Deutsche Welle Türkçe‘nin 29 Kasım 2009 tarihli haberi: Avrupa’da Futboldaki Bahis Skandalıyla İlgili Soruşturma Sürerken, Skandalın Balkanlar’daki Boyutu Araştırılıyor.
Avrupa’da futboldaki bahis skandalıyla ilgili soruşturma sürerken, skandalın Balkanlar’daki boyutu araştırılıyor. DW Hırvatça Servisi’nden Srecko Matic, bahis mafyasının Balkanlar’da nasıl çalıştığını araştırdı:
Eski Yugoslavya’nın en tanınmış futbol yöneticilerinden Velibor Dzarovski, sporda müşterek bahis olduğu sürece futbolda şike yapılacağını savunuyor. Kendini dolandırıcılar kralı ilan eden Dzarovski en az yüz futbol, basketbol ve hentbol karşılaşmasını manipüle ettiğini belirterek, “Esasında hilenin iki çeşidi var. Biri, takımların maçın skoru üzerinde anlaşmaları. Bu kulüp yönetimleri arasında yapılıyor. ikincisi de klasik anlamdaki hilekarlık. iki, üç oyuncu ya da hakemi satın alırsınız. Bu, birincisinden biraz daha zor bir yöntem” diye konuşuyor.
Milyonlar kazanmış
Dzarovski zor olanı seçerek milyonlar kazanmış. Makedonyalı dolandırıcılar kralı, bir maça kasıtlı olarak nasıl hile karıştırıldığı hiçbir zaman ispat edilemeyeceği için marifetleri hakkında açıkça konuşmaktan çekinmiyor. Dzarovski, “Her takımda kumar oynayan, kumar borcu olan, yeni araba ya da ev almak isteyen oyuncu bulunur. Kimi de sevgilisinin pahalı hediye ve seyahat isteklerini yerine getirmek ister. Aldığı para kendi masraflarını karşılamaya yetmeyeceğinden maçı satmak zorunda kalır” diyor.
Emekli hakemden itiraz
Emekli Hırvat hakem Reno Sinovçiç bu sözlere katılmıyor. Hakemliği bıraktıktan sonra Sadar kulübüne danışmanlık yapmaya başlayan Sinovçiç hakem satın almanın kolay olmadığını söylüyor. UEFA ve Bochum Savcılığı Sadar’ı bu sezon oynanan ve Hayduk’un 3:0 kazandığı lig karşılaşmasını satmakla suçluyor. Sinocçiç, bunu kabul etmiyor ve “Katiyen! Hiç para almadım. Ligde hiç böyle bir şeyle karşılaşmadım. On yıl hakemlik yaptım. Hırvatistan’ın en iyi hakemiydim. Bildiğim kadarıyla Hırvatistan’da böyle şeyler olmuyor. Başka yerlerde oluyor mu, onu bilemem” diyerek kendisini savunuyor.
Hangi ülkelerde şike yaptı?
Bahis kralı Dzarovski Hırvatistan, Slovenya ve Bosna Hersek dışında Macaristan, Yunanistan ve Belçika’da da maçları manipüle edip para kazandığını söylüyor. Bol sayıda eski Yugoslavyalı futbolcunun top koşturduğu ve dil sorunun olmadığı ligler ona cazip geliyor. Yugoslavların oynadığı liglerde şikenin önlenemeyeceğini söyleyen Dzarovski Berlin’deki Hırvat bahis mafyasıyla mükemmel ilişkileri olduğunu ve Şapina kardeşlerle de dostluk ve ortaklık ilişkilerinin bulunduğunu belirtiyor.
Split’te spor muhabirliği yapan Edo Petzi ise bu sözleri iyi süzmek gerektiğini ve Balkan ülkelerinde şikenin yaygın olduğu iddiasına katılmadığını söylüyor. Şüpheli maçların olduğunu ama bunu diğer suçlardan farklı değerlendirmediğini belirten Petzi, çok para kazanmak için yasaları çiğneyenlere dünyanın her yerinde rastlandığını, ifade ediyor. Petzi, “Beni asıl üzen sporun suçla özdeşleştirilmesi. Manipülasyon payı son derece düşük. Umarım toplum ve yasa koyucu etkili bir çözüm bulur. italya’da Juventus ve Milan gibi devler skandala karıştıkları için birinci ligden ihraç edildi ama kimse futbolun suç eğilimini körüklediği iddia etmedi” diye konuşuyor.
