İDDAA’YA KARŞI İSYAN EGE’DEN ÇIKTI

Hürriyet Gazetesi‘nden Ulaş Sağ’ın 29 Ocak 2010 tarihli haberi: Kulüpler için büyük gelir kapısı olan İddaa oyununda teşkilatın keyfi davranması, hakkını arayanların cezalandırılmasına ilk tepki Dardanelspor Başkanı Niyazi Önen’den gelirken, başkanlar konuyu Federasyon Başkanı Mahmut Özgener’e götürmeye hazırlanıyor.

FUTBOL Federasyonu’nun çarşamba günü Bank Asya 1. Lig kulüplerinin temsilcileriyle İstanbul’da yaptığı toplantıda, Dardanelspor Başkanı Niyazi Önen ile 1. Lig Kulüpler Birliği Başkanı Bayram Akgül arasında yaşanan kavga, kulüplerin Spor-Toto Teşkilatı’yla ilgili sıkıntılarını da su yüzüne çıkardı. Sezon başında İddaa’dan kulüplere dağıtılan payın önce azaltılıp, daha sonra Başbakan Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla eski haline getirilmesi sürecinde, bazı kulüplerin arada oluşan kaybın ödenmesi için Spor Toto’ya başvurması, teşkilat Müdürü Bekir Yunus Uçar’ı kızdırdı.

Bayram Akgül’le tartıştı
Spor Toto Teşkilatı bu istekleri geri çevirirken, talebinde ısrarcı davranan Dardanelspor’un ilk yarının son beş haftasında Adanaspor, Samsunspor, Giresunspor, Altay ve Gaziantep BŞB ile yaptığı karşılaşmalar İddaa’ya alınmadı. Bu beş maçlık süreçte 300 bin TL civarında zarara uğrayan Çanakkale temsilcisinin Başkanı Niyazi Önen, İstanbul’daki toplantı öncesi 1. Lig Kulüpleri Birliği Başkanı ve Adanaspor Başkanı Bayram Akgül’ü, konuyu gündeme taşımadığı için sert bir şekilde uyardı.

Yeniden gündeme gelecek
Çanakkale Dardanelspor’un yanı sıra, diğer Ege kulüplerinin de Spor-Toto’nun İddaa konusundaki uygulamalarından büyük rahatsızlık duyduğu ancak kulübün tek gelir kapısı olması nedeniyle teşkilatla karşı karşıya gelmemek için sessiz kaldığı belirtildi. Niyazi Önen’in geçtiğimiz gün yaptığı çıkışın ardından önümüzdeki toplantıda konunun yeniden gündeme geleceği ve kulüp başkanlarının Federasyon Başkanı Mahmut Özgener’den arabuluculuk yapmasını isteyeceği öğrenildi.

Kavga istifa ile sona erdi
İstanbul’daki toplantıdan sonra Niyazi Önen ile Bayram Akgül arasındaki kavgayı Haber Türk gazetesi gündeme getirdi. Gazetenin haberine göre toplantı öncesi Akgül’e sert çıkan Önen, “Haklarımızı savunamıyorsun. İddaa’ya istedikleri kulübü alıyorlar, istemediklerini almıyorlar. Hiç sesini çıkarmıyorsun. Bizi temsil edemiyorsun” diye tepki gösterdi. Bayram Akgül bu olay üzerine, “Ben bırakıyorum. Buyursun daha iyi yapan gelsin” diyerek istifa kararı aldı.

1 Yorum : 01.30.10

BÖYLE BAHİS SİSTEMİ OLMAZ

Hürriyet Gazetesi’nden Cengiz Semercioğlu’nun 26 Ekim 2009 tarihli yazısı: İnternet üzerinden bahis oynanan iki site var; nesine.com ve bilyoner.com…

Her gün binlerce insan bu sitelerden bahis oynuyor.

Türkiye’deki bahislerin yüzde 13′ü bu siteler üzerinden oynanıyor.

Önümüzdeki günlerde bu bahis sitelerinin sayısı artacak. Doğuş Grubu oley.com adıyla bir site açıyor, şansal Büyüka’nın oğlunun sahibi olduğu misli.com faaliyete geçti bile.

Saran ve Esas Holding de bahis işine girmek için gerekli izinleri aldılar.

Ancak ortada bir gariplik var.

Bu kadar şirket birbiriyle rekabet ediyor gibi gözükse de hepsi maçlara aynı oranları veriyor.

Çünkü ıddaa’nın bayisi bu şirketler.

İddaa hangi oranları belirliyorsa, bütün siteler ona uymak zorunda.

Oysa dünyada tam tersi, bahis şirketleri verdikleri oranlarla büyük rekabet içinde.

Bizdeki gibi uyduruk sistemler yok orada…

Bizde üç ya da dört maç bilen parayı kazanıyor, oysa yurtdışında tek maça da bahis oynanabilir.

Fenerbahçe-Galatasaray maçına bile tek başına bahis oynanmayan ucube bir bahis sistemine sahibiz.

Böyle bahis mi olur?

Bundan en çok tüketici mağdur oluyor. şirketler arsında rekabet olmadığı için yüksek oran veren şirketi bulup oynayamıyor…

Üstelik bir-iki değil, üç maçı bilmesi gerekiyor.

Türkiye’de 2007 yılında yabancı bahis siteleri kapatıldı.

Tamam, kayıt dışı parayı kontrol altına almak için doğru bir adım ama başka bahis şirketleri de Türkiye’ye resmi olarak girebilmeli…

Haydi o olmadı, hiç değilse sayıları hızla artan bahis siteleri arasında rekabet oluşabilecek (iki maç oynatabilme, farklı oran verebilme gibi) alanlar yaratılmalı…

4 Yorum : 11.1.09

TURKSPOR.NET’TEN İDDAA VE HAYALETTİN’E TEPKİ HABERLERİ

2001 yılından beri ‘Türkiye’nin Profosyonel Spor Haberleri Sitesi’ sloganıyla faaliyet gösteren özel haberleriyle ünlü internet sitesi Turkspor.net, bir süredir İddaa ve İddaa’nın reklam karakteri Hayalettin’e tepki haberlerine yer veriyor. Bahis Medya Yazarı Selim Pusat’ın ’Hayalettin Saçmalığı’ başlıklı yazısından da alıntı yapılan haberlerin içeriği şu şekilde:

Turkspor.net – 03.11.2008

İDDAA, BAHİS SEVERLERİ ÇILDIRTTI!.. BU SÖMÜRÜYE KİM DUR DİYECEK?..

