ZEYTİNBURNUSPOR’DAN REHA MUHTAR’IN ŞİKE İDDİALARINA TEPKİ

CHA‘nın 15 Aralık 2009 tarihli haberi: Zeytinburnu Spor Kulübü Başkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Kanal Türk Televizyonu’nda yayınlanan Son Kale programında konuşan Reha Muhtar ve Şaban Arslan’a tepki gösterildi.

Kulüpten Zeytinburnu Spor Kulübü Yönetim kurulu adına Başkan Ünal Tombulel imzasıyla yapılan açıklamada, ‘’14 Aralık Pazartesi akşamı Kanal Türk Televizyonu’nda Serhat Ulueren’in sunmuş olduğu Son Kale spor programında yorumcuları Reha Muhtar ve Sabah gazetesi Haber Koordinatörü Şaban Arslan’ın sokak takımları adıyla zikrettiği takımlar, geçmiş yıllara bakıldığında bir çoğu Türkiye Futbol Federasyonu’nun Birinci Ligi’nde mücadele etmiş, Avrupa arenalarında ülkemizi temsil etmiş güzide kulüpleri olan profesyonel takımlardır.'’ denildi.

Bahis ve şike konularında yetkililerin her hangi bir açıklama yapmamasına rağmen, basın mensuplarının Zeytinburnu Spor Kulübü’nü zan altında bırakacak beyanlarda bulunmasının doğru olmadığının belirtildiği açıklamada şöyle denildi;

‘’İddiaa da kurulmuş maçlarla ilgili yapılan yorumlarda ise karar aşamasındaki yetkili kurumların resmi belgeli bir açıklama yapmamalarına rağmen yorumcuların Türk spor kamuoyu önünde Zeytinburnu Spor Kulübü’müzün adını rencide edici şekilde kullanmış olmaları sebebi ile tarafımıza doğan cevap hakkını kullanmak üzere adı geçen programa telefonla bağlanmak istememize rağmen program yapımcıları tarafından programa bağlanmamaları tarafımızca bu TV kanalı, program yapımcısı, sunucusu ve yorumcuları hakkında kanuni haklarımızı sonuna kadar kullanarak suç duyurusunda bulunacağımızı sonuna kadar kullanarak suç duyurusunda bulunacağımızı ve bu kişileri şiddetle kınadığımızı bütün kamuoyuna duyururuz.'’

0 Yorum : 12.16.09

BAHİSÇİLER BÖYLE GOL YEMEDİ

Hürriyet Gazetesi’nin 30 Kasım 2009 tarihli haberi: Maçtan önce K.Maraşsporlu 12 futbolcu şehri terkedince bütün bahisçiler Malatya’nın galibiyetine oynadı. İddaa yönetimi de maçı tahtadan çıkardı. Fakat karşılaşmayı K.Maraş 4-0 kazanınca hem bahisçiler hem İddaa zarar etti.

NE bahisçiler, ne de İddaa böyle gol yedi! TFF 2. Lig 4. Grup’ta dün oynanan Kahramanmaraşspor-Malatyaspor maçından önce yaşanan olaylar ve sahada ortaya çıkan skor hem İddaa yönetimini hem de bu karşılaşmaya bahis oynayanları terse yatırdı.

İnanılması güç olaylar zinciri Kahramanmaraşspor’un 12 futbolcusunun, paralarını alamadıkları gerekçesiyle perşembe günü şehri terketmesiyle başladı. Kırmızı beyazlı ekibin mecburen sahaya PAF takım takviyeli bir kadroyla çıkacağını öğrenen binlerce bahissever kuponlarına bu maçı alıp, 1’e 3.90 oran veren Malatyaspor galibiyetine oynamaya başladı. Bu karşılaşmaya ve özellikle de sarı kırmızılı takımın galibiyeti için yatırılan paralar, daha önceden belirlenen sınırı aşınca İddaa yönetimi, maçın oranlarında değişiklik yapıp Malatyaspor’un galibiyetine verilen oranını 2.60’a çekti. Buna rağmen bahisçiler sarı kırmızılı takıma oynamaya devam edince İddaa yönetimi ‘dengeler tamamen değişti’ gerekçesiyle karşılaşmayı dün sabah tahtadan çıkardı.

