DHA’dan Ali Gündoğan’ın 22 Temmuz 2010 tarihli haberi: Muğla’nın Marmaris İlçesi’nde turizmciler, kumarhanelerin tekrar açılması için hazırladıkları dosyayı ilgili bakanlıklara sunmak üzere Ankara’ya gitmeye hazırlanıyor.
Muğla’nın Marmaris İlçesi’nde turizmciler, kumarhanelerin tekrar açılması için hazırladıkları dosyayı ilgili bakanlıklara sunmak üzere Ankara’ya gitmeye hazırlanıyor. Sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta oluşturulan ‘Turizm bölgelerinde casinolar açılsın, 12 ay iş olsun’ adlı gruba destek yağmaya başladı.
Türkiye’de internet üzerinden oynanan kumar ve bahis için sadece kredi kartlarıyla yıllık ortalama 150 milyon Dolar kumar gelirinin komşu ülkelere ve sanal kumarhanelere kaptırılması turizmcileri harekete geçirdi. Turizmciler, yurt dışına döviz çıkışının önlenmesi, turist profilinin çeşitlenmesi, sezonun 12 aya yayılması için, 1998 yılından bu yana kapalı olan kumarhenelerin, bir an önce devlet kontrolünde yeniden açılması için çalışma başlattı.
‘KOLAY YOL SEÇİLDİ’
Muğla’nın Dalaman İlçesi’nden Datça’ya kadar uzanan bölgedeki 402 konaklama tesisini çatısı altında toplayan Güney Ege Turistik Otelciler Birliği’nin Başkanı İlhan Açıkgöz, kumarhanelerin devlet kontrolü altında tekrar faaliyete geçmesinin, Türkiye turizmine, dolayısıyla da ekonomisine olumlu yansımalar yapacağını savundu. Devletin kontrol edemediği kumarhaneleri kapatarak, zamanında kolay yolu seçtiğini ileri süren Açıkgöz, “Bu durum da ülkemize, çok sayıda zengin turisti ve bunların pazar getirisini kaybettirdi. Devlet, bu sektörden alacağı dev vergi gelirinden oldu. Kumarhanelerin tekrar açılması, turizm sezonunun uzamasını, turistin kalitesinin artmasını, elde edilen geliri ve devletin vergi tahsilatını beraberinde getirecektir. Geçmişteki tatsız olayların yaşanmaması için, iyi bir planlama yapılmalı ve kumarhaneler devlet kontrolünde yeniden açılmalı. Turizmciler olarak önümüzdeki aylar içinde Ankara’da ilgili bakanlıklara hazırladığımız dosyalarla casinoların açılması için teklifte bulunacağız” dedi.
‘YANLIŞTAN DÖNÜLMELİ’
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Marmaris Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı İsmail Özbozdağ da kumarhanelerin turizmin bir parçası olduğunun kabul edilerek, tekrar açılması gerektiğini kaydetti. Kumarhanelerin kapatılmasının çözüm olmadığını da vurgulayarak, ” Milyonlarca Dolar yurt dışına akıyor. Kumarhanelerin serbest olduğu komşu ülkelere gidip de kumar oynayanlar, ülkeden döviz götürüyor. Biz kaybederken komşularımız kazanıyor. Bu nedenle yanlıştan dönülmeli” diye konuştu.
FACEBOOK’TA GRUP KURDULAR
Turizmciler, konuya ilişkin tepkilerini sanal alemde de dile getirdi.
Sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta ‘Turizm bölgelerinde casinolar açılsın, 12 ay iş olsun’ adlı bir grup oluşturuldu. 230 kadar turizmci üyesi bulunan grup sayfasının sunuş kısmında, kumarhanelerin açılması halinde kaliteli turist ve istihdam edilen personel sayısında artış olacağı, sezonun da uzayacağı iddia edildi.
Kumarhanesiz 13 yıl
Kumarhane tartışmasının geçmişi 1984′e kadar uzanıyor. Türk vatandaşlarının turistik otellerin casinolarına girmesi ilk olarak o tarihte yasaklandı. 1991′de kaldırılan yasak, 1996′da yeniden getirildi. Ancak, yasak tam olarak uygulanamadı. O yıllarda kumar sektörü en parlak dönemlerini yaşamaya başladı.
Net Holding’e bağlı Turistik Tesisler İşletmeciliği A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Acar, o dönemde, kumarhanelerden elde ettikleri gelirle banka kuracaklarını açıklamıştı. İşadamı Ergun Berksoy ise aynı tarihlerde bir hafta içinde dört casino birden açmıştı. Yine aynı dönemlerde müdavimler için kartlı kumar uygulaması başlatılırken, 250 dolardan satılan kartlara ilk anda 8 bin kişi başvurmuştu. Maliye, casinoların 1992′de 372 milyar lira hasılat beyan ettiğini açıkladı.
