Futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen, patronunun da içinde olduğu bahis pazarını canlı yayında yerden yere vurdu.
Ünlü yorumcu Rıdvan Dilmen, Beşiktaş – MP Antalyaspor maçını yorumladığı sırada konu bahis oyunlarına gelince canlı yayında bahisçileri bombaladı.
“Söyleyeceklerim için bazı kesimler bana bozulacak” diyerek söze başlayan Dilmen, bahis oyunlarının sporun ruhunu öldürdüğünü ileri sürdü. Daha önce kendisinin de birkaç kez oynadığını ancak bir daha asla oynamayı düşünmediğini kaydeden Rıdvan Dilmen, NTV’nin dahil olduğu Doğuş Grubu’nun da bahis pazarında olduğuna işaret ederek “kimse kusura bakmasın” dedi ve sert eleştirilerine devam etti.
MİLLİ TAKIMIN KAYBETMESİNE SEVİNENLER VAR
Türk milli takımından örnek veren Dilmen, Belçika ile yapacağımız karşılaşmada rakip lehine bahis oynayanların bulunduğunu kaydederek ekledi:
“Bir insan kendi milli takımının kaybetmesinden mutlu olabilir mi? Ama o sayede para kazanacak. İşte futbolun ruhunu bu öldürdü.”
Ünlü yorumcunun kanalı NTV’nin bağlı olduğu Doğuş Grubu, “oley.com” adlı siteyle bahis pazarına giriş yapmıştı.
Kaynak: Gazetevatan.com – 28.09.2011
Berlin Futbol Federasyonu (BFV), izinsiz forma reklamı yaptığı gerekçesiyle Türkiyemspor hakkında Spor Mahkemesi’nde dava açılması talebinde bulundu.
BFV tarafından yapılan açıklamada, Türkiyemspor erkek takımı oyuncularının 4 Eylül 2011 tarihinde Tasmania Gropiusstadt’ı 9-0 yendiği Berlin Pilsner Kupası karşılaşmasında, formalarında izinsiz olarak, özel bahis şirketi Betfair’in adını taşıdığı belirtildi.
Dava için bir fotoğrafçının maç sırasında çekmiş olduğu fotoğrafların delil olarak Spor Mahkemesi’ne sunulduğu kaydedildi.
Kaynak: AA – 22.09.2011
İspanyol hükümeti, ülkenin içinde bulunduğu mevcut ekonomik krizin etkisiyle, yaklaşık 250 yıl sonra devlet piyangoları ve bahis oyunlarının yüzde 30′unu özelleştirme kararı aldı.
İspanya’ya piyango oyunlarının, bir Napoli geleneği olarak 1763 yılında Kral 3. Carlos tarafından getirildiği belirtilirken, ekonomik krizden dolayı özelleştirilmesiyle ilgili sürecin aslında 2 yıl önce başladığı bildirildi. Devlet piyangoların 2010 yılındaki net kazancının 2 milyar 594 milyon avro olduğu açıklanırken, 2009′a göre yüzde 13,3′lük bir azalma görüldüğüne dikkat çekildi.
İspanya da halen devlete ait 9 farklı piyango oyunu bulunuyor.
Kaynak: AA – 24.09.2011
Türk işadamı Mehmet Bayraktar’ın Florida’da 2001 yılından beri çaba harcadığı lüks otel ve mega yat limanından oluşan 500 milyon dolarlık yatırımı, beklediği onayı uzun uğraşlar sonunda aldı.
York merkezli iş portalı turkavenue.com’ın konuyla ilgili haberine göre, Miami yakındalarındaki Island Gardes projesine bir kumarhane eklenmesi de gündemde. Miami’deki il meclis komisyon toplantısında 4’e karşı 1 oy ile onay olan projenin bulunduğu ada üzerinde ticari yatırım yapılması önündeki engeller de kalkmış oldu.