Şapina kardeşler 3.5 milyon euro kazanmış
Hileli spor karşılaşmalarının son derece kârlı bir iş olduğu ise kesin. Bir Alman haber dergisine göre, Hırvat bahis mafyasının babaları Şapina kardeşlerin çeşitli Asya bankalarındaki hesaplarında, şikeli maçlarla kazanılmış 3,5 milyon euro bulunmuş.
© Deutsche Welle Türkçe Srecko Matic / Çeviren: Ahmet Günaltay Editör: Hülya Topcu (Deutsche Welle)
Radikal Gazetesi’nin 30 Kasım 2009 tarihli haberi: Der Spiegel’in iddiası: Bosna Hersek-Türkiye maçı manipüle edilmeye çalışıldı.
BERLİN - Almanya’da ortaya çıkartılan bahis skandalı ile ilgili, 9 Eylül’de Bosna Hersek ile Türkiye arasında oynanan 2010 Dünya Kupası eleme maçının manipüle edilmek istenmesinin telefon dinlenmesine takıldığı belirtildi.
Spiegel TV’nin edindiği bilgilere göre, 2010 Dünya Kupası elemelerinde Bosna Hersek’in Türkiye ile oynadığı ve 1-1 berabere biten karşılaşmanın başka bir sonuçla bitmesinin istenildiği ifade edildi.
Haberde, soruşturma dosyalarında yer alan bilgilerde Bochum Savcılığı’nın soruşturma kapsamında yaptığı telefon dinlemelerinde Bosna Hersek ile Türkiye arasında oynanan maçın nasıl manipüle edileceği yönünde konuşmalar yapıldığı belirtilerek, maçın sonuçta etkilenip etkilenmediği ve nasıl bir sonuç beklenildiğinin ise dosyalardaki bilgilerde yer almadığı kaydedildi. Haberde, FIFA’nın bu konuda bir açıklama yapmadığı ve 2 Aralık’ta yapılacak olan toplantıda konunun görüşüleceği belirtildi.
Der Spiegel dergisinin haberine göre de, futbolun dışında bazı tenis ve basketbol maçlarının da manipüle edildiği yönünde şüphelerin olduğu kaydedildi. (aa)
AA‘nın 19 Kasım 2009 tarihli haberi: Spor Toto Teşkilat Başkanı Bekir Yunus Uçar, ferdi sporcuları desteklemek amacıyla kendilerinin Avrupa ve Dünya çapındaki yarışmalarını bahislere koyabileceklerini söyledi.
Kenan Sofuoğlu örneğinden hareket ettiğini ifade eden başkan Uçar, ferdi sporcuların bundan sonra daha da destekleyeceklerini belirterek, şunları söyledi:
‘’Ferdi sporcularımız eğer Türkiye’den çıkardıkları lisansla, bir Türk kulübünden veya federasyondan çıkardıkları lisansla ülkemizi Avrupa ve Dünya sahalarında, salonlarında temsil edeceklerse, bu konuda gelsinler görüşelim. Branşları dünya üzerinde bahislere açılan nitelikte bir müsabakaysa, biz onların oynanma oranına, oynanma alışkanlıklarına bakmaksızın, çok az oynanacağını tahmin ediyor olsak bile bahislerde yer verebiliriz. Bunlara da ülkemizi temsil ettikleri, uluslararası müsabakalara katıldıkları için destelemek amacıyla yer verebiliriz. İsim hakkı bedeli almak suretiyle böylece çok büyük bir destek elde edebilirler. Bugün bakıldığında bu rakamlar, ödül miktarlarının ve Avrupa ile dünya standartlarının da çok üzerinde gerçekleşebilir. Tabii ki bu da kendi başarı ve yeteneklerine bağlı.'’
-KENAN SOFUOĞLU ÖRNEĞİ-
Kenan Sofuoğlu’nun, uluslararası arenada Türk sporunu ve sporcusunu temsil eden nadir isimlerden biri olduğuna dikkati çeken Uçar, ‘’Motosikleti üzerinde onlarca etap yarış koşuyor. Her gittiği yerde Türk sporcusu olarak anılıyor. Bu projeyle amaç, Kenan Sofuoğlu gibi isimlerin artmasını sağlamak. Bahis az oynanıyor diye o yarışı bahislere almazsak, onun gibi sporcuları desteklememiş olacağız. Biz de bunu istemiyoruz. Bu destek, bugün Türkiye’de hiçbir sponsorun yetişemeyeceği bir destek olacaktır. Biz neredeyse bugüne kadar Kenan Sofuoğlu’na isim hakkı olarak 700 bin TL ödemiş olduk. Bugünün piyasa şartlarında amatör branşlarda sponsorun hiçbir sporcuya ödemediği rakamlar bunlar. Uluslararası arenada kendilerini gösterme aşamasında bunu yapabileceğimizi söyleyebiliriz'’ diyerek sözlerini tamamladı.