Kumarhaneler, dönem dönem bakanlıkları da birbirine düşürdü. 1995′te dönemin Turizm Bakanı İrfan Gürpınar, izinsiz işletmelerin kapatılması için Valileri uyardı, ancak sonuç alınamadı. Refah-Yol Hükümeti de kamu görevlilerinin kumarhanelere girmelerini yasakladı. Ardından da 1997 yılı Ağustos ayında kumarhanelerin kapatılmasına karar verildi. İşletmeciler kararı yargıya taşıdı. Dava süresince de açık kalan kumarhaneler, kararın aleyhlerine çıkması üzerine 13 Şubat 1998 tarihinde kapılarına kilit vurmak zorunda kaldı. Özellikle kapanma aşamasında kumarhaneler, her şeylerini kaybedenlerin intiharları, casina sahiplerinin yasal olmayan işlere bulaşması ve sektöre mafyanın girmesiyle gündeme gelmişti.
AA‘nın 08 Haziran 2010 tarihli haberi: Çin’in Macao kentindeki kumarhane sektörü uzmanları, Asya’daki kumarhanelerin iş hacmi bakımından Las Vegas’ı geçtiğini duyurdu.
Macao’da sektörün uzmanlarını biraraya getiren 3 günlük Global Gaming Expo Asia fuarının açılışı dolayısıyla yayımlanan ve sektör uzmanlanının gözlemlerine dayanan bu araştırma, 1999′da Çin’e geçen eski bir Portekiz sömürgesi ve Asya’da kumar sektörünün vitrini kabul edilen Macao’nun iş hacmi bakımından Las Vegas’ı geçtiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre, Singapur ve Güneydoğu Asya’nın diğer kentlerinin de varlıklarını güçlendirdikleri belirlendi.
Yabancı operatörlere 2002′de açılan Macao’nun mayıs ayındaki iş hacmi rakamlarının bir yılda yüzde 95 arttığı belirtilirken, uzmanlar, 8 aydır bir duraklama beklendiğini ancak beklenenin olmadığını anlatıyor.
Uzmanlar, Macao’nun bölgesel motor statüsünü muhafaza edeceği görüşünü dile getirirken, Amerikan Oyunlar Birliği patronu Frank Fahrenkopf, ”Araştırma, Asya’daki oyun pazarında önemli bir gelecek görüyor” yorumunda bulundu.
Amerikan devi Las Vegas Sadns’ın nisan ayında Macao’da 5,5 milyar dolarlık bir tesis açtığına dikkat çekiliyor.
Hürriyet Gazetesi‘nin 27 Nisan 2010 tarihli haberi: Dünyanın en büyük casino işletmecilerinden Las Vegas Sands, Singapur casinosunun kapılarını bugün açıyor.
5.5 milyar dolarlık Marina Bay Sands, Las Vegas’taki MGM Mirage’s CityCenter’dan sonra dünyanın en pahalı ikinci en pahalı casino’su olacak. Casinonun yıllık 1 milyar dolarlık kar etmesi ve ABD’deki benzerini geçmesi bekleniyor. 55 katlı üç kuleden oluşan Marina Bay Sands, finans bölgesine yakın bir yerde konumlandı.
Casino, Asya Bölgesi’nden zengin kumarbazları çekmek için tasarlandı. 2 bin 500 odalı oteli de bünyesinde bulunduran projenin, bugün bazı bölümleri açılacak.
CHA‘nın 04 Mayıs 2010 tarihli haberi: Güvenlik birimlerinin art arda yaptığı baskınlara ve yüzlerce kişiyi gözaltına almasına rağmen kumar oynatan mekânların önü alınamıyor. Jandarma ekiplerinin daha önce 3 kez operasyon yaptığı villaya 4. kez baskın yapan görevliler, çalışanlar da dâhil 49 kişiyi gözaltına aldı. Önceki operasyonda ambulans kullanılarak filmlere taş çıkartan görüntülerin yaşandığı operasyonda bu sefer zengin iş adamı kılığındaki jandarmalar görev yaptı.
İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin takibi ile yürütülen kumar operasyonunda hedef, daha önce defalarca baskın yapılan lüks bir villa oldu. Beykoz Acarkent’teki villaya ilk baskını 5 Kasım 2006 tarihinde yapan jandarma ekipleri, özel gözetleme sistemi bulunan villaya ambulans içinde girmiş ve ünlü bir dizinin aynı sahnesine benzediği için operasyona “Vadi Operasyonu” benzetmesi yapılmıştı. Kumarhaneye yerleştirilen önceden uyarı sistemi sayesinde ekiplerin baskınından kurtulmayı hedefleyen zanlıların oyunu ambulanslı baskınla boşa çıkarılmış ve çok sayıda kişiye suçüstü yapılmıştı.