Türkiye de bahis oyunlarını tekelinde bulunduran İDDAA bahis severleri çıldırtmaya devam ediyor… Peki İDDAA oyunu bahis severlerin neden tepkisini alıyor? SON YILLARDA BAHİS OYUNUNA OLAN İLGİ NEDEN AZALDI? BAHİS SEVERLER EN ÇOK NEYDEN ŞİKAYETÇİ? İŞTE ÖZEL HABERİMİZ…

Bahis severlerin İDDAA oyununa olan tepkisi her geçen gün artıyor. Durum o derece ciddi bir hale geldi ki artık oyuna olan ilgi bir hayli düştü…

Yabancı bahis şirketlerinin Türkiye pazarına girmesini engellerken mangalda kül bırakmayan İDDAA yenilik yapma işine gelince yıllardır yerinde sayıyor…
Bahis severlerin artık canına tak eden bazı uygulamalar var. Örnek vermek gerekirse 1.02 gibi saçma sapan oranlar açılıyor. Avrupa genelindeki şirketler aynı maç için 1.15 1.20 gibi oranlar açılırken Türkiye de bir Şampiyonlar Ligi maçına 1.02 gibi bir oranın açılması bahis severleri isyan noktasına getiriyor.

Ayrıca yine bir Şampiyonlar Ligi maçına alt üst bahsi açılmaması da İDDAA şirketin yaptığı bir başka saçma uygulama. İngiltere’nin en alt liglerine bile alt üst bahis açılırken. TÜRKİYE liginde 4 büyük takım dışında alt üst bahsi açılmaması da İDDAA’nın ilginç uygulamalarından biri…

İDDAA oyunun en büyük eksikliklerinden biri de 4 maçın altına bahis oynatmaması. Ayda yılda bir olmak üzere tek maç bahsi açıyorlar. Zaten o tek maç açtıkları bahislerin de oranı Avrupa’nın çok gerisinde…

Son birkaç yıldır. İDDAA oyununa futbol dışında branşların ekleneceği söyleniyor. Ama henüz o konuda da bir hareketlilik yok…

İDDAA şirketi bahis sektörünün tek elinde olmasını çok iyi kullanıyor.
1.02 gibi ilginç oranlar açıklıyorlar…
4 maçın altına bahis oynatmıyorlar…
İstedikleri maça alt üst bahsi açıyorlar…
Oyuna hiçbir yenilik katmıyorlar…
Resmen bahis severleri sömürüyorlar.

Bu sömürüye kim dur diyecek herkes merakla bekliyor…

A.F.BÜYÜKKESKİN

Turkspor.net – 06.11.2008

HAYALET ADAMI BIRAK GERÇEKLERE BAK.. İDDAA’NIN ÇIRPINIŞLARI VE İŞTE İDDAA’NIN HAYAL TACİRLİĞİ..

Bundan birkaç gün önce İDDAA’nın yaşadığı düşüşü ve bunun sebeplerini anlatan bir haber yapmıştık. İDDAA şirketi de bugünler de bu haberimizi doğrular nitelikte bir yol izliyor! İDDAA BUGÜNLERDE ORTAYA BİR HAYALET KARAKTER ATTI VE O KARAKTER ÜZERİNDEN REKLAMINI YAPIYOR!GAZETELERDE VE İNTERNET SİTELERİNDEKİ REKLAM İDDAACILAR TARAFINDAN BÜYÜK TEPKİ GÖRÜYOR VE ALAY KONUSU OLUYOR.. İDDAA VE İDDAA’YA OLAN İLGİNİN DİBE VURDUĞU GÜNLERDE İDDAA BİR HAYAL PEŞİNDE KOŞARAK, İNSANLARI DA O HAYALİN PEŞİNDE KOŞMAYA TEŞVİK EDİYOR. ANCAK İDDAASEVERLER İDDAA’CILARDAN ÇOK DAHA GERÇEKCİ.. İŞTE TURKSPOR.NET’İN İDDAA’DAKİ DÜŞÜŞ SEBEPLERİNİN ANALİZİ VE HAYALETTİN KAMPANYASINA GELEN TEPKİ YORUMLARI…

Turkspor.net ne diyorsa o…
Bizler İDDAA’nın geçmiş yıllar kadar ilgi görmediğini geçen haberimizde anlatmıştık.
Bu ilginin neden düştüğünün nedenlerini de yazdık. Ama İDDAA hala bu nedenleri görmezden geliyor. Bu nedenleri bir kez daha yazalım belki bu sefer görürler…

1- 1.02 gibi saçma sapan oranların açılması…
2- İstedikleri maça alt-üst bahsi açmaları…

Bu iki örnekten yola çıkarak bazı şeyler söylemek istiyorum. Aslında İDDAA bu 1.02 oranı ve Şampiyonlar Ligine alt-üst bahsi açmamak ile kendine de kaybediyor. Bunu 2 örnekle açıklamak lazım…

Bundan 2 hafta önce İtalya da İnter – Anorthosis maçı oynandı. İDDAA şirketi ne yaptı? Ev sahibi İnter’e 1.02 oran verdi. Bu maç için alt-üst bahsi açmadı. Maç ne oldu? İnter maçı 1-0 kazandı.
1.02 için zaten kimse İnter’e oynamadı. Ama bu maçın alt-üst bahsi açılmış olsaydı. İddaa severlerin yüzde 99’u 2.5 gol üstü oynardı…
Sonuç olarak ne olurdu. İDDAA şirketi bu maçtan dünyaları kazanırdı.

Aradan 14 gün geçti İDDAA yine ders almadı.

Barcelona-Basel maçı için açıklanan oranlar yine aynı şekildeydi. Ev sahibi takıma 1.02 oran verildi. Alt-üst bahsi açılmadı. Evet bu maç için bu bahis açılsaydı. Ne olurdu söylemeye gerek bile yok. Bu maça oynayan bahis severlerin yüzde yüz’ü 2.5 gol üstü oynardı. Ve 1-1 biten maç sonucu tüm kuponlar yatardı…

Bu alt-üst bahsini açmamakla İDDAA iki türlü kayıp yaşıyor. Bahis severleri kendinden kaçırıyor. Artı bu maçlar sonunda çıkacak sürprizlerden para kazanamıyor.