NTV Spor‘un 25 Kasım 2009 tarihli haberi: UEFA, Almanya’da ortaya çıkarılan bahis skandalına adı karışan bazı takımları ve maçları açıkladı. Soruşturma açılan maçlar arasında UEFA Avrupa Ligi ön eleme turunda oynanan Fenerbahçe-Honved maçı da bulunuyor.
İSTANBUL - Bochum Savcılığı tarafından ortaya çıkarılan bahis skandalıyla ilgili UEFA yetkilileri ve 9 ülke federasyonunun temsilcileri İsviçre’de bir araya geldi.
UEFA aralarında Türkiye’den de 29 maçın olduğu iddia edilen bahis skandalıyla ilgili federasyonlara bilgi verdi. Toplantıya Türkiye Futbol Federasyonu’ndan Yönetim Kurulu Üyesi Yunus Egemenoğlu, Genel Sekreter Ahmet Güvener ve Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu Başkanı Reşat Bostan katıldı. Türkiye’nin yanı sıra Avusturya, Belçika, Bosna Hersek, Hırvatistan, Almanya, Macaristan, Slovenya ve İsviçre temsilcileri de toplantıda yer aldı.
UEFA Genel Sekreteri Gianni Infantino düzenlenen basın toplantısında bahis skandalına adı karışan bazı takımlar ve maçlar hakkında bilgi verdi.
ŞÜPHELİ TAKIM HONVED
Arnavutluk’tan KF Tiran ve Vllaznia, Letonya’dan Dinaburg, Slovenya’dan Ljubljana ve Macaristan’dan Honved takımlarının ‘şüpheli’ oldukları belirtilirken, bu takımların bazı maçlarının da soruşturma kapsamında olduğu ifade edildi.
Soruşturma kapsamında yer alan maçlar arasında UEFA Avrupa Ligi ön eleme turunda oynanan Fenerbahçe-Honved maçı da bulunuyor. Bu karşılaşmada UEFA’nın incelemeye aldığı kulüp sadece Honved.
İNCELEMEYE ALINAN MAÇLAR
Şampiyonlar Ligi
21 Temmuz
Stabæk IF 4 - 0 KF Tirana
UEFA Avrupa Ligi
16 Temmuz
Bnei Yehuda Tel-Aviv FC 4 - 0 FC Dinaburg
23 Temmuz
FC Dinaburg 0 - 1 Bnei Yehuda Tel Aviv FC
23 Temmuz
KS Vllaznia 0 - 3 SK Rapid Wien
16 Temmuz
SK Rapid Wien 5 - 0 KS Vllaznia
6 Ağustos
NK IB Ljubljana 0 - 3 FC Metalurh Donetsk
30 Temmuz
Fenerbahçe SK 5 - 1 Budapest Honvéd FC
EGEMENOĞLU: ŞÜPHELİ TAKIM FENERBAHÇE DEĞİL HONVED
Türkiye Futbol Federasyonu’nun hukuktan sorumlu üyesi Yunus Egemenoğlu, NTV Spor’a özel açıklamalarda bulundu.
Egemenoğlu, toplantıya Türkiye’den 3 kişi katıldıklarını, 9 federasyonun toplantıya dahil olduğunu ve toplantının 3 buçuk saat sürdüğünü söyledi.
Toplantının çok önemli olduğunun altını çizen Egemenoğlu, “UEFA’nın organizasyonunda olan 7 tane maçla ilgili şüphe olduğu ama o maçlar değil o maçlarda şüphelinen takımlar açıklandı ve Fenerbahçe yok” dedi.
9 federasyonun ortak açıklamasının olduğunu söyleyen Yunus Egemenoğlu, “Bizde sonuçta buradaki toplantıda bilgilerimizi aldık, notlarımızı aldık, gözlemlerimizi aldık. Federasyon başkanımız Mahmut Özgener ve üyelere gerekli bilgilendirmeyi yapacağız. Gizlilik kararı gereğince izin verildiği kadarıyla bir şeyler konuşalabiliyor. Bütün bilgileri derledik, topladık, Bochum savcılığının gizlilik kararı olduğu için bütün bilgileri Mahmut Özgener’e aktaracağız. Değerlendirmeden sonra başkanımız tarafından gerekli açıklamalar ve gerekli adımlar atılacaktır” diye konuştu.
Ne tür adımlar atılacağı UEFA’nın açıklamalarında olduğunu söyleyen Yunus Egemenoğlu, “İsviçre sınırları içinde olduğumuz için bu kadar açıklama yapabiliyoruz” dedi.
