BAHİS ŞİKESİ DAVASINDA 34 TAHLİYE

AA’nın 23 Temmuz 2010 tarihli haberi: Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesi, şike iddialarına ilişkin olarak 71 kişi hakkında açılan davada 34 tutuklu sanığın tahliyesine karar verdi.

Tutuklu sanıklardan Faik Demir’in avukatı Ejder Demir, Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin davaya ilişkin tensip zaptını düzenlediğini, davanın 34 tutuklu sanığı hakkında da tahliye kararı verdiğini belirtti.

Dava kapsamında, Erkan Ergün, Ali Rıza Gültekin, Recep Öztürk, Temel Eyüpoğlu, Fatih Akyel, Ali Kemal Genç, Savaş Polat, Murat Cicim, Metin Korkmaz, Muttalip Kandemir, Faik Demir, Ferdi Tatlı, İskender Aycan, Ramazan Taşkara, Mustafa Bedir, Celal Berber, İbrahim Öztürk, Hakan Korkmaz, Alişen Kandil, Mahir Murat Mermer, İhsan Yazıcı, Mustafa Bankoğlu, Mehmet Volkan Terlik, İzzet Atmaca, Şekip Elik, Rıfat Engiz, Özgür Yıldırım, Uğur Demirhan, Servet Yılmaz, Celil Sağır, Hamit Gizlen, Ahmet Günay, Ahmet Pişkin ve Fatih Akarsu tutuklu bulunuyordu.

Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, şüphelilerin, uluslararası bahis ticareti yapan bir örgütün faaliyetleri çerçevesinde, Türkiye’de oynanan bazı futbol karşılaşmaları ile ilgili manipülasyon yapılması eylemine karıştıkları belirtiliyor.

İddianamede, uluslararası bahis ticareti konusunda Almanya’da tutuklanan sanık Nurettin Günay ile tutuklu sanık Erkan Ergün’ün ”suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” ve ”kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık yapmak” suçlarından 4 ile 13′er yıl arasında hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

Aynı iddianamede, eski futbolcular Tanju Çolak, Fatih Akyel ile futbolcular Kenan Hasagiç ve Recep Öztürk’ün de aralarında bulunduğu 69 kişinin ise ”suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüte üye olmak” ve ”kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık yapmak” suçlarından 3 ile 10′ar yıl arasında hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

0 Yorum : 07.29.10

DÜNYA KUPASI ÇİNLİ BAHİSÇİLERİN BAŞINI YAKTI

DHA’dan Sadi Kaymaz’ın 08 Temmuz 2010 tarihli haberi: Çin’de Dünya Kupası maçlarına yasadışı bahis oynatan yüzlerce kişi tutuklandı.

Çin Kamu Güvenliği Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Dünya Kupası maçlarının başlamasını takiben yerel polis güçlerinin futbol bahisleri oynatan yasadışı organizasyonlara karşı operasyonlar başlattığı bildirildi. Operasyonlarda 600′den fazla yasadışı bahis çetesinin çökertildiği ve 4400′den fazla çete üyesinin yakalandığı belirtildi. Açıklamaya göre, Şanghay’da yapılan yasadışı bahis operasyonlarının birinde 44 milyon yuan ele geçirildi ve 58 kişi tutuklandı.

Kamu Güvenliği Bakan Yardımcısı Huang Ming, bahis çetelerinin uyuşturucu faaliyetleri de yürüttüğünü söyleyerek, “bazı bölgelerde çeteler güpe gündüz faaliyet göstermekten çekinmiyordu” dedi.

0 Yorum : 07.16.10

FUTBOLDA ŞİKE TAHMİNLERDEN DAHA BÜYÜKMÜŞ

DHA’dan Ahmet Yıldırım’ın 13 Temmuz 2010 tarihli haberi: Geçtiğimiz yıl Kasım ayında ortaya çıkan ve Almanya’nın Bochum Savcılığı tarafından yürütülen futbolda şike iddialarına yönelik araştırmalar genişletilerek sürdürülüyor.

Bochum Savcılığı’ndan bugün (Salı) yapılan açıklamada, geçen süre içerisinde toplanan bilgi, belge ve yapılan soruşturmalar neticesinde çok sayıda maçta şike yapıldığının kesinleştiği ve oynanan bahislerde haksız kazanç sağlandığı belirtilerek, konunun ciddi boyutlarda olması nedeniyle gerek Almanya içersinde gerekse şikede adı geçen ülkelerde çalışmaların derinleştirilerek sürdürüldüğü kaydedildi.

Savcılık açıklamasında, şu aşamada 250 kişi ve 270 futbol müsabakasının şüpheli olarak incelendiği vurgulandı. Uluslararası şikede adı geçen ülke ve müsabaka sayılarının ise 2009 yılında belirtilenlerin çok üzerinde olduğu anlaşılıyor. Yapılan açıklamada ülke ve şike olduğundan şüphelenilen maç sayıları şöyle:

( Parantez içerisindeki sayılar 2009 yılında şike yapıldığı belirtilen maç sayısını gösteriyor.)

Almanya 53 (32)
Belçika 19 (17)
İsviçre 35 (28)
Hırvatistan 15 (14)
Slovenya 7 (7)
Türkiye 74 (29)
Macaristan 14 (13)
Bosna 8 (8)
Avusturya 12 (11)
Uluslararası maçlar 33 (15)

Savcılığın tesbitlerine göre şike yapılan oyunlara bahislerde yaklaşık 12 milyon Euro para yatırılmış. Hakemler ve futbolcuların satın alınması için yaklaşık 1,5 milyon Euro verildiği belirtilen açıklamada, bahisçilerin yaklaşık 7,5 milyon Euro aksız kazanç elde ettikleri bildiriliyor. Şüphelilerin bahis oyunlarını çeşitli ülkelerde değişik yöntemlerle yaptıkları için bahis skandalında dönen para miktarının tahminlerin çok üzerinde olduğu belirtiliyor.

