angelo De Pascolis (23), spor bahis oyunlarının zamanla alışkanlık haline geldiğini belirterek, “Ben bu beladan zor kurtuldum.” diyor. İtalyan genç, internet üzerinden oynanan bahis oyunları ve kumar konusunda da uyarıyor.

Giessen Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ünal Abalı, gençlerin kumara, spor bahis salonlarından kaygan bir geçiş yaptıklarını söylüyor. Ailenin gençle iletişimi koparmaması gerektiğini belirten Abalı, “Yavaş yavaş bıraktırma yoluna gidilmeli. Birden bırakması istenmemeli. Vaktini değerlendirecek uğraşlar bulunmalı. Uzmanlardan da yardım alınmalı.” diyor.

0 Yorum : 11.15.08

MİLLİ PİYANGO İDARESİ ‘SORUMLU OYUN POLİTİKASI İZLEME DAİRESİ’ KURUYOR

Türkiye Gazetesi’nin 10 Kasım 2008 tarihli haberi: 2010 yı­lın­da şans oyun­la­rı­nın özel­leş­ti­ril­me­siy­le bir­lik­te Mil­li Pi­yan­go İda­re­si de (MPİ) dü­zen­le­yi­ci ve de­net­le­yi­ci ku­rum ola­rak ye­ni­den ya­pı­lan­dı­rı­la­cak. Ha­len mer­kez teş­ki­la­tı­nın ya­nı sı­ra 21 il­de 26 şu­be­si bu­lu­nan Mil­li Pi­yan­go İda­re­sin­de mer­kez­de­ki bir­çok dai­re baş­kan­lı­ğı ye­ni ya­pı­lan­ma sı­ra­sın­da ka­pa­tı­la­cak. Taş­ra bi­rim­le­ri de tas­fi­ye edi­le­cek. Sa­de­ce İs­tan­bul, İz­mir, Ada­na, An­tal­ya ve Bur­sa gi­bi mer­kez­ler­de, iş­le­ti­ci fir­ma­nın ta­ki­bi ve özel sek­tö­rün dü­zen­le­di­ği özel çe­ki­liş­ler dik­ka­te alı­na­rak, ir­ti­bat bü­ro­la­rı oluş­tu­ru­la­cak. 600 olan per­so­nel sa­yı­sı da azal­tı­la­cak.

Mer­kez­de­ki ye­ni­den ya­pı­lan­ma sı­ra­sın­da özel­leş­tir­me son­ra­sın­da şans oyun­la­rıy­la il­gi­li izin ve ko­or­di­nas­yon sağ­la­mak üze­re “Şans Oyun­la­rı Dai­re Baş­kan­lı­ğı” ku­ru­la­cak. Bu dai­re iş­le­ti­ci fir­ma­nın iş ve oyun plan­la­rı­nı da in­ce­le­yip, onay­la­ya­cak. İda­re­nin ye­ni­den ya­pı­lan­dı­rıl­ma­sı sı­ra­sın­da bir çok Av­ru­pa ül­ke­sin­de ol­du­ğu gi­bi “So­rum­lu Oyun Po­li­ti­ka­sı İz­le­me Da­ire­si” oluş­tu­ru­la­cak. Bu dai­re iş­le­ti­ci fir­ma­nın oyun­la­rıy­la il­gi­li “aşı­rı rek­lam ya­pıp-yap­ma­dı­ğı­nı, 18 ya­şın al­tın­da­ki­le­re oyun oy­na­tıp-oy­nat­ma­dı­ğı­nı, sos­yal so­rum­lu­lu­ğa uy­gun ha­re­ket edip-et­me­di­ği­ni” ta­kip ede­cek.

Spor To­to ve İd­da­a’dan 1.8 mil­yar YTL ha­sı­lat
Spor To­to ve İd­da­a oyun­la­rı­nın bir yıl­lık ha­sı­la­tı 1 mil­yar 862 mil­yon 521 bin 539 YTL’ye ulaş­tı. Genç­lik ve Spor Ge­nel Mü­dür­lü­ğü ve­ri­le­ri­ne gö­re, bu gelirin 363 mil­yon 33 bin 859 YTL’si vergiye giderken, 868 mil­yon 883 bin 458 YTL’si de ik­ra­mi­ye olarak dağıtıldı.