Biz 3. maddeden devam edelim…

3- En az 4 maça bahis oynatması. (Bazı ligler için maç sayısı 3’e düşüyor)
Bahis severleri en çok soğutan olay bu… Dünya’nın hemen hemen hiçbir yerinde böyle bir kural yok. Bahis sever gider istediği tek maça bile bahsini oynar. Ama İDDAA neden böyle yapıyor anlamak mümkün değil.

4- Oranların diğer şirketlere göre çok geride kalması…
Buda çok önemli bir madde. Bu oranların düşük olduğu ne zaman konuşulsa vergiler bilmem neler diye savunma yapılıyor. Ama hiçbir vergi Avrupa şirketlerinde 2.10 olan bir maçın Türkiye de 1.85 1.90 olmasını izah edemez.

5- Hala bahis oyununun sadece futbolla sınırlı olması…
Son iki yıldır ortada bir söylenti var. Başta basketbol olmak üzere diğer spor dallarının da İDDAA oyununa dahil edileceği söyleniyor. Ama hala bir gelişme yok.

Oyuna olan ilginin düşüş sebepleri ortada…
İDDAA şirketi de bunları biliyor ama hala görmezlikten gelmeye devam ediyorlar…
Peki İDDAA tekrar ilgi çekmek için ne yapıyor? Ortaya hayali kahramanlar atıp reklam yapmaya çalışıyor. Bugünlerde bazı sitelerde Gündeme damgasını vurdu! Diye bir haber yayınlanıyor. Haberin giriş kısmında şu bilgilere yer veriliyor. “Üst üste kazandığı kuponlarla iddaa dünyasında haklı şöhretin keyfini süren usta oyuncu Hayalettin, “Tahtıma talip varsa buyursun” sözleriyle gündeme damgasını vurdu.” Haberin resim bölümünde İDDAA oynayan bir adam görünüyor.

Reklam olduğu açık bir şekilde ortada gerçekten HAYALET BİR HAYRETTİN yaratan İDDAA oyuna tekrar ilgi çekmeye çalışıyor…
Ama böyle HAYALET HAYRETTİNLER ile uğraşmak yerine bizim yazdığımız gerçeklerin üstünden bir kere geçseler İDDAA oyunu eski şaşalı günlerine dönecektir.

Bahismedya Notu: Haberde daha sonra İŞTE TEPKİ YORUMLARI VE HAYALETTİN SAÇMALIĞI başlığı altına Bahis Medya Yazarı Selim Pusat’ın HAYALETTİN SAÇMALIĞI başlıklı köşe yazısına ve internethaber.com sitesindeki Hayalettin reklamına gelen tepki yorumlarına yer verilmiş…

Turkspor.net – 09.11.2008

İDDAA’NIN HAYALETTİN FİYASKOSU..

Her geçen gün ilginin azaldığı iddaa eski günlerini arıyor. Günlerdir gazete sayfalarında, internet sitelerinde, televizyonlarda boy gösteren HAYALETTİN isimli hayal karakter, iddaacıları tam bir hayal kırıklığına uğratmış durumda.. BEN BU İŞİN KİTABINI YAZDIM diye boy gösteren karakter, konuşmalarında ahkam kesiyor. Ancak söyledikleri ise ilkokul çocuklarını bile güldürecek cinsten.. Büyük tiyolar bekleyen bahisciler hayal kırıklığı yaşarken, BÜYÜK OTORİTE (!) HAYALETTİN DERBİ İÇİN BAKIN NE DİYOR..

İŞTE MEŞHUR HAYALETTİN’İN SÖZLERİ…

“Türkfutbolu kazansın.. İyi oynayan kazansın.. Bu derbi kaçmaz”

İnanılmaz bir bütçe ile reklam kampanyası yürüttüğü bildirilen iddaa nın BU İŞİN KİTABINI YAZDIM diye sunduğu karakterin söyledikleri, iddaacılar arasında alay konusu olmuş durumda..

Böyle bir kampanyayı yürütenlerin ayagı yere basan, iddaacılara hakikaten bilmedikleri stratejileri anlatan metinler yazması gerekirken, ilkokul çocuklarının bile bildiği klişeleşmiş kelimeler karşısında bahisseverler “Günlerdir bekledik.. Meraklandık.. Heryerde Hayalettin ..Tamam dedik büyük tiyolar geliyor dedik. Ama kelimenin tam anlamı ile fiyasko. Milleti kandırmaktan başka bir şey değil, zaten kimse eskisi gibi iddaa oynamıyor, yaptıkları proğram bile saçmalıklarla dolu. Bahisseverleri kaçırmak için ellerinden geleni yapıyorlar” diyerek tepkilerini dile getiriyorlar.

Turkspor.net – 22.11.2008

BAHİSSEVERLER İDDAA’NIN HAYALETTİN’İ İLE KAFA BULUYOR..

Turkspor.net daha önceki haberlerinde iddaa nın ne tür saçmalıklar yaptığını defalarca haber yapmıştı. İddaa ya olan ilginin azalması ile ortaya çıkan HAYALETTİN le iddaa nın kayıpları geri döndürülmeye çalışılırken, bahisciler HAYALETTİN karakteri ile dalga geçmeye devam ediyorlar… BU TÜR NUMARALARA KARNIMIZ TOK DİYEN BAHİSSEVERLER BAKIN NELER SÖYLÜYOR.. HAYALETTİN BİR ZAMANLAR HAVA DURUMUNU SUNAN HÜLYA UĞUR’UN HANGİ SLOGANINI KENDİ SLOGANI GİBİ KULLANDI..

Bahisseverler, ” Hayalettin diye adından belli bir hayal karakterin peşinde bizi koşturmayı düşünmüşler.. Ayıptır ayıp.. İnsan başka bir isim bulur. HAYALlettin.. Sonra adamı İtalya’ya gönderiyorlar. Adam oradan milli maça gidemiyor. Sis varmış. Hayal adam sise takılmış.. Trilyonluk reklam yap, milyonların buna inanmasını bekle.. Sonra da daha önce havadurumunu sunan HÜLYA UĞUR adındaki sunucu ile özdeşleşen HAVALAR NASIL OLURSA OLSUN, YETERKİ SİZİN HAVANIZ YERİNDE OLSUN., sloganını al Hayalettin’e milli maç için slogan yap.. Milli maç için ne diyor Hayalettin , sis varmış gidememiş HAVALAR NASIL OLURSA OLSUN YETERKİ MİLLİ TAKIMIN HAVASI YERİNDE OLSUN… Yazıktır bu ne rezilliktir… İnsan bir kampanya yaparsa adam gibi yapar.. Bunlar bizleri tam enayi zannediyorlar.. Yazık çok yazık kim bu kampanyayı hazırlamış, bu kadar bahisciden, futboldan, halktan kopuk bir karakter ve böyle saçma sapan konuşmalar nasıl olur inanılır gibi değil. Resmen bizle kafa buluyorlar. Biraz sempatimiz kalmıştı o da bitti. ” diyerek tepkilerini dile getiriyorlar.