2012’de temel atılacak
Bayraktar’ın ortak olduğu Flagstone şirketi adına lobi yapan Brian May, yaptığı açıklamada 2012’de temel atacaklarını duyurdu. Projede ilk etapta mega bir yat limanı yapılması planlanıyor. Projeye kumarhane eklenmesinin henüz plan dahilinde olmadığını ifade eden May, şu anda böyle bir niyet olmadığını, kumarhane için de izinlerinin bulunmadığının altını çizdi. Ancak yatırımcı Bayraktar ile bu konunun önümüzdeki günlerde konuşulacağı belirtti. Daha önce kamuoyuna tanıtılan bölgede inşaa edilecek 3 milyar dolarlık resort projesinde yasal olmamasına rağmen bir adet kumarhanenin de olduğu biliniyor. Eğer yatırımcılar Florida’daki kanunu değiştirmeyi başarabilirlerse, kumar oynatma iznini gelecek yasama döneminde almayı umut ediyor.
Kamu kullanımı sorun yaratmıştı
MIAMI’nin Island Gardens bölgesine Flagstone tarafından yapılacak lüks otel, mega yat limanı kompleksi, ilk kez 2001 yılında onaylanmış, Miami il meclis üyeleri 2004 yılında arazinin Bayraktar’ın şirketine kiralanmasına izin vermişti. Daha sonra bölgede yaşayanların açtığı davalarla uğraşmak zorunda kalan Bayraktar, bir türlü temeli atamamıştı. Eylül 2010’da Miami İl Meclisi yeni bir anlaşma ve inşaat süresi konusunda fikir birliğine varmış, Florida Eyalet Meclisi de geçtiğimiz Ağustos ayında projeyi onaylamıştı.
Tartışmanın çıkış nedeni de, Flagstone’a kiralanan Island Gardens bölgesinin 1949 yılında Miami şehrine kamu kullanımına sunulmak üzere devredilmesi gerekçe gösteriliyor.
Kaynak: Hurriyet.com.tr – 22.09.2011
Bursa’da marangoz arkadaşına yaptırdığı “Sayısal Loto” çekilişinin yapıldığı makinenin benzeriyle tombala oynattığı ileri sürülen kişi hakkında yasal işlem uygulandı, oynayan 17 kişiye 154′er lira ceza yazıldı.
Alınan bilgiye göre, bir ihbarı değerlendiren polis, kumar oynatıldığı ileri sürülen merkez Osmangazi ilçesi Yunuseli mahallesindeki bir kahvehaneye baskın düzenledi.
Baskında, iş yeri sahibi N.G’nin, marangoz arkadaşına imal ettirdiği
“Sayısal Loto” çekilişinin yapıldığı makinenin benzeriyle tombala oynattığı belirlendi.
Tombala için davetiye bastırdığı da iddia edilen N.G hakkında yasal işlem yapılırken, aralarında kadınların da bulunduğu 17 kişiye Kabahatler Kanunu’nun 34. maddesine göre 154′er lira olmak üzere toplam 2 bin 618 lira para cezası yazıldı.
Makineye ve Oyun kartlarına el konulduğu bildirildi.
Anadolu Ajansı – 20.09.2011
Tek başına
Kulüpler birliği, Spor Bakanı’nın kapısını aşındırıyor. Yasa değişsin diye.
TFF, kulüpler birliği ve resmi yayıncı kuruluş panik içinde… Fenerbahçe’siz aç kalırız korkusuyla… Neden mi? Naklen yayın gelirleri Galatasaray ve Beşiktaş’ın ana kaynağı. Diğer tüm takımların ise tek (devlet baba ve TFF kıyaklarını saymazsak). Yani naklen yayın batarsa, Fenerbahçe hariç herkes batar. Zira Fenerbahçe için %20 bile değil. Lig Tv toplam üye sayısının yaklaşık %90’ı Fenerbahçe maçlarını seyrediyor. Galatasaray maçlarını ise %45’i. Ama iki kulübün naklen yayın payı aynı. %15-20 izlenme oranına sahip Beşiktaş ve Trabzonspor gibi.
Olur da puan silme kararı çıkarsa diye play-off’u uyduruyorlar (muhtemelen ilk ve son sezon olacak!).
Anlaşma 3 yıl uzatılıyor, %10 artışla.
Sürecin başından beri etliye sütlüye karışmayan, Fenerbahçelilerin abonelik iptallari ile başı dönen Digitürk ve diğerleri, maddi ve manevi varlık temelleri Fenerbahçe’yi oyunda tutmak için taklalar atıyorlar.
Şampiyonlar Ligi hakkını çalıp, ligden düşürmüyorlar. “sezonu böyle bitireceğiz, karar çıksa da küme düşürme olmayacak” diyorlar. Yani puan sileriz, Fenerbahçe’nin 2 sezonunu yutarız diyorlar.
