BOCHUM SAVCILIĞI’NDAKİ BAHİS ŞİKESİ SKANDALI BÜYÜYOR

Habertürk Gazetesi‘nin 13 Şubat 2010 tarihli haberi: Türkiye’de çok güçlü ilişkileri olduğu ortaya çıkan Almanya kaynaklı şike çetesi, sonucunu ayarladıklarıkarşılaşmalar için birbirleriyle “Endişeye gerek yok. Maçtan sonra şarkı söyleyeceğiz” diye haberleşiyormuş!

Bochum Savcılığı’nca hazırlanan dosya, yüzlerce sayfadan oluşuyor. Tabii ki bu sayfaları tek tek yazmanın olanağı yok. Ancak dosyanın içinde önemli bölümler var. Örneğin diyaloglar gerçekten ilginç. Bingöl-Diyarbakır Kayapınar maçı öncesi, ismi sık sık geçen Ante Sapina ile Erdem isimli ancak kimliği belli olmayan şahıs arasında yapılan telefon görüşmesinde şöyle bir ifade yer alıyor:

“Aynen öyle yaptım. Adam yürekli değil. T…..lı. Hiç endişe etme. Maçtan sonra şarkı söyleyeceğiz.” Ancak bu maç için yapılan ayarlamalar gerçekleşmiyor, çete 90 dakika başlamadan işin bozulduğunu anlıyor. Bu kez şöyle bir diyalog dinlemeye takılıyor: “Bugün bir şey yok. Adamlar ötmüş. Bu adamları s…..iz”. Bu konuşmada işi bozanın Erdem isimli şahıs olduğundan söz ediliyor.

TESPİT ETMEK ÇOK ZOR
Aslında dosyada yer alan hiçbir ismi tanımak mümkün değil. Bu nedenle savcılığın da çetenin Türkiye kanadını tespit etmesi çok zor. Örneğin Trabzonspor-Antalya (3-1) maçı için yapılan dinlemeye Deniz Çelik, Birol Dede, Deniz Yüksel gibi isimler takılmış. Söz konusu kişilerin çoğu olayın Almanya kanadından. (Konuşmaların Almanya’da Magerete Bendz isimli bir şahsın telefonundan yapıldığını da belirtelim). Deniz Çelik, Kartalspor’la yakın ilişkide olduğu için Kartalspor’un ismi dosyada çok sık geçiyor.

PARA ASYA’DAN YATIRILIYOR
Dosyadaki maçlardan bazılarına Asya’daki bahis firmaları üzerinden büyük paralar yatırılmış. 4 Nisan 2009 tarihinde oynanan Ankaraspor-Bursaspor (0-2) maçı da bunların arasında. Marijo adlı bir şahıs tarafından Asya’daki bir ülkeden (ismi dosyada yok) 200 bin Euro’luk bir bahis oynanıyor. Bu maç üzerine oynanan bir diğer bahiste ise 18 bin 500 Euro’luk kazanç elde edildiği tespit edilmiş. Bir diğer iddia Hatay-Tepecik maçı üzerine… Söz konusu maç için Ante Sapina tarafından kulüp başkanlarına 20 bin Euro’luk rüşvet verildiği iddia ediliyor. Futbolcuların da karıştığı maçlar dosyada yer alıyor. Bunlardan birisi Malatyaspor- Kayseri Erciyesspor maçı. Malatyaspor’un kaptanı Fatih Sezer bu maçta oynamamış ancak adı sık sık dosyada geçiyor. Malatyaspor’un kalecisi Gökhan Tokgöz (şu anda Diyarbakırspor’da) ile Evren Nuri Turhan da adı geçen futbolcular. Bu maç organizasyonu için ise Rıfat Gegiç, Josip Curtak ve Joseph Chang adlı çete üyeleri yoğun bir şekilde çalışmış.

DOSYADAKİ MAÇLAR
12 Ocak 2009 Trabzonspor-Antalyaspor: 3-1
4 Nisan 2009 Ankaraspor-Bursaspor: 0-2
16 Nisan 2009 İzmirspor Ankara Demirspor: 2-1
16 Nisan 2009 Hatayspor-Tepecik Belediye : 0-1
16 Nisan 2009 Bafra-K.Maraş: 1-2
26 Nisan 2009 Malatyaspor-K.ErciyessporK: 2-3
30 Nisan 2009 Bingilspor-D.Bakır KKayapınar: 1-0
2 Mayıs 2009 Giresinspor-Ç.Rizespor: 1-0
3 Mayıs 2009 İstanbul BŞB-G.Birliği: 3-1
29 Mayıs 2009 Hacettepe-Kocaelispor: 0-4
14 Temmuz 2009 Ulm-Fenerbahçe: 0-5
9 Eylül 2009 Bosna Hersek-Türkiye: 1-1

- RÜŞVETİ GERİ VER
- RESTORANI MI SATAYIM?