Turkspor.net – 27.11.2008

İDDAA’NIN HAYALETTİN’İ KABAK TADI VERDİ. BAHİSCİLER BAKIN NASIL DALGA GEÇİYOR.. HERKES APTAL BİR HAYALETTİN AKILLI ÖYLE Mİ?

iddaa’nın HAYALETTİN ile alay konusu olmaya devam ediyor. Büyük reklam bütçeleri ile iddaa nın eski görkemli günlerine dönmesi amacı ile başlatılan HAYALETTİN kampanyası tam bir fiyaskoya dönüşmüş durumda.. Sempati toplama amacı ile ortaya konulan HAYALETTİN büyük antipati toplamaya devam ediyor. İşte Bahisseverlerin tepkileri.. BAYDIN ARTIK HAYALETTİN.. HAYAL(in ETTİN.. SIKTIN ARTIK HAYALETTİN.. İDDAA BÖYLE REKLAM YAPACAK KADAR DÜŞTÜ MÜ?.. HERKES APTAL BİR HAYALETTİN AKILLI ÖYLE Mİ? işte FUTBOLSEVERLERİN, BAHİSSEVERLERİN, Ajansspor, internethaber, Maraton.com.tr, sitelerinde HAYALETTİN KAMPANYASI İÇİN YAZDIKLAN YORUMLAR..

İddaa’nın hasılatını yükseltmek amacı ile başlattığı HAYALETTİN kampanyasında ortaya konulan tip HAYALET den esinlerenek, GERÇEK OLMAYAN bir karakteri HAYAL karakteri canlandırıyor.

Ancak HAYAL KARAKTER , HAYALETTİN medya organlarında yaşayan sıradan bir adam olarak ortaya çıkıyor. VE FİZİKİ BİR İNSAN OLARAK GÖRÜLÜYOR, FOTOĞRAF ÇEKTİRİYOR, UÇAKLARA BİNİYOR..

Ortaya konan karakter kendi içinde çelişkiler yaşarken, HAYALETTİN karakterinin yaptığı yorumlar ise sıradan, hiçbir şey ifade etmeyen, bahisseverlerle adeta dalga geçen yorumları ile bahisseverleri çıldırtıyor.. - Haber okur yorumları ile devam ediyor…

10 Yorum : 11.24.08

DEVLET SUÇ İŞLER Mİ?

Yeni Çağ Gazetesi’nden Remzi Özdemir’in 20 Ekim 2008 tarihli köşe yazısı:
Devlet suç işlemez!
Tam tersi devlet suç işlenmemesi için tedbir alır, eğer her şeye rağmen işleniyorsa onu yasalar çerçevesinde cezalandırır.
Bu devletin varoluş nedenidir.
Yoksa aşiret toplumu olursun ve aşiret reisi kafasına göre karar verirsin. Bu suçlu bu suçsuz, bu suç bu suç değil diye…
Son günlerde gazetelerde sık sık gizli kumarhane baskın haberi çıkıyor. En son ünlü türkücü Mustafa Topaloğlu ve İbrahim Tatlıses de Emniyet kuvvetlerince yapılan baskında kumar oynatılan mekânda gözaltına alındılar.
Emniyet kayıtlarına göre, son 3 ayda yüzün üzerinde gizli kumar oynatan mekâna baskın yapılmış ve yüzlerce insan gözaltına alınmış. Bu kişiler Kabahatlar Kanunu çerçevesinde 125 YTL ödeyerek serbest kaldılar.
Bunların suçu kendi başlarına kumar oynamak.
Eğer devlet eliyle kumar oynasalardı elbette suç olmayacaktı.
Hatta kazandıkları zaman toplumda takdir gören insanlar olacaktı.
Oysa şimdi yüzlerini kazaklarıyla ya da ellerindeki poşetle kapatıyorlar.
Devlet eli ile kumar olur mu?
Elbette olur.
Bugün iddaa adı verilen oyun devlet eliyle oynanan bir kumardır. Bunun başka bir izahı yoktur.
Hükümet 2 yıl önce sanal kumarı yasakladı.
Gerekçesiyse gençleri bu kötü alışkanlıklardan korumak.
İnternette sanal kumar iki türlü oynanıyordu.
Birinci yöntem tıpkı bugün Kıbrıs’ta oynanan casino makineleri gibi ama bilgisayar üzerinden.
Diğeri ise futbol karşılaşmalarının tahmini ile.
Bizim bir dönem oynadığımız Spor Toto’nun bahisleştirilmiş hali.
Hükümet her ikisini de yasakladı.
İyi mi yaptı, elbette iyi yaptı.
Sanal kumarın yasaklanması takdir edilecek bir davranıştır.
Ancak gel gelelim bugün devlet bu sanal kumarı kendi eliyle oynatıyor.
Sadece internet üzerinden değil de her köşe başına konulan makinelerle İddaa oynayarak varını yoğunu kaybeden o kadar çok insan var ki! Bunlar maalesef gazetelerin ne birinci sayfalarında ne de iç sayfalarında yer alıyor.
Çünkü iddaa bazı gazeteler için iyi bir reklam geliri.
İddaa oynatan şirketi eleştirmiyorum. Onlar ihaleye girip teklifini verdi ve en iyi fiyata oynatma hakkını aldı.
Burada eleştirdiğimiz bu işe devleti alet edenler.
Bir taraftan kumar kötü bir alışkanlıktır diyerek internet üzerinden yasaklarken aynı kumarın farklı bir versiyonunu teşvik etmek anayasal suçtur.
Devlet suç işler mi?
İşte devlet suç işliyor.
Hem de anayasal suç işliyor.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Madde 58:
Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan  ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.
Sizce bu şartlarda devlet gençleri kumar için koruyor mu, yoksa gerekli zemini mi hazırlıyor.
Kararı siz verin!

