Ntvmsnbc‘nin 23 Nisan 2010 tarihli haberi: Diyarbakır 2. Sulh Ceza Mahkemesi, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü yasa dışı bahis soruşturmasıyla ilgili olarak yayın yasağı kararı aldı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma dosyasında yer alan telefon görüşmelerinin bazı basın yayın organlarında yer alması üzerine mahkemeden yayın yasağı konulması talebinde bulundu.
Talebi değerlendiren Diyarbakır 2. Sulh Ceza Mahkemesi, yasa dışı bahis soruşturmasıyla ilgili haberlere yayın yasağı getirdi.
Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 18 Şubat 2010′de İstanbul, Diyarbakır, Antalya, Muğla, Mersin, Hatay, Adana, Gaziantep, Siirt, Batman, Mardin, Şanlıurfa ve Düzce’de düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 36 kişi gözaltına alınmış, bunlardan 8′i mahkemece tutuklanmıştı. 28 kişi ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.
Milliyet Gazetesi’nin 05 Nisan 2010 tarihli, Tolga Şardan imzalı haberi: Kıbrıs’ta faaliyet gösteren ünlü Artemis Oteli’nin casinosunun müdürü Hakan Atıcı, zengin müşteri bulmak amacıyla gittiği Kuzey Irak’ta, daha önce kumarhanede büyük para kaybeden bir Iraklı komutan tarafından kaçırıldı. Atıcı, şirketinin İstanbul‘dan gönderdiği 500 bin Dolar fidye karşılığında serbest bırakıldı.
Milliyet’in aldığı bilgiye göre, 13 yıldır KKTC vatandaşı da olan Atıcı, casino’ya yeni zengin Kuzey Iraklı müşteriler bulmak amacıyla 1 Mart’ta Kürtçe bilen tercümanı B.G. ile birlikte İstanbul üzerinden Erbil’e uçtu.
Verdiği ifadeye göre, Erbil’de eski müşterisi Gaffar Otman tarafından karşılanan Atıcı, Otman’ın ofisinde, Irak Türkmen Cephesi Kuzey bölge sorumlusu Nezhet Abdülgani ve Irak peşmerge savunma bakanı ile bir araya geldi. Süleymaniye ve Dohuk’ta poker partileri düzenleyen Atıcı, 4 Mart’ta, tercümanı, Otman ve Dohuk’tan gelen üç kişiyle birlikte iki araçla Erbil’e hareket ettiklerini belirterek, şunları anlattı:
Barzani’nin adamına mesaj
“Aynı gün, Dohuk aşiret reislerinden Sagvan R. Mohammed Ali de bize katıldı. Dohuk’ta Jiyan otelinde kaldık. Eski müşterilerimizden Abdülvahid Macid Muhammed’i aradık. Telefonla ulaşamadık, kısa mesaj attık. Beş dakika sonra bizi aradı. Ertesi gün otele korumaları geldi. Bizi eve çağırdığını söylediler. Erbil yolu üzerindeki eve geldik. MP5, Kalaşnikof ve Akrep gibi 15 uzun namlulu silahlı adam vardı. Bunların yarısı sivil giyimli, yarısı askeri elbiseliydi. İner inmez askeri üniformalı iri yarı bir koruma koluma girip başka bir araca bindirdi.
Bu sırada evin merdivenlerinde Abdülvahid Macid Muhammed göründü. Aracın ön koltuğunda bir Kalaşnikoflu vardı. Camdan baktığımda tercüman B.’nin Muhammed’in ayaklarına kapandığını gördüm. Ben gizlice cep telefonumdan Otman’a mesaj attım. Daha sonra Şirvan Barzani’nin adamı olan Ahmet’e ‘Dohuk’tayım. Vahid bizi rehin aldı. Şirvan’a söyleyin, beni kurtarın’ mesajı attım.
‘Paramı vereceksiniz’
Korumalar telefonu fark etti ve elimden aldılar. Bir süre sonra tercüman B. “Bu adam ‘Kaybettiğim bütün paraları vereceksiniz. Hile yaptınız’ diyor” dedi. Ben de ‘Mesele buysa hallederiz’ dedim. Araca üç asker ve peşmerge kıyafetli daha bindi. Bilmediğimiz bir yöne hareket ettik. Yanımdaki adam, peşmerge yeleğini çıkarıp gözlerime örttü. 15 dakika sonra araç durdu, üç odalı hücre evi vardı.