Kararın hukuk ve yönetmeliklerde dayanacağı tek nokta yok.
“Seyircisiz maç dönemi bitecek” diyen Mehmet Ali Aydınlar yönetiminde TFF, Bursaspor’un sokaklardaki çatışma sebebiyle verilen, hem de tahkimce onanmış 5 maçlık cezasını kaldırıyor. Fenerbahçe’nin 2 maç seyircisiz cezasına dokunmuyor.
Trabzonspor, aniden Şampiyonlar Ligi’ne gönderiliyor, hemen ertesi gün Sadri Şener’in 1 aydır deam eden yurt dışı yasağı kaldırılıyor.
TFF hala kozmik odadan belgeler sızdı iddialarına tatmin edici cevap vermiyor.
Hala Lütfi Arıboğan hakkındaki iddialara cevap vermiyor.
Mehmet Ali Aydınlar, Şampiyonlar Ligi’nden men edilme kararından saatler önce niye Cumhurbaşkanını ziyaret ettiğini tatmin edici biçimde izah edemiyor.
TFF hala 16 Ağustos’tan sonra UEFA ile olan yazışmaları yayınlamıyor.
Kulüplerle ilgili son kararına ait yazıyı hala kamu ile paylaşmıyor.
TFF başkan adaylığı 2 gün süren, şimdi başkanvekili, daha önce Kulüpler Birliği başkan yardımcısı ve IBB başkanı olan Göksel Gümüşdağ’ın Beşiktaş’ın İbrahim Akın ile transfer görüşmelerinden haberdar olduğu iddia ediliyor. Ama hala ifadeye çağrılmıyor. Ankaragücü, tıpkı Ankaraspor gibi siyasete bulaşmış idarecileri sayesinde küme düşme noktasına geliyor. Ödemeler yapılmadığı için futbolcular (hem de iyi futbolcular) yok pahasına transfer oluyor. TFF bunu normal ve adil görüyor.
Adalet bakanı, başka davaların savcısı hakkında ateş püskürüyor. Öte yanda şike soruşturması savcısı, polis ve medyanın çiğnediği tüm anayasal suçlar karşısında kılını kıpırdatmıyor. 1 ay sonra “son beş maçın skorunu biliyorduk” ifadesini yalanlıyor. Hem Mehmet Ali Aydınlar, hem yandaş muhabirlerce defalarca dile getirildiği halde. Ama “Sivas maçını kazanamazsanız soruşturmayı başlatmayacaktım” dediği iddiasını yalanlamıyor.
Soruşturma hakkında anında bilgi alabilen, taraf olan, hüküm koyan muhabirler ve köşe yazarları, TFF ve başkanına “Fenerbahçe’yi asmazsanız siz asılırsınız” manasında tehditler savuruyor. TFF hiçbir girişimde bluunmuyor.
Devlet bütçesinden bedava yapılan, teftiş kurulu müfettişi tarafından ağır bir raporla soruşturma açılması gerektiği belirtilen stadın açılışını başbakan geliyor. TOKİ başkanı konuşuyor, ortalık karışıyor. Başbakan stadı terkediyor.
Galatasaray Kulübü eski başkanı Adnan Polat, uzaklaştırılma sürecine “siyasi” diyor.
Son iki sezondur Fenerbahçe ile şampiyonluk yarışına giren takımlarla bağlantısı bulunan milletvekili ve bürokratlar manipülasyon sayılacak açıklamalar yapıyor. Devlet bakanları, milletvekilleri “şu takım şampiyon olsun isterim” diyor.
Devleti yönetenler, ligin ikinci yarısı birçok takıma (Karabükspor, Gaziantepspor, Bursaspor, vs) “bedava stat, statları bedava yenileme” maksadıyla paralar ayırıyor. Protokoller imzalanıyor. Sonra Trabzonspor’a Avni Aker’in yenilenmesi için 6 milyon TL aktarıldığı açıklanıyor.
Ülkede stadını kendi imkanlarıyla yapmış tek kulübün başkanı tutuklanıyor.
Bakan Faruk Özak şampiyonluk kaybedildikten sonra kendisine yüklenen yöre halkına “Trabzon şehrine ve Trabzonspor’a 27 milyon dolar aktardık” diye sitem ediyor. Daha ne yapayım diyor!