8 Yorum : 10.20.08

VALLAH ABİ MANÇESTER BENİ YAKMIŞTIR

Zaman Gazetesi’nden Fatih Uraz’ın 2 Eylül 2008 tarihli yazısı: Futbol olgusu Türk insanını öylesine kıskacına almış ki yurtiçi ve yurtdışı maçlar, transferler, cezalar, bahisler, yorumlar, dedikodular derken kesintisiz 12 ay futbolla yatıp futbolla kalkar olmuşuz. İşin ilginç yanıysa küçük bir azınlık dışında futbol sevdalılarının olup bitenden rahatsızlık duymayışı.

Geçtiğimiz hafta içinde Rus takımı Zenith’in Avrupa’nın en güçlü ekibi Manchester United’ı yenerek süper kupaya uzanışı nedendir bilinmez bizi İddaa oyununun en fazla oynandığı illerden birisine, bir taksi şoförüyle yaptığımız kısa sohbete götürdü. Havaalanında boş gördüğümüz ilk damalı arabaya bindiğimiz zaman adı neredeyse bahis oyunlarıyla özdeşleşmiş ilimiz hakkında söylenenlerin doğruluğunu sınamak adına sürücüye zarf atarak ‘Kuponlardan ne haber?’ diye sormuştuk. Cevap müthişti: ‘Vallah abi hepsini bilmişem ancak Mançester beni yakmıştır!’ O sözün ardından ister inanın ister inanmayın Avrupa liglerini bir analiz etmeye başlamıştı, benim diyene taş çıkartır; en azından işi bizden daha iyi bildiği kesindi!

Tabii ki bu bahsi durduk yerde açmadık; geçen hafta ihalesi yapılan İddaa oyunları hakkında üç beş kelime edelim istedik. O tip oyunları kumar diye algılayan da var zevk aracı gibi gören de var; para kazanma adına oynayan da var, o heyecanı hissetmeyi arzulayan da var. Kişisel kanaatimizi sorarsanız değil oynamak nasıl oynandığını dahi bilmiyoruz. Ne var ki halkımızın bu oyunu benimsediğini ve tutkuyla oynamayı sürdürdüğünü yakinen biliyoruz. Öyleyse insanlara ahlâk dersi vermekten geri durarak bazı tespitlerde bulunmak yararlı olabilir. Bahis oyunları legal oluncaya dek geçen sürede insanlar mutlak surette bir yol bulup ‘Avantadan para kazanmanın derin hazzını tatmak’ maksadıyla ister adına kumar, isterseniz bahis deyin fark etmez, bir biçimde o işlere para yatırıyordu. Devlet bu işe direkt müdahil olarak hem yeraltına gidecek parayı sisteme çekmiş oldu hem de o paralardan hatırı sayılır miktarda vergiyi alarak ekonomiye ivme kazandırdı diyenler olabilir. Öte yandan ‘İyi; mademki amaç yeraltını yer üstüne çıkarmak; öyleyse oldu olacak uyuşturucuyu da devlet satsın; hem para kazanır hem de kim müptela kim değil herkes bilir!’ diye yorum yapmak da mümkün.

Son yapılan ihalede % 1,4 ile yetinilerek teklif verilmesi aslında konunun vahametini gayet iyi anlatıyor. İddaa ihalesi bir yerde rekabetin, şeffaflığın ne denli büyük yararlar sağladığının son kanıtı oldu desek yanlış olmayacaktır. % 10′ların üstünde teklif verenlerin daha sonra % 1′le yetinmesi pastanın büyüklüğünü ne de güzel anlatıyor değil mi? Dikkat edin konu garanti para olunca ‘ilke, prensip, kamu yararı’ gibi konular asla gündeme gelmiyor, getirilmiyor; varsa yoksa para kazanmak, daha fazla kazanmak. Yanlış anlaşılmasın, o tip bahislere başından sonuna kadar her kademede karşıyız lakin milletin ekserisi bu tip oyunlara aç kurtlar gibi saldırırken devletin kimi noktalarda aciz kalabileceği; dolayısıyla da ‘Engelleyemiyorsak bari kontrolümüz altında oynatalım’ demesi yabana atılacak bir düşünce değil.

Süper Lig takımları dışında kalan ekiplerin İddaa’dan gelecek parayı asker yolu bekler gibi hasretle beklediği noktası da sır değilken hadi gelin de karar verin; İddaa oyunu kumar mı yoksa devlete ve kulüplere önemli bir gelir kapısı mı? Elbette bunu sizler ve bizler aramızda tartışıyoruz yoksa devletin böyle bir tasası asla yok, hiçbir zaman olmayacak da! Oluk oluk paralar akarken insanlar serbest iradesiyle kumar oynamak istiyorsa devlet baskı yaparak onları bu işten neden vazgeçirmeye çalışsın ki?

1 Yorum : 09.2.08

KUMAR ULAN ALT TARAFI

Sabah Gazetesi’nden Engin Ardıç’ın 30 Ağustos 2008 tarihli köşe yazısı: Bize küçükken öyle öğrettiler: “Sehpayı sefaletin” üç ayağı vardır, kadın, içki, kumar… O zamanlar uyuşturucu pek gündemde değildi. Demek ki kadın da “zararlı bir şey” sayılıyormuş!
Bendeniz kumardan ve uyuşturucudan nefret ederim (buna karşılık içki ve kadın severim ha…)

Kumar oynamaya her heves ettiğimde battım, Milli Piyango bileti bile almam. Bizim hanım alıyor, her seferinde çöpe atıyoruz, ben de “enayi vergisi” diye dalgamı geçiyorum.
Fakat bu lotarya, küçük memurlara yıllarca umut sağlamış, önlerine havuç olmuş asılmış, yoksulluklarından bu yolla kurtulabilecekleri yalanını sürdürerek başkaldırmalarını önlemiştir. General Franco da, iç savaştan sonra, yokluk ve yoksulluk içindeki İspanyol halkının homurdanmasını kesebilmek amacıyla lotaryaya büyük önem vermişti…
Bizim halkımız da kumarı sever. Alt tabakası da sever, üst tabakası da. Lumpen barbut oynar, kocası para kazanmış basit karılar da konken… Yurtdışına çıkan Türk erkeği de hemen önce kumarhane aramaya başlar, arkasından da kadın bulmaya çalışır.