Bahis skandalıyla ilgili olarak Hamm Eyalet Yüksek Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda Almanya’da halen 8 kişinin tutukluluk hallerinin devam ettiği kaydedildi. Bochum Savcılığı ve Alman polisinin dış ülkelerle sürdürdüğü çalışmalar neticesinde İsviçre’de 3, Türkiye’de 70 ve Hırvatistan’da 22 kişinin gözaltında olduğu açıklandı.

Uluslararası boyutta olan bahis skandalının açıklığa kavuşturulması için soruşturmanın Belçika, Slovenya, Macaristan, Bosna, Avusturya ve İngiltere ile de paylaşılarak genişletilerek sürdürüleceği bildirildi.

Bochum Savcılığı’nın açıklamasında, oldukça geniş çaplı ve karmaşık bir yapıya sahip olan skandalın aydınlatılmasının daha uzun zaman alabileceği, buna karşın soruşturmanın geldiği nokta itibariyle bazı sanıklar hakkında kısa bir süre içerisinde dava açılabileceği de dile getirildi. Soruşturmanın güvenliği açısından şu aşamada daha ayrıntılı bilgi verilmesinin mümkün olmadığı da Bochum Savcılığı’nın açıklamasında vurgulandı.

0 Yorum : 07.16.10

YASADIŞI BAHİS VE ŞİKE SORUŞTURMASI TAMAMLANDI

AA‘nın 23 Harian 2010 tarihli haberi: Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 13 ilde yasa dışı bahis oynatan ve şike olaylarına karışan şebekeye yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame, Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede, 9 futbolcu ve 1 teknik direktörün de aralarında bulunduğu 8′i tutuklu 97 sanık hakkında, ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’, ‘Futbol müsabakalarında müşterek bahisler tertibi hakkındaki kanuna muhalefet’ ve ‘silahlı tehdit’ suçlarından 1 ile 10 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezası istendi.

- YILLIK 50 MİLYON Dolar HAKSIZ KAZANÇ-

İddianamede, yasa dışı bahis oynatan ve şike olaylarına karışan şebekenin Diyarbakır, İstanbul, Düzce, Mardin, Batman, Gaziantep, Mersin, Muğla, Antalya, Siirt, Hatay, Şanlıurfa ve Adana’da faaliyet yürüttüğü belirtilerek, ‘Bu suç örgütünün haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunan Hititbet, Eurosportbet, Thebetarena, Betshop, Turkbet, Galaksibet, Quickbet isimli bahis şirketleri ile irtibatlı olarak örgütsel yapı içerisinde spor müsabakalarına yönelik yasa dışı bahis oynattıkları ve şike olaylarına karıştıkları tespit edilmiştir’ denildi.

Söz konusu yasa dışı bahisten kazanılan gelirin örgüt yöneticileri tarafından görevlendirilen örgüt mensuplarınca, alt bayilerden toplandığı ve paranın yurt dışında bulunan örgüt liderleri ve bahis şirketlerine aktarıldığı ifade edildi. Örgüt mensuplarının ayrıca yasa dışı bahisten kazanılan yüksek miktardaki Kazancı örgütle bağlantısı olmayan, akrabaları ya da yakın tanıdıkları üzerine gayri menkul ve lüks araç almak suretiyle değerlendirdikleri kaydedilirken, örgütün bu şekilde yılda 50 milyon Dolar haksız kazanç elde ettiği bildirildi.

- ŞİKE İHTİMALİ ÜZERİNE HAKEM DEĞİŞTİRİLDİ-

İddianamede, 2008 yılında TFF 2. Lig’de oynanan bir maçta şike yapıldığının İddia A.Ş tarafından fark edildiği ve durumun Futbol Federasyonu Başkanlığı’na iletildiği belirtildi.

Örgüt yöneticisi L.T’nin yaptığı telefon görüşmesinde TFF 2. Lig’de mücadele eden Zeytinburnuspor maçına 200 bin lira yatırdıklarını, biri kaleci 4 futbolcu ayarlandığı ancak İddia A.Ş’nin yüksek meblağ nedeniyle şüphelendiği ve durumu federasyona bildirdiği kaydedildi. Futbol Federasyonu yetkililerinin Zeytinburnuspor yöneticilerini arayarak, şike ihtimali üzerine, maçın hakemini değiştirdikleri ve iki gözlemci görevlendirildiği belirtildi. İddianamede ayrıca yaşanan gelişmeler üzerine maç öncesi soyunma odasına inen kulüp yöneticilerinin futbolculara, ‘Federasyondan uyarı geldi. Hepiniz çıkın şerefinizle namusunuzla oynayın’ dediğine yer verildi. Şebeke üyelerinin bu nedenle İddia A.Ş. üzerinden hiçbir şekilde yasal bahis oynamadıkları, şike yaptıkları maçlara KKTC’de bulunan yasa dışı bahis şirketleri üzerinden para yatırdıkları ifade edildi.

- ŞİKE NEDENİYLE 536 BİN LİRALIK İKRAMİYE ÖDENMEDİ-

İddianamede, soruşturma kapsamında bazı maçlarla ilgili olarak Spor Toto Teşkilatı Başkanlığı’ndan istenen yazıya da yer verildi.

Yazıda, 24-25 Aralık 2008 tarihinde TFF 3. Lig’de oynanan Ceyhanspor-Batman Petrolspor, Bulancak-Ünyespor ve Torbalıspor-Mustafa Kemalpaşa maçlarında şike yapıldığı iddiası nedeniyle söz konusu maçlar üzerinden oynanan 536 bin lira tutarındaki ikramiyenin ödenmediği kaydedilerek, ‘Söz konusu miktarın 351 bin 985 lira tutarındaki kısmı için Spor Toto Teşkilatı Başkanlığı aleyhine 6 ayrı alacak davası açılmıştır. 184 bin 82 lira tutarındaki kısmı için ise herhangi bir dava açılmamıştır’ denildi.

- ‘FUTBOLCULARA 10 BİN LİRALIK SENET İMZALATTILAR’-

İddianamede, Ekim 2009′da A2 Ligi’nde oynanan Kayserispor-Gaziantepspor maçında şike yapıldığı, şebeke üyelerinin bin lira karşılığında anlaştıkları Gaziantepspor’dan M.Ş, M.K ve S.Ö’ye istedikleri maç sonucunu garantilemek için 10 bin liralık senet imzalattıkları kaydedildi.

