5651 SAYILI İNTERNET YASASI YENİLENİYOR

Eksikliklerle dolu 5651 sayılı internet yasasına revizyon geliyor. Taslak yasalaşırsa Google da Türkiye’de ofis açabilecek.

İnternet Kurulu’nun üzerinde çalıştığı ”internet üzerinde işlenen suçlara ilişkin yasa”daki değişiklik teklifiyle Google ve YouTube’un Türkiye’de temsilcilik açmasının önündeki engeller kalkıyor. Taslağa göre, hapis cezaları kalkacak, mahkemelere yalnızca Türkiye’den erişimin engellenmesi talebinde bulunulacak, kişisel hak koruması sağlanacak ve suç işleniyorsa siteden içeriğin kaldırılması istenecek.

İnternet Kurulu Başkanı Serhat Özeren, İnternet Kurulu’nun sivil toplum kuruluşları, özel sektörden oluşan ve ilgili kamu kuruluşlarını da barındıran özerk bir yapı olduğunu hatırlattı.

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD) AB Komisyonunun hazırladığı ve 12 Ekim’de açıklanacak ”Türkiye 2011 İlerleme Raporu” taslağını derlediğini belirten Özeren, AB’nin raporda orantısız kapsam ve süreli internet sitesi yasaklarının sıklıkla devam ettiği, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB) Mayıs 2009′dan beri yasaklı internet siteleri konusunda istatistik yayımlamadığı, YouTube ve bazı diğer internet portallarına karşı açılan ve ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkını kısıtlayan davaların sürdüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) yoğun tepkiler karşısında bu yılın Ağustos ayında yeni yönetmelik çıkardığı bilgilerine yer verdiğini anlattı.

Bu konularda AB’nin belirli kişilerden bilgi almasını yeterli bulmadıklarını dile getiren Özeren, ”Doğrusu, internet kanun ve düzenlemelerindeki tüm sürecin içinde olan bir kurum olan İnternet Kurulundan da bilgi almaları olurdu. Yalnızca olumsuz düşünceleri aktarmak objektif bir yaklaşım olamaz ve yanıltıcı bir rapor oluşturur” diye konuştu.

İnternet üzerinde işlenen suçları ve buna bağlı hukuku düzenleyen 5651 sayılı ”İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun”u değiştirmek için teklif düzeyinde bir değişiklik taslağı hazırladıklarını ifade eden Özeren, şöyle devam etti:

”Mevcut yasanın internetin ülkemizdeki hızlı gelişiminden kaynaklanan ihtiyaçlarını karşılamadığını zaten belirtiyoruz. İnternet Kurulu olarak özellikle ‘erişimin engellenmesi’ uygulamalarını yenileyecek bir yapılanma ihtiyacının farkındayız. Bizler siyasi bir irade değiliz, doğru yapılan işlere ‘doğru’, yanlışa ‘yanlış’ demek zorundayız. Ülkemizde internetin gelişimi son 10 yılda büyük bir ivme kazanmış ve yaklaşık 45 milyon internet kullanıcısına ulaşılmıştır.

Ülkemize yabancı yatırımcıların gelmesi, yerli sermayenin ülkemizde kalması ve elektronik ticaretinde daha fazla gelişmemiz gerekmektedir. Bu sebeple başladığımız çalışmamızı 1 ay içinde Ulaştırma Bakanlığı’na teklif olarak sunmayı hedefliyoruz.

İnternet Kurulu haricindeki platform ve sivil toplum kuruluşlarını da çalışmaya katkıda bulunmaya çağıracağız.”

HAPİS CEZALARI KALKIYOR
Değişiklik taslağının genel çerçevede, yer sağlayıcı olmanın şartları, re’sen site kapatma, erişime engellenme uygulamalarının günümüz ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde baştan düzenlenmesini kapsayacağını belirten Özeren, değişiklikle hapis cezalarının kaldırılacağını belirtti. Yer sağlayıcı belgesi alan siteler için geçerli olan hapis cezalarının kaldırılmasının nedeninin Türkiye’de yer sağlayıcı belgesi alamayıp ofis açmayan, yani yatırım yapmayan şirketlerin önünü açmak ve onların Türkiye’de faaliyette bulunarak vergi vermelerini sağlamak olduğunu vurgulayan Özeren, ”Böylelikle Google’ın ve YouTube’un Türkiye’de temsilcilik açmasını engelleyecek hiçbir hukuki zaruret de kalmayacak. Bu kuruluşların Türkiye’ye gelmemek ve vergi sistemine dahil olmamak için öne sürdükleri nedenler de ortadan kalkmış olacak” şeklinde konuştu. Taslakla bazı tanımlara da açıklık getireceklerini kaydeden Özeren, içeriğin bütün dünyadan ulaşılamaz kılınması şeklinde anlaşılan ”yayından çıkarılması” ibaresinin ”içeriğe alternatif yollar haricinde yurt içinden erişimin engellenmesi” şeklinde tanımlanacağını anlattı. Özeren, alınmış engelleme kararlarının uygulanması sürecinde Başkanlığın görev ve sorumluluklarının, taslakta, tereddüte yer vermeyecek şekilde netleştirildiğini dile getirdi.