“İddaa” diye bir kumar şebekesi var, biliyorsunuz.
Bu kelimeyi bu şekilde yazmayı ilk akıl edenin de Allah belasını versin, çünkü gençlere “iddia” yazımını yanlış öğretti. (Biz hoşluk yaptık diyeceklerdir tabii…) Hani, “tatminsiz” anlamına gelen “doyumsuz” kelimesini “tadına doyulmaz” anlamında kullanmak gibi bir şey.
Bu “iddaa” saçmalığı geçenlerde ihaleye çıktı. Başlıca iki aday, Aydın Doğan ve Mehmet Emin Karamehmet kapıştılar.
Adamları da kıyasıya birbirlerine giriştiler. Koparılan kayıkçı kavgasına “gazetecilik” süsü verildi. Bizler de gülerek izledik.
İhaleyi, bu işten eskisinden daha az para kaldırmaya razı olan Karamehmet kazandı. Şimdi ortalık mayna olacaktır, yeni bir çıkar kavgasına kadar “ateşkes” sağlanmıştır.
Kazanamayan taraf, yani Doğan’ın adamları, şimdi meseleyi “biz kaybettik ama devlet kazandı” teranesiyle geçiştirmeye çalışıyorlar. Devlet bu işten epey vergi toplayacakmış. “Türk sporu kazandı” diyen serseri bile var. Hani Demirel’in seçim sandığında yenilince “halk bize muhalefet görevini verdi” demesi gibilerden laf ebeliği.
Kimse kimseyi kandırmasın, “iddaa” bir kumar oyunudur. Sporla ilgisi yalnızca “maç sonuçları” üzerinden oynanmasıdır, zar yuvarlamak, top döndürmek ya da beygir koşturmak yerine.
“İddaa” iyi para dağıtan bir kumar oyunudur, başka da hiçbir şey değildir. Devlet kontrolu altında kumar. Tıpkı, zührevi hastalıklar uzmanlarının düzenli denetiminde genelev işletmek gibi.

Türkiye’de oynanan maçlar yetersiz kalacağından, en ilgisiz ülkelerin en ilgisiz takımlarının maçları da vardır çizelgesinde.
Öyle ya, Doğubayazıt’ta yaşayan bir vatandaşımızın Malmö-Trömsö, Metz-Montpellier ya da Aberdeen-Inverness maçlarını merak etmesi, hele skor üzerinde tahmin yürütebilmesi, hele hele maçın ilk devresinin kaç kaç bitebileceği üzerine ahkâm kesmesi için gerçek bir “psikopat” olması gerekir. Bu haftanın bazı maçlarına baktım, AarhusNordsjaelland falan da var, maçı bırak, takımların isimlerini doğru okuyan beri gelsin.

Sallayacaksın, tutarsa bahtına… İki buçuk milyon lumpen bu oyunu atyarışı gibi oynuyor. Bunlara kibarca “C ve D gelir grupları” tabir ediliyor.
O zaman adını koyun. Kimse sizi para kazanmak istediğiniz için suçlamıyor. Fakat şu “Türk sporuna katkı” falan ayaklarını da bırakın, kokuyor. “Ne gazeteciliği, biz burada dükkân açtık, kumar oynatıp mano topluyoruz, kulüplere ve devlete de komisyonlarını veriyoruz, sana ne hemşerim” de, canımı ye…

4 Yorum : 08.31.08

İDDAA’DA BİR CUMARTESİ TRAJEDİSİ

FCbahis‘den Aylin Bermant’ın 23 Temmuz 2008 tarihli köşe yazısı: Bir cumartesi gününü eğlenceli geçirmek için iddaa kuponu yapayım dedim. Sadece yazın iddaa oranlarına tahammül edebiliyorum. Yeşil sayfalardaki maçlara baktım. UEFA’nın en ön elemesi İntertoto’yu buldum. Deportivo La Coruna’yı gördüm gözlerim parladı. Sivas’ın maçı Pazar günüydü es geçtim. Üstelik orta sahada acayip bir kopukluk yaşıyor Sivasspor, Braga gibi sağlam bir takım karşısında bocalarlar. Fenerbahçe’nin hazırlık maçına gözüm takıldı. Onu da yazdım kupona. Norveç’ten de bir maç koydum ve sonuncu maçıma geldi sıra. Malum dört maç bulmak lazım. Kuralımız bu. Dördüncü maçıma da Galatasaray’ı koyayım dedim. Levski Sofya ile hazırlık karşılaşması. Galatasaray kazanır oranı 1.70. Fena sayılmaz. Bunu da yazıyoruz kuponlara. Kuponumu hazırlarken yeşil sayfalara, iddaa’nın resmi internet sitesinden bakıyorum. Zaman: Cumartesi öğleden sonra suları. Ardından güzel bir iddaa kuponu oluşturduğumu düşünerek koşa koşa  bayiliye gidiyorum. Bayii görevlisi kuponumu makineye soktuktan sonra Galatasaray maçı iptal edildi diyor. Kuponu bana geri veriyor. İddaa’nın bu keyfi uygulamalarına alışık olduğum için şaşırmıyorum, kuponu olduğu gibi çöpe fırlatıyorum.

Eve geldiğimde tekrar iddaa’nın resmi sitesine girip, iptal ile ilgili bir haber olup olmadığına bakıyorum. Nafile. Üstelik yeşil sayfalar üzerinde Galatasaray-Levski maçı karşımda duruyor. Bu maçın iptal olduğuna dair açıklamanın neden sitede yer almadığını sormak üzere Spor Toto danışma hattını arıyorum. Maçın iptal kararının dün akşam saatlerinde ellerine ulaştığını söylüyorlar. Peki diyorum, neden sitenizde bir bilgi yok, üstelik hala oran duruyor. Daha güncellenmemiştir diye cevap geliyor. Maçın programdan çıkarılmasının üzerinden yaklaşık 20 saat geçmesine rağmen, sitede güncelleme yok. Şikayetimin dikkate alınmasını rica edip telefonu kapatıyorum.