Şebeke üyelerinin yasa dışı bahis şirketi üzerinden karşılaşmanın ilk ve ikinci yarısı için Kayserispor’un galibiyetine yüksek miktarlı yasa dışı bahis oynadıkları anlatıldı.

- ‘İKİ GOL YERİM’-

İddianamede, Kayserispor-Gaziantepspor maçı öncesinde Gaziantepspor’dan kaleci M.Ş’nin yaptığı telefon görüşmesinde, ’2-3 gol yerim. Ama bizim i… forvet gol atarsa karışmam’ dediği şebeke üyesinin de ‘Sen 2 gol yemeye bak’ diye karşılık verdiği yansıdı.

Karşılaşmanın Kayserispor’un 2-1 galibiyetiyle sonuçlandığı ifade edildi.

Yargılamaya önümüzdeki günlerde 1. Ağır Ceza Mahkemesinde başlanacak.

0 Yorum : 06.23.10

ŞİKEYE 12 YIL HAPİS

NTV‘den Nilgün Balkaç’ın 15 Haziran 2010 tarihli haberi: Sporda şiddetin önlenmesi için hazırlanan yasa tasarısında, önemli değişiklikler yapılıyor. Şikeye 12 yıla kadar hapis cezası geliyor, kötü tezahürat da engelleniyor. Ayrıca biletler üzerinde artık Kimlik No yazacak.

“Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun Tasarısı hazırlandı. Sözkonusu tasarıyla birlikte şike yasaya giriyor ve resmen suç oluyor. Taslakta şike yapan ya da teşebbüs edenlere 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Şike gibi rakip takıma “teşvik primi” verilmesi de yasaklanıyor.

BİLET ÜZERİNE KİMLİK NUMARASI
Maçlara girenler yakın takibe alınıyor. Bundan sonra satılan biletlerde alan kişinin T.C. Kimlik Numarası yazacak ve bilet sahibinden başka kimse kullanamayacak.

YASAKLI TARAFTAR İMZA VERECEK
Statlara girmesi yasaklı taraftarlar polis takibinde olacak. Yasaklı taraftarlar maç günleri karakola imza verecek. Takımının yurtdışındaki karşılaşmalarından 5 gün önce pasaportuna el konacak.

IRKÇI SLOGANA YASAK
Tasarıya “çirkin ve kötü tezahürat” düzenlemesi de girdi

Buna göre; her türlü etnik ve siyasi ayrımcılığa yönelik aşağılayıcı slogan ve pankartlar yasaklanacak.

Yasağa uymayanlara önce 5 yıla kadar tekrarı halinde ömür boyu statlara giriş yasağı uygulanacak.

KULÜP BAŞKANLARI DA UNUTULMADI
Tasarıyla birlikte kulüp yöneticileri taraftarı kışkırtacak, hakemleri ve rakipleri aşağılayacak demeç veremeyecek.

0 Yorum : 06.21.10

İTALYA’DA ŞİKE İDDİALARI

Ntvmsnbc‘nin 06 Mayıs 2010 tarihli haberi: Inter Asbaşkanı Giacinto Facchetti’nin Hakem Atama Kurulu Başkanı Bergamo ile maçın hakemleri konusunda mutabakat sağladığını gösteren ses kaydının yayımlanması büyük ses getirdi.

İtalya’da 2006′daki futbolda şike skandalına ilişkin tartışmalar sürüyor.

Yeni ses kayıtları, o dönemde Inter’in de, hakemler konusunda baskı yapmış olduğunu düşündürüyor. İtalyan televizyonlarından Canale 5′te, Matrix programında, konuya ilişkin yeni bir ses kaydı yayımlandı.

Telefon konuşması, Inter’in İtalya Kupası’nda Cagliari ile yapacağı yarı final karşılaşması öncesinde yapılmış.

Telefon, Inter Asbaşkanı Giacinto Facchetti’nin Hakem Atama Kurulu Başkanı Bergamo ile maçın hakemleri konusunda önceden mutabakat sağladığını gösteriyor.

İşte telefon konuşmasının önemli bölümleri:

FACCHETTİ: “Baksana, Bertini’nin skorlarına göz attım. Bizimle 4
galibiyet, 4 beraberlik, 4 yenilgisi var”

BERGAMO: “Hadi ya, o zaman 5, 4, 4 yapalım. Galibiyet tabii ki!”

FACCHETTİ: “Ama ona yarınki maçın çok önemli olduğunu söyle. 4, 4, 4 toplam 12 maç yönetmiş”

BERGAMO: “İşte bunlara bir tane daha eklesin. Galibiyet eklesin. Aramam lazım zaten onu. Merak etme. Nasıl hareket edeceğini biliyor. Akıllı bir çocuk. Bu işi anladı. Geç de olsa anladı. Bak Giacinto, Pazar günkü maç bize göre zaten oldukça sıradan bir karşılaşma. Dolayısıyla yeni hakemlerden birini de koyalım. Size uyar mı?”

FACCHETTİ: “Olur, sen diyorsan… Tamamdır”.

BERGAMO: “Yani söyleyeyim dedim sana. Ondan sonra benim ihmalkarlığımdan kaynaklandığını düşünme”.

FACCHETTİ: “Pazar gününe yenilerden biri de uyar bana, tamamdır”.

BERGAMO: “Yeni başlayan bir hakem. Mazzoleni de var”.

FACCHETTİ: “Mazzoleni Bergamo’lu… Onun kardeşi de var”.

BERGAMO: “İyi bir delikanlı, sicili çok iyi, ama daha genç olanı daha da iyi: 30 yaşında ama, gelecek vaat ediyor. Sicili iyi”.

FACCHETTİ: “Sorun değil”.

BERGAMO: “Baksana, Pazar için benim bir müşterime 4 bilet ayarlar mısın? Normal biletlerden. İsmi yazdırayım mı sana?”

FACCHETTİ: “Sorun değil hallederiz. Cuma veya Cumartesi ara beni”.

BERGAMO: “Tamam iyi şanslar”.

