Almanya Mahkemesi, Vfb Stuttgart’ın mevcut yasal durumda bahis şirketi Bwin ile sponsorluk anlaşması imzalayıp imzalamayacağı konusunda herhangi bir hükme varamadı.
Ocak 2008′de Almanya’da devlet tekeli dışındaki bahis şirketleri yasaklanmıştı. Ancak, Ocak sonunda AB bu durumun hizmetlerin serbest dolaşımına aykırı olan bu yasanın değiştirilmesi konusunda Almanya’yı uyarmıştı. Stuttgart Kulübü bu konuyu mahkemeye taşıyarak devlet bahis tekelini kırmak istiyordu. Ancak mahkeme heyeti, yasama meclisinin özel spor bahislerine yasak getirmenin AB yasalarına aykırı olduğunu düşünmesine rağmen karara varamadıklarını açıkladı. Stuttgart Başkanı Erwin Staudt ise konuyu Avrupa Mahkemesi’ne taşıyacakları tehditinde bulundu.
Almanya Associated Press’ine göre özel bahis şirketlerinden alınan reklamların yasaklanmasının Alman futboluna maliyeti senelik 100 ile 300 Milyon Euro arasında olacak. Bwin’in şu an Avrupa’nın dev kulüpleri AC Milan ve Real Madrid ile devam eden sponsorluk anlaşmaları bulunuyor. Türk kulupleri ise benzer bir yasak nedeniyle Bwin ve diğer özel bahis şirketlerinden reklam almaktan mahrum kalmış durumdalar.
Kaynak: GIG ve Bahismedya.com
Hollanda Mahkemesi aldığı son karar ile Unibet’in tüm Hollanda vatandaşlarına sunduğu hizmeti durdurmasını emretti. Devlet piyangosu De Lotto ile Unibet arasında uzun süredir Hollanda Mahkemelerinde devam eden davada mahkemeye şu sorular sorulmuştu:
1- Yabancı bahis şirketleri, Unibet gibi, Kumar Yasası’nı ihlal ediyorlar mı?
2- Hollanda Kumar Yasası, AB yasalarına uyumlu mu?
Mahkeme ilk soruya ‘evet’, ikinci soruya ise ‘hayır’ şeklinde cevap verince Unibet’e Hollanda kapısı kapanmış oldu. Mahkeme Hollanda vatandaşlarına verilen hizmetin durdurulması isteminin yanısıra legal masraflara istinaden 3 Milyon Euro’yu aşmamak kaydı ile günlük 100.000 Euro ceza kesti.
Mahkemenin bu kararı alırken AB’nin aynı fikirde olmadığını ve karşı aksiyon alacağının farkında olduğu bildirildi. Bakalım ilerleyen günlerde Hollanda’da kazanan taraf kim olacak?..
Kaynak: GIG ve Bahismedya.com
Yeni Şafak Gazetesi’nin 30 Mart 2008 tarihli haberi: Talih oyunlarına 13 bin YTL kaptıran genç, borcunu ödeyemeyince çareyi fidye için kendini kaçırtmakta buldu. Ailesini arayarak organ şebekesinin eline düştüğünü söyleyen genç, fidyecilerle birlikte bankadan parayı çekerken yakalandı.
İddia bayiine borçlanan genç, kaçırıldığını öne sürerek ailesinden 6 bin YTL fidye istedi. Olay, İbrahim P’nin oğlunun kaçırıldığını polise bildirmesiyle ortaya çıktı. Aydın’da polise başvuran İbrahim P, oğlu H.P’nin kendisini arayarak, İzmir’de izinsiz organ nakli yapan bir şebekenin elinde olduğunu bildirdi. İbrahim P, oğlunun şebekeye böbreğinin birini satmak üzere anlaştığını, pişman olup vazgeçmesi üzerine serbest bırakılması için 6 bin YTL para istediklerini anlattığını söyledi.
İbrahim P’nin iddiaları üzerine Aydın polisi, İzmir Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerine durumu bildirerek, paranın gönderileceği banka şubesini bildirdi. Şube çevresinde önlem alan polisler, parayı çekmeye gelen H.P. ile yanındaki M.Ş. ve G.K’yı gözaltına aldı. Gasp Büro Amirliği’ne götürülen H.P, şans oyunları nedeniyle 13 bin YTL borçlandığını, borcunu kapatmak için böyle bir oyuna başvurduğunu itiraf etti. H.P, yanındaki kişilerin de alacaklının yakını olduğunu ve ailesinden gelen parayı bu kişilere vereceğini anlattı. Hakkında “suç uydurmak”tan işlem yapılan H.P, M.Ş. ve G.K. ile birlikte İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.
Akşam Gazetesi’nin 31 Mart 2008 tarihli haberi: Milli Piyango özelleştirme ihalesi en geç haziran ortası yapılacak. Yerli devlerin yanı sıra dünyanın önde gelen şans oyunu firmaları da bu ihale için sıraya girdi.

