Avrupa Birliği’nin kendi üye ülkelerinde lisanslı olan bahis ve kumar şirketlerine verdiği destek aşikar. AB, bu şirketlerin servislerini ‘servislerin serbest dolaşımı ilkesi’ gereğince diğer üye ülkelerin vatandaşlarına sunabileceklerini belirtiyor. Bu serbestliği ülkelerindeki bahis ve kumar sektörlerini tekelleştirerek önlemeye çalışan üye ülkeler uzun zamandır AB tarafından uyarılıp, düzenlemelerini gözden geçirmeleri isteniyordu.
Tüm bunlar, 31 Ekim 2008′de Avrupa Birliği İç Pazarlar ve Tüketici Koruma Komitesi’nin ‘online kumarın bütünlüğü’ konusundaki Avrupa Parlamentosu’na sunduğu rapor ile değişebilir. Komite’nin sunduğu rapora göre Avrupa Adalet Divanı’na sunulan anlaşmazlık dosyalarının yarısına yakını sadece ve sadece online kumarla ilgili. Bu da gösteriyorki bu konuda gerek mahkemenin, gerekse üye ülkelerin, tüketicilerin ve online kumar operatörlerinin tutumu başarısız ve gözden geçirilmesi gerekiyor.
Online kumar piyasasındaki riskler; kişi doğrulamasının güçlüğü, kullanıcıların denetimi ve dolandırıcı operatörlerin insanların paralarını toplayıp tüymesi gibi başlıklarla raporda yer alıyor. Ayrıca üye ülkelerin kendi kumar marketlerinin kontrolünü ele alarak; kumar bağımlılığı, sahtecilik, kara para ve maç bağlama konularının önüne geçmeyi amaçladıkları belirtiliyor. Raporda ayrıca online kumar lisansı sahiplerinin faaliyette bulundukları her ülkenin kendi yasalarına uyması gerektiği dahi yer alıyor.
Üye ülkelerin ve Avrupa Birliği’nin online kumar konusundaki kuralların tanımlanmasındaki yeterliliği sorgulanarak, Avrupa Adalet Divanı’nın Avrupa kumar marketinin tarifini yapan kurum olmaması gerektiği vurgulanıyor. Bütün bunlar da demek oluyor ki Avrupalı bahis şirketlerinin en büyük dayanağı olan AB, üye ülkeler ve bahis şirketleri arasında yaşanan anlaşmazlıklardan sıkılmış ve birlik içerisinde artık bu konudaki yetkinin kendilerinde olmaması gerektiğini düşünenler var.
Avrupa Birliği’nin değişen bakış açısıyla ters düşen İngiltere, bünyesinden bulunan Europe Economics aracılığıyla 14 Kasım 2008′de Avrupa Parlamentosu’na karşı bir rapor sundu. Bu raporla Avrupa’da, tüm Avrupa’yı kapsayabilecek bir düzenlemeye gidilmesinden ziyade, bir ‘davranış kuralları’ tanımalanarak operatörler ve düzenleyiciler arasında yaşanan anlaşmazlıkların düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Anlaşmazlıkların bu kurallar çerçevesinde çözülmesi gerektiği, ABD’deki 2006′da yürürlüğe giren bahis yasağının işlevsiz bir yasak olduğu belirtildi.
İngiltere’nin sunduğu raporda ayrıca online kumar şirketlerinin kara para aklanmasına aracılık ettiğine dair herhangi bir kanıt bulunmadığı ve AB’nin bahis şirketlerine lisans vermemesi halinde bile kullanıcıların AB dışındaki sitelerde oynayacağı bilgilerine yer verildi. Özel bahis şirkelerinin yasak olduğu İsveç’te en az online bahis şirketlerinin yasal olduğu İngiltere kadar kumar bağımlısının bulunduğu, kısaca yasaklamanın sorunu çözmeyeceği raporun ana hatlarında yer aldı.