YASAKLI SÖZCÜKLER LİSTESİ ‘YANLIŞ ANLAMA’DAN İBARET
AB’nin TİB’in 2009′dan bu yana yasaklı internet siteleri konusunda istatistik yayımlamadığına ilişkin eleştirisine de yanıt veren Özeren, şunları söyledi: ”Ülkemizde site kapatmaları yalnızca TİB tarafından yapılmamaktadır, hatta orantısız kapatmaların hiçbirinde TİB’in bilgisi dahi yoktur. Bu nedenle tek elden yürütme yapılacaktır. TİB haricinde kapatmalar yapıldığı için TİB bu istatistikleri vermemektedir. Ayrıca AB bunu sorarken AB ülkelerinin hepsi de bu istatistikleri paylaşsa ve kapattıkları siteyi ülkemizde olduğu gibi gerekçesini paylaşsalar çok daha adil olacaktır.” Bu yılın Nisan ayında TİB’in İnternet Kanunu’nu temel aldığını bildirerek, internet servis sağlayıcılarına mektup gönderdiğini ve bazı tahrik edici kelimeler içerdiği belirtilen siteleri iptal etmesini istediğinin kamuoyunda yansıdığını hatırlatan Özeren, ”TİB bu konuda alınan yoğun eleştirilere ise internet sunucularına yasadışı içerikli internet sitelerini ortaya çıkarma konusunda internet servis sağlayıcılarına referans almaları amaçlı bir kelime listesi göndermiştir, yoksa listede adı geçen kelimeleri içeren siteler kapanacak düşüncesi o dönemde tamamen bir yanlış anlamadır” dedi. AB’nin rapordaki ”BTK’nın yeni yönetmeliğinin değişikliklerle birlikte Ağustos’ta kabul edildiğini” belirten ifadelerine de değinen Özeren, sistemin Kasım ayında kullanıcıların hizmetine sunulacağının altını çizdi.

ÖNCE ‘İÇERİK KALDIRMA’ TALEP EDİLECEK
Yeni düzenlemeden Türkiye’deki bireysel internet kullanıcıların olumlu etkileneceğini kaydeden Özeren, ”Özellikle kişisel hak koruması sağlanmış olacak. Kişi hakkında olumsuz yazı ve hakaret içeren yazılar varsa bunlarla ilgili düzeltme talebinde bulunabilecek” dedi. Özeren, internet sitelerinin pornografi, kişilik haklarına saldırı, müstehcen ifadeler gibi ‘hukuka aykırı’ içeriklerinin olması durumunda söz konusu düzenlemeyle nasıl bir yol izleneceği sorusunu, ”Bu zamana kadar sakıncalı içeriklere karşı en çok ihbar yöntemiyle işlem yapılıyordu. Yine bu yöntem işleyecek ve bunun haricinde sakıncalı bir içerik tespit edildiğinde siteye uyarıda bulunularak içeriğin kaldırılması talep edilecek. İçerik kalkıyorsa bir problem yok. Bu noktada eğer sitenin bu yayını Türk Ceza Kanunu’na (TCK) suç unsuru teşkil ediyorsa, Türkiye’den erişimi engellemekle yükümlüdür. Bunu yapmadığı takdirde site kapatmasına gidilir. Bu zamana kadar önemli sitelerde bu işlem sağlıklı devam etmiş ve bundan sonra da daha sağlıklı olarak devam edecektir” şeklinde yanıtladı. Mevcut yasada içerik çıkartılma talebi olmadan da site kapatma talebinin doğrudan savcılık ve mahkemelerce verilebildiğini söyleyen Özeren, ancak, artık önce içeriğin çıkartılması talebinin şart olacağını ve eğer bu talep yerine getirilmiyorsa kapatmanın son ihtimal olarak devreye gireceğini anlattı.

