Köln Eyalet Mahkemesi, dar gelirlilerin yüksek meblağlarda bahis oynamasına izin verilmemesi gerektiği yönünde bir karar aldı. Almanya’daki Köln Eyalet Mahkemesi, Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nde Hartz 4 yardımı alanlara bahis Oyunları oynama yasağını onayladı.
Karara göre lotto ve bahis bayileri, sosyal yardımla geçindiklerini açıkça bildikleri kişilere bahis oynatamayacaklar. Mahkeme alınan kararın “bahis Oyunu kuponunun verildiği gişelerin, her müşteriyi kontrol edeceği anlamına” gelmediğine dikkat çekti. Mahkeme bu kararıyla, geçen Mart ayında aldığı ihtiyati tedbir kararını onaylamış oldu. Mahkeme ayrıca, devlet bahis işleticisi Westlotto kuruluşunun itirazını da reddetti.
Westlotto kuruluşu, karara bir üst mahkemede itiraz edeceğini açıklarken, kararın ‘gerçekçi’ olmadığını ileri sürdü. Bu arada alınan kararın piyasadaki rekabetten kaynaklandığı, bunun faturasının ise vatandaşlara çıkarıldığı belirtiliyor.
DHA – 06.05.2011
Almanya’ da 500 bin kişinin şans Oyunları bağımlısı olduğu açıklandı. Greifswald ve Lübeck Üniversiteleri tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre, en çok bağımlılığın kumar makineleri ve spor bahislerine olduğu belirtiliyor.
Almanya’da yaklaşık dört milyon kişinin şans Oyunları yüzünden ciddi sorunlar yaşadığı, ve bu kişilerin çoğunun söz konusu alışkanlıklardan kurtulmak için çare aramadığı belirtiliyor. Lübeck Üniversitesinden Hans – Jürgen Rump, “Şans Oyunları bağımlılarının başında işsizler ve genç göçmenler geliyor.” dedi.
Gazino, lokanta ve Oyun salonlarında bulunan şans makinelerinin gençleri bağımlı yaptığını belirten uzmanlar, ilk olarak bu mekanlar da gençlerin şans Oyunlarıyla tanıştıklarını ve ilk denemelerin daha sonra bağımlılıkla sonuçlandığını belirtiyor.
Araştırma yaşları 14 – 64 arasında 15 bin 600 kişi üzerinden yapıldı. Verilen bilgilere göre 2010 yılında Almanların internet spor bahislerinde 265 milyon Euro para kaybettiği belirtildi. Bu yüzden acilen internet spor bahislerinin yasaklanması talep ediliyor.
Cihan Haber Ajansı – 18.02.2011
Almanya’da kumar sektörün en büyük grubu Gauselmann’ın, yasal düzenlemeleri etkileyebilmek için, yıllar boyunca siyasetçilere, yaklaşık 1 milyon Euro örtülü bağış yaptığı ortaya çıktı.
Süddeutsche Zeitung gazetesinin haberine göre Alman kumar makineleri üreticisi Gauselmann, Oyun salonlarıyla ilgili yasal düzenlemeleri etkileyebilmek için yaklaşık 20 yıl boyunca siyasetçilere örtülü bağışlar yaptı. Grubun dikkatleri çekmemek için farklı yollar izleyerek yaptığı bağışlar, hem iktidardaki Hrıstiyan Birlik Partileri (CDU /CSU), koalisyon ortağı Hür Demokrat Parti FDp, hem de muhalefetteki Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller Partisi üyesi siyasetçilere verildi.
Firmanın patronu Paul Gauselmann, bağışların dikkat çekmemesi için bunları hem şirket çalışanları hem de aile fertleri üzerinden, küçük meblağlarla dağıttı . Bağış çeklerinin hangi siyasetçilere verileceğini de Gauselmann kendisi belirliyordu. Almanya’da siyasetçilere yapılan 10 bin euronun üzerindeki bağışlar ilan edilmek zorunda. Bunun altındaki küçük meblağlar ise kayıtlarda gözükmüyor.
“Çok akıllıca bir sistem”
Alman hukukçu Martin Morlok metodu “çok akıllıca bir sistem” sözleriyle değerlendirdi. Morlok, Anayasa Mahkemesinin parti bağışlarında şeffaflığı sağlamak için oluşturulan kılavuzuna göre bu durumun yasal olmadığını savundu. Maliye Bakanlığı, iddiaların ardından inceleme başlattı. Ancak ilk inceleme sonuçlarına göre, Gauselmann’ın ailesi ve müdürlerinin yaptıkları bağışların firma kasasından kendilerine ödendiğine dair bir bulgu saptanamadı. Gauselmann ise yaptığı açıklamada, Eyalet yönetimlerini şans Oyunlarını kendi tekellerine almak için Oyun salonlarına karşı acımasız bir savaş açmakla suçladı.