3 Yorum : 11.10.08

HAYALETTİN SAÇMALIĞI

Hayalettin

İddaa’nın yeni reklam politikası, Hayalettin karakteri üzerinden İddaa’da kazanmayı bilinç altlarına kazımak. Birçok gazetede ilan olduğu okuyucu tarafından tam olarak anlaşılamayacak şekilde, habermiş gibi yayınlanan reklamlarda ‘ünlü iddaacı Hayalettin’in’ özlü sözlerine yer veriliyor. Haberlerden çeşitli kesitler şu şekilde:

Sabah: Film Gibi Kovalamaca
“Futbolun kitabını yazdım!” diyen ünlü iddaacı Hayalettin nihayet ortaya çıktı. Şimdiye kadar oynadığı kuponlarda üst üste her gün kazanarak iddaa dünyasında bir efsane haline gelen Hayalettin’i günlerce adım adım izleyen muhabirlerimiz, gazetemize gelen bir bilgiyi değerlendirip harekete geçti. iddaa bayisine hızla yaklaşan ekibimizi fark edemeyen Hayalettin, kendini bir anda objektiflerimizin karşısında buldu.

Fotomaç: Açıklıyoruz
Hayalettin, “Futbol gönül işi. Ben bu işin kitabını yazdım. Futbolu biliyorum diyorsan oynayacaksın” dedi. iddaa’nın yeni efsanesi yakıştırmalarına ise esprili bir şekilde yaklaşan Hayalettin, “Çok daha fazlasını hak ediyordum aslında” diyerek iddaasını sürdürdü.

Cumhuriyet: Hodri Meydan
Üst üste kazandığı kuponlarla iddaa dünyasında haklı şöhretin keyfini süren usta oyuncu HAYALETTİN,  ‘Tahtıma talip varsa buyursun’ sözleriyle gündeme damgasını vurdu. Dünyadaki ekonomik dalgalanmaya değinmeyi ihmal etmeyen fenomen, ‘Kriz iddaacıyı vurmaz. Cesur oynayan güzel kazanır’ diyerek yurt çapında iddaacılar’ın yüreğine su serpti.

Sabah: Böylesi Görülmedi
iddaa dünyasına yepyeni bir soluk getiren HAYALETTİN, gündemi sarsacak iddaalı açıklamarda bulundu. Kendinden emin sözleriyle dikkatleri üzerine çeken ünlü iddaacı, haftasonu oynanacak maçlar için ‘iddaa’da heyecan bitmez’ dedi.

Bu reklamlarla halkımız, İddaa oynamaya sorumsuzca yönlendiriliyor. Açıkça tahrik ediliyor ve kandırılmaya çalışılıyor. Ülkemizde herkesin futbolu bildiğini varsaydığı bilinen bir gerçek. Bu gerçeği kullanmak isteyen iddaa yetkilileri, Hayalettin isimli karakterin futbolun kitabını yazdığını, daha iyi bilen varsa gelip iddaa’da ispat etmesi gerektiğini belirterek halkımızı açıkça tahrik ediyor.

Ayrıca kriz gibi tutumlu olunması gereken dönemlerde halkımızın cebindeki son parayla da iddaa aracılığıyla bahis oynaması gerektiğini düşünen reklamverenler ‘kriz iddaacıyı vurmaz’ diyebilecek kadar pişkin, ‘cesur oynayan güzel kazanır’ diyebilecek kadar da yalancı.

Hepimiz biliyoruz ki kriz zamanlarında kumar oynamak yerine birikim yapmamız gerekir. Cesur oynayan, yani yüksek oranlara kumar oynayan kişiler matematiksel olarak kaybetmeye daha yakındır.

Hayalettin karakteri üzerinden halkımız kandırılıyor. Bakalım bu başıboşluk nereye kadar devam edecek…

Selim Pusat

Not: Bu yazı Bahismedya.com’a özel olarak yazılmıştır. Herhangi bir basın – yayın organından alıntı değildir. Kaynak göstermeden haberlerimizi ve köşe yazılarımızı yayınlayan basın – yayın organlarına karşı her türlü yasal haklarımız saklıdır.

23 Yorum : 11.6.08

18 YAŞINDAN KÜÇÜK ÇOCUĞU OLANLARA

Hürriyet Ege’den Nedim Bubik’in 14 Ekim 2008 tarihli köşe yazısı: Çok önemli, özellikle 18 yaşından küçük çocuğu olan, herkesi yakından ilgilendiren bir konuya değineceğim bugün.