Özeren, sosyal paylaşım sitelerinin bu düzenlemeden nasıl etkileneceği sorusuna karşılık, şunları söyledi: ”Sosyal paylaşım siteleriyle zaten şu anda son derece hızlı bir süreç işlemektedir. Mevcut durumda sosyal paylaşım sitelerinde istenmeyen bir içerik varsa ve bu konuda bir ihbar veya şikayet gelmişse sosyal paylaşım siteleri istekleri yerine getiriyordu. Tabii ki bunlar özellikle nefret söylemleri, hak ihlalleri, zorbalık eylemleri ve pornografik yayınlardır. İfade özgürlüğü bunun dışındadır.” Site kapatmalarında kriterin TCK olduğunu belirten Özeren, yasaya göre suç işleniyorsa içeriğin kaldırılmasının isteneceğini, eğer bu gerçekleşmiyorsa sitenin kapanacağını söyledi. Özeren, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Bir de bu düzenlemede çok önemli bir değişiklik geliyor. Biliyorsunuz, TCK Türkiye için geçerlidir. Örneğin bir site kumarla ilgili bir yayın yapıyorsa mahkeme bu siteden yayının bütün dünyada çıkartılmasını talep edemeyecek. Çünkü kumarın suç olmadığı bir çok ülke var ve biz kendi sınırlarımız içerisinde TCK’yı işletebiliriz. Biliyorsunuz geçmiş zamanda YouTube’un kapalı kalmasının en önemli nedenlerinden biri buydu. Mahkeme, içeriğin TCK’ya göre suç olduğunu ve bütün dünyadan çıkartılmasını talep etmişti. Bizde suç olan bir unsur dünyada suç olmayabilir. İşte bu değişiklik mahkemelerin yalnızca Türkiye’den erişimin engellenmesini talep etmesine olanak verecek. Yalnızca evrensel suçlar bütün dünyada uluslararası sözleşmelerle geçerlidir. Irkçılık, çocuk istismarı, telif hakları gibi.”

Kaynak: AA ve NTVMSNBC.COM – 10.10.2011

0 Yorum : 10.11.11

ÇOCUĞUNUZU İNTERNETTE DENETLEMEK İÇİN FACEBOOK’TA ARKADAŞ OLUN

İnternet kullanıcılarını, özellikle de çocukları, kumar, bahis, terör ve pornografik içerikli sitelere karşı korumak amacıyla uygulanan filtreleme programının, sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla delindiği, bu nedenle ailelerin, çocuklarının arkadaş listesinde yer alarak, neleri paylaştığından haberdar olabilecekleri bildirildi.

Tüm İnternet Evleri Derneği (TİEV) Başkanı Yusuf Andiç, Aa muhabirine yaptığı açıklamada, üyelik gerektiren sistemlerde dışardan takibin zorlukları olduğunu, yasal anlamda kapalı ve şifreli sistemlerin belli yaş üstü kişilere yurt dışında sorunsuz hizmet verdiğini, bu nedenle bazı videoların yurt dışından yüklenerek Facebook gibi sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla dünyanın dört bir yanına yayıldığını, bu durumda filtrelemenin de hiçbir etkisinin olmadığını söyledi.

“Sosyal paylaşım sitelerinin çok masum görünse de aslında umuma açık iş yerlerine benzetilebileceğine” dikkati çeken Andiç, şöyle devam etti: “Herkesin dilediği gibi girip çıkabildiği ancak, normal yerlerden farkı zaman ve yaş sınırının olmaması sosyal paylaşım sitelerinin en belirgin özelliğidir. Bu da bazı riskleri beraberinde getiriyor. Örneğin, özel hayatın gizliliği yok sayılıyor. Özellikle son dönemlerde Facebook etiketlemeleri rahatsız edici boyutlara ulaştı. Birçok aile masum resimler veya masum yalanlar nedeniyle dağılabiliyor. Aslında bunu hesap ayarlarınızdan kaldırabiliyorsunuz ancak, standart olarak açık geliyor. Bu hesabı kapatmayı bilmeyen kullanıcılar gönderileri de istese de istemese de görüyor. ”

Andiç, sakıncalı sitelerden internet kullanıcılarını, özellikle de çocukları korumak amacıyla uygulanan filtrelemenin, Facebook gibi yurt dışı kaynaklı sosyal paylaşım sitelerinde delinmesine karşın ailelerin önlem alabileceğine dikkati çekerek, “ailelerin çocuklarının arkadaş listesinde yer alarak neleri paylaştığından haberdar olabileceklerini” belirtti. Ailelerin filtrelemeye güvendiği için tedbir almadığını vurgulayan Andiç, şunları söyledi: “Zararlı videoları yükleyen ve farklı isimlerde kullanıcı adı açan kişiler ancak 5 kez şikayet edildiğinde sayfası kapanabiliyor. Bu süre zarfında sakıncalı videolar çocuklara çoktan ulaşmış oluyor. Bu durumda aileler çocuklarının arkadaş listesinde yer alarak çocuğunun neleri paylaştığından haberdar olabilir. Bu sayede aile, çocuğunun kimlerle arkadaşlık ettiğini de görebilir. Aileler, tehlikeli bir durum sezmedikçe müdahale etmesinler ama çocuklarının arkadaş listesinde yer alarak sürekli denetim altında tutsunlar. Çünkü, risk unsurları dikkate alınarak çocuğa interneti tamamen yasaklamak da çözüm değil. Bu durumda çocuk gizli hesaplarla, sahte isimlerle ve biyografi bilgileriyle sanal yaşamına devam edecektir. ”

-GÜVENLİ İNTERNET EĞİTİMLE OLUŞUR-

Güvenli internetin filtreleme ile sağlanamayacağını da savunan Andiç, şöyle devam etti: “Siz dilediğiniz kadar kapılara kilit vurun, en masum gördüğünüz Messenger, Facebook gibi iletişim araçlarıyla çocuklarımız kandırılıp tehlikeli durumlarla karşı karşıya kalabiliyor. İletişimin olduğu her yerde bu tür sosyal riskler vardır. Bunun da çözümü filtreden çok bilinçlenmedir. Aileleri eğitmeliyiz. İnternetin her türlü riskini ve en önemlisi nasıl kullanıldığını göstererek sorumluluğu ailelere bırakmalıyız. ”