Fakat Kahramanmaraş Hanefi Mahçiçek Stadı’nda oynanan karşılaşma herkes için sürpriz bir skorla bitti; sahaya 5’i PAF takımdan toplam 12 futbolcuyla çıkabilen Kahramanmaraşspor, rakibini 4-0 mağlup etti.

Eğer bu maç tahtadan çıkmasaydı, Kahramanmaraşspor’un sürpriz galibiyetinden dolayı binlerce kupon tutmamış olacağı için, sistem oynayanlar hariç o kuponlara yatırılan paraların tamamı İddaa’ya kalacaktı. İddaa böylelikle en iyimser tahminle milyonlarca lira zarar etmiş oldu.Bu arada, Kahramanmaraşspor-Malatyaspor maçının bu sezon İddaa tahtasından çıkarılan ilk futbol karşılaşması olduğu belirtildi.

Bahis şikesi yok tertemiz bir maçtı
MALATYASPOR Kaptanı Alper Akıcı, Kahramanmaraşspor ile oynadıkları maçta bahis şikesi gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını söyledi. Akıcı, “Bizim durumumuz da Kahramanmaraşspor’dan farklı değil. Parasızlık bizde de büyük sorun. Transfer yapamadık. Futbolcularımızın çoğu PAF takımından alındı. Maraş’ta iki golü duran toptan yedik, daha sonra bir gol atalım derken üçüncüyü yedik ve dağıldık” dedi.

Yedek kaleci forvet oynadı
KAHRAMANMARAŞSPOR Başkanı Muhammet Günkut, Malatyaspor maçından sonra yaptığı açıklamada, “Giden futbolcuların çoğunluğu ilk 11’de oynuyordu.Takımdan 12 futbolcu ayrılınca PAF takımdan 5 futbolcuyu A takıma aldık. Yedek kulübemizde 2’si kaleci toplam 3 futbolcumuz görev aldı ve Serdar da oyunun son bölümünde forvet olarak oyuna girdi” dedi.

0 Yorum : 12.3.09

ORGANİZE İŞLER BUNLAR

Milliyet Gazetesi’nden Cemal Ersen’in 08 Nisan 2009 tarihli haberi: Federasyon ile İddaa’nın ortak çalışması sonucu ortaya çıkarılan bahis kurgusundan 4 milyon liralık kazanç elde edilmesinin planlandığı saptandı. 2.5 aylık soruşturma daha da derinleştirilirken, söz konusu kulüplerin kuponlarda yer alamayacağı bildirildi.

Futbol Federasyonu ve İddaa şirketi arasındaki “Bilgi Paylaşım Anlaşması” 4 milyon TL’lik bir bahis kurgusunu ortaya çıkardı.

3. Lig klasman gruplarında 24-25 Aralık 2008’de oynanan üç maç üzerine yüklü miktarda bahis oynandığının saptanması ve bu karşılaşmaların İddaa’dan çıkarılmasıyla başlatılan soruşturma, 400 milyon liralık oyun karşılığı 4 milyon liralık kazanç sağlama operasyonun saptanmasına yol açtı.
Torbalı-Mustafa Kemalpaşa, Bulancak-Ünye ve Ceyhan-Batman Petrol maçlarından oluşan kuponlara 60 bin liralık bahis oynanması, İddaa’nın dikkatini çekince durum Futbol Federasyonu’na bildirildi. Şirket 340 bin liralık daha oynanmak istenen kuponları geri çevirip tahtayı kapattı. Oynanan kuponlar Torbalı, Bulancak ve Ünyespor’un galibiyeti üzerine kurgulandı. Maçlar Torbalı’nın 2-0, Bulancak ve Ceyhan’ın 1-0’lık üstünlükleriyle sona erdi.

Şike Tahkik göreve
Federasyon ve İddaa arasındaki bilgi paylaşımından sonra “müsabaka sonucunu etkileme” kuşkusuyla Şike Tahkik Kurulu oluşturulması kararlaştırıldı. Kurul 2.5 ay süren incelemesi sırasında söz konusu maçların hakem, temsilci ve gözlemcileriyle aralarında kulüp başkanları, teknik direktörler ve futbolculardan oluşan 39 kişinin ifadesini aldı.