FACCHETTİ: “Onu arayıp söyle tamam mı?”

BERGAMA: “Tamamdır”.

0 Yorum : 05.7.10

‘ŞİKEYE GEÇİT YOK’

İnteltek‘in 1 Nisan 2010 tarihli basın bülteni: Türkiye’de haftalardır spor kamuoyunun gündemine oturan bahis şikesi soruşturmasının başlamasına Spor Toto Teşkilat Başkanlığı ve “iddaa” oyununun yasal operatörü İnteltek A.Ş. ön ayak olmuştur.

3 şüpheli maçla ilgili İnteltek Risk Yönetim Merkezi tarafından tespit edilen ve 24 Aralık 2008 tarihinde ilgili kurumlara gerçekleştirilen ihbar, soruşturmanın başlamasına zemin hazırlamıştır.

Türkiye, bahis şikesi kavramıyla ilk olarak 2005 yılında Akçaabat Sebatspor – Kayserispor maçı ile tanıştı. İnteltek’in ihbarıyla ortaya çıkan bu olaydan sonra Spor Toto, TFF ve İnteltek arasında futbolun etik değerlerinin korunması için bir bilgi paylaşımı protokolü imzalanmıştır. Bu protokol sonrası İnteltek Risk Yönetim Merkezi, şüpheli gördüğü tüm maçlar ve oynamalar ile ilgili bilgi ve bulguları Spor Toto ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile paylaşmaya başlamıştır.

İşte soruşturmanın başlangıç süreci!

24 Aralık 2008 tarihinde İnteltek, bazı şüpheli oynamalar tespit ederek, imzalanan Bilgi Paylaşımı Protokolü çerçevesinde Spor Toto ve TFF’nu programdan çıkarttığı 3 maç ile ilgili uyarmıştır. Bu üç müsabaka TFF 3. Ligi’nde 24 ve 25 Aralık 2008′de oynanan Ceyhanspor – Batman Petrol, Bulancak – Ünyespor ve Torbalıspor – M.Kemalpaşa maçlarıdır. Bu maçlar, kurgulandığı düşünülen şekilde sonuçlanmışlardır. Bu bildirimin ardından Spor Toto, aldığı kararla söz konusu kuponların ikramiye ödemelerini bloke ederek suç duyurusunda bulunmuştur. TFF ise, 3 ayrı şike dosyası soruşturmasında elde edilen bilgi ve belgelerin de desteğiyle 4 Ağustos 2009 tarihinde, Sarıyer Cumhuriyet Savcılığı’na konuyla ilgili şikâyet dilekçesi vererek süreci başlatmıştır.

Yasadışı bahis şirketleri üzerinden manipülasyon yapılmıştır; Yasadışı bahsin önlenmesi şikenin önüne geçilmesinin ön koşuludur!

Şike soruşturması çerçevesinde kurgulandığı söylenen 59 maçın 15′i iddaa programlarında yer almamıştır. Soruşturmanın başlangıç noktası olan ve İnteltek’in ihbar ettiği 3 adet TFF3 maçı dışında iddaa üzerinden yapılan oynanan şüpheli bir oynama yoktur. Bu durum maçlara Türkiye’de yasa dışı olarak faaliyet gösteren, yasadışı bahis şirketleri üzerinden oyun oynandığını göstermektedir. Yasa dışı bahis şirketlerinin ülkemizde tek kuruş vergi vermeden, hiç bir katkı sağlamadan sürdürdükleri faaliyetlerinin bir an önce önlenmesi, futbolumuzu kirleten şikenin önüne geçilmesinin ön koşuludur. Öte yandan yasa dışı bahisin dünyada çeşitli suç örgütlerine kaynak teşkil ettiği, terör finansmanı ve kara para aklama gibi amaçlar doğrultusunda kullanıldığı da söz konusudur.

Spor Toto ve İnteltek şüpheli oynamaları nasıl yakalıyor?

Türkiye çapında oynanan tüm iddaa kuponlarına ilişkin bilgiler, merkezi bahis sisteminden Risk Yönetim Merkezine (RYM) on-line olarak aktarılmaktadır. RYM, en son teknoloji kullanılarak kurulan bilgisayar sistemi ve risk izleme yazılımı vasıtasıyla kupon bilgisini 7 gün 24 saat, bayi, kombinasyon, müsabaka ve oyun bazında analiz ederek çeşitli risk analiz raporları oluşturmaktadır. Risk Yönetim Sistemi tarafından belirlenen sınırların dışına çıkan oynamalar olduğu takdirde sistem alarm vermektedir. Alınan güvenlik tedbirleri bununla da sınırlı değildir. Belirli bir kombinasyona oynama miktarı ve kombinasyonun ikramiye tutarı önceden belirlenen miktarları aştığında risk alarm sistemi, söz konusu oynamanın takibe alınmasını sağlamaktadır.

İnteltek, yurtdışındaki diğer operatör şirketlerin sunduğu katsayıları da takip etmektedir ve önemli katsayı değişiklikleri veya bahise kapatma işlemleri otomatik olarak raporlanmaktadır.

İnteltek ayrıca, Spor Toto ve TFF ile imzalanan protokole benzer bir anlaşmayı UEFA ve FIFA ile de Avrupa’daki resmi bahis şirketleri tarafından oluşturulan ortak platform üzerinden imzalamıştır. Bu çerçevede, şüpheli ve riskli görülen tüm oynama bilgileri bahis şirketleri arasında paylaşılmakta ve gerekli görülen durumlarda UEFA ve FIFA’ya ihbar yapılmaktadır.

Görüldüğü gibi iddaa’nın, şike ve yasadışı bahislere karşın, her türlü spekülatif sürecin dışında kalacak şekilde kurgulanmış ve her türlü yasadışı girişimin kolayca takip edilebildiği -önlenebildiği teknik donanıma sahip güçlü bir altyapısı vardır.

Tüm bu yaşananlar, Spor Toto Teşkilatı’nın ve İnteltek’in yasadışı bahis ile olan mücadelesinin haklılığını somut olarak bir kez daha ortaya koymaktadır.