Daha sonra B. geldi, ‘Burada biz ne istersek onu yapacaksınız. Yoksa sizi anında öldürürüz’ dediler. Fareli soğuk odada kaldık. Sonra Sagvan Hüseyin İsmail geldi, ‘Patronlarınla konuş, eğer 750 bin doları Vahid’e göndermezlerse sizler öleceksiniz. Parayı göndermek için 2 saatleri var’ dedi. Korumaların telefonu ile patronum Burhanettin Kaya’yı aradım.
Ayağına kapandı
Patronumla konuşurken bütün korumalar silahlarını doğrulttu. Daha sonra oğlu Burak Kaya’yı aradım. Bu sırada Abdülvahid Macid Muhammed eve geldi. Beni görünce sinirlendi. Bana silahını çekti. İsmail ve tercüman B., Muhammed’in ayağına kapandı. Her an öldürülmeyi bekliyordum. Paranın miktarını 500 bin dolara indirdiler.
‘Kuyumcuya gönderdiler’
Burak Kaya parayı hazırladı, İstanbul Kapalıçarşı’da bulunan bir sarraf aracılığıyla parayı Zaho’da Adil isimli bir kuyumcuya gönderdiler. Öldürülme endişesiyle Burak Kaya paraya bloke koymuş. Bunu öğrendiklerinde çıldırdılar, neredeyse bizi öldüreceklerdi. Burak Kaya’yı arayıp blokeyi kaldırmasını söyledim. Muhammed yanına B.’yi alıp Zaho’ya gitti. 1.5 saat sonra korumalardan birisinin telefonu çaldı, bana verdiler. Tercüman B., ‘Abi parayı aldılar, daha kurtulup kurtulamayacağımız belli değil. çok korkuyorum’ dedi.
‘Beni enayi mi sandınız?’
Daha sonra Muhammed döndü, odaya girdi, bana bağırmaya başladı. Tercümana, ‘Bana hile yaptınız. Paramı çaldınız, aldınız, dünyanın neresinde görülmüş diskont’un (iskonto yapılan indirim) geri alındığını. Siz beni enayi mi sandınız, boş adam mı sandınız, bana çok ihanet ettiniz’ dedi. Ben de daha sonra Burak Kaya’yı arayıp kurtulduğumuzu söyledim. İsmail, ben ve tercüman B., 11 kilometre ötedeki Habur’a geldik. B. ile birlikte gümrükten geçtik.
Cep telefonu ile Musul Başkonsolosluğu’nu aradım. Türkmen Cephesi Başkanı da benim adıma başkonsolosluğa telefon açtı. Muhammed’in 5 yıldızlı general olduğunu öğrendik. Ne iş yaptığını bilmiyorum. Ama evinin önünde resmi üniformalı askerlerin durduğunu görünce gerçek olduğunu düşündük.”
Olayla ilgili Silopi Başsavcılığı ve Şırnak Valiliği’nin soruşturma başlattığı öğrenildi. Emniyette fidye karşılığında serbest bırakıldığını detaylarıyla anlatan Atıcı’nın çalıştığı firmanın yetkilileri ise olayı yalanlamayı tercih etti. Firma yetkilileri, fidye iddiasının doğruyu yansıtmadığını öne sürdü. Firma yetkilileri, Atıcı’nın tutanaklara yansıyan anlatımları konusunda ise yorumsuz kaldı.
AA‘nın 08 Nisan 2010 tarihli haberi: Futbolda şike iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında çeşitli illerde aralarında eski Fenerbahçe’li futbolcu Celil Sağır’ın da bulunduğu yedi kişi daha gözaltına alındı.
Edinilen bilgiye göre, Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda harekete geçen Samsun Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü ekipleri, dün akşam Uğur D. isimli şahsı, bu sabah da Çaykur Rizesporlu oyuncu Celil Sağır’ı gözaltına aldı.
Alınan bilgiye göre, bazı illerde düzenlenen operasyonda, futbolcuların da aralarında bulunduğu yedi kişi hakkında gözaltı işlemi yapıldı.
Bu kişilerin, gözaltına alındıkları şehirlerden İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne getirildikleri öğrenildi.
