Hukukun düzgün işlediği ülkelerde keyfiyet önemini kaybediyor. Eğer yasalarınızdaki ifadeler belli ise aynen uygulanıyor. Belirsizlikler var ise yasalarınıza çeki düzen vermeniz özel şirketlerin yaptığı hamleler ile sağlanıyor. Dünyada yolsuzluğun en düşük seviyede bulunduğu 4. ülke olan İsveç’te de durum böyle.
Avrupa Birliği aylardır bastırıyor ‘Bahiste tekelcilik yapma hakkın yok, liberal bir market yapısı için yasalarını düzenlemeye başla sevgili İsveç’ diye. İsveç de tabi bahis tekelindeki büyük rantı kolay kolay kaptırmak istemediği için topu taca atıp duruyor. İsveç’in niyetinin oyun oynamak değil, oyun oynatmamak olduğunu gören bahis şirketleri de süreci hızlandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar.
Önce İngiliz Ladbrokes, bahis tekeli Svenska Spel’e gönderme yapmak amacıyla ‘Svenska Spel, Engelska Odds’ yani ‘İsveç Oyunları, İngiliz Oranları’ sloganlı reklamlar ile tekeli karşısına aldı. Tekel de davayı açınca istediği tanıtımı yapan Ladbrokes, davayı kazanabilmek için ellerini ovuşturmaya başladı. Amaç davayı kazanıp, İsveç’i yasalarını AB standartlarına çıkarmasına zorlamak.
Ladbrokes büyük iş yaptı derken bu sefer Svenska Spel’in taça atmaya çalıştığı topu yakalayan Betsson oldu. Betsson, 30 Mayıs 2008′de Stockholm’un en işlek caddelerinden biri olan Götgatan’da bahis dükkanı açacağını açıkladı. Bu bahis dükkanı ülkede tekel Svenska Spel dışında açılan ilk bahis dükkanı olacak. Bahislerin dükkan içerisinde ama internet üzerinden oynatılması bekleniyor.
Betsson CEO’su Pontus Lindwall yaptığı açıklamada bunu tekelle yapılacak mücadele için büyük bir fırsat olarak gördüklerini, oyuncularının daha özgür ve birden çok seçeneğin olduğu bir ortamda bahislerini yapabilmelerini amaçladıklarını vurguladı. Stockholm’deki bahis dükkanı tutarsa Betsson’un yeni hedefleri Kopenhag, Helsinki, Oslo ve Varşova.
Türkiye mi? Türkiye’de oyuncular ülke tekeli İddaa’dan oynamak zorundalar. Haberde bahsi geçen şirketler de dahil diğer tüm şirketler ‘yassah’ damgasını yediler.
Kaynak: Bahismedya.com

FCbahis‘den Uğur Akkoç’un 23 Mayıs 2008 tarihli yazısı: Bugün ülkemizin değerli bahisçilerinden Juan Kaan ‘ ın da yazısında belirttiği gibi ;
İddaa Şirketi Türkiye 2. Ligi Yükselme Grubu maçlarını hemde son maçlarını program kısır olmasına rağmen tahtaya almamıştır. Türk bahisçileri düşünmemiş kafasına göre iş yapmıştır.
Hemen burada İddaa ‘ nın yetkilileri diyecek ki ; olur mu efendim. Bizim politikamız başından beri belli. Biz Anadolu ‘ daki küçük takımları programa almıyoruz ki az parayla dönen bu klüpler olası bahis tuzağına düşmesin , işler karışmasın.
O zaman sevgili İddaa Risk Yönetimi ;
İzmir ve Fethiye Kupaları diye organize ettiğiniz ve tüm takımların PAF oyuncularla katıldığı maçları niye programa alıyorsunuz. Benim şuan bir çok arkadaşım İddaa programına giren bu maçlarda ilk 11 çıkacak. Üstelik bu çocukların aldığı para ayda 100 lira değil. Şimdi bu adam bahis mafyasına karışmasa bile kendi adına şike yapabilir.
