DHA’nın 02 Temmuz 2010 tarihli haberi: Almanya’nın Berlin kentinde düzenlenen uluslararası poker turnuvasına silahlı baskın yapan aralarında Türklerin de bulunduğu soygunculara çeşitli hapis cezaları istendi.
Berlin’deki Grand Hyatt Hotel’e geçen Mart ayında Kalaşnikof tüfeklerle baskın yapan ve 200 bin euro’ya yakın parayı gasp ederek kaçtıktan sonra teslim olan veya yakalanan 4 sanık hakkındaki dava Berlin Eyalet Mahkemesi’nde sonuçlanma aşamasına geldi. Türk ve Arap kökenli sanıklardan 3′üne 1-3 yıl, çetenin elebaşına 20 yıla yakın hapis cezası istendi.
6 Mart’ta nde poker turnavasını basarak koruma görevlilerini etkisiz hale getiren ve 2′sini yaralayan; 242 bin Euro’yu çalan soygunculardan 1′i Türkiye’ye, 1′i Lübnan’a kaçtı. Güvenlik kameralarının incelenmesi sonucu yakalanan 21 yaşındaki Vedat S. adlı soyguncu polise teslim oldu ve suç ortaklarının adını verdi. Vedat S., duruşmada verdiği ifadede soygundan pişman olduğunu söyledi. Türkiye ve Lübnan’a kaçan 2 soyguncu avukatlarının ikna etmesiyle Almanya?ya gelirken havaalanında polis tarafından yakalandı.
Lübnan’a kaçan ve daha sonra Berlin’e gelerek teslim olan 20 Jihad C. payına düşen 40 bin Euro’yu aldığını ancak parayı yurt dışına kaçmak için kendisine yardım edenlere verdiğini belirtti. Mustafa U. da suçunu itiraf etti.
Berlin?deki soygunu soyguna teşvik eden ve kendisi soygun esnasında arasında olan Lübnanlı amcanın ayrı bir davada yargılanacağı belirtildi. Lübnanlı soygunculardan birinin amcası olan ve soygunu planlayan 29 yaşındaki adamın soygun esnasında cep telefonuyla soyguncuları yönlendirdiği belirlenmişti.
Reuters’in 26 Haziran 2010 tarihli haberi: Dünya Kupasındaki İngiltere-Almanya maçı rekor sayıda bahisçinin ilgisini çekiyor.
(Reuters) Yurt dışında yayın yapan bazı bahis bürolarından gelen açıklamaya göre Dünya Kupası’nda 2. Tur için yarışacak olan ezeli rakipler Almanya ve İngiltere maçında rekor sayıda kişinin bahis oyunu oynayacak.
Bahis bürolarından William Hill, eğer Pazar günü Bloemfontein’da oynanacak maçta İngiltere’nin yenmesi durumunda bahis endsütrisinde 30 milyon pound (44.91 milyon dolar) gibi bir ücretle rekor kırılacağını iddia ediyor.
Büronun yöneticilerinden Graham Sharpe, “Yıllardır ezeli bir rakip olan iki ülke için bahisler 30 milyon pound(44.91 milyon dolar) gibi rekor bir rakama ulaştı” açıklamasında bulundu.
Bir önceki rekor ise daha önce yine İngiltere’nin Portekiz’le oynadığı 2006 Dünya Kupası Çeyrek Final maçında yaklaşık 20 milyon poundluk bahis ile yaşanamıştı.
Yapılan son bahis rakamlarına göre oranlar ise şu şekilde; İngiltere’nin yenmesi durumda 17/10, Almanya’nın yenmesi durumunda 9/5 ve şayet beraberlikle sonuçlanırsa 2/1.
“Maç sonuçlarıyla beraber tüm zamanın en yüksek bahis rekoru da kırılmış olacak” açıklamasında bulunuldu.
2006 ile 2010 Dünya Kupaları kıyaslandığında şu sonuçlar ortaya çıkıyor: 2006 Almanya Dünya Kupasında 750 Milyon pound bahis oynanırken, 2010 Dünya Kupası’nda ise 1 Milyon Pound (1.5 milyar dolar) üzerinde bir rakam bekleniyor.