Keyfi uygulamalar dedik. Bu ne ilk, ne de son. Ben dördüncü maç bulamadığım için kuponumu yırttım. Benim gibi binlerce insan da yırtmış olabilir. Burada kaybeden kimdi; iddaa. Galatasaray’ın maça as kadro ile çıkacağı bilgisi geldikten sonra oranları değiştiremeyecekleri için toptan maçı kaldırmayı uygun buldular. Yasalarla kendini olağanüstü bir şekilde korumaya almış olması rağmen, kaybetmekten korkmak böyle bir şey sanırım. Sonunda yine kaybediyorsun, risk yönetimini beceremediğin için.

Hırvatistan-Türkiye maçını hatırlarsınız. Tam üç kere oranların değiştiği. Düşüre düşüre kuşa çevirdikleri Hırvatistan oranlarına oynayacak olan varsa da oynamadı. Kim kaybetti; iddaa.

Eğer önümüzdeki ihaleyi de kazanabilirlerse, birilerinin aylık maaşları 7 bin ytl’yi çok aşar. O zaman hiç olmazsa, parayı kazandıkları halka şöyle dönüp bir baksınlar. Bahis oynatma sorumluluğunu üstlensinler.  “Kazandırıyoruz, futbol sahası yapıyoruz” reklamlarının yanına gençleri çocukları bahisin nasıl oynanacağına dair bilinçlendirmek için sosyal projeleri de eklesinler. Oynattıkları oyun ile ilgili yapılan bütün şikayetleri değerlendirip düzeltmeye çalışsınlar. En önemlisi risk yönetimini iyi bilen birilerini oturtsunlar oraya.

İhalede bol şanslar!!!

4 Yorum : 08.4.08

İDDAA’YA FETHİYE VE İZMİR KUPALARI HAKKINDA ELEŞTİRİLER ARTIYOR

FCbahis‘den Uğur Akkoç’un 23 Mayıs 2008 tarihli yazısı: Bugün ülkemizin değerli bahisçilerinden Juan Kaan ‘ ın da yazısında belirttiği gibi ;

İddaa Şirketi Türkiye 2. Ligi Yükselme Grubu maçlarını hemde son maçlarını program kısır olmasına rağmen tahtaya almamıştır. Türk bahisçileri düşünmemiş kafasına göre iş yapmıştır.

Hemen burada İddaa ‘ nın yetkilileri diyecek ki ; olur mu efendim. Bizim politikamız başından beri belli. Biz Anadolu ‘ daki küçük takımları programa almıyoruz ki az parayla dönen bu klüpler olası bahis tuzağına düşmesin , işler karışmasın.

O zaman sevgili İddaa Risk Yönetimi ;

İzmir ve Fethiye Kupaları diye organize ettiğiniz ve tüm takımların PAF oyuncularla katıldığı maçları niye programa alıyorsunuz. Benim şuan bir çok arkadaşım İddaa programına giren bu maçlarda ilk 11 çıkacak. Üstelik bu çocukların aldığı para ayda 100 lira değil. Şimdi bu adam bahis mafyasına karışmasa bile kendi adına şike yapabilir.

Altını tekrar çizerek söylüyorum ki , İzmir ve Bodrum kupaları İddaa ‘ nın kendi karanlık eli tarafından organize edilmiştir. Düşünsenize ligin bittiğinin ertesine hazırlık turnuvası mı olur ?Üstelik ne haşmetli tesadüftür ki ligler biter , üstüne Avrupa ‘ da ki tüm major liglerin ve CL finalinin bitmesi 2 hafta boyunca boş boş beklenir. Sonra hemen bir gün sonra bu turnuvalar başlar ve kısır programda Türk kahvehane İddaacısı cebindeki bir milyonu bu maçlara yatırmaya mecbur kalır.

Sonra ne olur ? Ne mi olur bakılır hangi maçta yüklenme var , hemen o yüklenilenin rakibi yarı as bir kadroyla çıkar ve maçı alır. Öyle ki oyuncular hatta oyuncuları bırakın teknik adamlar bile bilmez son saate kadar hangi kadro ile oynayacaklarını.

Eğer TFF ve TBMM şike araştırıyorsa ilk önce gidip devre arasında Antalya ‘ da devre arasında düzenlenmiş olan o apık sapık turnuvaları ve oradaki bahis şikesini araştırmalıdır.

Özetle değerli arkadaşlarım İddaa ‘ nın T2B Yükselme grubu son maçlarını programa almayıp bu ıvır zıvır kupaları alması KABUL EDİLEMEZDİR.

HELE Kİ , PROGRAMA ALMADIĞI T2B YÜKSELME MAÇINI BİR HAFTA SONRA PLAY – OFFLARDA MAÇ KISIRLIĞI SEBEBİYLE PROGRAMA ALMASI KENDİ KENDİNE ÇELİŞKİSİDİR VE BEN BU İŞİ BİLMİYORUM DİYE HAYKIRMASIDIR.

Son olarak , işi bilmez , bahisten anlamaz , acemi İddaa Şirketi Yöneticileri ve Risk Yönetimi siz tekelin dışında hiç bir rekabette tutunamazsınız , çünkü o kadar beceriksiniz. Çıkıp da bir kere biz bahis işini çok iyi bilmiyoruz yeniyiz deseniz vallahi laf etmeyeceğim. Ama bu beceriksizlikde bir yere kadar artık adamın gözüne sokar gibi oluyor.

Ama her yazımın sonunda dediğim gibi , gün gelecek bu piyasada ki tekel kalkıp rekabet gelecek ve o gün sömürdüğünüz bahisseverler sizin şirketinizden bir kuruş oynamayacak. Beceriksizliğiniz ayyuka çıkacak. Ha Antalya ‘ da dönen ve birilerinin cebine giren hatta İnteltek İddaa Şirketi ‘ nin resmi bilançosunda diğer gelirler diye gözüken kabarık para miktarı mı ? Cebine girenlerin hiçbirine helal etmiyorum…

Yazar: Uğur AKKOÇ ( İzmir )

0 Yorum : 05.27.08

İDDAA İLE YUNAN ADALARINA SEYAHAT

İddaa ile Yunan Adalarına seyahat

Köklü ‘iddaa bahis tahmin futbol’ sitesi Maxfutbol‘un 21 Nisan 2008 tarihli haberi: Yunanlıların iddaa’dan kazandıkları paranın haddi hesabının olmadığını zaman zaman söylüyoruz. Artık saflık gösterip, iddaa’nın bir devlet yapısı olduğunu sanan kişi sayısı her geçen gün azalıyor. Fakat işin kötü yanı, kimsenin gıkı çıkmıyor ve herkes yavaş yavaş ülkenin Yunanlılar tarafından soyulmasına razı oluyor. Garanti ile Bilyoner yeni bir kampanya başlatmış. Haber şöyle:

“Bilyoner Ödemenizi Garanti’den yapın, Yunan Adaları’na gemi seyahati kazanın!
 