Altını tekrar çizerek söylüyorum ki , İzmir ve Bodrum kupaları İddaa ‘ nın kendi karanlık eli tarafından organize edilmiştir. Düşünsenize ligin bittiğinin ertesine hazırlık turnuvası mı olur ?Üstelik ne haşmetli tesadüftür ki ligler biter , üstüne Avrupa ‘ da ki tüm major liglerin ve CL finalinin bitmesi 2 hafta boyunca boş boş beklenir. Sonra hemen bir gün sonra bu turnuvalar başlar ve kısır programda Türk kahvehane İddaacısı cebindeki bir milyonu bu maçlara yatırmaya mecbur kalır.
Sonra ne olur ? Ne mi olur bakılır hangi maçta yüklenme var , hemen o yüklenilenin rakibi yarı as bir kadroyla çıkar ve maçı alır. Öyle ki oyuncular hatta oyuncuları bırakın teknik adamlar bile bilmez son saate kadar hangi kadro ile oynayacaklarını.
Eğer TFF ve TBMM şike araştırıyorsa ilk önce gidip devre arasında Antalya ‘ da devre arasında düzenlenmiş olan o apık sapık turnuvaları ve oradaki bahis şikesini araştırmalıdır.
Özetle değerli arkadaşlarım İddaa ‘ nın T2B Yükselme grubu son maçlarını programa almayıp bu ıvır zıvır kupaları alması KABUL EDİLEMEZDİR.
HELE Kİ , PROGRAMA ALMADIĞI T2B YÜKSELME MAÇINI BİR HAFTA SONRA PLAY - OFFLARDA MAÇ KISIRLIĞI SEBEBİYLE PROGRAMA ALMASI KENDİ KENDİNE ÇELİŞKİSİDİR VE BEN BU İŞİ BİLMİYORUM DİYE HAYKIRMASIDIR.
Son olarak , işi bilmez , bahisten anlamaz , acemi İddaa Şirketi Yöneticileri ve Risk Yönetimi siz tekelin dışında hiç bir rekabette tutunamazsınız , çünkü o kadar beceriksiniz. Çıkıp da bir kere biz bahis işini çok iyi bilmiyoruz yeniyiz deseniz vallahi laf etmeyeceğim. Ama bu beceriksizlikde bir yere kadar artık adamın gözüne sokar gibi oluyor.
Ama her yazımın sonunda dediğim gibi , gün gelecek bu piyasada ki tekel kalkıp rekabet gelecek ve o gün sömürdüğünüz bahisseverler sizin şirketinizden bir kuruş oynamayacak. Beceriksizliğiniz ayyuka çıkacak. Ha Antalya ‘ da dönen ve birilerinin cebine giren hatta İnteltek İddaa Şirketi ‘ nin resmi bilançosunda diğer gelirler diye gözüken kabarık para miktarı mı ? Cebine girenlerin hiçbirine helal etmiyorum…
Yazar: Uğur AKKOÇ ( İzmir )
Hürriyet Gazetesi’nden Yalçın Bayer’in 27 Mayıs 2008 tarihli köşe yazısı: TÜRK ve Yunan sermayeli, futbol bahis oyunu İddaa, ciddi kár eden bir şirket.
Yıllık cirosu yaklaşık 2 milyar dolar olarak belirtiliyor.
İddaa, baştan ihalesiz verildiğinden dış ülkelerden bu sürece alınmayan bir Amerikan firması yargıya gitti.
Danıştay, bunun üzerine ihaleyi iptal etti.
Hükümet bu durum karşısında bir yıl içinde yeni bir yasa çıkartarak yeni ihale yapma kararı verdi.
Bu arada ihaleye çıkılınca oyunun İddaa tarafından sürdürülmesi de kararlaştırıldı.
İhale süreciyle ilgili bazı firmalardan yakınmalar medyada yankılanıyor.
“Hükümet yeni ihalede adresi yine İddaa olarak mı gösteriyor?”
Adrese teslim bir şartname hazırlandığı yolunda kuşkular taşınıyor.
İhaleye girmek niyetinde olan bir yabancı firmanın temsilcisi, “Spor Toto teşkilatında, ihaleye başkasının girmemesi için birtakım oyunlar döndürüldüğü izlenimini alıyoruz. Kimseye bilgi vermiyorlar. Şartname de gösterilmiyor” diyor.