NTV‘nin 31 Mart 2010 tarihli haberi: Şike soruşturması kapsamında ifadesine başvurulup serbest bırakılan Beykozsporlu futbolcu Ümit Ozan Kazmaz NTV SPOR’a yaptığı açıklamada “Burası bataklık gibi. Sineklerle, böceklerle uğraşıyorlar. Ama bataklıktaki timsahlara bakmaları lazım. Yöneticileri, Süper Lig kulüplerini araştırmaları lazım” ifadesini kullandı.
Şike soruşturması kapsamında göz altına alınan ve daha sonra serbest bırakılan futbolcu Ümit Ozan Kazmaz yaşananları NTV SPOR’a anlattı.
Savcılığa gittiğini, ifade verip hemen 15-20 dakika sonra suçsuz olduğunun anlaşılmasından sonra serbest kaldığını söyleyen Beykozsporlu futbolcu Ümit Ozan Kazmaz suçlandığı maçla ilgili “Belli bir miktar para teklif edildi. Kabul etmedik. Olmayacağını söyledik. Bunlar telefon kayıtlarında da var. Savcı Bey de doğruladı ve “Serbestsin” dedi. Kabul etmediğim karşılaşma da 0-0 sona erdi” açıklamasını yaptı.
“ALT LİGLERDE FUTBOLCULAR PARA ALAMIYOR”
Ümit Ozan Kazmaz alt liglerde futbolcuların kulüplerden paralarını alamadıkları için çok da onlarda suç bulmak istemediğini ifade ederken “3.ligde, 2.ligde az para kazanıyor futbolcular. Kulüplerinden para alamıyorlar. Onlarda da fazla suç bulmak istemiyorum. Burada Federasyona da iş düşüyor. Federasyonda kulüplerden yana olduğu için futbolcularla kimse ilgilenmiyor” dedi.
“SİNEKLER VE BÖCEKLERLE UĞRAŞIYORLAR”
Hatır şikesi ve teşvik primiyle futbolculuk kariyerinde sıkça karşılaştığını ve bunların her zaman futbolda olacağını söyleyen tecrübeli futbolcu “Burası bataklık gibi. Şu anda sinekler ve böceklerle uğraşıyorlar. Aslında bataklıktaki timsahlarla uğraşmaları gerekiyor. Yani yöneticileri araştırsınlar. Süper Lig, 1.Ligi araştırsınlar. Alt ligleri inceliyorlar. Buradaki futbolcular zaten bitmiş” ifadesini kullandı.
İnteltek‘in 1 Nisan 2010 tarihli basın bülteni: Türkiye’de haftalardır spor kamuoyunun gündemine oturan bahis şikesi soruşturmasının başlamasına Spor Toto Teşkilat Başkanlığı ve “iddaa” oyununun yasal operatörü İnteltek A.Ş. ön ayak olmuştur.
3 şüpheli maçla ilgili İnteltek Risk Yönetim Merkezi tarafından tespit edilen ve 24 Aralık 2008 tarihinde ilgili kurumlara gerçekleştirilen ihbar, soruşturmanın başlamasına zemin hazırlamıştır.
Türkiye, bahis şikesi kavramıyla ilk olarak 2005 yılında Akçaabat Sebatspor – Kayserispor maçı ile tanıştı. İnteltek’in ihbarıyla ortaya çıkan bu olaydan sonra Spor Toto, TFF ve İnteltek arasında futbolun etik değerlerinin korunması için bir bilgi paylaşımı protokolü imzalanmıştır. Bu protokol sonrası İnteltek Risk Yönetim Merkezi, şüpheli gördüğü tüm maçlar ve oynamalar ile ilgili bilgi ve bulguları Spor Toto ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile paylaşmaya başlamıştır.
İşte soruşturmanın başlangıç süreci!