30 Nisan 2009 tarihinde oynanan ve 1-0 ev sahibi ekibin kazandığı Bingölspor-Diyarbakır Kayapınar maçında “tezgahı” bozulan çete üyeleri arasında tüyleri ürperten şu diyalog geçiyor:
ANTE: Bağlantı kötü öyle mi? Ve kötü bir bağlantı bana 100 bin Euro’ya mâloluyor. Erdem, sen benimle dalga mı geçiyorsun yahu!
ERDEM: Hayır.
ANTE: Bana bak Erdem! Bana “Devre arasında bunu halledebilirim. Dümen benim elimde” dedin… Bunun hakkında
başka bir şey duymak istemiyorum. Çok ciddiyim. (Erdem bahaneler üretiyor.)
ANTE: Erdem, onlar 3 gole nasıl izin vereceklerdi! Yarın Berlin’e gel ve bana parayı getir. Kuzenine, o menajere söyle bana parayı ayarlasın. O zaman mesele hallolur. (Ante Sapina, Erdem’den kullanılan 30 bin Euro rüşvet parasını geri vermesini talep ediyor.)
ERDEM: Restoranı mı satayım!

0 Yorum : 02.15.10

GÖÇMENLER KUMAR TUZAĞINA DAHA KOLAY DÜŞÜYOR

Deutsche Welle Türkçe‘den Ulrike Hummel imzalı, Başak Demir’in çevirdiği 03 Şubat 2010 tarihli haber şu şekilde: Almanya’ya büyük umutlarla gelen göçmenler, kalifiye bir mesleğe sahip değilse şans oyunlarının tehlikeli çekim alanına giriyor. Yıllık cirosu 30 milyar euroyu bulan oyunlara özellikle göçmen gençler ilgi gösteriyor.

Özellikle bahis bürolarına olan rağbet giderek artıyor. Olayın ekonomik boyutunun yanı sıra şans oyunlarında çok hassas bir nokta daha var: Bağımlılık tehlikesi! Özellikle gençler spor karşılaşmalarındaki bahislere ve online poker oyunlarına daha yatkın. Bazı uzmanlara göreyse şans oyunları bağımlısı olma riski en yüksek grubu Almanya’daki göçmen kökenliler oluşturuyor.

Kumar bağımlıları, zamanın büyük bir bölümünü sadece kumar masalarında değil, aynı zamanda bahis bürolarında, oyun otomatları ve bilgisayar başında da geçiriyor. Bunlardan biri de Mustafa. Başlangıçta sadece ara sıra ziyaret ettiği oyun salonunda, bir akşam kaderini değiştiren bir şey olmuş. ilk defa o akşam 22 bin euro kazanmış. Mustafa, bu yüklü kazancın onu bağımlı olmaya iten en büyük etken olduğunu söylüyor:

“Bir süre sonra oyun salonları yetmemeye başladı, böylece ben de bahis oynamaya başladım. Daha çok futbol maçları üzerine müşterek bahis oynadım. Bir süre sonra o da yetmedi ve oyun otomatlarına alıştım. Bu şekilde giderek daha fazla batağa saplandım.’

Kumarda kazandığı bu yüklü miktarı, daha sonraki dönemde sadece kayıplar takip etmiş. En azından oyuna başladığı parayı kurtarma baskısı, giderek büyümüş. Önceleri bankadan çektiği krediler yetiyormuş, ancak daha sonraları eşe dosta yalan söyleyip borç istemeye başlamış. 31 yaşındaki Mustafa, bir süre sonra aylık masraflarını karşılayamaz hâle gelmiş; çünkü bütün maaşını bahis ve kumara yatırmış.

Göçmenlerin şans oyunlarına olan ilgisinin nedenleri
Berlin Bağımlılıkla Mücadele Merkezi’nin verilerine göre Almanya’da yaklaşık 250 bin şans oyunu bağımlısı var. Bunların yüzde 90′ını erkekler oluşturuyor. Yine bu grup içindeki en yüksek oran göçmen kökenli gençlere ait. Kliniklerde kumar bağımlılığı nedeniyle tedavi gören göçmen kökenlilerin sayıları da önceki yıllara oranla giderek artıyor. Bunun nedenlerinden biri, oyun salonlarının, daha çok göçmenlerin yoğun olduğu semtlerde açılması. Diğer bir neden de giderek artan işsizlik oranı. Kendisi de Filistin kökenli olan psikiyatrist ve Köln’ün Hürth semtindeki bağımlılıkla mücadele kliniğinin müdürü Muhammed Ebu Kadir, göçmen kökenlilerin sorunlarını yakından tanıyor ve bu konuda şunları kaydediyor:

“insanların Almanya’ya daha iyi ekonomik koşullara sahip olabilmek için göç ettiğini göz önüne alırsanız, onların üzerindeki baskıyı anlamak daha da kolaylaşır. Çünkü onlar ülkelerinde geride bıraktıkları kişilere karşı, kendilerini para göndermekle yükümlü hissediyorlar. Buna göre statüleri belirleniyor. Ancak Almanya’daki koşullar onların hiç de beklentilerini karşılamıyor. Kalifiye olmayan göçmenlerin Almanya’da yüksek maaşlı bir iş bulması bir hayli zor. işte bu nedenle ihtiyaçları olan parayı kazanmak için başka yollara başvurma tehlikesi de çok yüksek.’

Bağımlılığın ağır sonuçları
Berlin Bağımlılıkla Mücadele Merkezi’nin verilerine göre Almanya’daki şans oyunları piyasasının 2007 yılındaki toplam cirosu yaklaşık 28 milyar euro. Merkezde çalışan terapistlerden Carolin Evenius’a göre bu alışkanlığın kurbanları üzerindeki etkisi çok ağır. Evenius, aşırı borçlanmış hastalarda umutsuzluk, gelecek endişesi ve en kötüsü de intihar girişimlerinin çok yaygın olduğunu belirtiyor. Terapist Evenius, bazı kumar bağımlılarının ihtiyaç duydukları paraya ulaşmak için suç olaylarına da karıştığını sözlerine ekliyor.

Birkaç dostunun yardımıyla kumar tutkusundan kurtulmak amacıyla kısa bir süre önce terapiye başlayan Mustafa, toplam üç ay sürecek olan tedavi sürecinde daha şimdiden hayatında önemli değişiklikler olduğunu söylüyor:

“Hayatımda yeni bir sayfa açtım. Gelecekte kendi kararlarımı kendim verebileceğim bir hayat sürmek istiyorum. Zira kumar bağımlıları karar verme özgürlüğüne sahip değiller.’

0 Yorum : 02.8.10

ŞİKE SKANDALINDA 2 TÜRK GÖZALTINDA

Ntvmsnbc‘nin 23 Kasım 2009 tarihli haberi: Almanya’da ortaya çıkarılan şike skandalı büyüyor. Bild gazetesi, bahis şebekesinin elebaşları arasında bulunan 2 Türkün gözaltına alındığını yazdı.

Alman Süddeutsche Zeitung gazetesi, hile karıştırıldığı öne sürülen bazı müsabakaların listesini yayımlarken, Türkiye’de bu yıl oynanan bir süper lig maçının da mercek altına alındığını yazdı.

Gazete, 4 Nisan 2009′da Ankaraspor-Bursaspor maçında Ankarasporlu oyuncuların, skorun Bursaspor lehine iki gol farkla neticelenmesi için para aldığını iddia etti.

Alman Bild gazetesine göre ise, Antalyaspor ile Trabzonspor arasında oynanan Fortis Türkiye Kupası maçı da şike soruşturması kapsamında mercek altına alınan karşılaşmalardan.

Şike şüphesi olan bir diğer karşılaşma ise Hacettepe ile Kocaelispor arasında geçen sezon Turkcell Süper Lig’in 24. haftasında oynanan maç.

Bild gazetesi, bahis şebekesinin elebaşları arasında Almanya’da yaşayan iki Türkün de olduğunu, bu iki kişinin gözaltına alındığını yazdı.

0 Yorum : 11.23.09

BU MAÇI KAYBEDERSENİZ 40 BİN EURO VERECEĞİZ

Hürriyet Gazetesi’nden Ali Varlı’nın 23 Kasım 2009 tarihli haberi: Alman basınının iddiasına göre, geçen sezon bir Türkiye 2. Ligi maçına çanta dolusu parayla gelen bir çete üyesi, futbolculara bahis şikesi teklif etti.

ALMANYA’da Bochum savcılığının 9 ay süreyle 4 ayrı ülkede sürdürdüğü soruşturma sonucunda ortaya çıkarılan ve dünya futbolunu sarsan bahis çetesini, Berlin’de beş kişinin yönettiği ortaya çıktı. Çetenin elebaşları olarak Hırvat Milan ve Ante Sapina kardeşler olarak gösterilirken diğer üç kişiden birinin Türk, iki kişinin de Akdeniz’e sınırı olan ülkelerden ikisinin vatandaşı olduğu ileri sürüldü.