Tahkim kurulu TFF tarafından atandığı için uluslararası platformda bağımsız ve güvenilir kurum olarak görülmüyor.
Hem görsel hem yazılı medya 3-5 zengin patronun elinde dolanıyor. Yandaş ya da siyasete göre pozisyon alan, muhalefet yapamayan patronlar… Bu iş adamlarının bir kısmı Aziz Yıldırım, bir kısmı Fenerbahçe ile rakip oluyor.
10 küsur yıldır devlet takımı oluşturmaya çalışan sistemle kavga eden, kulüplerin yayın gelirleri artsın diye uğraşan tek başkan tutuklanıyor.
Futbolun ana sermayesi ağ gibi örülüyor: Resmi Yayıncı Kuruluşun ait olduğu holding, devlet kontrollü bahis sisteminin ortağı. Resmi internet bahis sitesi sahibi. Ayrıca aynı holding, merkez medyada büyük gazetelerin sahibi. Birçok televizyon kanalının sahibi. Bu holding şirketlerinden biri milli takımın ana sponsorlarından. Bir dönem lig sponsorlarından…
Resmi yayıncı kuruluşun demirbaş yöneticisi bahis sitesi sahibi.
Türkiye’nin hem spor hem de habercilik anlamında en önemli televizyon kuruluşu NTV’nin sahibi, internet bahis sitesi sahibi.
Diğer dijital platform (Dsmart)’ın ait olduğu kuruluş da internet bahis sitesi sahibi. Ayrıca spor gazetesi sahibi. Ayrıca merkez medyada büyük gazetelerin sahibi. Ayrıca birçok televizyon kanalının sahibi!
Bahis sitelerinden biri Saran holding’in. Sponsorluk ve turnuva organizasyonları ile yukarıdaki kurum ve kuruluşlarla sürekli işbirliği içinde olan bir holding… Medyada da yer alan bir holding…
Fenerbahçeli halk bu oyunda olmak istemiyor. Hukuk ne gerektiriyorsa o yapılsın diyor. Ve hatta tedbirli olarak alt lige düşürün ki adalet işlesin diyor. Ama cevap alamıyor. Alamaz, çünkü yukarıda bahsettiğim şahıslar ve kurumlar, TFF’nin sözcülüğünde diyor ki:
Derdim futbol değil. Derdim hukuk değil, adalet değil, ahlak değil. Derdim “16 yaş altına ve bayanlara bedava” maç değil. Gerekirse UEFA ile işbirliğine de girerim. Boyun eğerim, müstemleke olurum. Hukuksuzluğa yandaş çok. Tek derdimiz para ve güç… Bunu da ancak seni sömürerek kazanırım. Kanını emeceğim. Üstüne seni elimdeki yetki ile hareketsiz kılacağım. Yarattığım düzende oynamaya mecbur edeceğim. Düzene uymadığın sürece saha içinde, dışında hakkını yiyeceğim. Tekel medya ile her maç öncesi ve sonrası manipülasyon yapacağım. Sadece seni hedefe koyup, benimle işbirliğine giren diğer kulüpleri, şahısları kollayacağım.
Bu düzen çıkıp diyor ki “TFF özerk”. “Fenerbahçe suçlu”, “diğerleri temiz”. “Yeni bir dönem başlıyor”, “tertemiz lig başlıyor”, “artık futbol konuşacak”, “soruşturma iyi niyetli, arkasında siyaset yok, güç kavgası yok”.
Düzenin göstermelik başkanı da diyor ki: Tek adam devri bitti. Direnmeyin.
Oysa Türkiye’ye kuşbakışı göz atsa tek adamın ve tek merkezin ne olduğunu görür. Hatta sadece aynaya baksa yeter. Bir günde aniden TFF Başkanı olan kendisini, sırtından havaya uzanan ipleri görse yeter. Tabi ayna utancından çatlamazsa…
O yüzden Fenerbahçeli halk inatla, “zaten yıllarımı kaybettirdiniz, aklansam da yaşadıklarımın telafisi yok. Biz kirli düzeninize çomak sokmaya devam edeceğiz” diyor.
Kaynak: Hurriyet.com.tr – Ebru Köksaldı – 10.09.2011
Öncelikle Serdar Ali Çelikler’in köşe yazısını alıntılayalım. Yazının orjinaline buradan ulaşabilirsiniz.