CDU, Meclis’i bilgilendirdi
Hrıstiyan Demokrat Parti (CDU) olayın ardından Gauselmann ailesi ve Gauselmann’ın çalışanlarının yaptığı bağışları inceleme altına aldı. Parti ayrıca meclisi de bu konuda bilgilendirdi.
Almanya’da kumar makineleriyle ilgili konularla Federal Ekonomi Bakanlığı ilgileniyor. 2006 yılında mevcut uygulama yumuşatılmış ve restoran başına iki yerine üç kumar makinesinin işletilebilmesine izin verilmişti. Greifswald ve Lübeck Üniversiteleri’nin yaptığı son araştırmaya göre Almanya genelinde yaklaşık yarım milyon kumar bağımlısı bulunuyor. Kumar makineleri de kumar bağımlılığının ilk aşaması olarak kabul ediliyor. Bağımlılıkla mücadele uzmanları kumar bağımlılığının önüne geçebilmek için kumar makinelerinin meyhaneler ve benzin istasyonlarından kaldırılmasını önermişti. Ancak politikacılar bunu geri çevirirken, Gauselmann firmasının da önerdiği, makinelere çip kartı uygulamasının getirilmesi üzerinde duruyordu.
Deutsche Welle – 18.02.2011
Alman Hükümeti’nin meyhanelerde ve misafirhanelerde şans Oyunları otomatlarını yasaklamak ve 10 binin üzerinde Oyun salonuna daha katı uygulamalar getirmek istediği belirtildi.
Hükümetin, Bağımlılık ile Mücadele yetkilisi Mechthild Dyckmans Süddeutsche Zeitung’a yaptığı açıklamada, “Şans Oyunlarında bağımlılık yapma oranı en yüksek olanı otomatlar.” dedi.
Federal Hükümet gerekli adımları atarsa birahanelerde kapalı alanlarda sigara içme yasağının ardından yeni bir sınırlandırılmaya gidilecek. Böylece başta birahaneler olmak üzere benzin istasyonlarında, alış-veriş yerlerinde ve havalimanlarında kullanıma hazır bulunan 50 bine yakın şans Oyunu otomatları sökülecek.
Hali hazırda dahi 18 yaşından küçüklerin bu otomatlarda oynamalarına yasal olarak izin verilmediğini hatırlatan Alman yetkili, bu kurala genellikle uyulmadığını savundu. Bar ve birahanelerin bu konuda denetlenmesinin zor olduğuna dikkat çeken Hür Demokrat Parti’li (FDP) Dyckmans, Oyun bağımlılığının önüne geçilmesinin de böylece zora girdiğini söyledi ve “Birçok genç, buralarda şans Oyunlarına alışıyor.” dedi.
Dyckmans’ın verilerine göre Almanya’da 400 bin kişi şans Oyunlarının tutsağına düşmüş durumda. Bu insanların yüksek miktarda para kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya olduğunun altını çizen uzmanlar, bunun sonucunda aile ve işyerinde sorunlar yaşanmaya başladığına dikkat çekiyor.
Cihan Haber Ajansı – 09.02.201
AA’nın 10.11.2010 tarihli haberi: Almanya’daki bahis skandalıyla ilgili olarak yarın Bochum Eyalet Mahkemesinde ifade vermeleri öngörülen Nurettin G. ve Tuna A. adlı Türk sanıkların ifade vermesinin gecikeceği bildirildi.
Bahis bürosu işleten Nurettin G’nin avukatı Joe Theron ile Tuna A’nın avukatı Reinhard Peters, bu konuda yaptıkları açıklamada, ifadelerin iyi bir şekilde hazırlanması için daha fazla zamana ihtiyaç duyduklarını belirterek, bu konuda acele etmeyeceklerini ifade etti.
Bu durumda sanıklar hakkındaki davanın 17 Kasım’dan itibaren hız kazanması bekleniyor.