Jandarmanın aynı villaya ilişkin takibi bu olayın ardından da devam etti. Belirlemelere göre lüks villada kumar oynatıldığı bilgisinin devam etmesi üzerine ikinci baskın 2007 yılında gerçekleşmiş ve bu operasyonda kargo şirketine ait kamyonla villaya giren jandarma timleri kumar makinelerine el koyarak kumar oynayan ve oynatan çok sayıda şüpheliyi gözaltına almıştı.
USLANMAYAN KUMARBAZLARA ART ARDA 2 BASKIN DAHA
Jandarmanın defalarca baskın yaptığı villa ile ilgili yeniden duyum alan görevliler, 1 Mayıs günü yeniden harekete geçti. Mekan ile ilgili yeniden kumar oynatıldığı bilgilerini değerlendiren jandarma timleri bu sefer de kumar mekanı için özel bir giriş seramonisi hazırladı. Villa çevresinde erken uyarı sistemi bulunduğunu bilen jandarma önceki baskınlardaki gibi fark ettirmeden içeri girmenin ve suçüstü yapmanın yolunu aradı. Kumar oynayan kişiler arasından bir referans bulmayı başaran görevliler zengin iş adamı kılığında villaya girdi. Kumar oynatıldığının tespit edilmesi üzerine iş adamı kılığındaki jandarma görevlilerinden biri lavaboya giderek dışarıda bekleyen ekip arkadaşlarına “operasyona başlayın” mesajı verdi. Resmi kıyafetli timlerin gelmesiyle mekanda arama yapıldı. 9 adet poker ve black jack masası, 390 deste oyun kâğıdı, 5 bin 920 adet kumarda kullanılan renkli fiş, 1 adet para sayma makinesi ve 1 adet sahte paraları belirlemek üzere kullanılan cihaz ele geçirildi.
Kumar oynayan 19′u ”müşteri’ 30′u “personel olmak üzere 49 kişiyi gözaltına alan görevliler, bu sefer tedbirli olmayı ihmal etmedi. Jandarmanın olay yerinden ayrılmasının ardından yeniden kumar oynatılabileceği ihtimalini değerlendiren ekipler aynı yere bu gece son bir baskın daha yaptı. Yeniden kumar oynatıldığını belirleyen görevliler çok sayıda müşteri ve çalışan hakkında yeniden işlem yaptı.
Milliyet Gazetesi’nin 05 Nisan 2010 tarihli, Tolga Şardan imzalı haberi: Kıbrıs’ta faaliyet gösteren ünlü Artemis Oteli’nin casinosunun müdürü Hakan Atıcı, zengin müşteri bulmak amacıyla gittiği Kuzey Irak’ta, daha önce kumarhanede büyük para kaybeden bir Iraklı komutan tarafından kaçırıldı. Atıcı, şirketinin İstanbul‘dan gönderdiği 500 bin Dolar fidye karşılığında serbest bırakıldı.
Milliyet’in aldığı bilgiye göre, 13 yıldır KKTC vatandaşı da olan Atıcı, casino’ya yeni zengin Kuzey Iraklı müşteriler bulmak amacıyla 1 Mart’ta Kürtçe bilen tercümanı B.G. ile birlikte İstanbul üzerinden Erbil’e uçtu.
Verdiği ifadeye göre, Erbil’de eski müşterisi Gaffar Otman tarafından karşılanan Atıcı, Otman’ın ofisinde, Irak Türkmen Cephesi Kuzey bölge sorumlusu Nezhet Abdülgani ve Irak peşmerge savunma bakanı ile bir araya geldi. Süleymaniye ve Dohuk’ta poker partileri düzenleyen Atıcı, 4 Mart’ta, tercümanı, Otman ve Dohuk’tan gelen üç kişiyle birlikte iki araçla Erbil’e hareket ettiklerini belirterek, şunları anlattı:
Barzani’nin adamına mesaj
“Aynı gün, Dohuk aşiret reislerinden Sagvan R. Mohammed Ali de bize katıldı. Dohuk’ta Jiyan otelinde kaldık. Eski müşterilerimizden Abdülvahid Macid Muhammed’i aradık. Telefonla ulaşamadık, kısa mesaj attık. Beş dakika sonra bizi aradı. Ertesi gün otele korumaları geldi. Bizi eve çağırdığını söylediler. Erbil yolu üzerindeki eve geldik. MP5, Kalaşnikof ve Akrep gibi 15 uzun namlulu silahlı adam vardı. Bunların yarısı sivil giyimli, yarısı askeri elbiseliydi. İner inmez askeri üniformalı iri yarı bir koruma koluma girip başka bir araca bindirdi.