Geçen sezon oynanan Antalyaspor-Trabzonspor Türkiye Kupası ve Hacettepe-Kocaelispor lig maçlarının da adının karıştığı soruşturma çerçevesinde, Almanya’da 15, İsviçre’de de iki kişi olmak üzere toplam 17 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında Nurettin G. ve Deniz C. adlı iki Türk de bulunuyor. Bahis bürosu sahibi olan Nurettin G., Osnabrück takımının futbolcularıyla bahis şikesi anlaşması yapmakla suçlanıyor.

Soruşturma çerçevesinde Almanya’da dört futbolcu, bahis çetesiyle ortak hareket etmekle suçlanıyor. Osnabrück’ten Thomas Reichenberger, aynı kulübün formasını geçen yıl giyen Thomas Cichon, Sandhausen’den Marcel Schuon ve Würzburg’dan Kristian Sprecakovic bahis çetesinin isteği doğrultusunda maçların neticesini maniple suçlanıyor.

Çeteyle bağım yok
Zan altındaki Osnabrücklü Reichenberger, adının basında geçmesi üzerine Dortmund Amatörleri ile oynanan maçtan önce tribündeki taraftarlara bir konuşma yaparak, “Size garanti ediyorum, bahis çetesi ile hiç kontağım olmadı. Hiçbir maçı maniple etmedim” dedi. Suçlanan diğer üç futbolcu da iddiaları reddetti.

Çanta dolusu parayla stada gittiler
Berliner Morgenpost gazetesinde yer alan bir habere göre, Türkiye 2. Ligi’nde oynanan bir maç öncesi yeni futbolcularla temasa geçen çete üyesi, içi para dolu bir çantayla stada gitti. İçinde 40 bin Euro bulunan çantayı futbolculara gösteren çete üyesi, “Maçı kaybederseniz, bu paranın hepsi sizin” dedi. Ancak, karşılaşma çetenin istediği gibi bitmeyince, çete, yatırdığı 132 bin Euro’yu kaybetti ve futbolculara götürülen 40 bin Euro dağıtılmadan geri getirildi.

0 Yorum : 11.23.09

SOFYA DERBİSİ BAHİSÇİLERİN!

Ntvmsnbc‘nin 24 Eylül 2009 tarihli haberi: Bulgaristan, bugüne dek eşine rastlanmamış bir skandal ile çalkalanıyor. Bulgar basınına göre Sofya derbisinde, CSKA’ya 2-0 yenilen “Levski”, bahis mafyasının kurbanı oldu. İşte Levski yönetimini Interpole başvuracak kadar kızdıran olayın detayları.

Ekonomik sıkıntı içindeki Levski Sofya kulübü, Sofya derbisinde CSKA ile yapacağı maçtan önce, en önemli 4 oyuncusu; Milanov, Tasevski, Yusuf Rabih ve Ze Soares için, Rusya’nın “Rubin Kazan” kulübünden toplam 5 milyon euroluk teklif aldı.

Oysa teklifi yapan Rubin Kazan değil; Rus takımının yöneticisi kimliğine girmiş bahis mafyasıydı. Bu durumdan habersiz yönetim, derbide maçın kaderini değiştirebilecek 4 oyuncusuna yer vermedi ve maç 2-0 CSKA Sofya’nın galibiyeti ile sonuçlandı. Maç sonrası Rusya’nın yolunu tutan Levski yöneticileri ve futbolcuları büyük bir sürpriz bekliyordu. Yöneticilerin kapısını çaldığı Rubin Kazanlı yetkililer, böyle bir transferden haberdar olmadıklarını söylediler. Olayın ardından Bulgaristan Futbol Federasyonu’nun yaptığı araştırma, CSKA adına anormal oranda bahis oynandığını gözler önüne serdi. Levski Sofya yönetimi, bahis mafyasının kurbanı olmasının ardından, sadece Bulgaristan Futbol Federasyonundan değil; uluslararası polis teşkilatı Interpol’den de suçluların bulunması için soruşturma başlatmasını istedi.

0 Yorum : 09.24.09

ABD VE ONLINE KUMAR - BAHİSMEDYA’YA ÖZEL RAPOR!

Bildiğiniz gibi 2006 yılının son aylarında Bush yönetiminin ”dünyaya” attığı bir diğer kazık olan ve ABD kongresi tarafından da binbir dolambaç sonrasında onaylanmış olan UIGEA (Unlawful Internet Gambling and Enforcement Act) isimli kanun sonrasında online kumar ABD tarafından yasaklanmıştı.

Gelin bu kanunun kongredeki temsilcilere nasıl yutturulmuş olduğunu kısaca hatırlayalım ve sonrasında bu konuyla ilgili son gelişmeleri beraber inceleyelim.