Yabancı bahis sitelerinin oranlarına bakmak için buraya tıklayabilirsiniz. Bu bağlantı tamamen bilgi verme amaçlıdır. 

6 Yorum : 04.1.10

UMUR TALU: SİNDİRİM SİSTEMİNİN ŞEYİ

Habertürk Gazetesi’nden Umur Talu’nun 30 Mart 2010 tarihli köşe yazısı:

“İDDAA şikesi”nden Fatih Akyel, çok sayıda futbolcu, futbol satıcısı alındı.

Çünkü “şike” ahlaksızlık! Sistem böyle.

Servetler, şöhretler sistemden “ahlaklı” besleniyor ve her “sindirim sistemi” gibi, “pisliğini” şike, dümen biçiminde mıçıyor.

Açıktaki pisliğe bakıyoruz sadece: Ay ne pis kokuyor!

Kimseyi suçlamıyorum.

Azıcık muhakeme yapsalar yeter. Maç izlemeye oturuyorsun. “Madrid derbisi” yanında, hatta Beşiktaş-Eskişehir, Belediye-Bursa, Gaziantep-Sivas, Denizli- Kasımpaşa yanında keçiboynuzu derbiyi.

Maçları (bence iyi) anlatan sevgili kardeşimiz, ki kimliği gazeteci; bu kez anlatıcı değil, stüdyoda görevli. Maç başlamadan dış sesi duyuluyor.

Bizi “yeşil çimlere” gömüyor.

Zaten “İddaa” holdingi medya grubunun futbol kanalında görevli… Yetmiyor, biz sahaya bakarken, o maç anlatır gibi, görüntüsüz dış sesiyle “bonus reklamı” yapıyor. Tatlı tatlı, hem de görevli olduğu programda. Reklam olduğunu zor anlıyoruz. Sesine alışığız, güvenmek istiyoruz!

Derken, “hotzotçu” ama programlarına yıllarca “dürüst, dobra, delikanlı” diye bakmak istediğimiz yorumcu, ekran altı reklam, başını uzatıyor, “İddaa sitesi” reklamını yapıyor.

Heveslendiriyor.

Yaşı tutmuş, tutmamış on binlerce kişi hevesle “iddia”laşıyor. Piyangodan ziyade kumar. Çünkü “basan” alıyor. Çok kazanmak zaten en olmayacak sonuçlara bağlı. Medya, sistemin esas çarkını çevirirken; Trabzon’dan Ali Şen, Tepecik’ten Fatih, “sistemin pisliği” diye taşlanıyor.

Sistemin herkesin parasını, kimi insanın da bir ötekininkini almasına dayalı çarkları tertemiz; fırıl fırıl çarkta fırıldak çevirmeye çalışan “çete”!

Futbol, futbolcu, kulüpler yarış atına, dövüş horozuna, dalaş köpeklerine çevrilip üzerlerine para basılıyor…

Futbol kültürü, dayanışma bilinci, takım ruhu, forma asaleti, taraftarlık sadakati “üç paralık kupon”a yatırılıyor…

Taraftar profesyonelleştiriliyor, cambazlaştırılıyor, kumarbazlaştırılıyor; kimi bir koyup üç almak için takımının yenilmesini ister hale geliyor, Norveç ikinci ligi üstüne bahis, derin futbol ilgisi, bilgisi sanılıyor… Sonra “şike” ne kadar da ayıp!

Tabii ki buraya has değil.

Borsadan, kâğıttan, spekülasyondan, çıplak paradan, küçük tasarrufların istismarından servet yapmayı pohpohlamış küresel kumar ekonomisinin küresel futbol kumarhanesi bu!

Memleketin “suç ortakları” en yaygın “banka hortumları”ndan biri Egebank vakasıydı, hatırlıyor musunuz?

TC Cumhurbaşkanlığı damgalı kâğıtla Azerilere yeğenin bankasını tavsiye eden Cumhurbaşkanı. Banka sahibi yeğen. Yeğenin pazarlamacısı büyük reklamcı. Cumhurbaşkanı’nın tavsiye kâğıdını halktan gizleyen medya. Bir fotoğraf da arşivde saklandı. Aklımdan çıkmıyor. Her koldan büyük medya yönetmenleri, reklamcının ofisinde bankacının yanına aile fotoğrafı gibi yığılmış, her birine akacak on milyonlarca dolarlık reklam pastasını kutluyor.

Pastanın “Şuranın nesi meşhur” reklamında “meşhur gazeteciler” çıkıyor. Pastayı yiyen medya, ahaliyi o bankaya çağırıyor. Sonra hortum çıkıyor, banka uçuyor, “pislik” dökülüyor! Bankacı, reklamcı suçlu, tamam! Banka battı, ama fotoğraftakiler hep itibarlı kaldı!

Peki bir tek “pislik” mi “pislik”tir bu hikâyede! Pisliğin aktığı yer kanalizasyon ise, beslenip şişerken onu üreten mide ve bağırsaklar ne? Onlar vücut tabii! Sağlam kafanın sağlam vücudu. Zeki, çevik ve ahlaklı!

0 Yorum : 03.31.10

MANİPÜLASYON NEDİR, NASIL YAPILIR?

Türk futbolu, şike skandalıyla çalkalanıyor. Futbol dünyasının önemli isimleri sorgulanıyor hatta tutuklanıyor. Peki bu şike ya da manipülasyon nasıl yapılır? Hurriyet Gazetesi’nden Kaan Koç ve İsmail Aktaş, bahis ve şike skandallarıyla çalkalanan gündemimizde bu işlerin nasıl yapıldığına ışık tutuyor.

MANİPÜLASYON VE ŞİKE
Avrupa merkezli dev bahis şirketleri şike ve manipülasyona karşı her türlü tedbiri almış durumda. Şüphelendikleri maçı anında bahisten kaldırıyorlar. Asyalı şirketlerde ise her şey serbest. İstediğiniz maça, istediğiniz kadar para basabiliyorsunuz.