Kurul ilk olarak Torbalı- M.Kemalpaşa maçının hakemi Kemal Altınpınar, dördüncü hakemi İzzet Balaban, temsilcisi Necmi Hastürk ve gözlemcisi Aslan Kalkavan’ı dinledi. Ardından Ceyhanspor karşılaşmasının hakemi Hakan Tezcan, dördüncü hakemi Deniz Gültekin, gözlemcisi Ayhan Kılıç, Bulancak-Ünye müsabakasının hakemi Hüseyin Yıldırım ve Ali Karaoğlu’nun görüşleri alındı.

Kulüp başkanları R.T, M.B, M.A, yöneticiler İ.Y, N.B, ve M.O’nun yanı sıra teknik direktörler N.A ile Ç.Ç İstanbul’a çağrılarak ifadelerine başvuruldu. Ceyhanlı futbolcular G.K, L.A ve B.A, M.Kemalpaşalı oyuncular, K.T, T.T, G.T,  M.E.K, H.C, T.K, M.E, Ü.B, İ.K, A.F.A, O.A ve F.T, Ünyeli S.O, E.B, O.D, S.B, R.E, F.A ile İ.A söz konusu maçların sonuçlarıyla ilgili olarak çapraz sorguya alındı.

Şike Tahkik Kurulu, federasyona, “Elimizde somut delil yok, ancak bu maçların kurgulandığı üzerine ciddi şüphelerimiz var” diye bir rapor verdikten sonra, dosya Disiplin Kurulu’na sevk edilerek soruşturmanın derinleştirilmesi kararlaştırıldı.

Bad-Fair devreye giriyor
Soruşturma tamamlanıncaya kadar bahis iddiasına adı karışan 6 kulübün, İddaa kuponlarında yer almayacağı ve önemli gelir kaybına uğrayacağı öğrenilirken, Futbol Federasyonu’nun FIFA ile bilgi paylaşım anlaşması olan Bad-Fair isimli uluslararası bahis şirketiyle işbirliği yapacağı bildirildi. Gürcistan, Arnavutluk, Bulgaristan gibi ülkelerde yasa dışı organize bahis kurgusu yapıldığı duyumları üzerine Bad-Fair şirketinin Avrupa temsilcisiyle İstanbul’da biraraya gelen federasyon yetkilileri, Türkiye liglerinde oynanan maçlar üzerine dünyanın herhangi bir ülkesinde oyun oynanması durumunda manipülasyondan anında haberdar olacak.

Yasal boşluk var
TBMM’de bekleyen yeni futbol yasasından “bahis ve şikeye” ağır yaptırımlar getiren maddenin çıkarılmasından sonra federasyon, söz konusu üç maçın sonucunu etkileme kararı verse bile, ilgili kulüp ve şahıslara en fazla küme düşme ve hak mahrumiyeti cezası verebilecek. Şike ve Bahis eylemi Türk Ceza Kanunu kapsamına alındığı takdirde savcılıklar harekete geçerek, yönetici, teknik adam veya futbolcuları teknik takibe alabilecek, banka hesaplarını kontrol edilebilecek ve 5 yıla kadar hapis cezası verilebilecek.

5 Yorum : 04.8.09

EYVAH, YİNE Mİ ŞİKE?

Fanatik Gazetesi’nin 07 Nisan 2009 tarihli haberi: Futbol Federasyonu, Bulancak-Ünye, Ceyhan-Batman Petrol ve Torbalı-M.Kemalpaşa maçlarını incelemeye alıp, kulüpler ve yöneticilerini PFDK´ya sevk etme karar aldı.

Fubol Federasyonu Yönetim Kurulu dün şike iddiaları için toplandı… Şike Tahkik Kurulu’ndan gelen raporları inceleyen federasyon, 3 karşılaşmayla ilgili kulüp ve ismi açıklanmayan yöneticileri PFDK’ya sevk etme kararı aldı. Futbol Disiplin Talimatı’nın 44. maddesi uyarınca Bulancak-Ünye, Ceyhan-Batman Petrol ve Torbalı-M.Kemalpaşa maçlarında, “Müsabaka sonucunu etkileme” eylemine teşebbüste bulunulduğu belirtildi. Federasyon ayrıca 2007-2008 sezonunda Ceyhan-Mezitli maçıyla ile ilgili iddiaları da incelemek üzere Şike Tahkik Kurulu’nun oluşturulması kararlaştırırken, hakem tarafından tatil ilan edilen Kilis Belediye-Batman Petrol 3.Lig müsabakasının 4-0 konuk takım lehine tescil etti.