Bu sırada evin merdivenlerinde Abdülvahid Macid Muhammed göründü. Aracın ön koltuğunda bir Kalaşnikoflu vardı. Camdan baktığımda tercüman B.’nin Muhammed’in ayaklarına kapandığını gördüm. Ben gizlice cep telefonumdan Otman’a mesaj attım. Daha sonra Şirvan Barzani’nin adamı olan Ahmet’e ‘Dohuk’tayım. Vahid bizi rehin aldı. Şirvan’a söyleyin, beni kurtarın’ mesajı attım.
‘Paramı vereceksiniz’
Korumalar telefonu fark etti ve elimden aldılar. Bir süre sonra tercüman B. “Bu adam ‘Kaybettiğim bütün paraları vereceksiniz. Hile yaptınız’ diyor” dedi. Ben de ‘Mesele buysa hallederiz’ dedim. Araca üç asker ve peşmerge kıyafetli daha bindi. Bilmediğimiz bir yöne hareket ettik. Yanımdaki adam, peşmerge yeleğini çıkarıp gözlerime örttü. 15 dakika sonra araç durdu, üç odalı hücre evi vardı.
Daha sonra B. geldi, ‘Burada biz ne istersek onu yapacaksınız. Yoksa sizi anında öldürürüz’ dediler. Fareli soğuk odada kaldık. Sonra Sagvan Hüseyin İsmail geldi, ‘Patronlarınla konuş, eğer 750 bin doları Vahid’e göndermezlerse sizler öleceksiniz. Parayı göndermek için 2 saatleri var’ dedi. Korumaların telefonu ile patronum Burhanettin Kaya’yı aradım.
Ayağına kapandı
Patronumla konuşurken bütün korumalar silahlarını doğrulttu. Daha sonra oğlu Burak Kaya’yı aradım. Bu sırada Abdülvahid Macid Muhammed eve geldi. Beni görünce sinirlendi. Bana silahını çekti. İsmail ve tercüman B., Muhammed’in ayağına kapandı. Her an öldürülmeyi bekliyordum. Paranın miktarını 500 bin dolara indirdiler.
‘Kuyumcuya gönderdiler’
Burak Kaya parayı hazırladı, İstanbul Kapalıçarşı’da bulunan bir sarraf aracılığıyla parayı Zaho’da Adil isimli bir kuyumcuya gönderdiler. Öldürülme endişesiyle Burak Kaya paraya bloke koymuş. Bunu öğrendiklerinde çıldırdılar, neredeyse bizi öldüreceklerdi. Burak Kaya’yı arayıp blokeyi kaldırmasını söyledim. Muhammed yanına B.’yi alıp Zaho’ya gitti. 1.5 saat sonra korumalardan birisinin telefonu çaldı, bana verdiler. Tercüman B., ‘Abi parayı aldılar, daha kurtulup kurtulamayacağımız belli değil. çok korkuyorum’ dedi.
‘Beni enayi mi sandınız?’
Daha sonra Muhammed döndü, odaya girdi, bana bağırmaya başladı. Tercümana, ‘Bana hile yaptınız. Paramı çaldınız, aldınız, dünyanın neresinde görülmüş diskont’un (iskonto yapılan indirim) geri alındığını. Siz beni enayi mi sandınız, boş adam mı sandınız, bana çok ihanet ettiniz’ dedi. Ben de daha sonra Burak Kaya’yı arayıp kurtulduğumuzu söyledim. İsmail, ben ve tercüman B., 11 kilometre ötedeki Habur’a geldik. B. ile birlikte gümrükten geçtik.
Cep telefonu ile Musul Başkonsolosluğu’nu aradım. Türkmen Cephesi Başkanı da benim adıma başkonsolosluğa telefon açtı. Muhammed’in 5 yıldızlı general olduğunu öğrendik. Ne iş yaptığını bilmiyorum. Ama evinin önünde resmi üniformalı askerlerin durduğunu görünce gerçek olduğunu düşündük.”
Olayla ilgili Silopi Başsavcılığı ve Şırnak Valiliği’nin soruşturma başlattığı öğrenildi. Emniyette fidye karşılığında serbest bırakıldığını detaylarıyla anlatan Atıcı’nın çalıştığı firmanın yetkilileri ise olayı yalanlamayı tercih etti. Firma yetkilileri, fidye iddiasının doğruyu yansıtmadığını öne sürdü. Firma yetkilileri, Atıcı’nın tutanaklara yansıyan anlatımları konusunda ise yorumsuz kaldı.
Haberler.com‘un 29 Mart 2010 tarihli haberi: İsviçre’de, George Clooney ve Brad Pitt’in başrol oynadığı Ocean’s filmi hatırlatan soygun büyük yankı uyandırdı. İsviçre’de lüks otomobillerle saat 04.00 sıralarında kumarhanenin kapısını balyozla kırarak giren yüzleri maskeli, ellerinde otomatik silah bulunan soyguncuların 600 müşteriyi soyarak, yüz binlerce frangı alıp kaçması şaşkınlık yarattı.