Avrupa’da bahisin anavatanı İngiltere’yi takip ederek online bahis ve kumar konusunu tam düzenleyen başka bir gelişmiş ülke çıkmadı. Her ülkenin AB düzenlemelerini dikkate almadan daha fazla vergi toplayabileceğini zannederek tekelci politikalar izlemesi, Avrupa Mahkemesi’ne taşınan bir çok anlaşmazlıkta bahis şirketlerinin haklı olduğu davalara yol açtı. Bu süreçte sıkılan ve yasakçı zihniyete göz yummayı aklından geçiren AB’mi yoksa düzenleme konusunda dünya standartlarını belirleyen İngiltere’mi kazanacak… Bunu önümüzdeki günler belirleyecek…
Kaynak: Bahismedya.com
Pokernews’in 27 Eylül 2008 tarihli haberi: 25 Eylül 2008 günü Reuters ajansının bildirdiğine göre Avrupa Birliği ile ABD arasında online kumar dolayısıyla süren tartışma resmi bir Dünya Ticaret Organizasyonu (WTO) şikayeti ile sonuçlanacak. Bu ABD aleyhine yapılacak olan ve onlarca belki milyonlarca dolar ticaret zararı şikayetine imkan verecek.
Ticaret anlaşmalarında en güncel hayal kırıklığı AB ile Uzaktan Kumar Birliği (Remote Gambling Association) arasında gerçekleşmişti ve PartyGaming dahil pek çok Avrupalı internet kumarı şirketinin şikayeti gelmişti. RGA’ın (Remote Gambling Association) şikayeti AB ile ABD görevlileri arasında görüşmelerin başlamasına neden olmuştu. Bu görüşmelerin son ayağı ABD tarafından çok kısa bir süre kala haber verilerek iptal edilmişti. En son görüşme Salı günü gerçekleşmişti ve herhangi bir gelişme gözlenmedi.
En son haberler ABD Ticari Temsilciler ofisinin konuya ayağının takıldığı ve AB’nin ABD Adalet Bakanlığına karşı eylemleri tekrar başladı. USTR, Amerilanın ticaret anlaşmalarında düzenlemeler yapan bir ajans, ve bu tür düzenlemeler normalde hukuken Congre onayı gerektiriyor.
Reuters RGA dış temsilcisi Lode Van Den Hende’dan şu alıntıyı yaptı: “Görünen o ki bu mesele komisyonun incelemesi sonucunda WTO’a gönderilecek.” Ayrıca ismi verilmeyen bir AB resmi görevlisi bu yılın sonunda doğru bir WTO şikayeti hazırlamayı düşündüklerini belirtmiş.
İskandinavya marketlerine odaklanmış, Türkiye’den oynanması yasak olan, İsveç çıkışlı bahis şirketleri Unibet ve Expekt, bir Malta şirketi olan Monnet Enterprises Ltd ile ortaklaşa Superscore oyununu piyasaya sürdüler. Bu oyun ile şirketlerin asıl amacı İskandinav ülkelerindeki bahis tekellerinin sundukları oyunlara, özellikle İsveç’teki Bomben oyununa, alternatif bir oyun sunabilmek.
Oyun futbol ve buz hokeyi maçlarında 2 veya 4 doğru skor tahmini yapılması üzerine dayanıyor. İsveç, Danimarka, Finlandiya ve Norveç’teki bahis tekellerinde iştirakçilere yapılan geri ödeme yüzdeleri 60-65 arasında değişirken, Superscore’da bu oran %80 olacak. Oynayanlar daha çok kazanacak.
Kaynak: GIG ve Bahismedya.com
Avrupa Komisyonu, AB içerisinde servislerin serbest dolaşımına karşı düzenlemeler getiren ülkeleri uyarmaya ve onları yasalarını rekabetçi yönde değiştirmeye zorlamaya devam ediyor. Avrupa Komisyonu’nun son hedefi Hollanda ve Yunanistan oldu. Bu ülkeler 2 ay içerisinde yeterli bir yanıt vermedikleri takdirde Avrupa Mahkemesi tarafından yargılanacaklar.
Hollanda’nın uyarılmasının nedeni diğer üye ülkelerin spor bahisleri servislerine getirdiği kısıtlamalar iken, Yunanistan’ın uyarılma nedeni hem spor bahisleri hem de diğer şans oyunlarına getirdiği yasaklar oldu. Avrupa Kanunu’na göre üye ülkeler, kamu sağlığını tehdit ettiği gerekçesi ile bahis ve şans oyunlarına çeşitli yasaklar getirmekte özgürler. Ancak bunu yaparken ‘senin bahislerin kötü, benim bahislerim iyi’ şeklinde ayrımcı değil, rekabet açısından adaletli ve tüm vatandaşlarını koruyacak şekilde yapmaları gerekiyor.