LÜTFEN ELMAYLA ARMUTU BİRBİRİNE KARIŞTIRMAYALIM
Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim: bu köşe yazısı kulaktan dolma, eksik bilgilerle yapılan gazetecilik ve ülkemizde son zamanlarda daha sık karşılaştığımız suçsuz insanları suçlu insanlarla beraber gösterme dallarında ödülü hak ediyor.
Yazıda başlık olarak ‘Her Süper Lig maçında 1 Uzakdoğu bahisçisi varken Şiddet Yasası nasıl değişir?’ seçilmiş. Ülkemizi uzun süredir çalkalayan şike operasyonun çözümü adına yapılacak yasa değişikliği için yükselen bahis sektörü ve bahis şikesinin işaret edilmesi tamamen hedef saptırma. Hedef saptırma olduğu kadar, şike olaylarını bahise bağlamak tutuklu bulunan zanlılar için de bilgi kirliliği anlamına geliyor. Şu anda mevcut şike operasyonu içerisinde bahis oyunları ile ilişkilendirilen herhangi bir olay veya suçlama kamuoyuna yansımamıştır.
Serdar Bey buradan lafı ülkemizde stadlardan maç analatarak bilgi aktarımı yapan, sadece cuzi miktarlar, yol parası ve yemek karşılığında çalışan gariban futbolseverlere, kısaca yağmur-çamur-soğuk dinlemeden işini yapmaya çalışan futbol emekçilerine getirmiş. Diyor ki ‘yasadışı bahis organizasyonu düzenleyenlerin para cezası ile kurtulacağı bir yasa değişikliği yapmayın’. Bu cümleye katılmamak elde değil. Tabi ki yasadışı bahis oynatanlar cezalarını çeksinler. Ancak yasadışı bahisin geldiği noktayı gösterirken ülkemizde maç anlatanları hedef göstermek, resmin büyüklüğüne dikkat çekmek isterken garibanın hakkını mevzu etmek niye? Pekala bahis sektörünün büyüklüğünü anlatmak için daha mantıklı sayısal veriler bulunabilecekken maç anlatan emekçilere ‘yasadışı bahis organizasyonu üyesi Uzakdoğu bahisçisi’ yaftalaması yapmak niye?
ADI İDDAA OLMAYAN BAHİS ŞİRKETLERİNE YASADIŞI DEMEK DOĞRU MU?
Ülkemizde maçlardan anında veri aktarımı yapan kişiler bu aktarımı bahis şirketlerine değil spor verilerini düzenleyen ve pazarlayan tamamen yasal Canlı Maç Anlatımı şirketlerine yapmaktadırlar. Yurtdışında bulunan bu şirketler bu bilgiyi merkezi Uzakdoğu da olsa Avrupa da olsa istedikleri şirkete satabilirler. Bu şirket bahis şirketi de olabilir ve böyle olması o şirketin yasadışı-şikeci-vs olduğu anlamına gelmez. Biz iddaa tekeli münasebetiyle dünyaya gözlerimizi kapatmış olabiliriz ancak bu bahis şirketleri bulundukları ülkelerde tamamen yasal ve güvenilirdirler. Bugün İngiltere kökenli bahis şirketi Betfair İngiltere Kraliçesinden en yenilikçi şirket ödülü almışken, Avusturya kökenli Bwin FIBA ve MotoGP gibi büyük organizasyonlara sponsorluk yaparken adı iddaa olmayan bahis şirketlerine topyekün yasadışı demek abesle iştigaldir. Tüm dünyanın tanıdığı bu şirketler de Canlı Maç Anlatımı verilerini pazarlayan şirketlerin müşterileri arasındadır.
Tüm gazetecilerden ricamız derdini futbol emekçileri üzerinden değil, sağlam kaynaklı veriler üzerinden anlatmalarıdır. Allah aşkına şike operasyonu ile canlı maç anlatımı yapanların ne alakası var?
KAYNAK: BAHİSMEDYA.COM
2006 yılından bugüne İddaa ve Spor Toto’nun yasal elektronik bayisi olarak hizmet veren Nesine.com, Milli Piyango’nun elektronik bilet bayisi ünvanını da aldı.