İlhan Cavcav’ın NTV Spor’a yaptığı şike iddialarını da değerlendiren Yunus Egemenoğlu, bu bilgiyi henüz yeni duyduğunu ve Türkiye’ye dönüşte Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener ile görüşüp ne yapılması gerekiyorsa yapılacağını söyledi. Bu arada UEFA yetkilileri skandala 3 hakemin de karıştığını açıkladı.
Akşam Gazetesi’nden Aylin Löle’nin 04 Kasım 2009 tarihli haberi: İnternetten şans oyunu oynatan şirketler arasına Şansal Büyüka’nın oğlu Hazar ve Rıdvan Dilmen de katıldı. 500 milyon TL’yi bulan iddaa, at yarışı ve Sayısal Loto’nun sanal mecrasında büyük yarış var.
Yıllık cirosu 500 milyon TL’yi bulan sanal şans oyunları pazarı, şimdi de Şansal Büyüka’nın oğlu Hazar ile ünlü futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen’in rekabetine sahne olacak. Hazar Büyüka, internetteki Misli.com markasıyla sanal bahis pazarının yüzde 3′ünü hedeflerken, Doğuş Grubu da Rıdvan Dilmen’in ekran yüzü olacağı Oley.com bahis sitesiyle piyasaya girmek üzere. Gerekli izinlerini alan Sadettin Saran da adı banko.com olması beklenen sitesiyle yarışa dahil olacak.
Çukurova Grubu’nun iştiraki Bilyoner.com ve Doğan Grubu’nun şirketi Nesine.com yatırımından sonra piyasaya üçüncü oyuncu olarak giren Hazar Büyüka, ‘İlk aşamada sanal bahis pazarının yüzde 3′ünü hedefliyoruz’ dedi. Türkiye’de büyük grupların bu alana giderek ilgisinin arttığını hatırlattığımız Büyüka, ‘Evet, yatırım yapıyorlar. İkinci dalgada biz çıktık ama diğerlerinin de bir an önce açılmasını bekliyoruz. Çünkü biz bu şekilde pazarın büyüyeceğine inanıyoruz’ diye konuştu.
FİKİR SOHBETTE ÇIKTI
Misli.com projesinin nasıl ortaya çıktığını Büyüka, şöyle anlattı:
Şu anki genel müdürümüz olan şirketin kurucularından Barış Tekin, bir gün bizi ziyarete geldi. Kendi aramızda konuşurken laf lafı açtı ve ‘Neden böyle bir işe başlamıyoruz?’ diye düşündük. Sonra başvurumuzu yaptık, gerekli kriterleri yerine getirdik, lisansımızı aldık. Projenin üzerinde 1 yıl çalıştık. Her şeyi en ince detayına kadar analiz ettik. Oyunu kuralına göre oynadık…
25 GÜNDE 40 BİN ÜYE
Misli.com ile yılsonuna kadar 100 bin kullanıcıyı hedeflediklerini belirten Büyüka, ‘Ancak ilk 25 günde 40 bini yakaladık. Bu bizim için önemli bir gösterge. 2010 sonu içinse hedef 400-500 bin arası müşteri’ dedi. Bu işi dünya standardında yapmaya çalıştıklarını anlatan Büyüka, sözlerini şöyle sürdürdü: Bizim organizasyon şemamızda en üstte yönetim kurulu başkanı, yani ben yokum. Müşteri var. Müşteri ne derse o olur. Müşteri bize para yatırırken komisyon ödemek istemiyor, o zaman o masrafı biz karşılıyoruz. Müşteri mesai saatleri dışında para talebinde bulunursa, biz bunu sağlıyoruz. Saat 09.00-24.00 arası haftanın 7 günü parasını çekebiliyor. Ayrıca bizim sitemizde iddaa oynamak çok basit. Müşteri hizmetlerine gelen telefonların yüzde 20’si memnuniyet için gelen çağrılar. Bu pek rastlanır bir durum değil..
YASADIŞI BAHİS İKRAMİYE VERMEZ!