Artık valilik mi ilgilenir, Milli Eğitim mi, yoksa Emniyet mi bilemem. Bugünkü konumuz, “İddaa.” Aman, yanlış anlatmış olmayayım, “Şöyle oynarsanız parayı götürürsünüz” gibi bir formülüm yok. İşin aslı, nasıl oynandığını da bilmiyorum. Ama, çok önem verdiğimiz bir dostumuzun anlattıkları, İddaa yazmama neden oldu. Evet, “Anneler, babalar dikkat” diyorum ve aynen iletiyorum:

“Birçok yanardöner sloganlar. ‘Bilgi için tıkla, iddaa servisleri anında cebinizde’, ‘İddaa ile ilgili gelişmelerden haberdar olmak ister misin sorusu, kocaman bir EVET yazısı yanında.’ Seçenek bile sunmuyorlar. Sistem programı kolaylıkla elinizin altında, sanki herkes milyoner olacak. Oynayınca, garantili, sistemli. Ama ’18 yaşından küçüklerin oynaması yasaktır’ ibaresi en altta küçük ve okunamayacak biçimde yazılmış. İddaa’nın resmi web sitesi. Her şeyi öğretiyorlar size İddaa ile ilgili. Ancak 18 yaşından küçüklerin nasıl etkileneceği, oynamaya alışan çocukların nasıl kurtarılacağı bilinmiyor. Ya da sonuçlarının ne olacağını.

Oğlum geçen yıl liseye başladı. O zamana kadar evimize ne at yarışı kuponu girmişti, ne de nasıl oynandığını bile bilmediğimiz İddaa kuponu. İlk başta zararsız bir hobi olarak gördük. Ancak bir süre sonra arkadaşlarıyla yaptığı konuşmaların çoğunun İddaa sonuçları, ne kadar kazandırdığı, ya a kaybettirdiğiyle ilgili olduğunu görmeye başladık. Ve bununla doğru orantılı olarak başta oynanan küçük rakamlar büyüdü, birkaç arkadaşla oynanmaya başlandı.

Bilgisayarda yapılan yazışmalar hep bunun üzerineydi. Bu durumda babalık ve vatandaşlık görevimi yaparak hem oğlumu uyardım, hem de Spor Toto idaresine rahatsızlığımı belirten bir mail gönderdim. 18 yaşından küçüklerin oynamasının ve oynatılmasının Spor Toto kuruluş maddelerine göre yasak olduğunu yazdım. Onlardan gelen yanıt ise kontrol etmeye başlayacakları ve en kısa zamanda önüne geçileceği şeklindeydi.”

Ve dostumuz soruyor: “Peki nasıl geçilecek?” Çoğu lise veya benzeri okulun çevresinde İddaa bayileri var. Elini kolunu sallayan kupon alıp bir güzel oynuyor. Hele üç, beş bir şeyler kazanılırsa, havadan gelen para tabii ki tatlı oluyor. Bir sonraki aşama, belki de at yarışları. Eee, taş atıp kol yorulmadan, yani havadan para gelince eğitim gerekli mi? Ve aşamalar böyle tehlikeli bir hal alır, geri dönülemez yola girilir.

Anneler ve babalar, aman dikkat. Bana yaşadıklarını aktaran dostum çok önemli bir ayrıntıyı da ekledi: Oğlu, bu işe bir arkadaşının etkisiyle başlamış. Onu da, çok eğitimli olan babası özendirmiş. Evet, bir baba 18 yaşından küçük çocuğunu İddaa oynamaya özendirmiş… İnanmak ne zor değil mi? Ama gerçek. Sonuç olarak bana aktarılan gerçek bir tehlike. Spor Toto ne yapar? Yineliyorum, valilik mi ilgilenir, Milli Eğitim mi, yoksa Emniyet mi bilemem. Ama bir önlem gerektiğine eminim ve ısrarcıyım.

9 Yorum : 10.17.08

İDDİA, GENÇLER VE SPOR

Yeni Asya Gazetesi’nden Çetin Kaska’nın 16 Ekim 2008 tarihli köşe yazısı: İddaa adındaki bahis şirketi Türkiye’deki tüm iletişim araçlarını kullanarak insanları kumara teşvik etmeye ve zehirli alışkanlıkları özellikle gençlere enjekte etmeye devam etmektedir.