İsviçre-Fransa sınırında Basel kentindeki ‘Grand Casino’, sabah saatlerinde 10 soyguncu tarafından soyuldu. Soygun İsviçre’nin yanı sıra Fransa ve Alman kanallarında geniş yer aldı. Audi marka 2 spor otomobille gelen soyguncular casino’nun kapılarını kırıp güvenlik görevlilerini etkisiz hale getirirken otomatik silahlarla ateş açtı. 600 kadar müşteri ve personelin yere yatmasını isteyen soyguncular, elektronik yazar kasaları boşalttı. Soyguncuların Fransızca konuştuğu ve içeride bulunanları korkutmak için birkaç kez havaya ateş açtığı belirlendi. Kumarhanenin İsviçre’nin Fransa sınırına sadece 200 metre uzaklıkta olduğu belirtildi.
Özel olarak korunan kasa odasına giremeyen soyguncular daha sonra Fransız plakalı Audi marka gri renkli 2 otomobile binerek kaçtı. Polis, soyguncuların kumarhanedeki birkaç kişiyi ve kaçarken önlerinde duran otomobilin kadın sürücüsünü dövdüklerini bildirdi.
Ajanslar‘ın 24 Mart 2010 tarihli haberi: 1 Milyar 237 milyon 283 bin 922 (600 milyon Avro) TL’ye mal olan MSC Magnifica isimli dev gemi, Ege-Adriyatik turuna başladı.
Kruvaziyer şirketi MSC Cruises filosunun ‘İtalyan iç mimari ve tasarım stüdyosu de Jorio imzalı’ gemisi olan
MSC Magnifica, İstanbul çıkışlı Ege-Adriyatik turuna başladı. Karaköy Salı Pazarı Limanı’na demir atan 293 metre uzunluğunda ve 15 kat yüksekliğindeki gemide basın toplantısı yapıldı.
“TÜM İNSANLIK ÖVÜNMELİ”
Bsın toplantısında konuşan İstanbul Vali Yardımcısı Yalçın Bulut, sadece gemi firmasının değil, herkesin MSC Magnifica
gemisinden övünmesi gerektiğini söyleyerek duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürü Burhan Külünk ise yaptığı konuşmada, gemi kaptanlarına ve personellerine büyük görev düştüğünün altını çizerek, “Yolcu gemisi ile yük gemisinin en büyük farkı yolcu gemisinin yolcularının güvenliğini düşünüyor olmasıdır. Yolunuz ve ufkunuz açık olsun.” şeklinde konuştu.
600 MİLYON Avro DEĞERİNDEKİ DEV GEMİ KARAKÖY LİMANI’NDA
MSC Cruises Türkiye Genel Müdürü Necla Tuncel, 5 Martta Hamburg’da denize indirilen geminin ilk seferini, bugün İstanbul’dan başlattıklarını söyleyerek, filoya bağlı gemilerde bu yıl yaklaşık olarak 10 bin Türk yolcu ağırlamayı hedeflediklerini söyledi.
TUR FİYATI 700 Avro
Kasım sonuna kadar İzmir ve İstanbul’dan her hafta olmak üzere toplamda 37 sefer yapacak olan MSC Magnifica isimli dev gemide,Tur fiyatı kişi başına bir haftalık ortalama 700 Avro (Bin 4 yüz 43 TL).
293 METRE UZUNLUĞUNDA
1 Milyar 237 milyon 283 bin 922 (600 milyon Avro) TL’ye mal olan MSC Magnifica isimli dev gemi, 3 bin yolcu kapasiteli. Gemide, 809′u balkonlu olmak üzere 1275 kabin mevcut. 22 bin metrekare yaşam alanına sahip gemide, biri çocuklara ayrılmış üç havuz, fitness salonu,dinlenme alanları, koşu parkuru, sauna, Türk hamamı, jakuziler, dört restoran, ikisi açık havada olmak üzere 10 bar, üç katlı 1250 kişi kapasiteli tiyatro salonu, casino, disko, alışveriş mekanları, 4D sinema, bilardo ve bowling gibi farklı seçenekler bulunuyor. Geminin Kaptanı Guliano Bossi’ye plaket verilmesinin ardından, gemi basın mensuplarına tanıtıldı.
Habertürk‘ün 16 Mart 2010 tarihli haberi: Kumar sahnelerinin çekildiği mekan basıldı, kaçak kumar oynatanlar yakalandı.
Ataşehir’de lüks bir rezidansa kumar baskını yapan polis, ikisi kadın 12 kişiyi gözaltına aldı. Ezel dizisi başta olmak üzere farklı televizyon dizilerinin kumar sahnelerinin çekildiği rezidans tipi lüks dairenin, kaçak kumarhane olarak işletildiği ortaya çıktı.