İşte bu noktada Yunanistan ve Hollanda köşeye sıkışmış oluyor. Son zamanlarda iki ülke de devlet tekelinin reklamlarını arttırmalarının yanısıra sürekli yeni ve bağımlılık yaratıcı oyunlar düzenlemeye başlamışlardı. Bu gelişmeler de açıkça gösteriyor ki bu devletlerin getirdiği yasaklardaki asıl iddiası kamu sağlığını korumak değil, serbest rekabeti engelleyerek daha fazla gelir elde etmek.
Kaynak: GIG ve Bahismedya.com
UEFA Başkanı Michel Platini geçtiğimiz hafta bahis sektöründen bir çok kilit temsicinin katılımı ile gayri resmi bir toplantı yaptı. Toplantıya bahis sektörünü temsilen Uefa’nın şike takibi dahil bir çok konuda işbirliği yaptığı bahis şirketi Betfair, Avrupa Spor Güvenliği Derneği (ESSA), Avrupa Piyangoları ve VeWu katıldı. Toplantıda bahis ve futbol maçları konusu masaya yatırıldı ve maç öncesi erken-uyarı sisteminin nasıl daha etkin hale getirilebileceği tartışıldı. Erken-uyarı sistemi ile herhangi bir karşılaşmada şike olabilme ihtimali bahis şirketleri tarafından Uefa’ya bildiriliyor ve Uefa’nın gerekli incelemeleri zamanında yapabilemesi sağlanıyor.
Bahis sektörü ile yakın ilişkiler kuran Uefa’nın Başkanı Michel Platini yaptığı açıklamada futbol bahislerini devamlı olarak takip ettiklerini ve bu sayede sorumlulukları olan şike ve benzeri alanlarda daha kolaylıkla gerekli eylemleri yapabildiklerini belirtti. Platini ayrıca sözkonusu toplantı ile Avrupa Bahis Sektörü ile şeffaf ve pozitif bir şekilde fikir alışverişinde bulunduklarını ve şikenin önüne daha çabuk nasıl geçebileceklerinin tartışıldığını belirtti.
Haberde bahsi geçen, Uefa’nın çalışma ortağı olan bahis şirketi Betfair, Türkiye’de yasaklı bahis siteleri listesinde yer alıyor. Türkiye’de lisanslanma ve vergilendirilme konularında gönüllü olmasına imkan tanınmadan yasaklanan şirket, İddaa Yasası’ndan kısa bir süre sonra yaşatılan legal çarpıklıkların etkisi ile Türkiye’den müşteri kabul edemeyeceğini açıklamıştı.
Kaynak: GIG ve Bahismedya.com
ABD’de online bahis ve kumarın yasaklanmasından sonra bu yasak nedeniyle mağdur olan ülkeler Dünya Ticaret Örgütü nezdninde şikayette bulunmuşlardı ve kayıplarının telafisini talep etmişlerdi. Daha önce bir grup olarak AB, Japonya, Kanada ve Avusturalya, ABD ile kendi aralarında başka sektörlerde kopardıkları imtiyazlara karşılık anlaşmıştı. Anlaşmayan ülkelerden Antigua, ABD’den senelik 21 Milyon Dolar değerinde imtiyaz koparmıştı. Macau ve Hindistan halen anlaşmaya yanaşmayan ülkeler listesinde yer alırken Kosta Rika da konuyu DTÖ’ye taşıyan ikinci ülke oldu.
28 Ocak 2008′de Kosta Rika ve Antigua (Antigua ikinci defa) DTÖ’den lisans verdikleri bahis şirketlerinin ABD’de faaliyet gösterememesi nedeniyle oluşan kayıplarının ABD tarafından karşılanmasını talep ettiler. Kosta Rika’nın bu talebi ile AB’den daha fazla imtiyaz koparması, AB ve diğer anlaşan ülkelerin de taleplerini yeniden değerlendirmesi anlamına gelecektir. Bu itirazlar, ABD’de online bahis ve poker şirketlerinin yeniden faaliyet gösterebilmesini sağlayacak düzenlemlerin yapılması konusunda mevcut yönetim üzerindeki baskıyı arttırmış durumda.
Kaynak: Safe and Secure Internet Gambling Initiative ve Bahismedya.com
GIG‘un 31 Ocak 2008 tarihli haberine göre Avrupa Birliği servislerin serbest dolaşımı ilkesine aykırı hareket ettikleri gerekçesi ile Almanya ve İsveç’e karşı yasal harekete geçti.