Devletin görevi milletine yararlı olan ve milletin menfaatini gözeten kurum olması gerekirken maalesef bu zararlı alışkanlıklar devlet eliyle insanlara empoze edilmektedir. Nitekim küçük yaştaki genç nesiller kumarla tanışıyorlar. 18 yaş sınırı sadece bayii sahiplerinin insafına bırakılmış. Onlarda nasıl fazla para kazanabiliriz zihniyetini benimsedikleri için kurallara pek riayet etmiyorlar.

Geçen gün okula giderken yol kenarınki bayide İddaa oynamak için sıraya girmiş 12-13 yaşındaki çocukları görünce tehlikenin vahametini fehmettim. Gelecek nesiller için düşüncelerim hiçte olumlu olmadı. Medeniyetlerin beşiği Avrupa alkolik ve madde bağımlısı olmayan bir nesil yetiştirmek için can atarken sahi biz gençleri kötü alışkanlıklara alıştırmak için uygun ortam hazırlıyoruz. Ülkemizde bir tane iddaa bağımlıları için dernek yoktur. Oysa alkol, uyuşturucu bağımlıları için sayısız dernekler mevcut. İddaa bağımlısının uyuşturucu bağımlısından farkı nedir?

Hızlı kolay para kazanmanın yolarını anlatan gazeteler iddaa ve benzeri bahis oyunlarını sütten çıkmış ak gibi göstermeleri idda’nın kumar olduğu gerçeğinin önüne geçen bir olguya dönüşüyor. Bu olgu halka öyle benimsettirilmiş ki insanlar tüm servetlerini iddaa’ya yatırabiliyorlar. Çünkü onları bu konuda ikaz edecek veya bilgilendirecek bir yasal düzenleme yok. Ama iddaa’nın en çok oynandığı İngiltere de kumarın zararları reklâm panolarında boy gösteriyor.

İddaa gençlere emek vermeden para kazanmayı elverişli bir eylemmiş gibi gösteren, çalışmayı önemsemeyen, hatta dalga geçen bir çarpıklığa bile dönüşebiliyor. Bu bilinci benimseyen bir gençlik alın teri dökmeden kolay para kazanma hayaliyle kumar bataklığının kurbanı oluyor. Bu gibi oyunların halkın onayını almadan, değerlendirilmeden devlet eliyle oynatılması akılara soru işaretlerini getirmiyor değil.

Bir oynayanın, onun cazibeli, çekici ve aldatıcı havasına kapılıp bir daha bırakmadığı tutsaklığa dönüşen bu oyunun küçük yaştaki çocuklar üzerinde yaratığı etkiyi göz önüne aldığımızda tehlikeyi belki daha iyi anlayabiliriz. İddaa sadece çocukları etkilemiyor gördüğünüz gibi hayatın her safhasına sirayet etmiş. Sporun fairplay ruhuna uygun olmayan olayların yaşanmasın aracılık yapıyor. Neredeyse her gün bahis oyunlarına karışan sporcuların isimleri haber oluyor.

Hafızalarda belki kalmıştır. Milli futbolcu Gökdeniz’in bahis oyunlarına karıştığı olayı ve İtalya’daki bir kulübün küme düşmesi, Avrupa’daki skandallar bunların hepsi İddaa’nın kötü örnekleridir. İddaa belki beli oranda takımlara destek sağlıyor ama bu şikelerle yarardan çok zarar veriyor. Kısacası dünya futbolu ve gençlik iddaa’nın kötü pençesine düşmüş durumda. İddaa; hayata iddiası olmayanların oyunudur.

9 Yorum : 10.16.08

HUKUKUN EGEMENLİĞİ DERNEĞİ GENEL BAŞKANI ERDEM AKYÜZ’ÜN MEKTUBU

Bugün Gazetesi’nden Aykut Işıklar’ın köşesinde 03 Haziran 2008 tarihinde yeralan Hukukun Egemenliği Derneği Genel Başkanı Av. A. Erdem Akyüz imzalı yazı: Bu konu ile ilgili çok yazı yazıldı. Kumar oynamak için hafta sonlarında Kuzey Kıbrıs, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan hatta Monoko ve Fransa’ya gidip milyonlarca dövizi bırakan insanların engellenmesi gerekir dendi.

Yurtdışına kumar da olsa kaçırılan para, milli servetimiz dendi.