 Amerika, özellikle 11 Eylül sonrası girilen paranoyak tutum nedeniyle tamamen güvenlik odaklı politikalar üretmiş ve beraberinde de yine güvenlik bahanesiyle dünya çapında hukuku yok sayan birçok eyleme imza atmıştı. İşte UIGEA de 11 Eylül paniğinin bir hediyesidir tüm dünyaya. Port Security Bill adı verilen bir yasa tasarısı mevcuttur ve bu yasa tasarısının üzerinde Amerikalıların klasik alışkanlıklarından biri uygulanmıştır. Yasa ”mutlaka geçmeli” şeklinde sunulmaktadır kongreye. Yani ince bir pazarlama kıvırtığı vardır işin içinde ve yine güvenlik nedenleri ileri sürülmektedir. O dönem için bu tip bir hezeyanı küçümsememek gerekir elbette. Çünkü Port Security Bill’in asıl amacı teröristlerin Amerika’ya her yıl girmekte olan 11 milyon gemi konteyneri aracılığıyla ülkeye bir nükleer , kimyasal veya biyolojik silah sokmalarını engellemektir. Liman ve sınır güvenliğinin artırılmasına yönelik bir dizi önlemler söz konusudur. Limanlarda çalışan tüm güvenlik görevlileri yüksek teknolojiye sahip ekipman ve üst düzey yetkiler ile donatılacaktır.

Bu yasa tasarısı hazırlanırken online kumar karşıtı Las Vegas lobicileri boş durmaz ve ve bu hadiseyi güvenlik mevzularıyla ilişkilendirip online şirketler için istedikleri kısıtlamaları UIGEA eşliğinde Port Security Bill’e dahil etmeyi beceriverirler. Çünkü onlara göre online kumar kara para aklamada kullanılma riski bulunan araçlardan biridir. Çünkü onlara göre online kumar aracılığıyla terör örgütlerine para aktarılabilmektedir.  Cumhuriyetçiler çareyi bu suça alet olan platformların önünü kesmeye çalışarak değil ancak dünya üzerinde saygın kimliğe sahip birçok şirketi böylesine yüzeysel bir biçimde devre dışı bırakarak bulmuşlardır. UIGEA’in binbir dolambaç ile yamanmış olduğu Port Security Bill, 13 Ekim 2006 yılında Bush tarafından imzalanır. UIGEA, ABD sınırları içinde hizmet veren bazı şirketlerin sunduğu at yarışı, loto ve başka birçok şans oyunu bahislerini hariç tutarak bunların dışındaki alışılagelmiş her türlü online kumar türünü yasaklamaktadır. Bush bu tasarıyı imzalarken objektiflere gülümseyerek  ”Teröre karşı savaşı kazanacağız” şeklinde bir beyanatta bulunmuştur.

ABD teröre karşı savaşta ne yaptı bilinmez ama gelin online kumar konusundaki durumuna bir bakalım;

Gelişmenin hemen ardından özellikle Avrupa üzerinden hizmet vermekte olan online kumar şirketleri işlem görmekte oldukları borsalarda milyarlarca dolar değer kayıpları yaşarlar. Bu şirketlerin başında Party Poker, Bwin ve Sportingbet (Süperbahis) şirketleri gelmektedir.  Bu değer kayıplarının sorgusuz sualsiz bu şirketlere tek taraflı bir karar ile yaşatılmasının nedeni unutmayalım ki Bush yönetiminin teröre karşı olan savaşıdır.

Bu yasa nedeniyle özellikle o çok sevdikleri Texas Hold’em türü poker oyununu evlerinden oynayamama riskiyle karşılaşmış olan Amerikalılar oldukça öfkelenmiştir. ABD’deki Online Poker oyuncularını aynı çatı altında toplamayı başarmış bir sivil toplum örgütü olan Poker Players Alliance’ın (Nisan 2008; 1 milyon üye) sözcüsü Alfonse D’Amato şu yorumuyla konuya karşı tepkisini çok güzel bir şekilde dillendirmiştir; ”Evimde silah bulundurmama devlet izin verebiliyorken, aynı evden poker oynamama nasıl müsade edilmiyor?” Farklı konular olsa da haksızlığa uğradığını düşünen insan herşeyi sorguluyor hale geliyor demek ki… Darısı başımıza ne diyeyim…

Bunun dışında geçtiğimiz 3 sene içerisinde Amerikalı yetkililer bu yasak nedeniyle oldukça ilginç tecrübeler edinir. Gerek Avrupa Birliği ülkeleri ve gerek Antigua&Barbuda isimli küçük bir ada ülkesi tarafından Dünya Ticaret Örgütü nezdinde açılmış davalar ile boğuşur (hala boğuşmaktadır).