Türkiye’de İddaa futbol bahis oyunu 2500 terminalle oynanıyor.
Acaba başka bir yatırımcı bunun dışında bir teklif veremez mi?
Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’nun önümüzdeki günlerde başı ağrıyabilir.
İhaleye bu firma, şu firma girebilir.
Ama şeffaf olunmalıdır. Şartname almak isteyenler ürkütülmemelidir; aynı Sabah-ATV ihalesinde olduğu gibi. Saman altından bazı şeyler yürütülmemelidir.
Hürriyet Gazetesi’nin 26 Mayıs 2008 tarihli haberi: İnternette oynanan bahisler 20 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşırken, sadece ABD’de illegal bahislerin büyüklüğünün 150 milyon doları bulduğu hesaplanıyor.
İnternetteki bu pasta sürekli olarak büyürken, sürpriz sonuçların yaşandığı maçların artması “İzlenen maçların sonucu önceden mi belirleniyor” sorularını gündeme getiriyor. Futboldan tenise pek çok spor alanında skandallar patlarken ABD’de son 5 yılda oynanan 45 tenis maçı hakkında soruşturulma talep edildi.
İnternette oynanan bahislerin 2008 yılında 20 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşması beklenirken, illegal bahislerin ABD’deki büyüklüğünün 150 milyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. Rakamların büyüklüğü, oyunların sonuçlarına müdahalede hiçbir zaman olmadığı kadar bir arzuyu da yaratıyor. Futboldan tenise pekçok spor alanında skandallar patlarken, “İzlenen maçların sonucu önceden mi belirleniyor” gibi sorular daha çok sorulmaya başlandı.
45 maça soruşturma
ABD’de tenis federasyonunun hazırladığı bir rapor, son 5 yılda oynanan 45 tenis maçının soruşturulmasını önerdi. Soruşturma önerilmesinin nedeni bahisçilerin içeriden elde ettikleri bilgilerle kazanç sağladıkları yönünde güçlü göstergelerin olması. Rapora göre söz edilen maçlar buzdağının sadece görünen ucu olabilir. Maçlarda şike yapılmasının belki de asla ortaya çıkırılamayacağı belirtiliyor. Hatta bunu şu anda bir nevi denetleme kurulu işlevi gören Betfair’in bile tespit edemeyeceği vurgulanıyor.
Betfair devrimi
New York Times gazetesi konuya geniş yer verirken, 2000 yılında açılan Betfair internet sitesinin online bahislerde bir devrim yarattığını anlattı. Maçlar başladıktan sonra gerçek zamanlı bahis oynanabilen Betfair, online bahis alanının eBay’i olarak kabul ediliyor. Sürekli uzayan maç fiksleme skandalları listesine, Betfair’in büyük katkıları bulunuyor. Son 7 yılda tenisten at yarışı ve futbola kadar pekçok maçtaki şüpheli bahis aktivitelerine dikkat çeken internet sitesi, söz konusu maçların soruşturulmasına da neden oldu.
Davydenko olayı
Bugüne kadar en çok ses getiren skandal ise tesis oyuncusu Nikolay Davydenko ile ilgili olanıydı. Geçen ağustos Polonya’nın Sopot kentinde yapılan turnuvada Davydenko, 87’inci sıradaki Martin Vassallo Arguello karşısında en güçlü favori iken, maç süresince altta kalan taraf oldu. İlk seti Davydenko kazanmasının ardından bile, Vassallo Arguello’ya daha çok para gitti. Bu maçta sakatlık geçiren Davydenko emekliye ayrıldı. Maç süresince Betfair, Davydenko’nun bağlı olduğu tenis birliği ATP’ye güvenlik birimlerinin usulsüz bahis seyri saptadığı yönünde bilgi vermişti. Maçın ardından Betfair 7 milyon dolarlık bahisleri geçersiz kıldı. Sonuçta elde edilen bütün verileri Betfair, ATP’ye ulaştırdı. Davydenko yanlış bir şey yapmadığında ısrar ederken, ATP’nin kendisinin, eşinin ve kardeşinin cep telefonu kayıtlarının incelenmesini de içeren soruşturma talebini geri çevirdi.