Nesine.com’dan satın alınan her bilet, numarasına göre satın alan kişiye ayrılıyor ve başka kişi ya da kişilerce satın alınabilmesi mümkün olmuyor. Bu da sanal platformdan alınan biletlerin çalınma, kaybolma sahte çıkma riskinin bulunmadığını gösteriyor. Sanal ortamda satın alınan biletlere ikramiyenin çıkması durumunda, ikramiye miktarı Milli Piyango İdaresi’nin kuralları ve Nesine.com yasal hizmetinin garantisi altında hesaba yatırılıyor. İkramiye tutarı güvenli bir yolla çok kısa bir sürede hesaplara yatıyor. Nesine.com’da, şimdilik 3 şekilde bilet alımı gerçekleştirilebiliyor. Tam-Yarım-Çeyrek bilet numaralarının tamamını görüntülenerek, istenen bilet seçilebiliyor. Ayrıca “Şansıma Güveniyorum” seçeneği ile üç bilet türünde otomatik olarak rastgele görüntülenen numaralardan da bilet alımı gerçekleştirilebiliyor.Son olarak da “Numaranı Seç” seçeneğiyle numaraları tek tek belirleyerek de oluşturulan bilet numarasını almak mümkün. Nesine.com yakın zamanda “Serini Çek” adımıyla seri bilet satın alabilmeyi de hizmete sokacak.
Hurriyet.com.tr – 10.09.2011
Dünya Supersport Şampiyonu milli motosikletçi Kenan Sofuoğlu, son iki yılda İddaa’dan isim hakkı karşılığı adına tahakkuk eden toplam 1. 5 milyon lirayı almayacağını yineledi. Sofuoğlu, “İhtiyaç sahiplerine verilmesini istemiştim. Onlar da gereken yerlere veriyorlar. Ev yaptıranlara, cami, okul yapımı gibi yardımlarda kullanılıyor. Kimlere verildiğini bilemiyorum” dedi.
Amerika Birleşik Devletler’inde geçirdiği kazada ayağı kırılan Kenan Sofuoğlu, geçirdiği ameliyatların ardından yurda döndükten sonra bugün memleketi Sakarya’ya geldi. Ayağı alçılı olan ve koltuk değnekleriyle Akyazı İlçesi’nde tamamlanan antreman pistini inceleyen Sofuoğlu, gazetecilerin soruları üzerine İddia’dan isim hakkı olarak tahakkuk eden paranın ihtiyaç sahiplerine dağtılmasıyla ilgili olarak açıklamalarda bulundu.
Sofuoğlu, İddaa’dan isim hakkı olarak 2009 yılında 700 bin lira, geçen yıl da 800 bin lira olmak üzere tahakkuk eden toplam 1. 5 milyon lirayı almayacağını daha önce söylediğini hatırlatarak şunları söyledi:
“Bu konu gündeme geldiğinde Spor Toto yöneticilerine bu paraya dokunmayacağımı söylemiştim. İhtiyaç sahiplerine, ihtiyaçı olanlara verilmesini istemiştim. Onlar da gereken yerlere veriyorlar. ‘Şuraya verin’ diye şart koşmadım. ‘Gereken yerlere verin’ dedim. Dediğim gibi ev yaptıranlara, cami, okul yapımı gibi yardımlarda kullanılıyor. Kimlere verildiğini bilemiyorum. ”
Doğan Haber Ajansı – 09.09.2011
Dünyanın en kalabalık ülkesi olan Çin’de, organize suçlara karşı 1 Eylül’de başlatılan operasyonlarda bugüne kadar 2182 şüpheli gözaltına alındı.
Çin medyasında yer alan haberde, yaklaşık olarak 15 gündür sürdürülen operasyonlar sonucu 11 ayrı bölgede 270 çetenin çökertildiği bildirildi. Haberde, operasyonların yolsuzluk ve kumar ile diğer organize suçları hedef aldığı ifade edildi.
Polisin organize suçlarla mücadeleye yoğunlaştığı 2006 yılından bu yana ülke çapında 2100 çete çökertildi ve 520 kadar çete lideri veya kilit isim hapis cezasına çarptırıldı. Bu operasyonlar çerçevesinde tutuklanan Chongqing şehri Polis Müdürü Wen Qiang, temmuz ayında idam edildi.
Cihan Haber Ajansı – 16.09.2011
Sonraki Sayfa »