3 Yorum : 04.7.09

VAR MI, RÖTARLI MI, YOK MU?

Türkiye Gazetesi’nden Öcal Uluç’un 21 Şubat 2009 tarihli köşe yazısı: “Türkiye’de Futbol Federasyonu var mı” sorusuna, herkesin vereceği “tek” cevap vardır; “Olmaz mı, elbette var!..”
“Var da, nasıl var?..”
“Rötarlı Futbol Federasyonu var!..”
Neden, “rötarlı?..”
“Uykudan uyanıp, karar verene ve uygulamaya başlayana kadar, nerede ise ‘karar verilecek olay’ unutuluyor da ondan!..”
Kaç defa yazıp geldim; “Alt liglerde ‘anlaşmalı maçlar oynandı’ uyarısıyla İDDAA Şirketi’nin Federasyonu uyardığını, maçların ‘şirketin önceden belirttiği şekilde sonuçlandığını’ ve Federasyon’nun hâlâ ve hâlâ bir açıklama bile yapmadığını!..”
Bir gazetede çıkan “küçük bir haberden öğreniyoruz” ki; Futbol Federasyonu “nihayet” ve “iki ay sonra” bir Futbol Şike Tahkik Komisyonu kurabilmiş ve dosyayı o kurula teslim etmiş; günaydıııınn!..
Eh, “iki yılda da karar verilir” ve bu arada da “anlaşmalı maçlar oynanmışsa”, bunu yapanlar arasında mesela “yöneticiler varsa, antrenörler varsa, futbolcular varsa”, onlar da “iki yıl daha” yöneticilik, antrenörlük, futbolculuk yapmaya devam ederler; tıpkı “rötarlı federasyon yüzünden” bugün yapmaya devam ettikleri gibi!..
Aslında, “bazı olaylarda” Federasyon “rötarlı olarak bile” yok; yani yok!..
“Görmedim, duymadım, hiçbir şey yapmıyorum” üçlemesini oynuyor!..
Günlerdir gazetelerde haber üstüne haber:
“Fenerbahçe, sezon sonunda serbest kalacak gencecik Abdülkadir Kayalı için Ankaragücü’ne 1.1 milyon euro ödüyor, (Sezon sonunda alsa, sadece 120 bin euro yetiştiricilik primi ödeyecek) ama mukavelesi devam eden ve de ocak transferinin gözdeleri arasında olan Gökhan Emreciksin için metelik ödemiyor.”
Dahası, “Boluspor Başkanı çıkıyor, ‘Gökhan’ın başka bir kulübe transferinde, Ankaragücü ile yaptığımız anlaşma gereğince Boluspor’a ödenmesi gereken bir pay vardı, bu payın ödenmemesi için her türlü oyun oynandı. Gökhan Fenerbahçe’ye bedava gitmiş gibi gösterildi. Fenerbahçe bize 200 bin dolar sus payı teklif etti, reddettik. Bu işin peşini bırakmayacağız” diyor.
Gökhan’ın “yeni kulübü adına lisansını veren” Futbol Federasyonu ise, “haberleri okumuyor, açıklamaları duymuyor” ve de “seyrediyor!..”
Ya “rötarlı federasyon” unvanını lekelememek için bekliyor ya da “büyüklere karşı” bir çok olayda olduğu gibi, “yokları” oynuyor!..
Ve de mesela, “Alex’in, Maldonado’nun ve de Güiza’nın transferlerinde neden Uruguay’ın ikinci ligindeki bir kulübüne onca milyon euroların ödendiğine dair” bunca haber yapılmasına, bunca kıyametin kopmasına rağmen, İspanya’da da, Pandispanya’da da “milyon eurolar buharlaşmış, milyonlarca euro vergi kaçırılmış” iddialarıyla Juan Figer adlı futbolcu komisyoncusu ile “bazı” kulüpler hedef hâline getirilmişken de, bizim “rötarlı” Futbol Federasyonumuzun yetkilileri “görmüyor, duymuyor” ve “bu olaylar Türkiye’de oynayan bazı futbolcukları ve onları transfer eden bazı kulüpleri hiç ilgilendirmiyormuşçasına” ilgilenmiyor!..
Benim federasyonum var da, “yok gibi”, bazen “rötarlı” da olsa var, bazen “rötarlı olarak bile” yok.
Sevsinler, böyle federasyonu!..