Diğer taraftan Massachusets eyaletinden temsilci olarak kongrede bulunan ve aynı zamanda da temsilciler meclisinin finansal hizmetler komitesi başkanı olan Demokrat Barney Frank konuyla yakından ilgilenmektedir. Hazırladığı yasa tasarısı ile online kumar için olası bir lisanslama ve vergilendirme yoluna gidilmesi halinde devletin önümüzdeki 10 yıl içinde 51.9 milyar dolarlık vergi toplayabileceğini ünlü danışmanlık şirketi Price Waterhouse Coopers aracılığıyla raporlar. Hal böyleyken, UIGEA ile engellenememiş olan online kumar sektöründe ABD vatandaşlarının başı boş bir biçimde ne olduğu belli olmayan yerlerden kumar oynamaya devam etmekte olduklarını vurgular. Bu kişiler diğer sektörlerde tüketicilerin sahip olduğu tüm haklardan yoksundur. Olası bir mağduriyette şikayetlerini iletebilecekleri resmi bir kurum bulunmamakta ve bu boşluk nedeniyle devlet onları koruyamamaktadır. Offshore sitelerin ABD vatandaşlarından aldıkları paraları bırakın Amerika’ya vergi vermeyi, ne yapmakta oldukları dahi belli değildir. Dolayısıyla UIGEA kaş yapayım derken göz çıkartmış ve önüne almak istediği bir takım tedirginliklerin gerçekleşmesine yönelik daha uygun bir ortam hazırlamıştır (asıl amaç elbette Las Vegas lobisinden para kopartmak). Yine bu offshore sitelerde devletin hiçbir şekilde kontrolünde olmayan yaş sınırlaması uygulamaları mevcuttur. Yasal düzenlemelerle hem en uygun yaş sınırlama kontrolü teknikleri kullanılacak hem de kumar problemi yaşayan tüketicilere devlet desteği eşliğinde yardım edilecektir. Tüketicilerin uğrayabileceği tüm haksızlıklar denetleyici kurumların hakemliği eşliğinde çözüme kavuşturulacaktır. Şu an bu tip önlemlerin hiçbiri hali hazırda mevcut değildir. Frank’e göre ABD devletinin vatandaşlarını böyle bir durum içinde bırakmaya hakkı yoktur.  Mevcut durumu hem devlet hem de vatandaşlar için daha uygun hale getirmenin tek yolu UIGEA’nın yürütmesini durdurmak ve sektörü yeniden düzenlemektir.

İşte Frank’in hazırlamış olduğu ve Bush döneminde kongreden aradığı desteği bulamamış olan bu yasa tasarısı ufak birkaç revizyonla gelecek hafta yeniden kongrenin huzurlarına çıkıyor. Bu yasaya çocukların odalarının Casino’lara dönüşmesini istemeyen Cumhuriyetçiler ve NFL yetkilileri şiddetle karşı çıkıyor. Fakat Frank online kumar realitesinin tanınmasından ve bunun gerektirdiği ihtiyaçların devletin de olumlu bir şekilde faydalanacağı doğrultuda karşılanmasından yana.

Benim fikrim bu sefer Frank’in bunu başaracağı yönünde. Son bir yıl içinde meseleyle derinlerden bağlantısı olabilecek parçaları bir araya getirdiğimizde iklimin ne kadar da müsait olduğunu beraber görebiliriz;

- UIGEA sonrası Amerika pazarına olan hizmetlerini durdurmuş ve sektördeki en büyük darbeyi almış olan Party Poker, bundan 6 ay kadar önce Gibraltar’daki ofislerine çok sayıda yeni çalışan almış bulunuyor (rakam tam aklımda değil ancak 100’lü rakamlar olsa gerek). O zaman Party Poker’in ortada hiçbir büyüme de yokken bunu neden yapmakta olduğu kuşkuyla karşılanmıştı. Fakat şu anda bu hamle bir anlam kazanmış durumda…

-Yine Party Poker  Amerika tarafından UIGEA öncesinde Amerika’ya vermiş olduğu hizmetler nedeniyle suçlanmaktaydı. Taraflar arasında uzunca bir süredir müzakere edilen görüşmeler sonunda nihayet geçtiğimiz ay bir uzlaşmaya varıldı. Party Poker Amerika’ya UIGEA öncesi sunmuş olduğu hizmetler nedeniyle 105 milyon $ ödemeyi kabul etti. İşte bu sebeple Party Poker Amerika’nın gözünde artık suçlu değil. Olası bir lisanslama sonucunda Bwin ve Sportingbet’in daha yapacak işleri var gibi görünüyor. Party Poker ise hazırlığını tamamlamış durumda.