“Eğer İngiltere bir üst tura çıkar ve Arjantin ile karşılaşırsa bu rakam herkesin tahmininden bile daha yüksek olacak” iddiasında bulunuluyor.
William Hill yöneticisi Graham Sharpe “Ve tabii ki Dünya Kupasın’da en sona gidilir ve kupa kazanıldığı takdirde ise 50 milyon pounda ulaşılacak ve bu rekorda rekorlar kitabında kalıcı olarak yerini alacak” ifadelerini kullandı.
Bahisçilerin Dünya Kupasındaki favori takımları Brezilya için 10/3 lük bir rakam gösteriliyor. William Hill’den gelen en son bahis rakamları ise şu şekilde:
Brazilya 10/3
İspanya 4/1
Arjantin 9/2
Hollanda 7/1
İngiltere 10/1
Almanya 12/1
Uruguay 18/1
Portekiz 22/1
Paraguay 40/1
ABD 40/1
Şili 40/1
Gana 50/1
Meksika 66/1
Japonya 80/1
Güney Kore 80/1
Slovakya 125/1
Kısa bir süre önce bahis sektörünü liberalleştiren Fransa bahis lisanslarını dağıtmakta da geç kalmadı. Fransa bu hamle ile 471 yıllık bahis ve kumar tekeline son vermiş oldu. Bu konuda yetkili birim olan ARJEL, 11 farklı şirkete toplamda 17 farklı lisans verdi.
Lisans alan şirketler arasında öne çıkan şirket başta Lyon olmak üzere Fransa Ligue 1 takımlarına sponsorluk anlaşmaları yapan Betclic oldu. Betclic sponsorluk anlaşmaları imzalamak için lisans verilmesini dahi beklememiş ve spor kulüplerini arkasına alarak yetkili mercilere baskı unsuru oluşturmuştu.
Lisans alan bahis ve poker şirketleri arasında bir başka öne çıkan şirket de tabiki Real Madrid, AC Milan ve Bayern Munich gibi takımların sponsorluğunu yapan Bwin. Bwin böylece İtalya’dan sonra Fransa’da da bahis lisansı almış oldu. Bahis oynatacak olan bir başka dev de spor kanalı Eurosport. Eurosport eurosportbet.fr adresi ile Fransız bahisseverlerin hizmetinde olacak.
Lisans alan şirketler ve internet adresleri şu şekilde: Betclic Entreprises Limited: betclic.fr, Beturf: leturf.fr, BES SAS bwin.fr, Everest Gaming Limited: everestpoker.fr, La Française des Jeux: parionsweb.fr, France Pari: france-pari.fr, Iliad Gaming: chilipari.fr, Pari Mutuel Urbain: pmu.fr, Sajoo: sajoo.fr, SPS Betting France: eurosportbet.fr, Table 14: winamax.fr.
Kaynak: Bahismedya.com
İngiltere merkezli exchange bahis devi Betfair, Fransa pazarından çekildi ve 14 Mayıs 2010 itibariyle Fransa’daki müşterilerinden bahis kabul etmeyeceğini açıkladı. Şirket Fransa’nın online bahis marketinde yaptığı yasal değişikliklerden sonra illegal pozisyonda kalmamak için marketten çekildiğini ve gelişmelere göre hareket planını belirleyeceğini açıkladı.
Betfair Fransa’nın bahis marketini monopol yapıdan çıkartıp rekabete açmasını destekliyor ancak yeni düzenlemeleri bahis şirketleri için kısıtlayıcı, bahis oyuncuları için ise dezavantajlı olarak tanımlıyor.
Şirketin Fransa’nın yeni çıkartacağı bahis lisanslarından birine talip olup olmayacağı henüz meçhul. Şirket yetkilisi Tim Philips yaptığı açıklamada markete yeni girecek şirketler için karlı bir model oluşturmasının imkansız olmadığını ancak mevcut kısıtlamalar nedeniyle oldukça zor olduğunu açıkladı.