Sözkonusu Türk sanıklarla birlikte haklarında henüz dava açılmamış olan Marijo C, Ante S. ve Deniz C. adlı Türk de Almanya ve diğer bazı Avrupa ülkelerinde 30′dan fazla karşılaşmada şike yapmak ve toplam 1,6 milyon Avro para dolandırmakla suçlanıyor.
Yaklaşık 1 yıldan beri tutuklu bulunan Marijo C ve Deniz C, 19 Kasım 2009 tarihinde gözaltına alınmıştı.
DHA’nın 02 Temmuz 2010 tarihli haberi: Almanya’nın Berlin kentinde düzenlenen uluslararası poker turnuvasına silahlı baskın yapan aralarında Türklerin de bulunduğu soygunculara çeşitli hapis cezaları istendi.
Berlin’deki Grand Hyatt Hotel’e geçen Mart ayında Kalaşnikof tüfeklerle baskın yapan ve 200 bin euro’ya yakın parayı gasp ederek kaçtıktan sonra teslim olan veya yakalanan 4 sanık hakkındaki dava Berlin Eyalet Mahkemesi’nde sonuçlanma aşamasına geldi. Türk ve Arap kökenli sanıklardan 3′üne 1-3 yıl, çetenin elebaşına 20 yıla yakın hapis cezası istendi.
6 Mart’ta nde poker turnavasını basarak koruma görevlilerini etkisiz hale getiren ve 2′sini yaralayan; 242 bin Euro’yu çalan soygunculardan 1′i Türkiye’ye, 1′i Lübnan’a kaçtı. Güvenlik kameralarının incelenmesi sonucu yakalanan 21 yaşındaki Vedat S. adlı soyguncu polise teslim oldu ve suç ortaklarının adını verdi. Vedat S., duruşmada verdiği ifadede soygundan pişman olduğunu söyledi. Türkiye ve Lübnan’a kaçan 2 soyguncu avukatlarının ikna etmesiyle Almanya?ya gelirken havaalanında polis tarafından yakalandı.
Lübnan’a kaçan ve daha sonra Berlin’e gelerek teslim olan 20 Jihad C. payına düşen 40 bin Euro’yu aldığını ancak parayı yurt dışına kaçmak için kendisine yardım edenlere verdiğini belirtti. Mustafa U. da suçunu itiraf etti.
Berlin?deki soygunu soyguna teşvik eden ve kendisi soygun esnasında arasında olan Lübnanlı amcanın ayrı bir davada yargılanacağı belirtildi. Lübnanlı soygunculardan birinin amcası olan ve soygunu planlayan 29 yaşındaki adamın soygun esnasında cep telefonuyla soyguncuları yönlendirdiği belirlenmişti.
Haberler.com‘un 26 Mart 2010 tarihli haberi: Almanya’nın başkenti Berlin’deki Grand Hyatt Oteli’nde 6 Martta düzenlenen dünya bir poker turnuvasında gasp edilen 240 bin Euro’luk soyguna katıldıktan sonra polise teslim olan ve 1′i Türk 4 soyguncunun yakalanmasını sağlayan Vedat S. adlı Türk serbest bırakıldı.
Berlin Savcılığı sözcüsü Martin Steltner, Alman medyasının gelişmelerini yakından takip ettiği soygun hakkında ayrıntılı ifade veren Vedat S.’nin olayın aydınlatılmasını sağladığı için serbest bırakıldığını, onun hakkında daha sonra dava açılacağını belirtti.
Vedat S.’nin soygunda payına düşen 40 bin Euro?yu teslim edeceği, soygun ile ilgili geniş çaplı ifade verdiği için, 2- 5 yıl hapis cezası alabileceği bildirildi.
Soygunla ilgili, aralarında boksör ve adam yaralama suçundan sabıkalı Mustafa Uçarkuş adlı Türk’ün de bulunduğu 4 kişinin halen tutuklu bulunduğu açıklandı.
Deutsche Welle Türkçe‘nin 23 Mart 2010 tarihli haberi: Berlin’de poker turnuvası düzenlenen bir otele baskın düzenleyerek para ödülünün bir kısmının çalındığı soygunla ilgili olarak beşinci zanlı gözaltına alındı. Polis sözkonusu kişinin soygunu planladığını tahmin ediyor.