Sosyal paylaşım sitelerinde farklı kullanıcı adıyla hesap açan insanların önüne teknik olarak geçilmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Andiç, “İnternet anonim hakkının korunması gereken bir mecra. Biz insanların elinden bu hakkı alırsak zaten internet diye bir şey kalmaz. İnsanlar sadece suça yöneldiğinde bu hakları ellerinden alınmalı. Bunun dışında insanlar internette özgürce dolaşıp fikirlerini paylaşabilmeli” dedi. İnternet sitelerini kapatmanın hata olduğuna dikkati çeken Yusuf Andiç, “Siteler uyarıldığında içeriği çıkartmıyorsa ceza kesilebilir. Sitelerin değil, suçlunun tespiti üzerine yoğunlaşılması gerekiyor. Zararlı video yükleyenler ortaya çıkarılsın ancak internet siteleri kapatılmasın. ”

Anadolu Ajansı – 04.06.2011

1 Yorum : 06.6.11

KUMARLA İLGİLİ 4373, BAHİSLE İLGİLİ 1742 İÇERİK KALDIRILDI

Sanal alemi mercek altına alan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın, bugüne kadar “Uyar-Kaldır” yöntemiyle internetten çıkarttığı zararlı içerik sayısı 60 bini geçti.

TİB bünyesinde 2007 yılının Kasım ayında kurulan İnternet Daire Başkanlığı, internet ortamındaki zararlı içeriklere karşı büyük bir mücadele sürdürürken, özellikle çocuk ve ailenin korunmasına yönelik çok sayıda projeye imza attı.

İlk olarak “www. guvenliweb. org. tr” ve “www. guvenlicocuk. org. tr” internet siteleri aracılığıyla kullanıcıları her türlü tehdide karşı bilgilendiren TİB, kurduğu “www. ihbarweb. org. tr” adresi üzerinden de suç unsuru taşıyan içeriklere yönelik kullanıcı ihbarlarını değerlendirmeye aldı.

TİB İnternet Daire Başkanı Osman Nihat Şen, İnternet Daire Başkanlığının kuruluşunu gerçekleştiren 5651 sayılı Kanunla birlikte internet kullanıcılarının güvenliğine yönelik bir ihbar merkezi kurulduğunu belirterek, yaklaşık 3, 5 yıldan bu yana 250 binden fazla ihbar ve şikayet aldıklarını söyledi.

Söz konusu başvurular çerçevesinde ilk olarak şikayete konu içeriklerle ilgili inceleme ve tespit yaptıklarını, ardından yasalara aykırılık teşkil eden bölümlerin çıkarılması için ilgili internet sitesinin yönetim ve servis sağlayıcılarına uyarıda bulunduklarını belirten Şen, bu yönteme teknik tabiriyle

“Uyar-Kaldır” adını verdiklerini bildirdi.

Bugüne kadar yaptıkları işlemler neticesinde zararlı görülen 60 bin içeriğin internet ortamından çıkarıldığını dile getiren Osman Nihat Şen, “Uyar-Kaldır” talebine yanıt vermeyen internet sitelerinin erişimini ise yargı kararıyla veya kanunların TİB’e verdiği yetki ile resen engellediklerini bildirdi.

Türkiye’de kullanıcıların çok büyük bir kısmının hala internet kafeler üzerinden sanal aleme eriştiğine işaret eden Şen, bu mekanların da güvenli internet erişimine sahip olmaları için Türkiye genelinde çeşitli çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

-İHBAR VE ÇIKARILAN İÇERİKLER

TİB İnternet Daire Başkanlığına bugüne kadar ulaşan ihbarların sayısı 269 bin 337 oldu. Söz konusu ihbarların büyük bir bölümü “müstehcen” içeriklerle ilgili olurken, sıralamayı Atatürk aleyhine yayınlar ve fuhuşa yönelik web sayfaları takip etti.

“Uyar-Kaldır” yöntemiyle bugüne kadar kaldırılan içerik sayısı ise 61 bin 674 olurken, bunlardan 27 bin 315′i “müstehcenlik”, 25 bin 454′ü ise Atatürk aleyhine işlenen suçlar kapsamında değerlendirildi.

Sıralamayı kumar (4 bin 373), bahis (bin 742), intihar (bin 542), çocuk (374), fuhuş (355), sağlık (354), uyuşturucu (58) ve “diğer” olarak nitelendirilen (107) sayfalar izledi.