Betfair, ‘iddaa yasası’ndan kısa bir süre sonra benzer gerekçelerle ancak markete yeniden girme umudu dahi olmadan marketten çekilmiş ve Türkiye’nin tekelci yasalarını eleştiren açıklamalarda bulunmuştu.
Kaynak: Bahismedya.com
Ntvmsnbc‘nin 06 Mayıs 2010 tarihli haberi: Inter Asbaşkanı Giacinto Facchetti’nin Hakem Atama Kurulu Başkanı Bergamo ile maçın hakemleri konusunda mutabakat sağladığını gösteren ses kaydının yayımlanması büyük ses getirdi.
İtalya’da 2006′daki futbolda şike skandalına ilişkin tartışmalar sürüyor.
Yeni ses kayıtları, o dönemde Inter’in de, hakemler konusunda baskı yapmış olduğunu düşündürüyor. İtalyan televizyonlarından Canale 5′te, Matrix programında, konuya ilişkin yeni bir ses kaydı yayımlandı.
Telefon konuşması, Inter’in İtalya Kupası’nda Cagliari ile yapacağı yarı final karşılaşması öncesinde yapılmış.
Telefon, Inter Asbaşkanı Giacinto Facchetti’nin Hakem Atama Kurulu Başkanı Bergamo ile maçın hakemleri konusunda önceden mutabakat sağladığını gösteriyor.
İşte telefon konuşmasının önemli bölümleri:
FACCHETTİ: “Baksana, Bertini’nin skorlarına göz attım. Bizimle 4
galibiyet, 4 beraberlik, 4 yenilgisi var”
BERGAMO: “Hadi ya, o zaman 5, 4, 4 yapalım. Galibiyet tabii ki!”
FACCHETTİ: “Ama ona yarınki maçın çok önemli olduğunu söyle. 4, 4, 4 toplam 12 maç yönetmiş”
BERGAMO: “İşte bunlara bir tane daha eklesin. Galibiyet eklesin. Aramam lazım zaten onu. Merak etme. Nasıl hareket edeceğini biliyor. Akıllı bir çocuk. Bu işi anladı. Geç de olsa anladı. Bak Giacinto, Pazar günkü maç bize göre zaten oldukça sıradan bir karşılaşma. Dolayısıyla yeni hakemlerden birini de koyalım. Size uyar mı?”
FACCHETTİ: “Olur, sen diyorsan… Tamamdır”.
BERGAMO: “Yani söyleyeyim dedim sana. Ondan sonra benim ihmalkarlığımdan kaynaklandığını düşünme”.
FACCHETTİ: “Pazar gününe yenilerden biri de uyar bana, tamamdır”.
BERGAMO: “Yeni başlayan bir hakem. Mazzoleni de var”.
FACCHETTİ: “Mazzoleni Bergamo’lu… Onun kardeşi de var”.
BERGAMO: “İyi bir delikanlı, sicili çok iyi, ama daha genç olanı daha da iyi: 30 yaşında ama, gelecek vaat ediyor. Sicili iyi”.
FACCHETTİ: “Sorun değil”.
BERGAMO: “Baksana, Pazar için benim bir müşterime 4 bilet ayarlar mısın? Normal biletlerden. İsmi yazdırayım mı sana?”
FACCHETTİ: “Sorun değil hallederiz. Cuma veya Cumartesi ara beni”.
BERGAMO: “Tamam iyi şanslar”.
FACCHETTİ: “Onu arayıp söyle tamam mı?”
BERGAMA: “Tamamdır”.
Haberler.com‘un 29 Mart 2010 tarihli haberi: İsviçre’de, George Clooney ve Brad Pitt’in başrol oynadığı Ocean’s filmi hatırlatan soygun büyük yankı uyandırdı. İsviçre’de lüks otomobillerle saat 04.00 sıralarında kumarhanenin kapısını balyozla kırarak giren yüzleri maskeli, ellerinde otomatik silah bulunan soyguncuların 600 müşteriyi soyarak, yüz binlerce frangı alıp kaçması şaşkınlık yarattı.