Hatta naçizane ‘Antalya ve civarındaki beş yıldızlı otellerde Casino iznini verin. Ama yılda bilmem kaç lira vergi verenleri içeri sokun’ dendi…

Başbakanımız uçup giden bu dolarlar ile ülkemizde neler yapardı ama birisi ciddi rapor hazırlayıp önüne koysa…

Madalyonun diğer yüzü daha da çirkin. İstanbul’daki lüks semtlerde her sokakta gizli çalışan bir kumarhane var.

Adamlar paralarını cebine koymuş, bir odada buluşmuş. TV’de maç seyrederken ‘tek mi çift mi’ oynarsa polis ne yapacak buna?.. Cezası da 200 YTL…

Bu ülkede kumar oynanıyor ve oynayanları kimse engelleyemiyor. Balkan ülkelerindeki Casinolar Türk halkı ile bu kadar büyüdü, gelişti. Lütfen kabul edelim bunu.

Ama birileri ‘Devlet, vatandaşını kumar oynamaya teşvik edemez’ demekte ısrar ediyor. İşte devletin neler yaptığının listesi… Av. A. Erdem Akyüz ne güzel toparlamış; ”Öğrenim olanağı bulamayan, iş bulamayan, bulduğu işte karnını doyuracak ücret alamayan, geleceğe ilişkin hiçbir umudu ve güvencesi kalmayan insanların tek umudu “şans oyunları ve kumar.”

Doğumdan ölüme, evlilikten boşanmaya kadar tek beklenti “ya çıkarsa.” “Haftanın günleri” yedi ama “kumar günleri” çok daha fazla. İnanmıyorsanız sayın. İşte listesi: Pazartesi “On Numara”, Çarşamba “Şans Topu”, Perşembe “Süper Loto”, Cumartesi “Sayısal Loto”, Cumartesi, Pazar “Spor Toto”, Cumartesi, Pazar “Spor Loto”, Her gün “İddaa” (ismi bile saçma), Her gün “Kazı Kazan”, Her ayın 9, 19, 29′unda “Milli Piyango”, Hemen her gün “At Yarışları”, lokallerde ve internette oynananlar ise “sınırsız…”

Bir “sosyal hukuk devletinde” insanca yaşamanın ve umudun bu kadar yitirilmesi ve kumara bağlanması görülmemiştir. Anayasa’da yer alan “Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar” tümcesinden hareket eden devlet, gerekli güvenliği “kumar” ile almış ve gerekli teşkilatı “Milli Piyango Genel Müdürlüğü” ile kurmuştur.

Şimdi “altın yumurtlayan bu tavuğu” yabancı sermayeye satmak kalmıştır ki “işin kaymağını” yabancılar yesin. Devlet böyle yaparsa kişiler de ondan aşağı kalacak değil ya. Basın yayın organlarının, televizyonların düzenlediği öyle yarışma programları var ki “içler acısı.”

Bunlar arasında, son günlerin en gözde yarışması “Var mısın, Yok musun” isimli olanı.Yarışmacılar birbirine soruyor: “Kutunda ne var, kutunu nasıl hissediyorsun!” Haftanın her günü saatler boyu sürüyor. Bu programların en eskileri; bir ifade hatasına kurban giden sunucusu ile “Turnike” ve onu izleyen “Kim 500 milyar ister.” İki eski hakemin sunduğu “Şansa Bak” ve “Düello” ile her telden çalan, belden aşağı vuran sunucusu ile “Çarkıfelek” yanında “Rus Ruleti”, “Şans Yolu”, “Şans Kapıyı Çalınca” ve daha neler neler.

Kredi kartını ödemek, en temel gereksinmelerini karşılamak, ameliyat olmak, yaşamak veya ölmek için başka çıkar yol bulamayan, bütün ümidini yitirmiş binlerce insanın kuyruğa girdiği, yarışmacılarının aşağılanmasının serbest olduğu, sıradan jüri üyelerinin, dünya ve Türkiye sorunları üzerinde ahkam kestiği ve en yüksek reytingi yapan bu programlar arasında “Alaturka Pop Starlar”, “Dest-i İzdivaçlar” da yerini alıyor.

Telefonda sesini duyduğu, ekranda şöyle bir gördüğü ve paravan arkasında “görücüye” çıktığı kadına veya erkeğe soruyor “Kaç lira maaş alıyorsun?” Sonra hep birlikte göbek atmaya başlıyorlar. İşte, toplumun geldiği nokta burası. Av. A. Erdem Akyüz.”