Milliyet’in haberine göre dairede kumar oynatan zanlılar, önceki gece polise gelen bir ihbar üzerine suçüstü yakalandı. Polis, Ataşehir’deki lüks rezidansın 13’üncü katında C.U. isimli şahsa ait 74 numaralı daireye düzenledikleri operasyonda, çok sayıda oyun pulu, oyun kağıdı ve kumar malzemesi ele geçirdi. Gözaltına zanlılar, polis minibüsüne bindirilişleri sırasında yüzlerini gizlemeye çalıştı.
Haberler.com‘un 18 Mart 2010 tarihli haberi: Almanların ‘Adaları satın borcunuzu ödeyin’ önerisine kızan Yunanistan, borç darboğazından kurtulmak için bazı devlet varlıklarını satmayı planlıyor. Edinilen bilgiye göre, Atina hükümeti bazı jumbo jet uçakların, bazı kamu bankası hisselerinin ve bazı ünlü casinoların satışını gündemine aldı.
EURO Bölgesinde yer alan Avrupa Birliği (AB) üyesi Yunanistan, girdiği borç darboğazından kurtulmak için çözüm arayışlarını sürdüyor. Başbakan Yorgo Papandreu’nun destek bulmak amacıyla Fransa, Almanya ve ABD’ye yaptığı ziyaretlerden ve bir sonuç alınamayan AB Komisyonu Euro Bölgesi Maliye Bakanlarının gerçekleştirdiği yardım paketi toplantılarının ardından Yunanistan, devlete ait varlıkları satmayı gündemine aldı. Bazı Almanlar’ın gündeme getirdiği “Borçlarınızı ödemek için adalarınızı satın” yönündeki önerilere sert tepki gösteren Atina yönetiminin, satmayı düşündüğü varlıklar arasında yolcu uçakları ve kumarhanelerin de bulunduğu belirtiliyor.
‘Daha yaratıcı’ yöntem
Edinilen bilgilere göre Atina yönetiminin üzerinde çalıştığı çözüm paketinde, bazı jumbo jet uçaklarının ve bazı casinoların yanı sıra devlete ait holding yapılanmasındaki kuruluşların ve bazı kamu bankası hisselerinin yer aldığı belirtiliyor. Böylece Alman basınında çıkan haberlere ilişkin, “Borçlarımızı ödemek için daha efektif ve yaratıcı yöntemlerimiz var” diyen Papandreu’nun sözlerinin de ne anlama geldiğinin ilk ipuçları da verilmiş oldu.
Bu arada yapılan hesaplara göre, bir banka, bahis şirketi ve ulusal telekomünikasyon şirketindeki paylarının satılması halinde Atina, gayrisafi yurtiçi hasılasının yüzde 1’ine denk gelecek şekilde, yaklaşık 2.5 milyar Euro gelir elde edecek. Yunanistan’ın bu şirketlerin dışında, aralarında şehir suyu dağıtımı yapan bir kuruluşun, sektöründe lider olan bir petrol rafinerisinin ve bazı kumarhanelerin de bulunduğu 15 işletmedeki payını satmayı planladığı da gelen bilgiler arasında.
Satışlar yetersiz
250 milyar Euro milli geliri bulunan Yunanistan’ın toplam borcu 300 milyar Euro iken bu yıl ödemesi gereken borç tutarının 53.2 milyar Euro olduğunu hatırlatan yetkililer, “Bu satışlar yetersiz ama yine de Atina yönetiminin girdiği borç darboğazından çıkmak için gösterdiği çaba açısından takdir edilmeli” yorumları yapıyor. Bu arada parlamentoda çoğunluğu bulunan Sosyalist Parti’de Özelleştirme konusunda fikir ayrılıkları yaşandığına da dikkat çekiliyor. Dünyadaki ekonomik konjonktür nedeniyle, devlete ait varlıkların özelleştirilmesi sırasında gerçek değerlerinin altında alıcı bulunmasından endişe ediliyor.
Atina Ticaret Odası Başkanı Constantine Michalos’un, devletin varlıklarını satışı konusunda yaptığı değerlendirme ise şöyle: “Özelleştirme fikri iyi bir fikir gibi görnüyor. Ama gerek değerinden ucuza satılmaları söz konusu olabilir çünkü sadece Yunanistan durgunlukta değil, bütün dünyada durgunluk var” şeklinde konuştu. Atina yönetimi detaylarını açıklamasa da devletin, kumarhane sektöründe dominant bir oyuncu olan OPAP SA şirketinde ve Hellenic Postbank bankasında yüzde 34 hissesi bulunuyor.”