Şeffaflık ve ihtiras artıyor
Salford Üniversitesi’nden Ekonomi Profesörü David Forrest şu değerlendirmeyi yapıyor: “Eğer bu pazarlarda oynuyorsanız içeriden bilgi aldığınız iddialarıyla karşılaşma riskine sahipsiniz. İnternette kumar şeffaflık sunmasının yanı sıra karşı konulmaz bir ihtiras da sunuyor. Hile yapmak için hiç olmadığı kadar likidite, yeni bahis türleri ve daha çok para var. Atletler ve yetkililer için manipülasyon ya da şike yapmaları için daha çok teşvik verilebiliyor.”
Insider trading sporda finanstakinden daha fazla
Pensilvanya Üniversitesi’ndeki Wharton School’da iş ve kamu politikaları profesörü olarak çalışan Justin Wolfers, insider trading’in (içeriden alınan bilgilerle işlem yapmak -hisse almak ya da bahis oynamak) sporda finansal piyasadakilerden çok daha büyük bir konu olduğunu söyledi. Bahis ve kumar üzerine incelemeler yapan Wolfers, “Finansal piyasaları düzenleyen Sermaye Piyasası Kurulu gibi kurumlar var. Milyarlarca dolarlık spor bahis pazarında da benzer bir yapı neden olmasın” dedi.
Teniste yolsuzluğun önünü kesme ajansı
ABD Tenis Federasyonu’nun raporunda en az 12 önemli oyuncunun, medyaya maçı bırakmaları için teklifler geldiğini ya da benzer taleplerin diğer oyunculara gittiğini duyduklarını anlattığı bilgisinin yer alması dikkat çekiyor. Tenisçiler de Dünya Anti-Doping Ajansı gibi bir kuruluşun teniste olabilecek yolsuzlukların önüne geçmesini talep ediyor. Söz konusu kuruluşun uluslararası olması ve yolsuzlukları engellenmesi isteniyor.

Telekominikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer 29 Nisan 2008′de yasakladıkları sitelerin açıklamasını yapmıştı. Açıklamada sanal kumar sitelerini de perdelediklerini belirtirken nasıl hesaplandığı meçhul bir şekilde ‘3 aylık istatistiklerimize göre sanal kumarla Türkiye dışına birkaç milyar dolar çıkış var’ ifadesini kullanmıştı. Telekominikasyon Kurumu ancak bankacılık sektörünün açıklayabileceği bir veriyi nasıl oluyor da açıklıyor bilemiyoruz. O tarihte bu açıklamayı hiçbir gazete sorgulamadı. Akşam, Zaman ve Türkiye haberi birinci sayfadan verdi. Basınımızın bu açıklamayı sorgulamamış olması alışıldık bir durum. İddaa ile aynı gruba ait olan Akşam’ın ve yayın çizgisi belli olan Zaman ve Türkiye’nin de bu malzemeyi kullanmış olması normal.
Peki aradan 24 gün geçmişken Vatan Gazetesi’nin aynı haberi yeni bir gelişme olmuşcasına birinci sayfa manşete taşımasına ne demeli. Biz başka niyet aramayalım. Yeni haber bulmakta sıkıntı çekmişler diyelim…
Kaynak: Bahismedya.com
Sabah Gazetesi’nin 23 Mayıs 2008 tarihli haberi: Turkcell yüzde 100 iştiraki olan Turktell bilişim aracılığıyla dolaylı olarak iştirak ettiği Bilyoner İnteraktif Hizmetler şirketindeki yüzde 55 hissesini, Çukurova Grubu bünyesinde bulunan Demir Toprak’a sattığını açıkladı. Turkcell, borsaya yaptığı açıklamada, Bilyoner’deki hisselerin satışı karşılığında Superonlie’daki hisselerin de Turktell Bileşim AŞ tarafından satın alınacağı bildirildi. Açıklamada, alım satım işleminin aynı fiyattan yapılacağı bilgisine de yer verildi.
Gün içinde Superonline’den yapılan yazılı açıklamada da, Rekabet Kurumunun gerekli izin ve onayının ardından gerçekleştirilecek satış ile birlikte, daha önce Fintur bünyesinde bir Turkcell Grup şirketi olan Superonline’nin tekrar Turkcell bünyesine geri döneceği, anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte gerekli izinlerin alınması için müracaat edileceği kaydedildi. Açıklamada, alınan ses hizmetine yönelik lisanslarla birlikte vizyonunu “yeni nesil komünikasyon operatörü” olarak belirlediği vurgulandı.