Anadolu Ajansı – 14.04.2011

0 Yorum : 04.18.11

PERDELEMELERDE KUMAR SİTELERİNİN ORANI YÜZDE 2

Türkiye’de suç içeriği taşıdığı belirlenen internet sitelerinin engellenebilmesine olanak sağlayan yasanın yürürlüğe girmesinden bu yana 3 bin 700 site yasaklandı. Bunların dörtte birini çocuk pornosu, yüzde 69′u müstehcenlik, yüzde 2′ye yakınını ise kumar siteleri oluşturdu.

Türkiye’de internet yasakları Avrupa Parlamentosu gündemine geldi. AP Üyesi Philip Claeys, Komisyon’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, Türkiye’de engellenen web siteleriyle ilgili verilerin açıklanmasını istedi. Belçikalı vekil siyasi, kültürel, tarihi ve benzeri alanlarda görüşlerini açıkladıkları için kapatılan sitelerle ilgili bilgi istedi ve “Çocuk pornografisi gibi konularla bağlantılı olarak kaç site engellenmiş durumda” sorusunu yöneltti.

-TİB AB’YE LİSTE GÖNDERDİ-

AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle ise önergeye yanıtında, Mayıs 2007′de Türkiye’de internette suç içeriği barındıran yayınlarla mücadele amaçlı bir yasanın kabul edildiğini bildirdi. Geçen yıl Ocak ayında Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Temsilciliği’nin Türkiye’de medya özgürlüğü ve internet sansürü üzerine bir rapor yayınladığını belirten Füle, rapordaki bilgilere göre yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte 2009 yılı Aralık ayına kadar Türkiye’de yaklaşık 3 bin 700 web sitesinin engellendiğini bildirdi. Komisyonun talebi üzerine Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın geçen Aralık ayına kadar Türkiye’de yasaklanan internet sitelerinin dökümünü gönderdiğini belirten Füle sitelerin engellenme nedenleri ve yüzdelerini şöyle açıkladı: Yüzde 25.55: Çocukların cinsel istismarı.

Yüzde 1.89: Kumar.

Yüzde 1.75: Kumar için yer temini.

Yüzde 0.04: İlaç temininin kolaylaştırılması.

Yüzde 0.24: Sağlığa zararlı madde tedarik etme.

Yüzde 1.13: Fuhuş.

Yüzde 0.05: Atatürk’e karşı suçlar.

Yüzde 69.35: Müstehcenlik.

ANKA – 21.01.2011

0 Yorum : 01.24.11

PERDELENEN SİTELERİN %2′Sİ KUMARLA İLGİLİ

Yasaklamalarla ilgili haberlerin başrol Oyuncusu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın başında bulunan Fethi Şimşek, TİB bünyesinde faaliyet gösteren Bilgi İhbar Merkezi’ne bugüne kadar 200 binin üzerinde ihbar yapıldığını söyledi. Bu ihbarlardan yaklaşık 70 bin tanesi ilgili kanunla belirlenen sınırların dışında kaldığı için değerlendirmeye alınmazken yaklaşık 130 bin ihbar incelemeye alınmış.

Peki, Bilgi İhbar Merkezi’ne hangi siteler şikayet edilmiş diye soracak olursanız toplam ihbarların %64′ü müstehcenlik, %13′ü çocukların cinsel istismarı, %10′u fuhuş, %8′i Atatürk aleyhine işlenen suçlar ve %3′ü de kumar oynanması için yer ve imkan sağlamayla ilgili olarak gerçekleşmiş.

Şimşek, bu ihbarlar sonucunda erişime kapatılan site sayısını açıklanmazken kapatılma gerekçesine göre dağılım hakkında bilgi verdi. Şimşek, yaptığı açıklamada kapatılan sitelerin %68′inin müstehcenlikle, %26′sının çocukların cinsel istismarıyla, %2′sinin kumar oynanması için yer ve imkan sağlamayla ilgili olduğunu söyledi. Bunun yanında 7 bin kadar içeriğin de uyar-kaldır yöntemiyle kaldırılmasının sağladıklarını bildirdi.

Fethi Şimşek ayrıca Atatürk’e hakaret kapsamında uygulanan yasaklamalara dikkat çekerek kendisinin bu konuda bir yorum yapmayacağını fakat İnternet Kurulu’nun ve sivil toplum örgütlerinin yapacağı bir öneriyle ilgili kanunun mecliste yeniden düzenlenmesi durumunda Atatürk’e hakaret etmenin suç olmaktan çıkarılabileceği şeklinde bir yol haritası çizdi.

CNET Türkiye 29.11.2010

0 Yorum : 12.2.10

İNTERNETTEN KUMARA KARŞI BÜYÜK MÜCADELE

Habertürk Gazetesi’nin 15 Kasım 2009 tarihli haberi: Sanal kumarla mücadele çerçevesinde son 3 yılda, internette oyun oynatan 121 siteye erişim engellendi.

AA muhabirinin Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünden edindiği bilgiye göre, Turizm Teşvik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile 1997 yılında kumarhanelerin kapatılmasının ardından teknolojideki hızlı gelişmeler, fiziki mekanlardaki talih oyunları işletmelerini internet ortamına taşıdı.