1 Yorum : 02.21.09

ŞİKE VAR SES SEDA YOK!

Türkiye Gazetesi’nden Öcal Uluç’un 31 Ocak 2009 tarihli köşe yazısı: Kimse ilgilenmiyor, kimse “Ne olmuş, ne oluyor, ne olacak” diye sormuyor!.. “Futbol üzerine bahis” ile ilgili olarak Dünya’nın dört bir yanından zaman zaman gazetelere ve TV ekranlarına akseden “pis kokulu maç” örnekleri Türkiye’de de var ama kimin umurunda?..

İDDAA, “alt liglerden 3 maç için” Futbol Federasyonu’nu uyarmış; “Biz durumu farkedince bahis tahtamızda bu maçları kapattık, sizler de tedbir alın, maçlar şu şu şu sonuçlarla bitecek, bu maçları oynatmayın!..”

Maçlar oynanmış, “İDDAA farkedene kadar oynanan bahislerin karşılıkları ödenmiş”, bu arada Futbol Federasyonu da bakmış ki; “maçların sonuçları aynen İDDAA’nın bir gün önce kendilerine bildirdiği gibi, maçları oynayan takımları Şike Tahkik Komisyonu’na havale etmiş”; şimdi “Şike Tahkik Komisyonu olayı soruşturuyor”; soruşturuyor da “Kulüpler Birliği” ne yapıyor, benim “anlı” ve de “şanlı” medyam ne yapıyor?..

Bu konuda spor medyamızda “doğru dürüst bir haber okuyan” var mı; “sonuçları bir gün önceden bilinen maçları oynayan” takımları bilen, duyan var mı?..
Şike komisyonunda “neler oluyor” bilen, duyan var mı?..

“Sonuçları bir gün öncesinden bilinen” maçlarda “baş rol” oyuncularının “yöneticiler mi, teknik adamlar mı, futbolcular mı” olduğunu araştırıp, soruşturan bir spor yazarı var mı?..
“Eğer bu olaylar doğru” ve de eğer maçların sonuçlarını “bir gün önceden bilinir hâle getirenler futbolcular” ise, bu futbolcuların “liglerde hâlâ nasıl oynatıldıklarını” Futbol Federasyonu’na soran var mı?..

Yoksa, “bu olay” da, “Gökdeniz Olayı” gibi geçiştirilecek mi?..
“Öne çıkarılan” özelliği “temizlik ve dürüstlük” olan Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener’in, sporun “şiddet ve dopingle beraber en büyük suçu sayılan” şike konuşunda, “anlaşmalı maçlar” konusunda “bu kadar sessiz ve pasif kalmasındaki sebebi” anlayamıyorum!..

Bu konuyu tartışırken bir arkadaşımız espri yaptı:
“Esip gürlemek için herhalde Kulüpler Birliği Başkanı Aziz Yıldırım’dan izin bekliyordur!..”
Üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken “kara” bir mizah!..
Sevgili başkanımız Özgener de “uzaktan nasıl göründüğünü” ve “neden böyle göründüğünü” iyi düşünmelidir!..

1 Yorum : 01.31.09

ÜÇ MAÇTA KURGU MU VARDI?

Sabah Gazetesi’nin 26 Ocak 2009 tarihli haberi: 2008 sonunda üç tane 3. Lig maçı İddaa’da şüpheli bulundu. TFF’ye maçlardan önce telefonla, sonra da yazıyla bildirilen olay bir ayı geçen sürede çözülemedi..

Anadolu Ajansı, dün Kocaeli’den Adem Dikmen’in İddaa’dan kazandığı 2 bin 500 TL ikramiyeyi bir aydır alamadığına dair bir haber geçti. Haberde 25 Aralık’taki Ceyhan-Batman Petrol maçında (Konuk ekip 1-0 kazandı) şaibe olduğu için bayilerin ödeme yapmadığı öne sürüldü ve bir İddaa bayisinin söz konusu maçın sonucu hakkında şüpheli durum olduğu bildirildi.