- En önemli Las Vegas lobicilerinden biri kabul edilen ve oldukça büyük bir offline operasyona sahip olan Harrah’s Entertainment adlı kurum, online ayağını kuvvetlendirmek için hazırlık yapmaya başladığını duyurdu. İlginçtir ki Harrah bunun için Party Gaming’in eski CEO’su Mitch Garber ile anlaşmış bulunuyor. Mitch Garber UIGEA hayata geçtiğinde Party Gaming’in CEO’luğunu yapmaktaydı.

- Ve başka bir önemli faktörü 3 kelimeden oluşan bir ismin eşliğinde sizlerle paylaşmak isterim. ”Barrack Hussein Obama” ve demokrat temsilcilerin önemli bir çoğunluğa sahip olduğu ABD Kongresi. Bu kongre UIGEA’in Port Security Bill’e ait olmadığını çok iyi biliyor.

Bütün bu gelişmeleri ülkemizde mevcut olan İddaa yasasını (5583 numaralı kanun) sosyal sorumluluk makyajı altında çıkarttıktan sonra ”Bizim Avrupa standartlarının da üzerinde bir yasamız var. Bu iş Amerika’da da yasak” diyen kimselerin yöneticilik melekelerine maruz kalmış olan ”yalnız ve güzel ülkeme” ithaf ediyorum. Yazıyı temennilerimiz eşliğinde bitirelim..

Elveda UIGEA ve sevgiyle kal ”Bekir Yunus Uçar”*

Berkay Tanyolaç – 29.04.2009

*: Spor Toto Teşkilat Müdürü

Not: Bu yazı Bahismedya.com’a özel olarak yazılmıştır. Herhangi bir basın - yayın organından alıntı değildir. Kaynak göstermeden haberlerimizi ve köşe yazılarımızı yayınlayan basın - yayın organlarına karşı her türlü yasal haklarımız saklıdır.

1 Yorum : 04.29.09

KENTUCKY KAMU YARARI VEKİLİNE GÖRE OTOBÜSLER DE KUMARA ARACI

ABD’de 2006 yılının sonlarında çıkartılan internet kumarı yasağı UIEGA’dan hareketle Kentucky’de yasaya rağmen faaliyet gösteren 141 internet sitesi belirlenmiş ve bu sitelerin alan adlarına (domain) el konulması için ilgili işlemler başlatılmıştı. İnteraktif Oyun Konseyi’nin itirazlarından sonra alan adlarına el konulması kararı beklemeye alındı ve internet sitelerinin savunmaları dinlenilmeye başlandı. Davanın düşmesi taleplerini reddeden hakim Thomas Wingate sitelere Kentucky’den oyuncu kabul etmediklerini ispatlamaları için 30 gün süre vermişti.

İnternet sitelerinin avukatları alan adlarının kumar sitesinin reklamını yapan herhangi bir billboard’dan farklı olmadığını savundu. Avukatlar, Kentucky Mahkemesi’nin alan adlarına el konulmasına hükmetme yetkisine sahip olmadığını iddia ediyorlar.

Kentucky Mahkemesi’nin alan adlarına ‘kumar oynanmasına imkan sağlayan aletlere el konulması’ kapsamında el koymaya çalışması üzerine Hakim Keller, Indiana’daki legal casinolarda oyun oynanmasına aracılık eden Kentucky - Indiana otobüslerine de el koyup koyamayacaklarını sordu. Kamu yararı avukatı Lycan bu soruya ’Evet’ cevabını verdi.

Emsali bulunmayan bu davanın sonuçlanması için kanun adamlarının daha zamana ihtiyaçları olduğu belli oluyor.

Kaynak: Bahismedya.com

0 Yorum : 12.19.08

FRANSA’DA ONLINE KUMAR MARKETİNİN LİBERALLEŞMESİ GECİKİYOR

Fransa’da 2009 içerisinde online kumar marketinin düzenlenmesi bekleniyor. Ancak, şansa dayalı oyunların da liberalleştirilmesi konusundaki fikir ayrılıkları bu düzenlemeyi geciktirebilir. Fransız La Tribune Gazetesi’nin haberine göre Maliye Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında oluşan görüş farklıklıkları düzenlemenin önünü tıkayabilir. Maliye Bakanlığı düzenlemenin spor bahisleri, at yarışı ve casino oyunları ile sınırlı kalmasını isterken, İçişleri Bakanlığı şansa dayalı tüm oyunların düzenlemeye dahil edilmesi gerektiğini düşünüyor.

Bu anlaşmazlık Ocak 2009′da sunulması beklenen yasa teklifini geciktireceğe benziyor. Ayrıca özel şirketlerden alınacak vergi oranı konusunda da henüz tam anlaşma sağlanmış değil. Yapılan bahisler üzerinden %10-12 civarında bir vergi oranının belirlenmesi bekleniyor.