MİSLİ.com Yönetim Kurulu Başkanı Hazar Büyüka, ‘Benim kullanıcılara naçizane tavsiyem, iddaa oyununu bir kazanç kapısı değil de bir keyif olarak görmeleri. Sigarayı bıraksınlar, o parayla izledikleri maçı biraz daha renklendirsinler, futbol bilgilerini sınasınlar’ dedi. Yasadışı bahisler konusuna da değinen Büyüka, tüketicilere şu uyarıda bulundu: Bu yasadışı şirketler müşterileri kandırıp paralarını resmen gasp ediyor. O yüzden mağdur olan oyuncu oyuna iyice küsüyor. Bu da bizi etkiliyor. O sitelerden oynayanlara bir tavsiyem var. İkramiyenizi bugün Ivan öder, yarın David. Ama ertesi gün ne olacağı belli değil…
BİLYONER: PAZAR RAKİPLERLE BÜYÜYECEK
SANAL şans oyunları pazarının Türkiye’deki ilk şirketi Bilyoner.com, gerek pazar payı gerek üye sayısı bakımından sektörün lideri. Bilyoner.com Genel Müdürü Mehmet Sait Kayahan yeni rakiplerin pazara girmesiyle ilgili AKŞAM’a şunları söyledi: ‘Bilyoner.com olarak rekabeti dört gözle bekliyoruz. Yeni girecek oyuncuların ortak özelliği medya alanında da faaliyet göstermeleri. Yeni oyuncular girdiklerinde şu anda bizim kullanmadığımız medya kanallarını kullanarak ciddi bir reklam faaliyeti yapacaklar ve kendi sahip oldukları mecralarda, şu maç var, diyerek iddaa’nın reklamını yapıyor olacaklar. Bunun sonucunda elektronik ortam şans oyunları pastasının sektörün genel büyümesinin üzerinde olacağını umuyoruz. Sonuçta büyüyecek pastadan bilyoner.com ve diğer rakipler hep birlikte daha fazla pay alarak büyüyecek. Dolayısıyla rekabetin geliyor olmasını dört gözle bekliyoruz. Bilyoner.com, başlangıçta 2.5 milyon TL’lik bir yatırımla yola çıktı, son 5 yılda ise yapılan yatırımlar 5 milyon TL’yi aştı. Bilyoner.com olarak bugün 1 milyondan fazla üyemiz bulunuyor. Her ay, Bilyoner.com’da en çok iddaa (350 binin üzerinde kişi) oynanıyor. İddaa’yı 130 binden fazla kişi ile TJK ve Spor Toto takip ediyor. Milli Piyango’yu ise 120 bin kişi satın alıyor. Günlük işlem hacmimiz değişmekle birlikte ortalama 1 milyon TL olarak gerçekleşiyor.’
SARAN DA 3 MİLYON $ İLE YARIŞTA
SARAN Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Saran, ‘Büyüme potansiyeli yüksek bir pazar. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de internet büyük hızla büyüyor. Türkiye’de dört evden bir tanesinde internet var. Yapılacak çeşitli açılımlarla da kısa sürede pazarın farklı bir boyut kazanacağını düşünüyoruz’ dedi. Saran, şöyle konuştu: Bu işin sahip olduğumuz mecralar; Radyospor, 200′ün üzerinde futbol kulübünün yayın ve reklam hakları ile spor konusundaki bilgi ve tecrübemizle çok iyi örtüşen bir pazar olduğu inancındayız. Bugünden bu pazarın içinde yer almak, ileriye dönük ciddi fırsatlar yaratacak. Bu işi iyi bildiğine inandığımız iddialı ve bu alanda uzmanlaşmış bir ekip ile giriyoruz. 2.5-3 milyon dolarlık bir yatırım planladık. Bu işin başarılı olması için gerekli yatırımı yapmaya da hazırız.’
Milliyet Gazetesi’nin 24 Kasım 2009 tarihli haberi: Bursa’da İddaa bayisi olan Salih Yağcıoğlu (60), dün sabah saatlerinde işyerine geldiğinde, kapının açık olduğunu fark ederek, hemen kasasını kontrol etti.
Kasada bulunan 100 TL tutarındaki madeni paraların çalındığını anlayan Yağcıoğlu, bahis makinesinin de açık olduğunu gördü. Yağcıoğlu, makineyi incelediğinde saat 08.30 itibarıyla 5 bin 850 TL’lik 20 İddaa kuponunun oynandığını belirledi. İddaa merkezini olayla ilgili bilgilendiren Yağcıoğlu, Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Yağcıoğlu, “Hırsızlar, Avrupa liglerinde ve Turkcell Süper Lig’den 20 kupon hazırlayarak oynamışlar. Yaptığım araştırmada bu kuponlarla hiç ikramiye kazanamadıklarını öğrendim. Zararı ödemem gerekiyor. Bu, büyük ihtimalle beni tanıyan, yakından takip eden kişilerin işi. Çünkü işyerimin kapısı zorlanmadan, anahtarla açılmış. Makinede şifre olmasına rağmen hırsızlar bunu da açmayı başarmış” dedi.