Bahis ve şike skandallarıyla çalkalanan gündemde herkesin aklında bir soru var; bu çark nasıl dönüyor? Ama bu sorunun cevabı, bilenler için çok kolay, uzaktan seyredenler içinse hayli karışık bir görüntü sunuyor önümüze. Ve bu çarkın nasıl döndüğünü anlamak için, önce “nerelerde bu tür skandallar yaşanmaz?” sorusunu cevaplamak gerekiyor.
Avrupalı büyük bahis şirketleri riske girmez
Avrupa’da yer alan William Hill, BetWin ve Ladbrokes gibi büyük bahis şirketleri, şike ve manipülasyon ihtimallerine karşı önlem almak durumunda kalıyorlar. Bunun sebebi ise, risklerini Reasürans şirketlerine satıp, sermaye piyasalarına kotalı olmaları. Ve bu yüzden riske giremiyorlar. Hal böyle olunca da, ister tek maç ister kombine kupon yapın, size belirli bir kota getiriyorlar. Yani, her ligin risk oranına göre günlük bir “kazanç” limiti koyuyorlar ve riskli ülkelerin limitlerini düşürüyorlar.
Mesela Türkiye ligleri üzerine oynanan kuponların toplam kazanç ihtimali 20 bin sterlini geçemiyor. Bu rakam Premier Lig için 100 bine kadar çıkabiliyor. Fakat yıllar önce yaşanan bir istisna da var. William Hill şirketi, özel bir izinle İngiliz bir işadamının İngiltere-Tunus maçına çok yüksek meblağ yatırmasına olanak sağlamıştı. İşadamına da, bahisi kazandıktan sonra parası çantayla verilmiş ve bu site, İngiliz basınında “çok kazandıran” imajıyla yer almıştı. Bunun başka örneği de görülmedi.
Anormal para yatırılan maç bahse kapatılıyor
Ayrıca, eğer bir maça kısa sürede çok fazla para yatırılıyorsa o maçın oranlarında da marjinal değişmeler yaşanıyor. Ve böyle olunca da, şirket o maçı bahislere kapatıyor. Örneğin, X-Y takımları arasında yapılan ve oranları ev sahibi 2,4; beraberlik 3,0; misafir takım 2,9 olan bir maçta ev sahibine 12 saat içinde toplamda 200 bin TL’lik bahis yatırılmışsa, ev sahibinin oranı doğal olarak 1,3’lere kadar düşebiliyor. Ve bu sıradışı görüntü karşısında, güvenlik önlemi olarak şirket bu maçı tamamen bahislere kapatıyor.
Kısaca bahsettiğim bu işleyiş, Avrupa kaynaklı bahis şirketlerinin usulsüz yollara karışmasını engelliyor. Ama Asya’da durum bambaşka…

ASYA’DA BAHİS TELEFONLA DÖNÜYOR
Nüfusu çok fazla olan ve kumarın büyük rağbet gördüğü Asya’da görüntü inanılmaz boyutlarda. Birinci ve en önemli nokta şu ki, diğer bütün şirketlerde bahisler internet üzerinden ya da bayilerden oynanırken, Asya’da işleyiş farklı.
Asya üzerinden oynayan kişilerin yapması gereken tek şey var; içerideki kredilerini kullanarak ya da güven ortaklığına dayanarak tek bir telefonla maçları söyleyip, oynayacakları miktarı bildiriyorlar. Fakat bu güven ortaklığını sağlamak o kadar kolay da değil. Yani her isteyen arayıp böyle bir işlem yapamıyor. Telefonla oynayabilecek kadar kredi kazanmanın yolunu da, Asyalı şirketlerin diğer ülkelerde yer alan aracıları, menajerleri ya da illegal bahis ofisleri sağlıyor. Telefonla yapılan bahislerde, güven kredisi olan kişi tercihlerini belirttikten sonra, bahis şirketi “Tamam, kazanırsanız şu kadar para elinizde” diyor ve telefon kapatılıyor. Oyuncu, bahsi tutmasa da oynadığı parayı yatırıyor. Çünkü bu kişiler genellikle bu yolu kullanıyor ve güven ortaklığının bozulmasına izin vermek istemiyor. 100 bin Euro’luk kupon yapan kişi, kaybetse bile maçtan sonra parayı havale ediyor.

AVRUPA’DAKİ ÖNLEMLERİN HİÇBİRİ YOK
Avrupa bahis şirketlerinin aldığı önlemlerin hiçbiri Asya’da yok. İstenilen maça, istenen şekilde, istediğiniz miktarda para basabiliyorsunuz. Limit yok. Maçların kapanma olasılığı yok. Hem zaten, bu tür yollarla oynanan bahislerde genellikle “ters sonuçlar” seçiliyor. Çünkü oranları daha yüksek.
Örneğin; ev sahibi takıma 1,4 verilen bir maçta deplasman ekibine 8,0 veriyor şirket. Favori 1. Fakat, büyük çoğunluk kuponuna bu favoriyi yazarken, manipülasyon yapan kişiler deplasman ekibine yatırıyorlar. Ve eğer manipülasyon tutar ve deplasman ekibi kazanırsa, hem bahis oynayan büyük çoğunluk “banko”dan yatıyor hem de şirket büyük pay kazanıyor bu bahisten. Oyuncunun kazancı da aynı oranda fazla oluyor. Yani, temel hatlarıyla; usulsüz bir “kazan-kazan” sistemi.

MANİPÜLASYON NASIL YAPILIYOR?
1- Oyuncu önce örneğin 5 maç seçiyor. Bunların en fazla 2-3 tanesini manipülasyon için ayırıyor. Bahis şirketi de işleyişin farkında ve onların güvendiği de “3 maçın manipüle edilme ihtimali çok düşük” anlayışına dayanıyor. Yani burada bahis şirketi de bir nevi “bahis” oynamış oluyor. Ve oyuncunun verdiği maçlar, belirttiği miktarla sisteme giriliyor.
2- Duruma göre ya bahis şirketinin adamları ya da oyuncu, manipülasyon için seçtiği takımlara aracılar yoluyla yöneliyor. Oyunculara para teklif ediliyor ve anlaşma halinde 2. basamak da tamamlanmış oluyor.
3- Bazen, şike yapacak olan oyuncular da “Bu maçta ilk yarı 2 gol yiyeceğimize ben de 20 bin Euro basıyorum” diyebiliyor. Ve bu durum, asıl bahisçi için tam bir güven ortamı doğuruyor.
4- Futbolcuların hiçbiri maçtan önce 1 lira almıyor. Tıpkı oyuncu ve şirket gibi, bütün ödemeler maçlar sonuçlandıktan sonra yapılıyor.
5-  Eğer manipülasyonlar başarıyla sonuçlanırsa, hem normal oynayan çoğunluğun parası şirkete kalıyor, hem manipüle yapanlar kazanıyor hem de şike yapan futbolcular. Tek kaybeden, sporun güzel ruhuna inananlar oluyor.