Geçtiğimiz günlerde liberalleşmenin yaşanacağı İsveç’te de bahis dışındaki oyunların yasa tasarısına dahil edilmemesi eleştiri konusu olmuş ve özel operatörlerde hayal kırıklığı yaratmıştı.

Kaynak: Bahismedya.com

0 Yorum : 12.19.08

İSVEÇ BAHİS MARKETİNİN LİBERALLEŞMESİ İÇİN ÖNGÖRÜLEN TARİH 2011

İsveç’te gerek sanal ortamda, gerekse bayiler aracılığıyla gerçek ortamda oynatılan bahislerin liberalleştirilmesi konusunda uzun süredir beklenen açıklama bugün öğle saatlerinde yapıldı. İsveç Maliye Bakanlığı’nın yapmış olduğu değişiklikleri aktaran Jan Nyren, özel bahis şirketlerinin beklentilerinin çok azını karşılayacaklarının sinyalini verdi.

Söz konusu düzenlemeye göre ülkedeki bahis marketi en erken 2011 yılında liberalleşecek ve düzenlemeler sadece spor bahisleri ile sınırlı kalacak. Avrupa Ekomomik Alanı’nda faaliyet gösteren özel şirketlerin lisans başvuru yapmasına izin verilecek.

Başvurular için ücret öngörülmezken, şirketlerden operasyonlarını İsveç’te yerleşik olarak yürütmeleri istenecek. Lisans aracılığıyla sadece İsveç vatandaşlarına bahis oynatılması hakkı tanınacak. Şirketlerden alınacak vergi konusunda net bir açıklama yapılmazken, %26′nın altında olması bekleniyor.

Böylelikle İsveç’in İddaa’sı olan Svenska Spel’in tekel pazar yapısı bozulacak. Avrupalı operatörler lisanslarını alarak ve vergilerini vererek Svenska Spel ile rekabet edebilecekler. Ayrıca bu düzenleme ile Svenska Spel’in özelleştirilmesinin de önü açılmış oluyor.

At yarışları konusunda ise liberalleşeme düşünülmüyor yani İsveç’in TJK’sı ATG tekel olarak kalmaya devam edecek. Poker, casino, kazı kazan ve bingo gibi oyunlar ise bağımlılık yaratma riski çok yüksek bulunduğu gerekçesi ile sadece devlet tarafından sunulmaya devam edilecek.

İsveç’in yabancı bahis şirketlerine kendi ülkesinde lisanslı olarak bahis oynatma imkanı vermesi, İsveç’e İsveç’te lisans almayan şirketleri yasaklama hakkını da tanıyacak. İtalya benzeri bir uygulama ile lisans almayan bahis şirketleri için ‘illegal’ kabulu yapılacak ve erişimleri domain ve IP blokları ile engellenecek.

Tüm düzenlemelerin 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren hayata geçirilmesi bekleniyor.

Kaynak: Bahismedya.com

0 Yorum : 12.15.08

NORVEÇ’TE ONLINE BAHİS ÖDEMELERİ YASAKLANDI

Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye’den sonra Norveç’te de çıkartılan bir yasa ile bankalar başta olmak üzere tüm ödeme aracılarının yabancı bahis şirketleri ile müşteriler arasındaki ödemeleri engellemesi zorunluluğu getirildi. IGN Weekly’nin haberine göre Norveç Parlamentosu, The Storting, 08 Aralık 2008 tarihinde söz konusu yasağı hayata geçirdi.

Norveç’teki yasak ile henüz bahis şirketlerine ya da bahis oyuncularına yönelik bir düzenleme yapılmadı. Ancak bu ikisi arasındaki hayati ilişkiyi kuran ödemeler alışverişi engellenerek online bahisin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Yasada tüm yabancı bahis şirketleri ‘illegal’ olarak tanımlanmış durumda.

Söz konusu yasak Norveç kamuoyunda tepki çekmiş durumda ancak Norveç Parlamentosu’nun geri adım atmaya niyeti yok. Yasağın sonraki adımlarının da takipçisi olan Norveç, İngiltere’ye İngiltere üzerinden ülkesine yayın yapan televizyonlardaki bahis şirketi reklamlarının durdurulması yönünde baskı yapmaya hazırlanıyor.

Benzer bir bahis ödemeleri yasağı 2008 başında Almanya’da da hayata geçirilmiş, ancak Almanya’nın AB üyesi olmasından hareketle ödeme aracıları yasağa itibar etmemişlerdi. Norveç’in AB üyesi olmaması nedeniyle yasağın AB mevzuatlarına aykırı olmasına rağmen hayata geçmesi bekleniyor.

Kaynak: Bahismedya.com

1 Yorum : 12.12.08

Sonraki Sayfa »