Berlin’de 6 Mart’ta Hyatt Oteli’nde düzenlenen poker turnuvasını basarak para ödülünün bir kısmını çalan zanlılar, polisin düzenlediği operasyonlarla yakalanıyor. Berlin polisi dün gece yarısı soygunu planlamakla suçlanan beşinci zanlıyı gözaltına aldı. Sözkonusu zanlının 28 yaşında, Lübnan asıllı olduğu ve evine gece yarısı operasyon düzenlendiği belirtildi. Polis, sorgusu süren kişinin soygunu yapan zanlıları siyah bir Mercedes’in içinde otelin önünde beklediğini ve ardından olay yerinden uzaklaştırdığını kaydetti. Berlin Emniyet Müdürü Dieter Glietsch yaptığı açıklamada, olayla ilgili soruşturmanın devam ettiğini ve başka zanlıların daha yakalanabileceğini söyledi. Emniyet müdürü soruşturma ile ilgili daha fazla ayrıntı vermedi.
Dört kişi gözaltına alınmıştı
Berlin polisi daha önce poker soygunuyla ilgili olarak biri Türk kökenli, dört kişiyi gözaltına almıştı. Bu kişilerin ikisi Lübnan ve Türkiye’den Berlin’e döndükleri sırada cumartesi günü gözaltına alınmıştı. Berliner Morgenpost’un haberine göre polisin zanlıların fotoğraflarını yayınlamasının ardından bu kişilerden bazıları hakkında uluslararası arama emri bulunduğu tespit edildi.
Bild gazetesi poker soygununun arkasında Berlin’de yaşayan büyük bir Arap ailesinin parmağı olduğuna dair bir haber yayınladı. Soygunu planlayan ve yapanların uyuşturucu ticareti de yaptığı iddia ediliyor. Ancak polis ya da savcılık basında yeralan iddiaları doğrulamadı.
242 bin euro bulunamadı
Berlin’deki Hyatt Oteli’nde 6 Mart’taki poker turnuvasına baskın düzenleyen silahlı saldırganlar para ödülünün 242 bin eurosunu çalmayı başarmıştı. Polis olayla ilgili olarak beş kişiyi gözaltına almasına rağmen, çalınan paraya henüz ulaşılamadı.
Habertürk Gazetesi‘nin 13 Şubat 2010 tarihli haberi: Türkiye’de çok güçlü ilişkileri olduğu ortaya çıkan Almanya kaynaklı şike çetesi, sonucunu ayarladıklarıkarşılaşmalar için birbirleriyle “Endişeye gerek yok. Maçtan sonra şarkı söyleyeceğiz” diye haberleşiyormuş!
Bochum Savcılığı’nca hazırlanan dosya, yüzlerce sayfadan oluşuyor. Tabii ki bu sayfaları tek tek yazmanın olanağı yok. Ancak dosyanın içinde önemli bölümler var. Örneğin diyaloglar gerçekten ilginç. Bingöl-Diyarbakır Kayapınar maçı öncesi, ismi sık sık geçen Ante Sapina ile Erdem isimli ancak kimliği belli olmayan şahıs arasında yapılan telefon görüşmesinde şöyle bir ifade yer alıyor:
“Aynen öyle yaptım. Adam yürekli değil. T…..lı. Hiç endişe etme. Maçtan sonra şarkı söyleyeceğiz.” Ancak bu maç için yapılan ayarlamalar gerçekleşmiyor, çete 90 dakika başlamadan işin bozulduğunu anlıyor. Bu kez şöyle bir diyalog dinlemeye takılıyor: “Bugün bir şey yok. Adamlar ötmüş. Bu adamları s…..iz”. Bu konuşmada işi bozanın Erdem isimli şahıs olduğundan söz ediliyor.
TESPİT ETMEK ÇOK ZOR
Aslında dosyada yer alan hiçbir ismi tanımak mümkün değil. Bu nedenle savcılığın da çetenin Türkiye kanadını tespit etmesi çok zor. Örneğin Trabzonspor-Antalya (3-1) maçı için yapılan dinlemeye Deniz Çelik, Birol Dede, Deniz Yüksel gibi isimler takılmış. Söz konusu kişilerin çoğu olayın Almanya kanadından. (Konuşmaların Almanya’da Magerete Bendz isimli bir şahsın telefonundan yapıldığını da belirtelim). Deniz Çelik, Kartalspor’la yakın ilişkide olduğu için Kartalspor’un ismi dosyada çok sık geçiyor.