ŞİRKETLER KİMİ SEÇER?
Kara para aklayan Asya piyasasında bahis oynanırken manipülasyonu kolay olan belirli noktalar var;
Avrupa’nın 2. sınıf ligleri; Finlandiya, İsveç gibi…
Diğer ülkelerin alt ligleri.
Manipülasyonda kullanılan futbolcular ise ya bir anda zirveden dibe düşmüş ya da kariyeri boyunca hep alt liglerde oynayıp büyük kazanç sağlayamamış kişiler oluyor.
Genellikle manipüle edilecek takımda oynayan kaleci ve defans oyuncuları satın alınıyor. Böylelikle daha az futbolcuyla daha garanti sonuç alınabiliyor.
En çok oran veren, en uç ihtimaller hedeflenir. Örneğin, ilk yarı 1 maç sonucu 2 ya da ilk yarıda +5 gol olur.

1 Yorum : 03.27.10

FUTBOLA ŞİKEYİ BAHİS Mİ KARIŞTIRDI?

Habertürk Gazetesi‘nden Gülen Yıldırımkaya’nın 26 Mart 2010 tarihli haberi: İçlerinde 3 süper lig takımının oyuncularının ve teknik adamlarının da bulunduğu dev şike operasyonu, “Futbola bahis girdi, şike arttı” iddialarını yeniden alevlendirdi.

Bundan birkaç yıl önce Trabzonspor ve Milli Takım’ın yıldızı Gökdeniz Karadeniz’in de adının karıştığı bahis şikesi skandalının tozu tam olarak kalkmamışken bugün yaşanan operasyon, “Bahis ve Şike” ilişkisini yeniden gündemimize taşıdı. Türkiye’de şikenin cezasının olmamasının bu tür olayların tekrarlanmasını tetiklediği de iddia ediliyor.

Gerek tribün şiddetini gerekse bu tür şike-teşvik primi gibi futbolun etik değerlerini sarsan girişimleri azaltması beklenen Sporda Şiddet Yasası’nın Meclis’te beklemesi ve bir türlü yasalaşmaması da bir başka tartışma konusu.

Türkiye’de de 2.8 milyar dolarlık bir hacme ulaşan bahis sektörü, şikeyi cazip kılan bir başka unsur olabilir mi? Peki şike bahisin neresinde? Bahis olmasa şike biter mi? Sporun ruhuna aykırı şike lekesi nasıl tam anlamıyla temizlenir?

Konunun uzmanlarına sorduk. İşte farklı görüşler…

“İDDAA ÇIKTI MERTLİK BOZULDU. BAHİS FUTBOLUN EN BÜYÜK DÜŞMANI ARTIK”
ESKİ MİLLİ FUTBOLCU/NTV SPOR YORUMCUSU RIDVAN DİLMEN:

Futbolun en büyük düşmanı İddaa. İddaa çıktı mertlik bozuldu, bırakın maddiyatı taraf olmak bitti. Türkiye-Belçika maçı vardı, Belçika ile oynadığımız son maçtı. Bosna garantiledi. Radyoya kim bağlandıysa Belçika’ya oynadık diyor. Bu futbola girdi. Bu da futbolun en büyük problemidir. Şike operasyonunda gözaltına alınan oldu. Onların bu konuyla ilgisi olduğunu sanmıyorum. ortalıkta dolaşan insanların, Spor-Toto oynayanların üzerinden rant kazanmak isteyen kötü insanların rolü var burada. Bir sporcunun babam mezardan çıksa ve “Aman şu maçı yapın” dese de böyle bir şey yapacaklarını sanmıyorum. Şikeyi yaptıracak bir güç yok sporculara. Ama “Şu maçı bağladık” diyen insanlar vardı. Rant peşinde koşan insanlar var. Sporcuların bu kadar ulu orta, daha bir şey belli olmadan medyanın önüne atılması da beni rahatsız etti. Hata yapanlar da vardır belki. Bu işin büyük, küçük kulübü yok. Spor ahlakıyla ilgili bir şey sonuçta.
 
“ŞİKE ESKİDEN DE VARDI, BAHİSLE BOYUT DEĞİŞTİRDİ”
GAZETE HABERTÜRK İDDAA EDİTÖRÜ OZAN GERMAN:

Eskiden şike farklıydı. Bir takım şampiyon olmak yahut düşmemek için rakip takımdaki futbolculara para ya da başka şey vaat ediyordu. Veya kendilerini ilgilendiren bir başka karşılaşma için teşvik primi gönderiyordu. Şimdiki durum çok farklı. Üçüncü kişilerin olaya dahil olmasıyla direkt para kazanmak için yapılıyor. Bahis olmasa şike en azından doğrudan para kazanmak için yapılmaz. İddaa Risk Yönetimi ince eleyip sık dokuyarak Türkiye-’nin alt iglerinden bazı maçları programa dahil ediyor. Şimdi bu takımlarda aylık 500 TL’ye oynayan bazı futbolcuları düşünün, özellikle de art niyetli olanlarını…
Kimsenin pek umursamadığı bu karşılaşmada, birtakım insanların da yönlendirmesiyle mücadeleyi istediği şekilde bitirip aylık kazancının 100 misli fazlasını alabilir. Bunu İddaa’da yapması zor, çünkü yanına 3 maç daha eklemesi gerekiyor. Ancak illegal bahis sitelerinde, özellikle de Asya (Filipinler, Çin gibi) kaynaklı şirketler Türkiye 3. Ligi’ne bile canlı oyun oynatıyor. Bahsi Türkiye’de yasaklasanız bile bahis oynayanları engelleyemezssiniz.
 