İsviçre-Fransa sınırında Basel kentindeki ‘Grand Casino’, sabah saatlerinde 10 soyguncu tarafından soyuldu. Soygun İsviçre’nin yanı sıra Fransa ve Alman kanallarında geniş yer aldı. Audi marka 2 spor otomobille gelen soyguncular casino’nun kapılarını kırıp güvenlik görevlilerini etkisiz hale getirirken otomatik silahlarla ateş açtı. 600 kadar müşteri ve personelin yere yatmasını isteyen soyguncular, elektronik yazar kasaları boşalttı. Soyguncuların Fransızca konuştuğu ve içeride bulunanları korkutmak için birkaç kez havaya ateş açtığı belirlendi. Kumarhanenin İsviçre’nin Fransa sınırına sadece 200 metre uzaklıkta olduğu belirtildi.
Özel olarak korunan kasa odasına giremeyen soyguncular daha sonra Fransız plakalı Audi marka gri renkli 2 otomobile binerek kaçtı. Polis, soyguncuların kumarhanedeki birkaç kişiyi ve kaçarken önlerinde duran otomobilin kadın sürücüsünü dövdüklerini bildirdi.
Haberler.com‘un 26 Mart 2010 tarihli haberi: Almanya’nın başkenti Berlin’deki Grand Hyatt Oteli’nde 6 Martta düzenlenen dünya bir poker turnuvasında gasp edilen 240 bin Euro’luk soyguna katıldıktan sonra polise teslim olan ve 1′i Türk 4 soyguncunun yakalanmasını sağlayan Vedat S. adlı Türk serbest bırakıldı.
Berlin Savcılığı sözcüsü Martin Steltner, Alman medyasının gelişmelerini yakından takip ettiği soygun hakkında ayrıntılı ifade veren Vedat S.’nin olayın aydınlatılmasını sağladığı için serbest bırakıldığını, onun hakkında daha sonra dava açılacağını belirtti.
Vedat S.’nin soygunda payına düşen 40 bin Euro?yu teslim edeceği, soygun ile ilgili geniş çaplı ifade verdiği için, 2- 5 yıl hapis cezası alabileceği bildirildi.
Soygunla ilgili, aralarında boksör ve adam yaralama suçundan sabıkalı Mustafa Uçarkuş adlı Türk’ün de bulunduğu 4 kişinin halen tutuklu bulunduğu açıklandı.
Deutsche Welle Türkçe‘nin 23 Mart 2010 tarihli haberi: Berlin’de poker turnuvası düzenlenen bir otele baskın düzenleyerek para ödülünün bir kısmının çalındığı soygunla ilgili olarak beşinci zanlı gözaltına alındı. Polis sözkonusu kişinin soygunu planladığını tahmin ediyor.
Berlin’de 6 Mart’ta Hyatt Oteli’nde düzenlenen poker turnuvasını basarak para ödülünün bir kısmını çalan zanlılar, polisin düzenlediği operasyonlarla yakalanıyor. Berlin polisi dün gece yarısı soygunu planlamakla suçlanan beşinci zanlıyı gözaltına aldı. Sözkonusu zanlının 28 yaşında, Lübnan asıllı olduğu ve evine gece yarısı operasyon düzenlendiği belirtildi. Polis, sorgusu süren kişinin soygunu yapan zanlıları siyah bir Mercedes’in içinde otelin önünde beklediğini ve ardından olay yerinden uzaklaştırdığını kaydetti. Berlin Emniyet Müdürü Dieter Glietsch yaptığı açıklamada, olayla ilgili soruşturmanın devam ettiğini ve başka zanlıların daha yakalanabileceğini söyledi. Emniyet müdürü soruşturma ile ilgili daha fazla ayrıntı vermedi.
Dört kişi gözaltına alınmıştı
Berlin polisi daha önce poker soygunuyla ilgili olarak biri Türk kökenli, dört kişiyi gözaltına almıştı. Bu kişilerin ikisi Lübnan ve Türkiye’den Berlin’e döndükleri sırada cumartesi günü gözaltına alınmıştı. Berliner Morgenpost’un haberine göre polisin zanlıların fotoğraflarını yayınlamasının ardından bu kişilerden bazıları hakkında uluslararası arama emri bulunduğu tespit edildi.