Ntvmsnbc‘nin 23 Kasım 2009 tarihli haberi: Almanya’da ortaya çıkarılan şike skandalı büyüyor. Bild gazetesi, bahis şebekesinin elebaşları arasında bulunan 2 Türkün gözaltına alındığını yazdı.
Alman Süddeutsche Zeitung gazetesi, hile karıştırıldığı öne sürülen bazı müsabakaların listesini yayımlarken, Türkiye’de bu yıl oynanan bir süper lig maçının da mercek altına alındığını yazdı.
Gazete, 4 Nisan 2009′da Ankaraspor-Bursaspor maçında Ankarasporlu oyuncuların, skorun Bursaspor lehine iki gol farkla neticelenmesi için para aldığını iddia etti.
Alman Bild gazetesine göre ise, Antalyaspor ile Trabzonspor arasında oynanan Fortis Türkiye Kupası maçı da şike soruşturması kapsamında mercek altına alınan karşılaşmalardan.
Şike şüphesi olan bir diğer karşılaşma ise Hacettepe ile Kocaelispor arasında geçen sezon Turkcell Süper Lig’in 24. haftasında oynanan maç.
Bild gazetesi, bahis şebekesinin elebaşları arasında Almanya’da yaşayan iki Türkün de olduğunu, bu iki kişinin gözaltına alındığını yazdı.
Hürriyet Gazetesi’nden Ali Varlı’nın 23 Kasım 2009 tarihli haberi: Alman basınının iddiasına göre, geçen sezon bir Türkiye 2. Ligi maçına çanta dolusu parayla gelen bir çete üyesi, futbolculara bahis şikesi teklif etti.
ALMANYA’da Bochum savcılığının 9 ay süreyle 4 ayrı ülkede sürdürdüğü soruşturma sonucunda ortaya çıkarılan ve dünya futbolunu sarsan bahis çetesini, Berlin’de beş kişinin yönettiği ortaya çıktı. Çetenin elebaşları olarak Hırvat Milan ve Ante Sapina kardeşler olarak gösterilirken diğer üç kişiden birinin Türk, iki kişinin de Akdeniz’e sınırı olan ülkelerden ikisinin vatandaşı olduğu ileri sürüldü.
Geçen sezon oynanan Antalyaspor-Trabzonspor Türkiye Kupası ve Hacettepe-Kocaelispor lig maçlarının da adının karıştığı soruşturma çerçevesinde, Almanya’da 15, İsviçre’de de iki kişi olmak üzere toplam 17 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında Nurettin G. ve Deniz C. adlı iki Türk de bulunuyor. Bahis bürosu sahibi olan Nurettin G., Osnabrück takımının futbolcularıyla bahis şikesi anlaşması yapmakla suçlanıyor.
Soruşturma çerçevesinde Almanya’da dört futbolcu, bahis çetesiyle ortak hareket etmekle suçlanıyor. Osnabrück’ten Thomas Reichenberger, aynı kulübün formasını geçen yıl giyen Thomas Cichon, Sandhausen’den Marcel Schuon ve Würzburg’dan Kristian Sprecakovic bahis çetesinin isteği doğrultusunda maçların neticesini maniple suçlanıyor.
Çeteyle bağım yok
Zan altındaki Osnabrücklü Reichenberger, adının basında geçmesi üzerine Dortmund Amatörleri ile oynanan maçtan önce tribündeki taraftarlara bir konuşma yaparak, “Size garanti ediyorum, bahis çetesi ile hiç kontağım olmadı. Hiçbir maçı maniple etmedim” dedi. Suçlanan diğer üç futbolcu da iddiaları reddetti.
Çanta dolusu parayla stada gittiler
Berliner Morgenpost gazetesinde yer alan bir habere göre, Türkiye 2. Ligi’nde oynanan bir maç öncesi yeni futbolcularla temasa geçen çete üyesi, içi para dolu bir çantayla stada gitti. İçinde 40 bin Euro bulunan çantayı futbolculara gösteren çete üyesi, “Maçı kaybederseniz, bu paranın hepsi sizin” dedi. Ancak, karşılaşma çetenin istediği gibi bitmeyince, çete, yatırdığı 132 bin Euro’yu kaybetti ve futbolculara götürülen 40 bin Euro dağıtılmadan geri getirildi.
Hürriyet Gazetesi’nin 20 Kasım 2009 tarihli haberi: Almanya’nın Bochum kentinde aralarında Türkiye’nin de bulunduğu en az dokuz ülkeyi kapsadığı belirtilen bahis skandalında bahis oyunlarında şike yaptıkları gerekçesiyle 5 kişi tutuklandı.