PARA ASYA’DAN YATIRILIYOR
Dosyadaki maçlardan bazılarına Asya’daki bahis firmaları üzerinden büyük paralar yatırılmış. 4 Nisan 2009 tarihinde oynanan Ankaraspor-Bursaspor (0-2) maçı da bunların arasında. Marijo adlı bir şahıs tarafından Asya’daki bir ülkeden (ismi dosyada yok) 200 bin Euro’luk bir bahis oynanıyor. Bu maç üzerine oynanan bir diğer bahiste ise 18 bin 500 Euro’luk kazanç elde edildiği tespit edilmiş. Bir diğer iddia Hatay-Tepecik maçı üzerine… Söz konusu maç için Ante Sapina tarafından kulüp başkanlarına 20 bin Euro’luk rüşvet verildiği iddia ediliyor. Futbolcuların da karıştığı maçlar dosyada yer alıyor. Bunlardan birisi Malatyaspor- Kayseri Erciyesspor maçı. Malatyaspor’un kaptanı Fatih Sezer bu maçta oynamamış ancak adı sık sık dosyada geçiyor. Malatyaspor’un kalecisi Gökhan Tokgöz (şu anda Diyarbakırspor’da) ile Evren Nuri Turhan da adı geçen futbolcular. Bu maç organizasyonu için ise Rıfat Gegiç, Josip Curtak ve Joseph Chang adlı çete üyeleri yoğun bir şekilde çalışmış.
DOSYADAKİ MAÇLAR
12 Ocak 2009 Trabzonspor-Antalyaspor: 3-1
4 Nisan 2009 Ankaraspor-Bursaspor: 0-2
16 Nisan 2009 İzmirspor Ankara Demirspor: 2-1
16 Nisan 2009 Hatayspor-Tepecik Belediye : 0-1
16 Nisan 2009 Bafra-K.Maraş: 1-2
26 Nisan 2009 Malatyaspor-K.ErciyessporK: 2-3
30 Nisan 2009 Bingilspor-D.Bakır KKayapınar: 1-0
2 Mayıs 2009 Giresinspor-Ç.Rizespor: 1-0
3 Mayıs 2009 İstanbul BŞB-G.Birliği: 3-1
29 Mayıs 2009 Hacettepe-Kocaelispor: 0-4
14 Temmuz 2009 Ulm-Fenerbahçe: 0-5
9 Eylül 2009 Bosna Hersek-Türkiye: 1-1
- RÜŞVETİ GERİ VER
- RESTORANI MI SATAYIM?
30 Nisan 2009 tarihinde oynanan ve 1-0 ev sahibi ekibin kazandığı Bingölspor-Diyarbakır Kayapınar maçında “tezgahı” bozulan çete üyeleri arasında tüyleri ürperten şu diyalog geçiyor:
ANTE: Bağlantı kötü öyle mi? Ve kötü bir bağlantı bana 100 bin Euro’ya mâloluyor. Erdem, sen benimle dalga mı geçiyorsun yahu!
ERDEM: Hayır.
ANTE: Bana bak Erdem! Bana “Devre arasında bunu halledebilirim. Dümen benim elimde” dedin… Bunun hakkında
başka bir şey duymak istemiyorum. Çok ciddiyim. (Erdem bahaneler üretiyor.)
ANTE: Erdem, onlar 3 gole nasıl izin vereceklerdi! Yarın Berlin’e gel ve bana parayı getir. Kuzenine, o menajere söyle bana parayı ayarlasın. O zaman mesele hallolur. (Ante Sapina, Erdem’den kullanılan 30 bin Euro rüşvet parasını geri vermesini talep ediyor.)
ERDEM: Restoranı mı satayım!
Online kumar türlerini incelemek istiyorsanız buraya tıklayabilirsiniz. Bu bağlantı tamamen bilgi verme amaçlıdır.
Deutsche Welle Türkçe‘den Ulrike Hummel imzalı, Başak Demir’in çevirdiği 03 Şubat 2010 tarihli haber şu şekilde: Almanya’ya büyük umutlarla gelen göçmenler, kalifiye bir mesleğe sahip değilse şans oyunlarının tehlikeli çekim alanına giriyor. Yıllık cirosu 30 milyar euroyu bulan oyunlara özellikle göçmen gençler ilgi gösteriyor.
Özellikle bahis bürolarına olan rağbet giderek artıyor. Olayın ekonomik boyutunun yanı sıra şans oyunlarında çok hassas bir nokta daha var: Bağımlılık tehlikesi! Özellikle gençler spor karşılaşmalarındaki bahislere ve online poker oyunlarına daha yatkın. Bazı uzmanlara göreyse şans oyunları bağımlısı olma riski en yüksek grubu Almanya’daki göçmen kökenliler oluşturuyor.