SABAH, konuyu araştırdı ve şu bilgilere ulaştı. TFF’ye 26 Aralık tarihinde İddaa’dan resmi yazıyla şu bilgi verildi: “25 Aralık’taki Ceyhan-Batman Petrol 3. Lig maçı 24 Aralık’ta 12:02′de, aynı tarihli Bulancak- Ünye 3. Lig maçı ise 13:01′de, belli bayilerden riskli ve şüpheli oyunlar geldiği için kapatılmıştır. Bu iki maç ile kombine edilerek oynanan 24 Aralık’taki Torbalı-M.Kemalpaşa 3. Lig maçında da şüpheli durum olduğu görülmektedir.” Her üç maçın da yer aldığı kombinasyona İngiltere’den banko görülen bir maç eklenerek asgari maç sayısı olan dörde ulaşıldı. Bu maçlar sadece birkaç bayiden oynandı ve alışılmışın dışında yüksek tutarlı bahisler yatırıldı.

İddaa’dan söz konusu maçlarla ilgili federasyona 24 Aralık’ta telefonla bilgi verildi ve 26 Aralık’ta da TFF’ye resmi yazı yollandı. İddaa’dan dün yapılan açıklamada, “Türk sporu ve futbolumuzun en büyük destekçilerinden biri olarak, futbolda etik değerlerin korunması için üzerimize düşen görevi yapmaya devam edeceğimizi belirtmek istiyoruz” ifadesine yer verildi. Futbolseverler ve bahisçiler bir ayı aşkın süre geçmesine rağmen gelişme yaşanmayan bu olayın bir an önce çözüme kavuşturulmasını bekliyor.

13 Yorum : 01.26.09

‘İDDAA İLE TÜRK FUTBOLU KAZANIYOR’ MU? KAYBEDİYOR MU?

9 Mart 2008′de oynanan TFF 1. Lig karşılaşmasında İstanbulspor’u sahasında 5-0 yenen Gaziantep Belediyespor’a İddaa’da yüklü miktarda bahis oynanmış olacak ki dönemin İddaa Genel Koordinatörü Prof. Dr. Oğuz Manas, Sabah Gazetesi‘ne “İstanbulspor bizi, lige ciddiyetle devam edeceğine inandıramazsa bu hafta olduğu gibi kalan maçlarını da İddaa programına almayız. Maç başına 60 bin YTL gelirden mahrum kalırlar” şeklinde bir açıklamada bulunmuştu. Gelen yüklü bahisler nedeniyle Gaziantep Belediyespor maçı programdan çıkartılan İstanbulspor’un takip eden 2 karşılaşması da programda yer almamıştı.

Sabah Gazetesi’nin haberini yorumlayan Erdener Oflas’ın 26 Mart 2008′de verdiği bilgiye göre İddaa’nın mağdur olduğu şikeyi açık bir dille ifade eden İddaa Genel Koordinatörü Prof. Dr. Oğuz Manas, açıklamasından 2 gün sonra İddaa’nın işletici firması olan İnteltek’den kovuldu.

Dönemin İstanbulspor Başkanı Ömer Sarıalioğlu da yaptığı açıklamalar ile sözkonusu şikeyi doğrulamıştı. Başkan, futbolcuları Alişen Kandil ve Hakan Korkmaz’dan şikayetçi olacaklarını ve durumu federasyona taşıyacaklarını belirtmişti.

15 Ağustos 2008 tarihli Hürriyet Gazetesi haberine göre ise: Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu aldığı kararla, 2007-2008 sezonunda Gaziantep Belediyespor’un, İstanbulspor’u deplasmanda 5-0 kazandığı maçın dosyası karara bağlanırken, İstanbulsporlu Hakan ve Alişen suçlu bulundu. Alınan karar uyarınca futbolcular Hakan Korkmaz ve Alişen Kandil ‘müsaba sonucunu etkilemeye yönelik eylemleri nedeniyle’ 1′er yıl resmi müsabakalardan men ve 20.000′er YTL para cezasına çarptırıldırlar.