İngiliz bahis devi Betfair, Hollanda Adalet Bakanlığı‘nın bahis şirketlerine yapılan ödemeleri yasaklama kararı almasını Avrupa Mahkemesi‘ne taşıyacak. Avrupa Antlaşması uyarınca Hollanda vatandaşlarına bahis oynatma hakkı bulunan Betfair, 2004‘ten bu yana legal anlaşmazlıklar yaşadığı Hollanda hükümetine tekrar meydan okudu.
Betfair’in davadaki en büyük kozu Hollanda bahis tekelinin online bahis kabul ederken Betfair’i yasak ilan etmesi. Şirket yetkililerine göre Hollanda’da lisanslı bulunmadan bahis kabul edilmesinin yasaklanması adil değil çünkü Betfair‘in daha önce gerçekleştirdiği iki lisans başvurusu Hollanda mercileri tarafından reddedildi. Betfair şu anda Avrupa’da İngiltere ve Malta lisansları ile faaliyet gösteriyor.
Betfair Legal Direktörü Martin Cruddace yaptığı açıklamada; fazlasıyla düzgün, vergisini veren, sahtekarlık ve kara para aklamaya karşı dünyanın önde gelen önlemlerine sahip bir bahis şirketi olarak AB içerisinde dürüstçe rekabet edebilmeleri gerektiğini belirtti. Ayrıca davanın Avrupa Mahkemesi‘ne taşınmış olmasından duyduğu memnuniyeti belirtti.
Kaynak: GIG ve Bahismedya.com
Columbia Mahkemesi’nin 19 Mayıs 2008 tarihli kararı uyarınca, Bush Yönetimi illegal bir şekilde Avrupa Birliği ile yaptığı, Dünya Ticaret Örgütü kumar yasağı anlaşmasının detaylarını gizliyor. ABD’de online kumarın yasaklanmasından sonra başta Karayip ülkesi Antigua olmak üzere birçok ülke kumar yasağının uluslararası anlaşmalara aykırı olduğu iddiası ile konuyu Dünya Ticaret Örgütü’ne taşımıştı. ABD bu ülkelere ya tazminat ödemek zorunda kaldı, ya da ikili anlaşmalara gitti.
Bu yasaktan en çok etkilenenlerden biri ise şüphesiz Avrupa Birliği bünyesinde lisanslı bahis ve kumar şirketleri oldu. ABD’nin Antigua’ya tazminat ödemeye mahkum olmasından sonra AB’nin bu işten büyük bir tazminat alması bekleniyordu. Beklenenin aksine ABD ve AB ikili bir anlaşmaya giderek ABD’nin kumar yasağını meşru kıldılar. Bu anlaşma ile hem ABD’deki online kumar ve bahis oyuncularını, hem de AB’de lisanslı bahis şirketlerini mağdur etmiş oldular.
Sözkonusu mağduriyet, ABD vatandaşlarını huzursuz etti. ABD ile AB’nin yaptığı anlaşmanın detaylarını merak eden vatandaşlar bilgi talep ettiklerinde ‘ulusal güvenlik’ gerekçesi ile ret cevabı aldılar. Kısaca vatandaşlarının kendi paraları ile ne yapacağı konusundaki özgürlüğünü kısıtlayan ABD, bu kısıtlama karşısında açıklama bekleyen vatandaşlarına da ‘ulusal güvenlik’ zırvası ile cevap vermiyordu.
Aralık 2007′de gazeteci Ed Brayton Bilgi Edinme Hakkı Yasası’na dayanarak ABD’den kumar yasaları konusunda AB ile yapılan anlaşma hakkında bilgi talep etti. Bu talep ABD Ticaret Temsilciliği tarafından ‘yabancı devlet bilgisi’ olduğu gerekçesi ile reddedildi.