Bild gazetesi poker soygununun arkasında Berlin’de yaşayan büyük bir Arap ailesinin parmağı olduğuna dair bir haber yayınladı. Soygunu planlayan ve yapanların uyuşturucu ticareti de yaptığı iddia ediliyor. Ancak polis ya da savcılık basında yeralan iddiaları doğrulamadı.
242 bin euro bulunamadı
Berlin’deki Hyatt Oteli’nde 6 Mart’taki poker turnuvasına baskın düzenleyen silahlı saldırganlar para ödülünün 242 bin eurosunu çalmayı başarmıştı. Polis olayla ilgili olarak beş kişiyi gözaltına almasına rağmen, çalınan paraya henüz ulaşılamadı.
Habertürk Gazetesi‘nin 13 Şubat 2010 tarihli haberi: Türkiye’de çok güçlü ilişkileri olduğu ortaya çıkan Almanya kaynaklı şike çetesi, sonucunu ayarladıklarıkarşılaşmalar için birbirleriyle “Endişeye gerek yok. Maçtan sonra şarkı söyleyeceğiz” diye haberleşiyormuş!
Bochum Savcılığı’nca hazırlanan dosya, yüzlerce sayfadan oluşuyor. Tabii ki bu sayfaları tek tek yazmanın olanağı yok. Ancak dosyanın içinde önemli bölümler var. Örneğin diyaloglar gerçekten ilginç. Bingöl-Diyarbakır Kayapınar maçı öncesi, ismi sık sık geçen Ante Sapina ile Erdem isimli ancak kimliği belli olmayan şahıs arasında yapılan telefon görüşmesinde şöyle bir ifade yer alıyor:
“Aynen öyle yaptım. Adam yürekli değil. T…..lı. Hiç endişe etme. Maçtan sonra şarkı söyleyeceğiz.” Ancak bu maç için yapılan ayarlamalar gerçekleşmiyor, çete 90 dakika başlamadan işin bozulduğunu anlıyor. Bu kez şöyle bir diyalog dinlemeye takılıyor: “Bugün bir şey yok. Adamlar ötmüş. Bu adamları s…..iz”. Bu konuşmada işi bozanın Erdem isimli şahıs olduğundan söz ediliyor.
TESPİT ETMEK ÇOK ZOR
Aslında dosyada yer alan hiçbir ismi tanımak mümkün değil. Bu nedenle savcılığın da çetenin Türkiye kanadını tespit etmesi çok zor. Örneğin Trabzonspor-Antalya (3-1) maçı için yapılan dinlemeye Deniz Çelik, Birol Dede, Deniz Yüksel gibi isimler takılmış. Söz konusu kişilerin çoğu olayın Almanya kanadından. (Konuşmaların Almanya’da Magerete Bendz isimli bir şahsın telefonundan yapıldığını da belirtelim). Deniz Çelik, Kartalspor’la yakın ilişkide olduğu için Kartalspor’un ismi dosyada çok sık geçiyor.
PARA ASYA’DAN YATIRILIYOR
Dosyadaki maçlardan bazılarına Asya’daki bahis firmaları üzerinden büyük paralar yatırılmış. 4 Nisan 2009 tarihinde oynanan Ankaraspor-Bursaspor (0-2) maçı da bunların arasında. Marijo adlı bir şahıs tarafından Asya’daki bir ülkeden (ismi dosyada yok) 200 bin Euro’luk bir bahis oynanıyor. Bu maç üzerine oynanan bir diğer bahiste ise 18 bin 500 Euro’luk kazanç elde edildiği tespit edilmiş. Bir diğer iddia Hatay-Tepecik maçı üzerine… Söz konusu maç için Ante Sapina tarafından kulüp başkanlarına 20 bin Euro’luk rüşvet verildiği iddia ediliyor. Futbolcuların da karıştığı maçlar dosyada yer alıyor. Bunlardan birisi Malatyaspor- Kayseri Erciyesspor maçı. Malatyaspor’un kaptanı Fatih Sezer bu maçta oynamamış ancak adı sık sık dosyada geçiyor. Malatyaspor’un kalecisi Gökhan Tokgöz (şu anda Diyarbakırspor’da) ile Evren Nuri Turhan da adı geçen futbolcular. Bu maç organizasyonu için ise Rıfat Gegiç, Josip Curtak ve Joseph Chang adlı çete üyeleri yoğun bir şekilde çalışmış.