24 Aralık 2008 tarihinde İnteltek, bazı şüpheli oynamalar tespit ederek, imzalanan Bilgi Paylaşımı Protokolü çerçevesinde Spor Toto ve TFF’nu programdan çıkarttığı 3 maç ile ilgili uyarmıştır. Bu üç müsabaka TFF 3. Ligi’nde 24 ve 25 Aralık 2008′de oynanan Ceyhanspor – Batman Petrol, Bulancak – Ünyespor ve Torbalıspor – M.Kemalpaşa maçlarıdır. Bu maçlar, kurgulandığı düşünülen şekilde sonuçlanmışlardır. Bu bildirimin ardından Spor Toto, aldığı kararla söz konusu kuponların ikramiye ödemelerini bloke ederek suç duyurusunda bulunmuştur. TFF ise, 3 ayrı şike dosyası soruşturmasında elde edilen bilgi ve belgelerin de desteğiyle 4 Ağustos 2009 tarihinde, Sarıyer Cumhuriyet Savcılığı’na konuyla ilgili şikâyet dilekçesi vererek süreci başlatmıştır.
Yasadışı bahis şirketleri üzerinden manipülasyon yapılmıştır; Yasadışı bahsin önlenmesi şikenin önüne geçilmesinin ön koşuludur!
Şike soruşturması çerçevesinde kurgulandığı söylenen 59 maçın 15′i iddaa programlarında yer almamıştır. Soruşturmanın başlangıç noktası olan ve İnteltek’in ihbar ettiği 3 adet TFF3 maçı dışında iddaa üzerinden yapılan oynanan şüpheli bir oynama yoktur. Bu durum maçlara Türkiye’de yasa dışı olarak faaliyet gösteren, yasadışı bahis şirketleri üzerinden oyun oynandığını göstermektedir. Yasa dışı bahis şirketlerinin ülkemizde tek kuruş vergi vermeden, hiç bir katkı sağlamadan sürdürdükleri faaliyetlerinin bir an önce önlenmesi, futbolumuzu kirleten şikenin önüne geçilmesinin ön koşuludur. Öte yandan yasa dışı bahisin dünyada çeşitli suç örgütlerine kaynak teşkil ettiği, terör finansmanı ve kara para aklama gibi amaçlar doğrultusunda kullanıldığı da söz konusudur.
Spor Toto ve İnteltek şüpheli oynamaları nasıl yakalıyor?
Türkiye çapında oynanan tüm iddaa kuponlarına ilişkin bilgiler, merkezi bahis sisteminden Risk Yönetim Merkezine (RYM) on-line olarak aktarılmaktadır. RYM, en son teknoloji kullanılarak kurulan bilgisayar sistemi ve risk izleme yazılımı vasıtasıyla kupon bilgisini 7 gün 24 saat, bayi, kombinasyon, müsabaka ve oyun bazında analiz ederek çeşitli risk analiz raporları oluşturmaktadır. Risk Yönetim Sistemi tarafından belirlenen sınırların dışına çıkan oynamalar olduğu takdirde sistem alarm vermektedir. Alınan güvenlik tedbirleri bununla da sınırlı değildir. Belirli bir kombinasyona oynama miktarı ve kombinasyonun ikramiye tutarı önceden belirlenen miktarları aştığında risk alarm sistemi, söz konusu oynamanın takibe alınmasını sağlamaktadır.
İnteltek, yurtdışındaki diğer operatör şirketlerin sunduğu katsayıları da takip etmektedir ve önemli katsayı değişiklikleri veya bahise kapatma işlemleri otomatik olarak raporlanmaktadır.
İnteltek ayrıca, Spor Toto ve TFF ile imzalanan protokole benzer bir anlaşmayı UEFA ve FIFA ile de Avrupa’daki resmi bahis şirketleri tarafından oluşturulan ortak platform üzerinden imzalamıştır. Bu çerçevede, şüpheli ve riskli görülen tüm oynama bilgileri bahis şirketleri arasında paylaşılmakta ve gerekli görülen durumlarda UEFA ve FIFA’ya ihbar yapılmaktadır.
Görüldüğü gibi iddaa’nın, şike ve yasadışı bahislere karşın, her türlü spekülatif sürecin dışında kalacak şekilde kurgulanmış ve her türlü yasadışı girişimin kolayca takip edilebildiği -önlenebildiği teknik donanıma sahip güçlü bir altyapısı vardır.
Tüm bu yaşananlar, Spor Toto Teşkilatı’nın ve İnteltek’in yasadışı bahis ile olan mücadelesinin haklılığını somut olarak bir kez daha ortaya koymaktadır.
Yabancı bahis sitelerinin oranlarına bakmak için buraya tıklayabilirsiniz. Bu bağlantı tamamen bilgi verme amaçlıdır.