0 Yorum : 06.4.08

İDDAA’YA FETHİYE VE İZMİR KUPALARI HAKKINDA ELEŞTİRİLER ARTIYOR

FCbahis‘den Uğur Akkoç’un 23 Mayıs 2008 tarihli yazısı: Bugün ülkemizin değerli bahisçilerinden Juan Kaan ‘ ın da yazısında belirttiği gibi ;

İddaa Şirketi Türkiye 2. Ligi Yükselme Grubu maçlarını hemde son maçlarını program kısır olmasına rağmen tahtaya almamıştır. Türk bahisçileri düşünmemiş kafasına göre iş yapmıştır.

Hemen burada İddaa ‘ nın yetkilileri diyecek ki ; olur mu efendim. Bizim politikamız başından beri belli. Biz Anadolu ‘ daki küçük takımları programa almıyoruz ki az parayla dönen bu klüpler olası bahis tuzağına düşmesin , işler karışmasın.

O zaman sevgili İddaa Risk Yönetimi ;

İzmir ve Fethiye Kupaları diye organize ettiğiniz ve tüm takımların PAF oyuncularla katıldığı maçları niye programa alıyorsunuz. Benim şuan bir çok arkadaşım İddaa programına giren bu maçlarda ilk 11 çıkacak. Üstelik bu çocukların aldığı para ayda 100 lira değil. Şimdi bu adam bahis mafyasına karışmasa bile kendi adına şike yapabilir.

Altını tekrar çizerek söylüyorum ki , İzmir ve Bodrum kupaları İddaa ‘ nın kendi karanlık eli tarafından organize edilmiştir. Düşünsenize ligin bittiğinin ertesine hazırlık turnuvası mı olur ?Üstelik ne haşmetli tesadüftür ki ligler biter , üstüne Avrupa ‘ da ki tüm major liglerin ve CL finalinin bitmesi 2 hafta boyunca boş boş beklenir. Sonra hemen bir gün sonra bu turnuvalar başlar ve kısır programda Türk kahvehane İddaacısı cebindeki bir milyonu bu maçlara yatırmaya mecbur kalır.

Sonra ne olur ? Ne mi olur bakılır hangi maçta yüklenme var , hemen o yüklenilenin rakibi yarı as bir kadroyla çıkar ve maçı alır. Öyle ki oyuncular hatta oyuncuları bırakın teknik adamlar bile bilmez son saate kadar hangi kadro ile oynayacaklarını.

Eğer TFF ve TBMM şike araştırıyorsa ilk önce gidip devre arasında Antalya ‘ da devre arasında düzenlenmiş olan o apık sapık turnuvaları ve oradaki bahis şikesini araştırmalıdır.

Özetle değerli arkadaşlarım İddaa ‘ nın T2B Yükselme grubu son maçlarını programa almayıp bu ıvır zıvır kupaları alması KABUL EDİLEMEZDİR.

HELE Kİ , PROGRAMA ALMADIĞI T2B YÜKSELME MAÇINI BİR HAFTA SONRA PLAY – OFFLARDA MAÇ KISIRLIĞI SEBEBİYLE PROGRAMA ALMASI KENDİ KENDİNE ÇELİŞKİSİDİR VE BEN BU İŞİ BİLMİYORUM DİYE HAYKIRMASIDIR.

Son olarak , işi bilmez , bahisten anlamaz , acemi İddaa Şirketi Yöneticileri ve Risk Yönetimi siz tekelin dışında hiç bir rekabette tutunamazsınız , çünkü o kadar beceriksiniz. Çıkıp da bir kere biz bahis işini çok iyi bilmiyoruz yeniyiz deseniz vallahi laf etmeyeceğim. Ama bu beceriksizlikde bir yere kadar artık adamın gözüne sokar gibi oluyor.

Ama her yazımın sonunda dediğim gibi , gün gelecek bu piyasada ki tekel kalkıp rekabet gelecek ve o gün sömürdüğünüz bahisseverler sizin şirketinizden bir kuruş oynamayacak. Beceriksizliğiniz ayyuka çıkacak. Ha Antalya ‘ da dönen ve birilerinin cebine giren hatta İnteltek İddaa Şirketi ‘ nin resmi bilançosunda diğer gelirler diye gözüken kabarık para miktarı mı ? Cebine girenlerin hiçbirine helal etmiyorum…

Yazar: Uğur AKKOÇ ( İzmir )

0 Yorum : 05.27.08

Sonraki Sayfa »