Sanal ortamda yasa dışı kumar ve bahis oyunu oynatan sitelerin sayısı hızla artarken, özellikle çocuk ve gençlerin bu sitelere erişiminin kolaylığı, bağımlıların sayısındaki artış ve devlet gelirlerinin korunması gerekliliği, konuya ilişkin yeni önlemleri zorunlu kıldı.

Bu çerçevede, sanal ortamda oynatılan yasa dışı kumar ve bahis oyunlarının engellenmesi ve reklam yayınlarının durdurulması amacıyla Milli Piyango İdaresi bünyesinde Talih Oyunları Daire Başkanlığı faaliyete geçirildi.

Daha sonra da Milli Piyango İdaresinin koordinatörlüğünde ilgili kamu ve özel kuruluşlar ile sivil toplum örgütleri ve üniversite temsilcilerinin katılımıyla çeşitli toplantılar gerçekleştirildi ve Türkiye’de de hızla yayılan sanal kumarla mücadele yöntemleri arandı.

Toplantılarda elde edilen görüşler ve sonuçlar doğrultusunda, yasa dışı oynatılan kumar ve bahis sitelerine Türkiye’den internet aracılığıyla erişimin engellenmesi, reklamlarının durdurulması, vatandaşların korunması ve kamuoyunun bilinçlendirilmesi amacıyla 14 Mart 2006′da Sanal Ortamda Oynatılan Talih Oyunları Hakkında Yönetmelik yürürlüğe girdi.

MPİ ÇALIŞANLARINA SANAL OYUN EĞİTİMİ
Yeni düzenlemenin ardından Milli Piyango İdaresi Talih Oyunları Daire Başkanlığı çalışanları, sanal oyun siteleri ile bunların reklamlarını yayınlayan sitelerin kimlik ve adres bilgilerinin, yayın yapılan IP numarasının ve internet servis sağlayıcıların en doğru şekilde tespiti için Çankaya Üniversitesi Sürekli Eğitim, Araştırma Merkezinde (SEDAM) eğitime tabi tutuldu. Bu eğitimde, çalışanlara özellikle kayıt bilgilerine en ayrıntılı ve sağlıklı ulaşma yolları öğretildi.

Talih Oyunları Dairesinin sanal kumarla mücadele çalışmaları kapsamında da, 120 kumar ve bahis sitesi hakkında dosya hazırlandı ve bu dosyalar Teftiş Kurulu Başkanlığına gönderildi. 68 siteyle ilgili dosyalar, Hukuk Müşavirliği kanalıyla Cumhuriyet Savcılıklarına intikal ettirilirken, Asliye Hukuk ve Sulh Ceza Mahkemeleri de, 43 site hakkında erişimin engellenmesi kararını verdi.

Milli Piyango İdaresi, yasa dışı kumar ve bahis sitelerinin reklam ve tanıtımını yayınlayan 18 site için de Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğüne bildirimde bulundu. Reklam Kurulu da, bu bildirim doğrultusunda haberturk.com ve tahminim.net sitelerine ayrı ayrı 54 bin 913 biner lira idari para ve durdurma cezası uyguladı. 

Diğer siteler hakkındaki işlemlerin de devam ettiği belirtildi.

TELEKOMÜNİKASYON KURUMU ÇALIŞMALARI
Bu arada 23 Kasım 2007 tarihinden itibaren diğer suçların yanı sıra internet ortamında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçuna ilişkin yayınların içeriğinin izlenmesi, suç işlendiğinin tespiti halinde de buna erişimin engellenmesi işi Telekomünikasyon Kurumu bünyesinde kurulan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına verildi.

Milli Piyango İdaresi de, bu tarihten itibaren sanal ortam üzerinden oynatılan kanun dışı oyunların engellenmesi, vatandaşların bu konuda bilinçlendirilmesi ve ilgili kuruluşlar arasında işbirliği yapılması hükmü doğrultusunda tespitlerini İletişim Başkanlığına göndermeye başladı.

Bu çerçevede son 2 yılda İdare, 156 adet Türkçe yayın yapan kumar ve bahis sitesi tespit etti ve bunları hemen Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına iletti.

Türkiye’de oyun oynatan yabancı siteleri de saptayan Milli Piyango İdaresi, bu süreçte 2007 yılında 42, 2008 yılında 57, 2009 yılında da bugüne kadar 76 site için Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına başvuru yaptı. Başkanlık da, sanal ortamda kumar oynattıkları gerekçesiyle 2007 yılında 12, 2008 yılında 34, yılbaşından bu yana da 32 siteye erişimi engelledi.

Böylece sanal kumar ve bahis oyunlarıyla mücadelenin başlamasından bu yana haklarında işlem istenen site sayısı 295, inceleme sonrası erişimi engellenen site sayısı da 121 olarak belirlendi.