“BU KADAR PARANIN DÖNDÜĞÜ YERDE ŞİKE KAÇINILMAZ”
GAZETE HABERTÜRK SPOR YAZARI TAHİR KUM:

Şike, bahis ve teşvik dünya futbol arenasında doğru dürüst yönetilmeyen, çarpıklıkların olduğu Arjantin, Paraguay gibi ülkelerde ortaya çıkar. Son yıllarda şike-bahis olaylarının sık sık gündeme gelmesi Türkiye’de de futbolun iyi yönetilemediğini gösterir. Bugün neden İspanya- ’da, İtalya’da, İngiltere’de, Almanya’da bu denli teşvik/bahis olayları yok? Bahisin şikeyi büyük ölçüde etkilediği bir gerçek. Geçen sene Türkiye’de oynanan bahisin cirosu 2.8 milyar dolar. Bu kadar paranın döndüğü yerde zaten şike kaçınılmaz. Bugün şike suç değil ama yeni yasayla olacak.
Yasa da çıksa ceza kanunu gereği şike suç sayılmadığı için hakkında dava açılanlar şike suçundan değil çıkar amaçlı suç örgütü oluşturmak ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından yargılanacaklar.
Yeni kanuna eklenen madde, şikeye 5-10 yıl arasında hapis cezası öngörüyor, bahis olursa bu oran %50 artıyor, ceza 18 yıla çıkıyor.

“FUTBOL BİR RANT HALİNE GELDİ RAKAMLAR BAŞ DÖNDÜRÜCÜ”
Eski MİLLİ FUTBOLCU / SPOR YORUMCUSU HAKAN ŞÜKÜR:

Futbol, İddaa ile duyguların köreldiği bir ortama gitti. Değerler noktasında birçok kaybettiğimiz şey oldu. İnsan fıtratı birçok şeye müsait, gözünün önüne gelen şeylerle zaman zaman da zorlanabilir. Gözaltına alınan kardeşlerimizin de ben gözümün önünde böyle bir şey yapsalar inanmam. İsminiz karışabilir. Dünya futbolunda da takımlar büyük işadamları tarafından satın alınabiliyor. Artık çok büyük bir rant haline geldi futbol. Maalesef, üzülerek söylüyorum rant spora yansımış durumda. Başka yerlerde başka şeyler de oluyor. Birkaç sene önce Gökdeniz ile ilgili böyle bir şey yaşanmıştı. Spor Bakanlığımız umuyorum cezai müeyyideler  çıkaracaktır. Zararın neresinden dönülse kârdır. Eğer yapılıyorsa toplum düşünülmelidir. Dönen rakamlar baş döndürücü.
 
“BAHİS ŞİKEYİ ORTAYA ÇIKARMAYA SUÇLULARI YAKALAMAYA YARADI”
VATAN GAZETESİ SPOR YAZARI TAYFUN BAYINDIR:

Futbola şikeyi bahis karıştırmadı. Türkiye’de de, dünyanın futbol oynanan tüm ülkelerinde de şike vardır. Şikenin de çeşitleri vardır. Hatır şikesi ki bu en çok bilinen, görülen şike türüdür. Bir diğeri de sözlükteki anlamıyla bildiğiniz şikedir. Türkiye’de bildiğiniz somut delil hiçbir zaman bulunmamıştır. Verilen ender kararlar da kanaate dayalıdır. Şu anda ise, yasadışı bahis yoluyla şikeye organize suç üzerinden ceza verme ihtimali doğmuştur. Ve bu bir milattır. Günümüz teknolojisinden bakarsak bahisin şikeyi ortaya çıkardığını ve yakalanmasında işe yaradığını söyleyebiliriz. Bahis olmasa şike kesinlikle bitmez. En ağır cezaları koysanız bile ekonomisinin bu kadar yüksek olduğu futbolda bir şekilde şikeye tenezzül edenler olacaktır. En azından hatır şikesinin yani futbolcuların kendi aralarında çıkar gözetmeden, arkadaşlık ilişkileri için yapılan şikenin önüne geçmek mümkün değildir.
 
“BAHİSLE İLGİSİ YOK, ŞİKE BEN FUTBOLA BAŞLADIĞIMDA DA VARDI”
ESKİ HAKEM / HÜRRİYET GAZETESİ SPOR YAZARI ERMAN TOROĞLU:

Ben futbola başladığımda da şike vardı. Şikenin bitmesi de imkânsız bir şey. Ancak şike yapan yakalandığı zaman ağır cezalar alırsa o zaman engellenebilir bu olaylar. Ağır cezadan kastım da para cezası değil, hapis cezasının verilmesidir. Şike yapan kişi yakalandığı zaman eğer hapis cezası alırsa, bundan sonra da kimse yapmaz, bu da engellenir. Bahis oyunlarının şikeyi artırdığını sanmıyorum ama paranın olduğu her yerde de şike vardır mutlaka bunu unutmayın.
 
“ŞİKE BAHİSTEN ÖNCE DE VARDI”
TFF ESKİ HUKUK DANIŞMANI / AVUKAT KEMAL KAPULLUOĞLU:

Bu konu hakkında çok fazla bir şey söyleyemeyeceğim çünkü konu savcılık aşamasında ve suçlananların arasında benim müvekkillerim de var. Futbolda şike bahis yaratmadığına göre yani İddaa gibi bahis oyunları olmadan önce de şike var olduğuna göre, futbola şikeyi bahis soktu diyemeyiz. Yani bahis olmadan da şike olur. Ama bu gibi oyunlar yeni bir versiyon getirdi. Şikenin çok farklı versiyonları var. Hakem şikesi, taraf şikesi, hatır şikesi vardır. Şimdi bir de bahis şikesi eklendi. Bahis şikeyi biraz olsun artırdı ama bahis olmasaydı şike olmazdı diye bir şey de söyleyemeyiz.

0 Yorum : 03.26.10

Sonraki Sayfa »