Ticaret Temsilciliği anlaşmanın detaylarını açıklaması beklentisi ile Kongre’den de baskı görüyor. Geçtiğimiz Mart ayında Kongre Üyesi Peter DeFazio tüm Kongre üyelerine anlaşmanın detaylarının açıklanması yönündeki talebine destek vermeye çağırmıştı.
GATS anlaşmasına göre ABD’nin yaptığı anlaşmanın detaylarını açıklaması gerekiyor ve şu andaki tutumu yasadışı. ABD’nin uyguladığı yasağı Türkiye de uyguluyor ve DTÖ üyesi ülkelerin dava açmaları halinde Türkiye de tazminat ödemekle veya ikili anlaşmalarla verilen ticari tavizlerle yüzyüze kalacak.
Kaynak: GIG ve Bahismedya.com
Ohio Devlet Piyangosu’ndan banane diyebilrisiniz ancak haber aslında önümüzdeki İddaa ihalesi için oldukça önemli bir gelişme. Çünkü Ohio’daki taraflar İddaa ihalesinde de ‘taraf’lar. İddaa’nın mevcut ihalesi İnteltek AŞ’de. İnteltek’in ortaklık yapısı %55 Turkcell (Karamehmet), %45 Intralot (Yunanistan) şeklinde. Önümüzdeki ihalede bu sefer karşılarına çıkmaya niyetli bir rakip var. %50 Doğan, %50 Lottomatica (İtalya) ortaklığı. İki dev, yanlarında iki Avrupalı kumar devi ile birlikte İddaa için kapışacaklar.
Lottomatica beklenenin aksine Ohio’daki iki senelik kontratını kaybetti. İhale Yunan Intralot’a verildi. Bu haber üzerine Lottomatica’nın İtalya Borsası’ndaki hisseleri %4.83 değer kaybederken, Intralot’un hisseleri Yunanistan Borsası’nda %3.36 değerlendi. Lottomatica, 1984′ten beri Ohio Piyangosunu işletiyordu ancak bu süreç kontrat bitim tarihi olan 30 Haziran 2009′da sona erecek. Intralot ise bu gelişme ile ABD’de altıncı kez bir eyalet piyangosu ihalesini kazanmış oldu. İki şirket arasındaki kapışmanın bir başka ayağı da rantın çok büyük olduğu İddaa ihalesinde yaşanacak.
Kaynak: Bahismedya.com
Daha önceki haberimizde İngiliz Ladbrokes ile İsveçli Svenska Spel arasındaki ihtilafı şu şekilde açıklamıştık: Ladbrokes son reklam kapmanyasını durdurmaması halinde Svenska Spel tarafından yasal aksiyon başlatacaklarına dair bir uyarı aldı. Bunun nedeni İsveç’te yayınladığı reklamlarda Ladbrokes’un kullandığı ‘Svenska Spel, Engelska Odds’ yani ‘İsveç Oyunları, İngiliz Oranları’ sloganı. Svenska Spel burada kendi isimlerinin kullanıldığı iddiası ile uyarıda bulunmuş. Ladbrokes ise konu ile ilgili açıklamasında kendilerine dava açılmasının kendileri için müthiş bir ödül olacağını, kazanma ihtimallerinin yüksek olduğunu belirtiyor. Ladbrokes CEO’su Lasse Dilschmann yaptığı açıklamada bu reklamlarla sadece Svenska Spel’i değil, İsveç’teki kumar politikalarını toplu halde eleştirdiklerini, kendilerinin tekele en az tekel kadar güvenilir bir alternatif olduklarını belirtiyor.
Ladbrokes’un sözkonusu reklamlara devam etmesi ile ihtilafın ikinci perdesi başlamış oldu ve Svenska Spel davayı açtı. Kendilerine dava açılmasını pozitif karşılayan Ladbrokes CEO’su Dilschmann ise şöyle konuştu: ‘Bu dava, sonunda bize de kartlarımızı masaya koyma fırsatı verdi. Ladbrokes ile Svenska Spel arasında bri diyalog başlatmış olacağız ve İsveç’in kumar politikalarını karşılıklı değerlendirebileceğiz. Daha önce diyalog taleplerimize rağmen bu şansı yakalayamamıştık.’
Söz konusu reklam filmine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Kaynak: Bahismedya.com
—
Sonraki Sayfa »