AB’nin İç Pazarlar Sorumlusu Charlie McCreevy İsveç ve Almanya’ya online kumara karşı uyguladıkları yasaklayıcı tutumu değiştirmeleri için 2 ay süre verdi. İsveç resmi kumar sitesi Svenska Spel ile vatandaşlarına online poker sunuyor ancak özel şirketlere lisans vermiyor. Almanya ise 1 Ocak 2008′de hayata geçirdiği bir yasa ile Türkiye ve ABD benzeri bir yasak getirmişti.
İsveç ve Almanya 2 ay içerisinde istenen kriterleri yerine getirmezlerse kendilerini Avrupa Mahkemesi’nde bulacaklar. Avrupa Mahkemesi’nin bu ülkelere karşı yasalarında değişiklik talep etme ve aksi durumlarda finansal cezalara çarptırma yaptırımı bulunuyor.
Kaynak: GIG ve Bahismedya.com
Online bahis ve kumarı Dünya Ticaret Örgütü’nün mevzuatlarına aykırı olmasına rağmen yasaklayan ABD’nin başı başta adalar ülkesi Antigua ve Barbuda olmak üzere birçok ülke ile derde girmişti. Antigua’ya senelik 21 milyon dolar değerinde tazminata mahkum olan ABD, aynı bahis yasağı nedeniyle itirazda bulunan AB’ye ise çeşitli konularda imtiyaz hakkı tanımak zorunda kalmıştı. Bu konuda yaşanan gelişmelere daha önce detaylı olarak yer vermiştik.
Türk medyasında ilk kez ‘iddaa yasası’ ile ABD ile benzer bir şekilde online bahis ve kumara yasak getiren Türkiye’ye de benzer tazminat davaları açılabileceği dillendirildi. Sabah Gazetesi’nden tanıdığımız Emrah Kayalıoğlu, Forbes Türkiye’nin Şubat 2008 sayısında konuyu köşesine taşıdı. Yazıdan bir kesit şu şekilde:
ABD (senelik 21 Milyon Dolar değerinde tazminat kapsamında) telif haklarından vazgeçerek Antigua’nın ekonomik kaybını telafi eder veya etmez. Bu, işin bize uzak tarafı. Bizi ilgilendiren kısım ise benzer yasakların ülkemizde de uygulanıyor oluşu.
Karar metnindeki ayrıntılar içerisinde bir tanesinin altı çizilmeli: WTO, Antigua’da kurulu şirketler aracılığıyla ABD’den oynanan bahis ve kumarı Antigua’nın ABD’ye ihracatı olarak değerlendirdi. ABD’deki hizmet alıcının, ödemeyi yaptığı banka hesabının Antigua’da olup olmamasanın bu hükmü değiştirmeyeceğinin altı çizildi. İşte bu nokta çok önemli. WTO, hizmet sağlayıcı İnternet sitesinin nerede kurulu olduğunu dikkate alıyor; ödeme yapılan hesabın ait olduğu bankanın yerini değil.
Sonuçta WTO, uluslararası internet bahsine (ve kumara) uygulanan yasağı onaylamadı. Bunu yaparken hükmedilen tazminat talebin çok altında kalsa da ABD gibi bir ülkenin aleyhine karar verdi. Minik Karayip ülkesi Antigua’nın yıllık 3.4 milyar dolarlık talebine bu ülkeden kurulu siteler aracılığıyla ABD’den oynanan bahis ve kumar miktarının tahmini bir bedeli göz önünde alınarak ulaşıldı. Sonuçta talebin çok altında bir tazminat (senelik 21 milyon dolar) hem de dolaylı olarak telif hakları vasıtasıyla elde edildi.
Buradan ‘İleride Türkiye böyle bir davayla karşılaşırsa tazminat rakamı daha da düşük olacaktır’ hükmüne ulaşabiliriz. Ama böyle bir dava açılırsa sonucunun ne olacağını kestirmek de zor değil. Üstelik ABD’nin davanın güçlü müdahilleri olan AB ülkelerini ikna etmek amacıyla verdiği ekonomik tavizlerin (posta-kurye, araştırma-geliştirme ve depolama konusunda verilen haklar) boyutlarını da düşünmek gerekir. Ayrıca Türkiye aleyhine açılabilecek böyle bir davada Türkiye’nin, ABD’nin yaptığı gibi AB ülkelerini davadan vazgeçmeye nasıl ikna edeceği de (hatta ikna edip edemeyeceği) ayrı bir tartışma konusu!