Tutuklananlardan 2’sinin daha önce de şike olaylarına karıştıkları için polis tarafından tutuklandığı bildirdi.
Berliner Morgenpost gazetesinde yer alan habere göre, şike olaylarına karıştıkları gerekçesiyle 200 kişi hakkında soruşturma açıldı. Soruşturma kapsamında olan kişiler arasında Türk futbolcuların da olduğu iddia edildi. Ayrıca 10 farklı ülkede 15 şüpheli hakkında tutuklama kararı çıkartıldı. Alman medyasındaki haberlerde, Alman 1′inci ligi Bundesliga ile Türkiye Turkcell Süper Lig’den bazı futbolcular da şike olaylarına karıştığı ileri sürüldü. Türk futbolcular arasında milli takıma kadar yükselenler de bulunduğu iddia edildi.
Alman polisinin Bochum’da gözaltına aldığı 5 kişinin uluslararası bir şike şebekesinin üyeleri olduğu belirtildi. Gözaltına alınanlardan ikisinin eski Alman hakem Robert Hoyzer’in kardeşleri Ante ve Milan S. olduğu belirtildi. Hoyzer’in adı 2005 yılında uluslararası bahis şikesine karışmıştı.
ALMAN MEDYASI GENİŞ OLARAK YER VERDİ
Alman spor haberleri ajansı SID, ülkenin saygın gazetelerinden Süddeutsche Zeitung ve başkent gazetesi Berliner Morgenpost’un ulaştığı bilgilere göre aralarında Alman ve Türk takımlarının bulunduğu geniş çaplı yeni bir şike skandalının patlak vermek üzere olduğunu yazdı. Berlin merkezli bir bahis çetesinin, özellikle Türkiye Süper Ligi’ndeki maçlara büyük paralar yatırdıkları tespit edildi. Şike skandalına Türk Milli Takımı formasını giyen bazı futbolcuların da karıştığı iddia ediliyor.
Deutche Welle’de ayrıntılı yayınlanan habere göre. 14 Temmuz 2009 tarihinde, Fenerbahçe’nin Almanya’da yaptığı yaz kampı sırasında, SSV Ulm 1846 takımıyla oynadığı ve sarı-lacivertli ekibin 5-0 kazandığı maçla ilgili Bochum Savcılığı tarafından soruşturma yürütüldüğü ortaya çıktı. Süddeutsche Zeitung, maçı farklı mağlubiyetle tamamlamaları karşılığında SSV Ulm’den bazı futbolcuların para aldıkları bilgisine ulaşıldığını iddia etti.
Haberde söz konusu futbolcuların isimlerine yer verilmezken, şike bedelinin “fazla yüksek olmayan beş rakamlı bir meblağ” olduğu kaydedildi. Savcılığın soruşturma dosyasında, söz konusu karşılaşmanın ilk dakikalarında Ulmlu futbolcuların, girdikleri iki tane yüzde yüzlük gol pozisyonunu bilinçli olarak değerlendirmedikleri ifadesi yer aldığı haber veriliyor.
SAVCILIK SORUŞTURMA YÜRÜTÜYOR
Alman Futbol Federasyonu (DFB) Kurumsal İletişim Direktörü Harald Stenger, “Gerek UEFA gerekse DFB’nin erken uyarı ağı, Almanya’da şike şüphesi uyandıracak bir uyarı vermedi. Bochum Savcılığı’nın yürüttüğü soruşturmayla ilgiliyse yorum yapma yetkimiz york. Soruşturma sonucunu beklemek zorundayız” demekle yetindi. Federasyon yetkilisi, bu açıklamasıyla dolaylı da olsa Fenerbahçe’nin Ulm’le oynadığı maçla ilgili savcılık soruşturması yürütüldüğünü doğrulamış oldu.
Berliner Morgenpost gazetesinin ulaştığı bilgilere göreyse Almanya başkentinde örgütlenen uluslararası bir bahis çetesi, özellikle Türkiye Süper Ligi maçlarına büyük paralar yatırdı. Bahisler Almanya’da oynanırken, aralarında Türk Milli Takımı formasını da giymiş ünlü futbolcuların bulunduğu çok sayıda futbolcunun da bu çeteyle bağlantısı var. Haberde Bochum Savcılığı’nın soruşturma dosyasında hangi futbolcuların adının geçtiğineyse yer verilmedi.