DOSYADAKİ MAÇLAR
12 Ocak 2009 Trabzonspor-Antalyaspor: 3-1
4 Nisan 2009 Ankaraspor-Bursaspor: 0-2
16 Nisan 2009 İzmirspor Ankara Demirspor: 2-1
16 Nisan 2009 Hatayspor-Tepecik Belediye : 0-1
16 Nisan 2009 Bafra-K.Maraş: 1-2
26 Nisan 2009 Malatyaspor-K.ErciyessporK: 2-3
30 Nisan 2009 Bingilspor-D.Bakır KKayapınar: 1-0
2 Mayıs 2009 Giresinspor-Ç.Rizespor: 1-0
3 Mayıs 2009 İstanbul BŞB-G.Birliği: 3-1
29 Mayıs 2009 Hacettepe-Kocaelispor: 0-4
14 Temmuz 2009 Ulm-Fenerbahçe: 0-5
9 Eylül 2009 Bosna Hersek-Türkiye: 1-1
- RÜŞVETİ GERİ VER
- RESTORANI MI SATAYIM?
30 Nisan 2009 tarihinde oynanan ve 1-0 ev sahibi ekibin kazandığı Bingölspor-Diyarbakır Kayapınar maçında “tezgahı” bozulan çete üyeleri arasında tüyleri ürperten şu diyalog geçiyor:
ANTE: Bağlantı kötü öyle mi? Ve kötü bir bağlantı bana 100 bin Euro’ya mâloluyor. Erdem, sen benimle dalga mı geçiyorsun yahu!
ERDEM: Hayır.
ANTE: Bana bak Erdem! Bana “Devre arasında bunu halledebilirim. Dümen benim elimde” dedin… Bunun hakkında
başka bir şey duymak istemiyorum. Çok ciddiyim. (Erdem bahaneler üretiyor.)
ANTE: Erdem, onlar 3 gole nasıl izin vereceklerdi! Yarın Berlin’e gel ve bana parayı getir. Kuzenine, o menajere söyle bana parayı ayarlasın. O zaman mesele hallolur. (Ante Sapina, Erdem’den kullanılan 30 bin Euro rüşvet parasını geri vermesini talep ediyor.)
ERDEM: Restoranı mı satayım!
Online kumar türlerini incelemek istiyorsanız buraya tıklayabilirsiniz. Bu bağlantı tamamen bilgi verme amaçlıdır.
Deutsche Welle Türkçe‘den Ulrike Hummel imzalı, Başak Demir’in çevirdiği 03 Şubat 2010 tarihli haber şu şekilde: Almanya’ya büyük umutlarla gelen göçmenler, kalifiye bir mesleğe sahip değilse şans oyunlarının tehlikeli çekim alanına giriyor. Yıllık cirosu 30 milyar euroyu bulan oyunlara özellikle göçmen gençler ilgi gösteriyor.
Özellikle bahis bürolarına olan rağbet giderek artıyor. Olayın ekonomik boyutunun yanı sıra şans oyunlarında çok hassas bir nokta daha var: Bağımlılık tehlikesi! Özellikle gençler spor karşılaşmalarındaki bahislere ve online poker oyunlarına daha yatkın. Bazı uzmanlara göreyse şans oyunları bağımlısı olma riski en yüksek grubu Almanya’daki göçmen kökenliler oluşturuyor.