İsveç’in en büyük gazetesi Aftonbladet’in eski ve yeni editörleri Anders Gerdin ve Jan Helin, Pazarlar ve Servislerden Sorumlu Avrupa Birliği Komisyonu Üyesi Charlie McCreevy’ye bir açık mektup yazdılar. Mektupta İskandinavya’da bulunan gazetelerin AB içerisinde lisanslı bulunan bahis şirketlerinden reklam alırken ülke bahis tekellerinin baskısı altında kaldıklarını belirttiler ve AB Komisyonunu konu ile ilgili harekete geçmeye çağırdılar. Ayrıca, gazetelerinin yanısıra en büyük rakipleri Expressen ve Danimarka gazetelerinin de baskı altında kaldığını belirttiler.
Mektupta ayrıca Aftonbladet okuyucularının bu baskılar aracılığıyla tam ve doğru bilgilenmiş olarak özgür tercihler yapabilmesinin önüne geçilmeye çalışıldığı, bu durumun AB Servislerin Serbest Dolaşımı ve Anayasal Tüzükteki Bilgi Özgürlüğü ilkeleri ile çeliştiği belirtildi. Mektubun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
İnsan haklarının en çok gelişmiş olduğu ülkelerden biri olan İsveç’te gazeteler okuyucularının haklarını gözeterek vergilerini verdikleri ülkelerini Avrupa Birliği’ne şikayet edebiliyor. İnsan haklarının gelişmemiş olduğu ülkelerde ise bilgi özgürlüğü baltalanarak insanlar tek bir tercihe yönlendiriliyor. Tek tercihe uymayanlar ise kolluk kuvvetleri tarafından engelleniyor.
Kaynak: E-Gaming Review ve Bahismedya.com
Pokernews‘in 28 Aralık 2007 tarihli haberine göre bahis şirketleri ABD ile AB’nin yaptığı anlaşmaya karşı aksiyon almak için harekete geçtiler. Habere aynen yer veriyoruz: Uzaktan Kumar Kurumu (RGA) Avrupa Birliği Ticari Anlaşmalar Düzenlemesi altında ve Avrupa online kumar şirketleri adına Amerike karşıtı bir şikayeti dosyaladı. RGA’nın Baş Yöneticisi Clive Hawkswood, “Avrupalı Online Oyun İşletmecilerine karşı uyguladığı ayırımcı uygulamalardan dolayı Amerika Adalet Bakanlığına meydan okumak için gerekli tüm hukuki adımları atmaktan başka şans bırakılmadı” dedi.
Basın bildirgelerinde ki açıklamalarında RGA, Amerika Adalet Bakanlığının online kumarın hukuk dışı olduğunu iddia ederek yabancı online oyun şirketlerine cezalar ve yürütmeler ile baskı uygulamasına rağmen başta online atyarışı ile ilgili olmak üzere yerli online kumar şirketlerine dokunmadığını işaret etti.
RGA’nın bu açıklaması Avrupa Birliği ile ABD arasında ki WTO iskanının temelinde yükselmekte. Antigua ve Barbuda’nın açtığı bir davada WTO, Amerika online kumar kanun ve politikalarının ayırımcı olduğuna ve ticaret taahhüdlerini bozduğuna karar vermişti. 1994 hizmet anlaşmalarına uymak yerine ABD, WTO ticaret partnerlerinin kendi online kumar pazarında girmesine engel koymuş ve ABD karşıtı tazminat kapılarını açmıştı. Anlaşmanın şartları AB’nin daha once sınırlanan ABD posta, depolama analize ve test pazarlarına girmesine olanak tanırken ayrımıcılık uygulanan asıl kumar şirketlerine bir tazminat sağlamamaktadır.
Hawkswood AB iskanı ile hayal kırıklığına uğradığını söylemesine rağmen, AB ticari komisyoneri Peter Mandelson için sadece övgülerini dile getirerek “Bizim için çok şey yaptı” dedi. “En son ne zaman önemli bir politikacının ABD’ye giderek kumar endüstrisi için bir dava açtı?”
AB RGA’nın şikayetini gözden geçirip inceledikten sonra uygun bir çözüm yaratmak için ABD ile tartışmalara girip girmeyeceğine karar verecek. AB aynı zamanda davayı çözüm için WTO’nun önüne götürme seçeneğine de sahip.
Sonraki Sayfa »