PFDK’nın aldığı bu karar ile her fırsatta ‘İddaa ile Türk Futbolu kazanıyor’ sloganı ile bangır bangır reklam yapan İddaa’nın aynı zamanda Türk Futboluna zarar verebileceği de resmi boyut kazanmış oldu. Yetkililere sorum şu: Eğer İddaa diye bir bahis şirketi olmasaydı ya da İddaa her bahis şirketinin uyması gereken ‘Sorumlu Oyun’ kriterlerine riayet gösteriyor olsaydı bu şike olayı yaşanır mıydı?

İddaa’yı işleten ve iştirakçilerin kazanması riskini üstüne alan şirket İnteltek’in, İstanbulsporlu futbolcuların yaptığı şikeden bu kadar rahatsız olması ve karşılaşmanın bahis programından çıkarılması şikeden oluşan mağduriyetlerinin en açık göstergesi.

Saygınlığı tartışılmayacak Prof. Dr. Oğuz Manas’ın aynı tarihlerde şirketle ilişkisinin kesilmesi, İnteltek’in Oğuz Hoca’nın İddaa ile şikenin yanyana yer aldığı açıklamalarından rahatsız olma ihtimalini akıllara getiriyor.

Sözkonusu tarihte İstanbulspor’un ve Gaziantep Belediyespor’un ligde gerçekçi bir iddiasının kalmaması da şikenin bahis eksenli gelişebileceğine dair önemli bir gösterge. 

İddaa’nın Türk Futbolu’nda şikeye kaynaklık edebilmesinin önünü açabilecek nedenler şu şekilde:

1- Bahislerin üst limitlerinin bulunmaması. Her iştirakçi istediği kadar bahis yatırabiliyor. Bahisler yatırıldıktan sonra, şüpheli hallerin tespit edilmesi durumunda İddaa Risk Yönetim Merkezi tarafından karşılaşmalar programdan çıkartılarak önlem alınıyor. Yani yüklü miktarda bahis oynanmamasına yönelik önlemler bahisler oynanmadan önce değil, oynandıktan sonra alınıyor. Bahislere miktar üst limiti getirilerek önlemler bahisler yatırılmadan önce alınmalı.

2- Bahislerin kim tarafından oynandığının bilinmemesi. İddaa kuponları yatırılırken TC Kimlik Numarası veya benzeri bir şekilde kimlik tespiti yapılmaması İstanbulspor olayında futbolcular ceza alırken bahisleri yatıranların bulunamamasına ve cezasız kalmasına yol açıyor. TCKN doğrulaması olmaması 18 yaşından küçüklerin bahis yapamaması ve yüksek kayıplar yaşayan bahisçilerin rehabilite edilmesi uygulamalarının da önünü kesiyor.

3- Küçük ölçekli karşılaşmalara bahisler açılması. İddaa yetkilileri özellikle programın kısır olduğu dönemlerde Türkiye 3. Futbol Ligi dahil olmak üzere çok küçük ölçekli karşılaşmalara bahis oynatıyor. Bu durum, programın küçüklüğüne göre bizzat İddaa’nın veya bir İddaa Bayii olan Bilyoner.com’un organize ettiği turnuvalara bahis oynanmasına dek varabiliyor. Dünyada emsali görülmemiş bir şekilde hem turnuva organize edip, hem de o turnuvaya limitsiz bahisler açan bahis şirketi İddaa, açtığı bu bahislerle sonucunun saha içinde hiçbir önemi olmayan hazırlık karşılaşmalarına saha dışında önem unsuru yaratmış oluyor.

İddaa’nın kamuoyunu ‘İddaa ile Türk Futbolunun kazandığına’ inandırması için aktardığı kaynakları gözümüze sokması değil yukarıdaki önlemleri alması gerekmektedir. Sözkonusu önlemler alınmadan açıklanan her bahis programı Türk Futbolu’nda şikeye açık bir davetiyedir.

Selim Pusat

Not: Bu yazı Bahismedya.com’a özel olarak yazılmıştır. Herhangi bir basın - yayın organından alıntı değildir. Kaynak göstermeden haberlerimizi ve köşe yazılarımızı yayınlayan basın - yayın organlarına karşı her türlü yasal haklarımız saklıdır.