Kumar bağımlıları, zamanın büyük bir bölümünü sadece kumar masalarında değil, aynı zamanda bahis bürolarında, oyun otomatları ve bilgisayar başında da geçiriyor. Bunlardan biri de Mustafa. Başlangıçta sadece ara sıra ziyaret ettiği oyun salonunda, bir akşam kaderini değiştiren bir şey olmuş. ilk defa o akşam 22 bin euro kazanmış. Mustafa, bu yüklü kazancın onu bağımlı olmaya iten en büyük etken olduğunu söylüyor:
“Bir süre sonra oyun salonları yetmemeye başladı, böylece ben de bahis oynamaya başladım. Daha çok futbol maçları üzerine müşterek bahis oynadım. Bir süre sonra o da yetmedi ve oyun otomatlarına alıştım. Bu şekilde giderek daha fazla batağa saplandım.’
Kumarda kazandığı bu yüklü miktarı, daha sonraki dönemde sadece kayıplar takip etmiş. En azından oyuna başladığı parayı kurtarma baskısı, giderek büyümüş. Önceleri bankadan çektiği krediler yetiyormuş, ancak daha sonraları eşe dosta yalan söyleyip borç istemeye başlamış. 31 yaşındaki Mustafa, bir süre sonra aylık masraflarını karşılayamaz hâle gelmiş; çünkü bütün maaşını bahis ve kumara yatırmış.
Göçmenlerin şans oyunlarına olan ilgisinin nedenleri
Berlin Bağımlılıkla Mücadele Merkezi’nin verilerine göre Almanya’da yaklaşık 250 bin şans oyunu bağımlısı var. Bunların yüzde 90′ını erkekler oluşturuyor. Yine bu grup içindeki en yüksek oran göçmen kökenli gençlere ait. Kliniklerde kumar bağımlılığı nedeniyle tedavi gören göçmen kökenlilerin sayıları da önceki yıllara oranla giderek artıyor. Bunun nedenlerinden biri, oyun salonlarının, daha çok göçmenlerin yoğun olduğu semtlerde açılması. Diğer bir neden de giderek artan işsizlik oranı. Kendisi de Filistin kökenli olan psikiyatrist ve Köln’ün Hürth semtindeki bağımlılıkla mücadele kliniğinin müdürü Muhammed Ebu Kadir, göçmen kökenlilerin sorunlarını yakından tanıyor ve bu konuda şunları kaydediyor:
“insanların Almanya’ya daha iyi ekonomik koşullara sahip olabilmek için göç ettiğini göz önüne alırsanız, onların üzerindeki baskıyı anlamak daha da kolaylaşır. Çünkü onlar ülkelerinde geride bıraktıkları kişilere karşı, kendilerini para göndermekle yükümlü hissediyorlar. Buna göre statüleri belirleniyor. Ancak Almanya’daki koşullar onların hiç de beklentilerini karşılamıyor. Kalifiye olmayan göçmenlerin Almanya’da yüksek maaşlı bir iş bulması bir hayli zor. işte bu nedenle ihtiyaçları olan parayı kazanmak için başka yollara başvurma tehlikesi de çok yüksek.’
Bağımlılığın ağır sonuçları
Berlin Bağımlılıkla Mücadele Merkezi’nin verilerine göre Almanya’daki şans oyunları piyasasının 2007 yılındaki toplam cirosu yaklaşık 28 milyar euro. Merkezde çalışan terapistlerden Carolin Evenius’a göre bu alışkanlığın kurbanları üzerindeki etkisi çok ağır. Evenius, aşırı borçlanmış hastalarda umutsuzluk, gelecek endişesi ve en kötüsü de intihar girişimlerinin çok yaygın olduğunu belirtiyor. Terapist Evenius, bazı kumar bağımlılarının ihtiyaç duydukları paraya ulaşmak için suç olaylarına da karıştığını sözlerine ekliyor.
Birkaç dostunun yardımıyla kumar tutkusundan kurtulmak amacıyla kısa bir süre önce terapiye başlayan Mustafa, toplam üç ay sürecek olan tedavi sürecinde daha şimdiden hayatında önemli değişiklikler olduğunu söylüyor:
“Hayatımda yeni bir sayfa açtım. Gelecekte kendi kararlarımı kendim verebileceğim bir hayat sürmek istiyorum. Zira kumar bağımlıları karar verme özgürlüğüne sahip değiller.’
Sonraki Sayfa »