0 Yorum : 11.15.09

SANAL KUMAR ÖNLENEMİYOR

Türkiye Gazetesi’nden Yücel kayaoğlu’nun 24 Mart 2009 tarihli haberi: İnternet üzerinden yasa dışı bahis oynatanlara getirilen ağır cezalara rağmen sanal kumarın önüne geçilemiyor. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, yasa dışı bir bahis sitesine yönelik yaptığı operasyondan sonra söz konusu siteyle ilgili analiz çalışmasında çarpıcı tespitlere yer verildi. Buna göre, sitenin günlük ortalama ziyaretçi sayısı 50 bin. Bahisçilerin sitede ortalama kalış süresi ise 21 dakika. Türkiye’den ziyaretçi yoğunluğunun yüzde 60 olduğu, günlük girenlerin genelde aynı kişiler olması ile beraber her gün dörtte bir oranında yeni katılımın gerçekleştiği tespiti de yapıldı. Siteyi ziyaret edenlerin 15-55 yaş aralığında oldukları, sitenin günlük cirosunun ise 207 bin TL’ye ulaştığına emniyetin analiz çalışmasında yer verildi.

SÜREKLİ İSİM DEĞİŞTİRİYOR
Söz konusu yasa dışı bahis sitesi tam 8 defa kapatıldı. Ancak her defasında yeni isimlerle faaliyet göstermeye başlayan site Emniyetin sıkı takibi altına alındı. Son olarak farklı bir isimle yeniden faaliyet gösterdiği tespit edilen site için 9’uncu defa kapatılması için müracaatta bulunuldu.

5 Yorum : 03.24.09

İDDAA KUZEY KORE’YE

Sabah Gazetesi’nden Galip Öztürk’ün 04 Ocak 2009 tarihli köşe yazısı: İddaa, artık futbolseverlerin vazgeçilmezi. Hatta ürkütücü bir biçimde futbolun bile önüne geçiyor. İddaa, Türkiye’de bahis konusunda tekel olmanın avantajını, verdiği oranlar başta olmak üzere her konuda sonuna kadar kullanırken, iddaa-severlerin bilgi bankaları livescore, futbol24, soccerway gibi sitelere erişim engellenmiş durumda.

Bu gelişmenin ardından birçok iddia da ortalıkta dolaşmaya başladı. Birçok bahisçiden sayısız mail alıyorum. İlk iddia klasik: Yasağın gerekçesi, bu sitelerde yurt dışında faaliyet gösteren bahis şirketlerinin reklamlarının yer alması. Ancak Türkiye’den bu şirketler aracılığıyla bahis oynamak zaten yasak.

Türkiye’de tekel olan İddaa, acaba verdiği gülünç oranların ortaya çıkmasından mı rahatsız oluyor? Tek tabanca olmasına karşın binlerce kilometre uzağındaki bahis şirketlerinden mi korkuyor? Üstelik İddaa; futbola, bahise olan ilgiyi teşvik eden, dolayısıyla cirosunu artıran bu siteleri engelleyerek bindiği dalı kesmiş olmuyor mu? İkinci iddia ise korkunç. Bahisseverler, İddaa’nın internet sitesinin gerek istatistik, gerekse skor güncelleme konusunda son derece zayıf kaldığından yakınıyor. Artık erişimi yasak futbol24 sitesinde gol olduktan birkaç saniye sonra ekranda görebiliyorsunuz. İddaa’nın internet sitesinde ise bu gol neredeyse beş dakika sonra işleniyor.

Soccerway’de, İddaa’nın son derece zayıf olduğu her türlü istatistiği rahat rahat buluyorsunuz. Bahisseverler, “İddaa, bu bilgilere ulaşımı engelleyerek, kazanma şansımızı azaltmak mı istiyor?” diye soruyor. Ki; ben buna inanmak bile istemiyorum.

İspanya’nın en önemli spor gazetesi Marca ile İtalya’nın en önemli spor gazetesi La Gazzetta dello Sport’un açılış sayfalarında da bahis şirketlerinin reklamları var. Bu kafa, bunları da mı kapatacak?

Bu sitelere erişimin engellenmesinden rahatsız olanların İddaa’ya tavsiyesi ise şöyle: “Kuzey Kore’de bayiler açsınlar. Ne de olsa oranın lideri Kim Jong-il internet kullanımına izin vermiyor, TV de tek kanal. Orada inanılmaz başarılı olurlar.”

Spormax kapansın!
Bahisçilerin bana gönderdikleri e-maillerden en çarpıcı olanı ise ilginç bir öneri sunuyor. Diyor ki; “Gerçekten bu ilanlar yüzünden bu siteler kapandıysa, aynı grubun TV kanallarından olan Spormax de kapansın. Ya da bu kanal yayın hakkını kaça almış olursa olsun İngiltere’den bahis şirketi ilanı taşıyan takımların maçlarını yayınlamasın.”

Gerçekten de İngiltere Premier Ligi’nde bahis şirketi reklamı taşıyan takımlar var. Örneğin Tottenham, West Ham, Sunderland! Peki ya saha kenarlarındaki ilanları ne yapacağız? Şampiyonlar Ligi’nde, UEFA Kupası’nda bu ilanlar yer almıyor mu? Bakalım internet erişimini yasaklayan savcılarımız, bu ihbar sonrası Spormax’e ne yapacak?