1 Yorum : 08.18.08

İDDAA’YA MEMİŞ OYUNU

Hürriyet Gazetesi’nin 30 Nisan 2008 tarihli haberi: Memiş Emin, Sivas Divriği-Sürmene maçı öncesi arkadaşlarına “Bu maç berabere bitecek” şeklinde mesaj iletti. Olay hızla yayıldı. Oran yüzde 91 çıktı. Aşırı talep sonrası maç iddaa’dan çıkarıldı. Maç da berabere bitti.

Sürmenespor’da ligin devre arasında kadro dışı bırakılan futbolcu Memiş Emin, bu hafta Sivas’ta oynanan Sivas Divriği-Sürmenespor maçı öncesi MSN’in en üst bölümüne “Sivas Divriği-Sürmenespor maçı berabere bitecek. İddaa’da banko berabere oynayabilirsiniz” diye yazınca Temel fıkralarına konu olabilecek gelişmeler yaşandı. Arkadaşları da Memiş’in iddiasını yine MSN kanalı ile hızla yayınca bu maça inanılmaz rağbet oldu. Spor Toto Teşkilatı, ekranın “kırmızı alarm” vermesi üzerine müsabakayı kupondan çıkarttı. Karşılaşma da Memiş’in tahmin ettiği gibi berabere sonuçlandı.

Bu tür bir karşılaşma için berabere oynama oranı yüzde 5 olmasına karşın, Memiş’in önerisi doğrultusunda Sivas Divriği-Sürmenespor maçına yüzde 91 oranında beraberlik oynandığı resmi kayıtlara geçti. Sivas Divriği-Sürmenespor maçına ilk aşamada 250 bin liralık bahis yapıldı.

Ekranın alarm vermesi üzerine hızla harekete geçen ve “oyunu tahtadan kaldıran” Spor Toto Teşkilatı yetkilileri, “Maçtan bir gün önce bu önlemi almasaydık, bahis miktarı 1 milyon YTL’ye ulaşacaktı” dediler. Karşılaşmanın Pazar günü oynandığına dikkati çeken yetkililer, iddia oyununun ve iştirakçinin korunması amacı ile müsabakanın Cuma günü listeden çıkartıldığını bildirdiler. Tahtadan kaldırılana dek kuponunu yatıran iştirakçilerin, kazandıkları parayı alacakları kaydedildi.

Benden intikam aldı
Gelişen olayları saati saatine ve çok yakından takip eden Spor Toto Teşkilat Müdürlüğü yetkilileri, olayın altında Memiş ve arkadaşlarının olduğunun tesbit edildiğini söylediler. Henüz 19 yaşında olan futbolcu Memiş Emin, “Arkadaşlarımla bu olayı paylaştım. Benimki sadece bir tahmindi, hatta bir şakaydı. Kesinlikle kötü bir niyetim yoktu. Olayın bu kadar büyüyeceğini düşünemedim” dedi. Kulüp başkanı Cumhur Küçükali ise, “Bu keratayı ben kadro dışı bırakmıştım. Şimdi intikamını aldı” dedi.

1 Yorum : 04.30.08

HASAN DOĞAN: BİZ VARSAK BAHİS MAFYASI OLMAZ

Star Gazetesi’nin 13 Nisan 2008 tarihli haberi: Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan bu ifadeyi kullanıp, ‘Bafra Belediye’deki olayın bahis mafyası ile ilgisi yok. Biz herkesin karşısında dimdik durur ve kararlılıkla hareket ederiz’ dedi

Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan, Kastamonu’da incelemelerde bulundu. Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Kastamonu Şube Başkanı Mahmut Korkmaz’dan sportif eğitim faaliyetleri hakkında bilgi alan Doğan, TFF 3. Lig 2. Grup’ta mücadele eden ancak teknik direktörü Sedat Gezer ve kaleci antrenörü İsmail Kurt’un silahlı saldırı sonucu öldürülmesi nedeniyle ligden çekilen Bafra Belediyespor ile ilgili kararı yönetimin vereceğini söyledi. Hasan Doğan, ‘Olayın bahis mafyasıyla bir ilgisi yok. Zaten bizim olduğumuz yerde mafya olmaz. Biz herkesin karşısında dik durur ve kararlılıkla hareket ederiz’ diye konuştu.

0 Yorum : 04.14.08

Sonraki Sayfa »