Berliner Morgenpost, Berlin’deki güvenlik makamlarına dayandırdığı haberinde, şike skandalıyla ilgili olarak yaklaşık 100 kişi hakkında soruşturma yürütüldüğünü duyurdu. Bochum Savcılığı, şike konusundaki iddialara açıklık getirmek üzere bir basın toplantısı düzenleneceğini duyurdu. Toplantıya, soruşturmalara eşlik eden Avrupa Futbol Federasyonları Birliği UEFA’dan da bir yetkilinin katılacağı açıklandı.
Türkiye ve Almanya’nın yanı sıra Avusturya, Belçika, Bosna, Hırvatistan, Macaristan, Slovenya ve İsviçre liglerinden takımların da adı şike dosyasında yer alıyor. Bu ülkelerde de çok sayıda futbolcu, teknik direktör, hakem ve idarecinin Berlin merkezli çeteyle işbirliği yaptığı, yaklaşık 40 maçın manipüle edildiği öne sürülüyor. Eş zamanlı olarak söz konusu ülkelerde emniyet güçlerinin yaptığı baskınlarda gözaltına alınanların olduğu haber veriliyor.
Alman Bild gazetesi, yakalananlar arasında Berlin’deki çetenin elebaşlarından üyelerinden Hırvat Ante ve Milan Sapina kardeşler de bulunuyor. Söz konusu kişilerin adı, 2005 yılında Almanya’yı sarsan “Şikeci Hakem Hoyzer” skandalına da karışmıştı. Ante Sapina üç yıl hapis cezasına çarptırılmış, olaya adı karışan iki kardeşinin aldıkları hapis cezalarıysa tecil edilmişti.
Alman futbol tarihinin en büyük skandalı 2005 yılında patlak vermişti. Almanya Birinci Futbol Ligi Bundesliga’nın genç ve ümit vaat eden hakemlerinden Robert Hoyzer, yönettiği bazı maçları toplam 67 bin Euro karşılığında manipüle ettiğini itiraf etmişti. 2 yıl 5 ay hapis cezası ve hakemlikten ömür boyu men cezası alan Hoyzer, cezaevinde 14 ay kaldıktan sonra, “iyi halden” erken tahliye edilmişti.
Bochum Savcılığı, şike konusundaki iddialara açıklık getirmek üzere cuma günü Almanya saatiyle 14:00′te (TSİ 15:00) bir basın toplantısı düzenleneceğini duyurdu. Toplantıya, soruşturmalara eşlik eden Avrupa Futbol Federasyonları Birliği UEFA’dan da bir yetkilinin katılacağı açıklandı.
Sporx.com‘un 19 Kasım 2009 tarihli haberi: Almanya’da uluslararası futbolda ortaya çıkarılan bahis skandalında, Türkiye’deki lig maçlarının da maniple edildiği iddia edildi.
Berliner Morgenpost gazetesinin internet sitesinde yer alan haberde, uluslararası düzeyde yeni bir bahis skandalının olduğu, Türkiye’deki birinci lig maçlarının büyük ölçüde maniple edildiği iddia edildi. Haberde, bu konudaki çetenin Almanya’dan hareket ettiği, çetenin başının da Berlin’den olduğu ifade edildi.
Berlin güvenlik kaynaklarına göre olayla ilgili toplam 100 kişi hakkında soruşturma yapıldığı belirtilen haberde, Bochum Savcılığının yarın 5 kişi hakkında tutuklama kararı çıkartacağı kaydedildi. Haberde, Almanya’dan Türkiye Birinci Ligi maçları için yüksek meblağlarla bahse girildiği, olayın içinde bazı ünlü Türk milli futbolcuların da bulunduğu iddia edildi.
Söz konusu çetenin başının, Almanya’da 2005 yılında futbolda ortaya çıkan şike skandalının baş sorumlusu olan ve 2 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırılan Alman hakem Robert Hoyzer olayına da karıştığı belirtildi. Bochum Savcılığından yapılan açıklamada da Bochum polisiyle birlikte 2009 yılının başından bu yana uluslararası düzeyde bahis alanında dolandırıcılık yapan çete hakkında soruşturma yapıldığı ifade edildi. Zanlıların, Avrupa futbol liglerinden oyuncu, antrenör, hakem ve yüksek düzeydeki yetkililere para ödeyerek maçların sonucunu kendi çıkarları doğrultusunda maniple etmekten suçlandıkları belirtilen açıklamada, UEFA tarafından da desteklenen soruşturma kapsamında Almanya ve yurt dışında bugün çok sayıda arama yapıldığı ve tutuklamaların olduğu belirtildi.
Açıklamada ayrıca, konuyla ilgili yarın Bochum Emniyet Müdürlüğü’nde UEFA yetkililerinin de katılacağı bir basın toplantısı yapılacağı duyuruldu.
—
Sonraki Sayfa »