Milliyet Gazetesi’nden Uğur Meleke’nin 01 Ocak 2009 tarihli köşe yazısı: Canlı skor bilgileri için faydalandığımız Livescore.com, Xscores.com ve Soccerstand.com gibi siteler kapanalı iki gün oldu. Fikstürler, puan durumları ve güncel haberler konusunda önemli kaynaklarımızdan biri olan soccerway.com’un yayınının Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından durdurulduğunu da bugün fark ettim.

Meselenin bu sitelerde yayınlanan bahis reklamları olduğunu tahmin edebiliyoruz, ama bir süre sonra google.com’un, yahoo.com’un, wikipedia’nın da benzer gerekçelerle engellenmek durumunda kalabileceğinden endişe ediyoruz.

Doğrusu 2009’un 1 Ocak’ında, yeni yıl dileklerimiz içinde yasaksız bilgi kaynakları olacağını tahmin edememiştik. Umarız 2009’da çözülür bu sorunlar… Mutlu, sansürsüz seneler herkese!

2 Yorum : 01.11.09

BİR YILDA 1.187 SİTEYE ERİŞİM ENGELLENDİ

Zaman Gazetesi’nin 07 Kasım 2008 tarihli haberi: Tüm dünyada 2 milyondan fazla abonesi olan ‘blogger.com’un da kapatılması internet yasaklarını tekrar gündeme getirdi. 
 
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) ve yargı kararlarıyla yaklaşık bir yıldan bu yana 1187 internet sitesine erişim engellendi. İnternet suçlarının önlenmesine yönelik faaliyetlere 23 Kasım 2007 tarihinde başlayan TİB’in yayın yasağı gerekçeleri arasında çocukların cinsel istismarı ve müstehcenlik ilk sırada yer aldı. İnternet sitelerinin 923′ü re’sen, 264′ü ise yargı kararıyla yasaklandı. Diğer taraftan TİB yönetmeliğinin 9. maddesinde yer alan ‘Bildir-Kaldır’ yöntemiyle 301 adet uygun olmayan içerik veya bölümün kaldırılması sağlandı.

Bu sürede ‘Bilgi İhbar Merkezi’nin ’0312 582 82 82′ No’lu telefonu, ‘www.ihbarweb.org.tr’ adresli sitesi ya da ‘ihbar@ihbarweb.org.tr’ elektronik postasına gelen şikayetleri de dikkate alan TİB, vatandaşların en çok sitelerdeki ‘müstehcenlik’ten yakındığını ortaya koydu. Başkanlığa gelen ihbar sayısı 28 bin 595′e ulaştı. Bu ihbarların 6 bin 737′si ‘mükerrer’, 7 bin 355′i ‘gereksiz’, 14 bin 503′ü ise ‘gerekli’ görüldü.

Sitelerin kapatılma sebepleri
Müstehcenlik 8498
Çocukların cinsel istismarı 1625
Fuhuş 1417
Sağlığa zararlı madde temini 67
Uyuş. kullanımını kolaylaştırma 92
İntihara yönlendirme 300
Bahis / kumar 75
Atatürk aleyhine işlenen suçlar 1626
Kumar için yer ve imkan sağlama 691
Diğer 112

0 Yorum : 11.7.08

ERİŞİMİ ENGELLENEN SİTE SAYISI 853′E ULAŞTI

Bugün Gazetesi’nin 30 Eylül 2008 tarihli haberi: Aileleri, çocukları ve eğiticileri internette bulunan zararlı içeriklere karşı uyarmayı hedefleyen “guvenliweb.org.tr” sitesi, 3 ay gibi kısa bir sürede amacına ulaştı. Siteye özellikle çocuklarını zararlı içerikten korumaya çalışan anne ve babaların yoğun olarak ihbarlar gönderdiği dikkat çekti.

4 AYDA 22 BİN ŞİKAYET
Yapılan toplam 21 bin 738 ihbar içinde 11 bin 494’ünün incelenmesine karar verildi. Buna göre ihbarların 6 bin 411’i müstehcen siteler için yapılırken, bin 234 fuhuş ihbarı kaydedildi. Atatürk aleyhine işlenen suçlar ile ilgili yapılan ihbar sayısı ise bin 309 olarak tespit edildi.

Bunun yanı sıra çocukların cinsel istismarı bin 335, intihara yönlendirme 257, sağlık için tehlikeli madde temini 57, uyuşturucu 74, bahis kumar 65, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama konusunda 646 ihbar tespit edildi. Yapılan ihbarların ardından şikayet edilen internet sitelerine anında müdahale gerçekleştirildi. Erişimi engellenen site sayısı 612’si re’sen, 241’i yargı yoluyla olmak üzere 853’e ulaştı.

8 Yorum : 09.30.08

Sonraki Sayfa »