1-30 Nisan tarihleri arasında İnternet/Cep Şubesi veya Paramatiklerden Bilyoner hesabına tek seferde en az 10 YTL para transferi gerçekleştiren ve bilyoner.com’da toplamda en az 10 YTL tutarında şans oyunu oynayan müşterilerimiz arasından yapılacak çekilişle 10 kişi çift kişilik gemi seyahati kazanacak.

Üstelik Garanti müşterisi olmanız da gerekmiyor. Paramatiklerden sadece GİRİŞ tuşuna basıp tek tuşla ödemenizi kartsız yaparak da çekilişe katılma şansı yakalayabilirsiniz.

Her 10 YTL ve katları tutarındaki para transferi size yeni bir çekiliş hakkı kazandırıyor.

Daha çok para transferi yapın, kazanma şansınızı katlayın!”

Ne diyelim. Mantık şu herhalde. Madem siz Yunanistana bu kadar para kazandırdınız, biz de aranızdan 10 kişiyi adalarımızda misafir edeceğiz.

1 Yorum : 04.22.08

NESİNE.COM’DAN SORUMSUZ REKLAM BANNERLARI

 

07 Eylül 2007 tarihli haberimizde üstteki bannera yer vermiştik. Haberde Doğan Grubu’na ait olan Nesine.com isimli online İddaa bayiinin uygunsuz bir reklam bannerı ile üye çekmeye çalıştığını, kullandıkları uslübun yanlış olduğunu belirtmiştik. O tarihten bu yana durum değişmediği gibi Nesine.com bu sefer de çeldirici reklamlar kullanmaya başladı.

Üstte gördüğünüz banner 02 Nisan 2008 tarihinde oynanan Fenerbahçe – Chelsea karşılaşmasına özel olarak hazırlanmış. Bannerda ‘Dünyanın Gözü Burada Sizin Gözünüz Nerede?’ yazısı dışında hiçbir ifade yok. Bannerın bir kumar sitesinde yönlendirmesi ve bannera tıklandığında ulaşılacak olan alan adı konularında en ufak bir ipucu bulunmuyor. Sadece kulüplerden resmi izin alındığı bile bilinmeyen bir şekilde Fenerbahçe ve Chelsea takımlarının logoları kullanılmış.

Üstteki banner ise 08 Nisan 2008 tarihli Chelsea – Fenerbahçe maçı için özel olarak hazırlanmış. Bannerda bu sefer kumar sitesi olduklarına dair hiçbir ifade bulunmadığı gibi, futbola dair de hiçbir ifade bulunmuyor. Sansasyonel bir şekilde, büyük harflerle ‘LONDRA KÖPRÜSÜ YIKILACAK MI?’ denilmiş ve bırakılmış. Londra Köprüsü’nün akıbeti konusunda yeni bir gelişme olduğunu düşünerek, merak edip tıklayanların yolu hiçbir yeni bilgiye değil, Nesine.com isimli kumar sitesine gidiyor.

Tüm dünyada bahis reklamları konusunda bir çok düzenleme (yasaklama değil) bulunuyor. Ülkemizde ise İddaa reklamları konusunda hiçbir düzenleme bulunmuyor. İddaa, gerek kontrolsüz reklamları, gerekse limitsiz bahisleri ile tüm dünyada kumar konusuda kabul görmüş olan ‘Sorumlu Oyun’ (Responsible Gaming) kriterlerine uymuyor. Hal böyle olunca Londra Köprüsü’nün akıbetini merak ederek bannera tıklayanlar limitsizce bahis oynayabilecekleri bir kumar sitesi ile karşı karşıya kalıyorlar. Vatandaşlarımız, Sorumlu Oyun kritelerinin bulunmadığı bu kumar sitesine sorumsuzca yönlendiriliyor.

Yan tarafta gördüğünüz reklam bannerı ise Hilton Grubu’na ait olan, Türkiye’den müşteri kabul etmeyen, İngiliz bahis şirketi Ladbrokes‘a ait. News of the World sitesi ile yapılan anlaşma gereği ‘News of the World Betting’ diye ara bir marka yaratılmış. Ladbrokes’a ait olan bu sitede 10 Pound’luk bir bahis ile 25 Pound değerinde ücretsiz bahis yapılabileceği belirtilmiş. Buraya kadar herşey normal.

Asıl önemli olan konu ise bannerın alt kısmındaki ifade: ‘Tüm şartlar ve koşullar online olarak mevcuttur. 18 yaşından büyükler oynayabilir. Sorumlu bir şekilde kumar oynayınız. www.gambleaware.co.uk’. Yazının sonundaki Gambleaware.co.uk sitesi, kumar bağımlılığının tespitini yapan, tespit edildiğinde gerek telefon, gerekse sayfadaki bilgiler ile bahisseverlere yardımcı olan bir ‘Sorumlu Oyun’ portalı. Ladbrokes sitesi potansiyel kullanıcılarını daha siteye sokmadan kumar problemleri konusunda gerekli uyarıyı yapıyor ve çözüm önerisinde bulunuyor.

Bahis konusunda serbest rekabet koşullarının bulunmasının sonucu olarak bu bahis sitelerinin, 10 Pound’a 25 Pound değerinde ücretsiz bahis hakkı vermesi, daha yüksek oranlarla tek maça bahis yapılabilmesi gibi konular ülkemizde İddaa oynayanların ne kadar büyük haksızlığa uğradığının açık göstergeleri. Bahisseverlerin bu haksızlıklar içindeki limitsiz bahis ortamı İddaa’ya kontrolsüz reklamlar ile yönlendirilmesi ise sorumsuzluğun belgesi…

Saygılarımla,
Selim Pusat

Not: Bu yazı Bahismedya.com’a özel olarak yazılmıştır. Herhangi bir basın – yayın organından alıntı değildir. Kaynak göstermeden haberlerimizi ve köşe yazılarımızı yayınlayan basın – yayın organlarına karşı her türlü yasal haklarımız saklıdır.

0 Yorum : 04.8.08

Sonraki Sayfa »