Kumar bağımlıları, zamanın büyük bir bölümünü sadece kumar masalarında değil, aynı zamanda bahis bürolarında, oyun otomatları ve bilgisayar başında da geçiriyor. Bunlardan biri de Mustafa. Başlangıçta sadece ara sıra ziyaret ettiği oyun salonunda, bir akşam kaderini değiştiren bir şey olmuş. ilk defa o akşam 22 bin euro kazanmış. Mustafa, bu yüklü kazancın onu bağımlı olmaya iten en büyük etken olduğunu söylüyor:
“Bir süre sonra oyun salonları yetmemeye başladı, böylece ben de bahis oynamaya başladım. Daha çok futbol maçları üzerine müşterek bahis oynadım. Bir süre sonra o da yetmedi ve oyun otomatlarına alıştım. Bu şekilde giderek daha fazla batağa saplandım.’
Kumarda kazandığı bu yüklü miktarı, daha sonraki dönemde sadece kayıplar takip etmiş. En azından oyuna başladığı parayı kurtarma baskısı, giderek büyümüş. Önceleri bankadan çektiği krediler yetiyormuş, ancak daha sonraları eşe dosta yalan söyleyip borç istemeye başlamış. 31 yaşındaki Mustafa, bir süre sonra aylık masraflarını karşılayamaz hâle gelmiş; çünkü bütün maaşını bahis ve kumara yatırmış.
Göçmenlerin şans oyunlarına olan ilgisinin nedenleri
Berlin Bağımlılıkla Mücadele Merkezi’nin verilerine göre Almanya’da yaklaşık 250 bin şans oyunu bağımlısı var. Bunların yüzde 90′ını erkekler oluşturuyor. Yine bu grup içindeki en yüksek oran göçmen kökenli gençlere ait. Kliniklerde kumar bağımlılığı nedeniyle tedavi gören göçmen kökenlilerin sayıları da önceki yıllara oranla giderek artıyor. Bunun nedenlerinden biri, oyun salonlarının, daha çok göçmenlerin yoğun olduğu semtlerde açılması. Diğer bir neden de giderek artan işsizlik oranı. Kendisi de Filistin kökenli olan psikiyatrist ve Köln’ün Hürth semtindeki bağımlılıkla mücadele kliniğinin müdürü Muhammed Ebu Kadir, göçmen kökenlilerin sorunlarını yakından tanıyor ve bu konuda şunları kaydediyor:
“insanların Almanya’ya daha iyi ekonomik koşullara sahip olabilmek için göç ettiğini göz önüne alırsanız, onların üzerindeki baskıyı anlamak daha da kolaylaşır. Çünkü onlar ülkelerinde geride bıraktıkları kişilere karşı, kendilerini para göndermekle yükümlü hissediyorlar. Buna göre statüleri belirleniyor. Ancak Almanya’daki koşullar onların hiç de beklentilerini karşılamıyor. Kalifiye olmayan göçmenlerin Almanya’da yüksek maaşlı bir iş bulması bir hayli zor. işte bu nedenle ihtiyaçları olan parayı kazanmak için başka yollara başvurma tehlikesi de çok yüksek.’
Bağımlılığın ağır sonuçları
Berlin Bağımlılıkla Mücadele Merkezi’nin verilerine göre Almanya’daki şans oyunları piyasasının 2007 yılındaki toplam cirosu yaklaşık 28 milyar euro. Merkezde çalışan terapistlerden Carolin Evenius’a göre bu alışkanlığın kurbanları üzerindeki etkisi çok ağır. Evenius, aşırı borçlanmış hastalarda umutsuzluk, gelecek endişesi ve en kötüsü de intihar girişimlerinin çok yaygın olduğunu belirtiyor. Terapist Evenius, bazı kumar bağımlılarının ihtiyaç duydukları paraya ulaşmak için suç olaylarına da karıştığını sözlerine ekliyor.
Birkaç dostunun yardımıyla kumar tutkusundan kurtulmak amacıyla kısa bir süre önce terapiye başlayan Mustafa, toplam üç ay sürecek olan tedavi sürecinde daha şimdiden hayatında önemli değişiklikler olduğunu söylüyor:
“Hayatımda yeni bir sayfa açtım. Gelecekte kendi kararlarımı kendim verebileceğim bir hayat sürmek istiyorum. Zira kumar bağımlıları karar verme özgürlüğüne sahip değiller.’
Sonraki Sayfa »