Kurallara uymayan Euro bölgesinden kovulur
ALMAN Başbakanı Angela Merkel, AB ülkelerinin Yunanistan’a dönük kurtarma paketleri konusunda hızlı kararlar vermemeleri, Euro Bölgesinin istikrarını bozan ülkelerin bölgeden çıkarılması gerektiğini söyledi. Alman Parlementosunda yaptığı konuşmada, Yunanistan’ın çok da kötü sonuçlarla karşılaşmayacağını, Avrupalı milletlerin hızlı kararlar vermemeleri gerektiğini kaydeden Merkel, “Tekrar tekrar gereklilikleri yerine getiremeyen ülkelerin Euro Bölesinden çıkarılabilmesi yönünde bir anlaşamya ihtiyacımız var” dedi. Merkel, Almanya’nın Yunansitan’a yardım paketi konusunda çalıştığını da sözlerine ekledi.Euro Bölgesi maliye bakanları bu hafta Yunanistan’a yardım konusunda çalışmalarını sürdürürken hazırlanan paketin önümüzdeki hafta Brüksel’de liderlere sunuulması bekleniyor. Ancak yetkililer bu hafta sonunda net bir paketin hazırlanmasını beklemediklerini kaydediyorlar.
Habertürk’ün ANKA Haber Ajansı’ndan referansla verdiği 28 Nisan 2009 tarihli haber: Dünyada kumar kamuya 70 milyar dolar gelir üretiyor, Kanada ve ABD bu gelirin yarısını alıyor. Mali Eylem Görev Gücü, “Oyun ve Casino Sektöründeki Duyarlılıklar” başlıklı rapor yayınladı. Dünyada kumar kamuya 70 milyar dolar gelir üretiyor, Kanada ve ABD’de bu gelirin yarısı üretiliyor, tek başına Makao’da kumar Çin’e yılda 10 milyar dolarlık gelir sağlıyor.
Uluslararası Mali Eylem Görev Gücü tarafından hazırlanan dünya kumar raporunda, sektörün devlet bütçelerine yılda toplam 70 milyar dolar katkı sağladığı belirtildi. Kumar sektörünün cirosu konusunda ise bir bilgi edinilemediği bildirildi.
Uluslararası yolsuzluklara karşı mücadele etmek ve bu alanda bilimsel çalışmalar yapmak üzere kurulan hükümetlerarası bağımsız bir teşkilat olan Mali Eylem Görev Gücü (Financial Action Task Force –FATF) adlı kuruluşun Mart ayında yayımladığı “Oyun ve Casino Sektöründeki Duyarlılıklar” başlıklı raporda, dünya kumarı incelendi.
Rapora göre, 150’nin üzerinde ülkede herhangi bir şekilde yasal kumar oynatılıyor, 100’den fazla ülkede casino ve kart oyunları yasal durumda bulunuyor, 100’den fazla ülkede piyango oynanıyor ve 60’tan fazla ülkede yarış ve spor bahisleri sektörü bulunuyor.
GENEL BÜYÜKLÜĞÜ BİLİNMİYOR
Casinolar ülkeler için vergilendirme ve lisans ücretleri dolayısıyla son derece büyük gelir kaynağı olabiliyor. Küresel casino sektörünün boyutu, devlete aktarılan fonlar itibarıyla 2006 yılında 70 milyar doları buldu. Raporda, “Ancak sektörün genel cirosu konusunda bilgi edinilememektedir” denildi. ABD ve Kanada’daki casinolar 70 milyar doların yaklaşık yarısını üretiyor. Makao-Çin en hızlı büyüyen casino bölgesi ve 2007’de devlet buradan 10 milyar dolar gelir elde etti. Rapora göre aynı zamanda internet kumar sitelerinde de bir artış görülüyor, küresel çapta gelirleri ise 15 milyar dolar dolayında, dünyada ayrıca önemli bir düzeyde yasadışı kumar faaliyeti de bulunuyor. Rapor internet kumarcılığını bu raporda incelemeye almadı.
ARNAVUTLUK KUMAR İŞİNE GİRİYOR
Rapora göre, birçok casino kötü yönetilen, siyasi istikrarsızlık ya da önemli suç ya da terörizm sorunları bulunan sınır bölgelerinde kuruluyor. Kumar turizmiyle fonların hareketi bazı para aklama risklerini beraberinde getiriyor. Casino piyasası birçok bölgede büyük bir büyüme döneminde bulunuyor. Raporda bir dönemler devrimciliğin merkezi Arnavutluk’un kumar sektörüne giriş yaptığını haber verirken, Singapur ve Papua Yeni Gine’de yeni yasaların yürürlüğe girdiğini bildirdi. Güney Kore, Makao-Çin ve Şili’nin de casino sektörlerini geliştirmekte olan ülkeler olduğu belirtildi.
Kumarın sosyal yapıda tahribat yaptığını kabul eden birkaç ülke yükselen sosyal maliyeti engellemek için bir çalışma başlatarak kumarda büyümeyi sınırladı. İngiltere “süper casino” uygulaması, Rusya ise dört bölgeyle sınırlama sistemi getirdi. Raporun “Orta Doğu” bölümünde Ortadoğu’da Irak’ta bir ve Lübnan’da üç kumarhane bulunduğu bunların Orta Doğu Mali Eylem Görev Gücü kapsamında denetim standartlarını yerine getirmesi gerektiği belirtilirken “Ancak bu ülkelerde casino kumarının doğası ve kapsamı bilinmemektedir” denildi. Bu arada raporun sektörle ilgili göndermede bulunduğu casino city internet sitesine göre Irak’taki tek kumarhane, ülkenin kuzeyindeki Süleymaniye kentinde “Casino Sülaimaniya” adıyla yer alıyor.
TÜRKİ’LERDE KUMAR
Rapora göre Kazakistan’da iki kentte kumarhane işliyor, ancak buralarda kara para aklama rejiminin uygulanma biçimine ilişkin bilgi bulunmuyor. Kırgızistan’da ise 18 casino bulunduğu bunların kara para aklama ve terörizm finansmanı açısından standart denetime tabi olduğu ancak buradaki casinoların söz konusu yasalara bir ölçüde direnç gösterdikleri de kaydedildi. Raporda Türkiye’den sadece Avrupa bölümünde Türkiye, Norveç ve İzlanda’da casinoların yasadışı olduğu belirtilirken söz edildi.
-KUMARIN VIP DÜNYASI-
Raporda kumarhanelerin özel müşteriler için tahsis ettikleri özel salonlar ve bu VIP kumarbazların profili de incelendi. VIP müşterilerin kumarhanelerin özel bölümlerinde kumar oynayan önemli müşteriler sayıldığı belirtilen raporda bu tip kumarbazların casino turizmiyle de ilgilerinin bulunduğu, buradaki asıl sorunun oyuncuların oynadıkları paranın nereden geldiği ve nereye gittiği olduğu belirtildi.
VIP müşterilerin oynadıkları büyük paraların casino tarafından normal görülmesinin endişe doğurduğu, birçok casinonun büyük müşterilere bankacılık hizmetleri sunduğu, ancak bunların denetiminin bankacılığın tabi olduğu denetime tabi bulunmadığı kaydedilen raporda “Kanada’da VIP müşteriler casino cirolarının yüzde 80’ini oluşturur, Makao’da casinoların gelirlerinin yüzde 50-70’inin VIP odalarından geldiği bildirilmiştir” denildi. Raporda VIP kumarbazlarla ilgili verilen örneklerden bazıları şöyle:
“-Avustralya’da organize suç örgütü yöneticilerinden biri, bir Avustralya casinosunun da müdavimleri arasındaydı. Bu kişi casino otelinin süitlerinden bir eroin şebekesini yönetiyor ve kumar etkinliklerini yasadışı kazancını maskelemek için kullanıyordu. O büyük ‘iş hacmi’ olan bir VIP oyuncusuydu. İki yılda casino tarafından 2.5 milyon Avustralya Doları ödül aldı ve casino otellerinde misafir olarak iki buçuk yıl geçirdi. Kolluk güçlerince inceleme başlatıncaya kadar casino da bu kişinin kumar işlemlerini yakından incelememişti.
-ABD’de yabancı uyruklu bir kişi Las Vegas’a düzenli olarak kumar oynamaya gidiyordu. Casinocular bu kişiyi tanıyorlardı ve dört yıl içinde 1 milyon dolar kaybetmişti. İzleyen üç yılda kayıpları 125 milyon doları aştı. Bunun üzerine casino söz konusu kişiye elektronik havale, ortak hesaptan bankalararası transfer gibi imkanlar sundu. 10 milyon dolar kredi, otel odalarından, otomobillerden ve kuruluşa ait uçaktan yararlanma olanağı tanıdı. Casino müşteri hakkında bir dosya açmadı ve kaybettiği miktarların kaynağını araştırmadı. Ancak ulaşılabilen açık kaynaklar bu kişinin sahip olduğu şirketin borçlarını ödeyebilecek gücü olmadığını ortaya koydu.”
KUMAR ÖNEMLİ KÜRESEL AKTİVİTE
Raporun sonuç bölümünde ise “100 ülkede kumar oynandığı saptanırken, bu araştırma 77’sinde sektörün legalize olduğu, 8’inde ise yasal hale gelmek üzere olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu sektörde nakit yoğunlaşmasında, büyüme rekabetinde ve potansiyel suç patlamasında önemli bir küresel aktiviteyi ortaya koyuyor” saptaması yapıldı.