Milli Piyango ve sayısal oyunların özelleştirme yolu ile satılması için Özelleştirme İdaresi ile Maliye Bakanlığı ve Hazine temsilcilerinden oluflturulan alt komisyon çalışmalarını sürdürüyor. Piyango özelleştirmesi için mayıs ya da haziranda ihaleye çıkılacak. Ardından firmalara teklif için 2 ya da 3 ay süre verilecek. Takvimde, tekliflerin alınıp, değerlendirilmesi, imtiyaz sözleşmesinin Danıştay incelemesine tabi tutulması ve ihale sonucunun Rekabet Kurulu onayına sunulması işlemlerinin de 2009 yılı başına kadar bitirilmesi öngörülüyor. İhaleyi alan firma ile işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalanmasının ardından da, firmanın teknik altyapı çalışmalarının 8 ay kadar sürmesi bekleniyor. Bu şartlarda Milli Piyango’nun işletme hakkını devralan firmanın en geç 2010 yılı başında fiilen işe başlayacağı tahmin ediliyor. Milli Piyango özelleştirmesi için iki yöntem üzerinde duruluyor. Biri hasılat paylaşımı diğeri işletme hakkının peşin bedelle devri. Yöntem belirlenmesi için Özelleştirme İdaresi ile danışman firmalar Qlot Consulting ve Ernst Young bir pazar araştırması yapıyor. İşletme hakkı süresi de 7 veya 10 yıl olacak. İhaleye girecek firmalar genelde “hasılat payı” için istekli.
Milliyet Gazetesi’nin 28 Mart 2008 tarihli haberi şu şekilde: Ankara Vergi Mahkemesi tarafından Maliye Bakanlığı’na 90 milyon YTL vergi ödemesine karar verilen Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’nı, yürütmeyi durdurma kararı veren Danıştay kurtardı
İddaa’yı vergi borcundan Danıştay kurtardı. Danıştay 7. Dairesi, Ankara 1. Vergi Mahkemesi’nin Spor – Toto Teşkilat Başkanlığı’nın Maliye Bakanlığı’na İddaa oyunundan dolayı yaklaşık 90 milyon YTL’lik vergi ödemesi gerektiği yolundaki kararın yürütmesini durdurdu.
2004 Yılından bu yana Maliye Bakanlığı ile İddaa oyunundan kesilecek vergi oranı konusunda sıkıntı yaşayan Spor – Toto Teşkilat Başkanlığı, geçen sene Ankara 1. Vergi Mahkemesi’ne açtığı davayı kaybedince temyiz için Danıştay’a başvurdu. Danıştay 7. Dairesi konuyu inceleyerek mahkemenin verdiği kararın yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.
İlk sorun 2005’de yaşandı
Maliye Bakanlığı’nın İddaa oyununa ekstra vergi çıkartması ile ilgili sorun ilk kez 2005 yılında yaşandı. Henüz İddaa oyunu başlamadan Bakanlık tarafından 2003’te Şans Oyunları Vergisi Kanunu çıkartıldı. Bu kanunda Toto ve Loto’dan yüzde 3, diğer şans oyunlarından ise yüzde 10’luk vergi kesintisi yapılması öngörüldü.
Kanunun yürürlüğe girmesinden 6 ay sonra İddaa başlatıldı ve bir anda büyük ilgi gördü. Maliye Bakanlığı 2005’te İddaa oyununundan da yüzde 10’luk pay alınması gerektiğini bu yüzden Toto Teşkilat’ının 2003’ten bu yana biriken vergi farkını istedi. Dönemin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in kanun çıktığında İddaa’nın başlamadığı, daha sonra oynanmaya başlandığı, bu yüzden yüzde 3’lük vergiye tabii olduğu yolundaki girişimleri sonucunda olay rafa kalktı.
2006’da tekrar istendi
Maliye Bakanlığı aradan bir yıl geçtikten sonra talebini tekrarladı ve 90 milyon YTL’ye varan vergi borcunun ödenmesini istedi. Bunun üzerine harekete geçen Toto Teşkilatı Ankara 1. Vergi Mahkemesi’ne dava açtı. Mahkeme konuyu inceleyerek teşkilatın bu parayı Maliye Bakanlığı’na ödemesine karar verdi. Bunun üzerine Danıştay’a temyize gidildi. Danıştay 7. Dairesi ise mahkeme kararının yürütmesini durdurdu.
Esastan incelenecek
Danıştay’ın bu kararı sonrası Teşkilat Başkanlığı vergi borcunu ödemekten bir süreliğine kurtuldu. Davayı esastan görüşecek olan Ankara 1. Vergi Mahkemesi’nin aynı kararı vermesi halinde ise dosya yeniden Danıştay’a gelecek.
Sabah Gazetesi’nin 28 Mart 2008 tarihli haberi şu şekilde: İstanbulspor Başkanı Sarıalioğlu, Ali Şen Kandil ve Hakan Korkmaz’ın 5-0 yenildikleri G.Antep BŞB maçında şike yaptığını ve arkadaşlarına da şike teklif ettiklerini söyledi..
Bank Asya Birinci Lig takımlarından İstanbulspor Başkanı Ömer Sarıalioğlu’nun dün yaptığı açıklamalar gündeme bomba gibi düştü. NTV Spor’da canlı yayına katılan Sarıailoğlu iki futbolcusu Ali Şen Kandil ve Hakan Korkmaz’ın iki hafta önce 5-0 yenildikleri Gaziantep Büyükşehir Belediyespor maçında şike yaptıklarını ve aynı teklifi karşılaşma öncesi arkadaşlarına da ilettiklerini iddia etti. Maç öncesi İkitelli’de otelde kamp yaptıklarını belirten başkan, “Pazar günü de maçtan önce konuştuk, en ufak bir şey yok. Maç başladı, 30 dakika içinde 3-0 mağlup duruma düştük. Sonra 4-0 oldu. 8 senedir bu işin içindeyim, bir tuhaflık olduğunu sezdim. Devre arasında soyunma odasına inip çocuklara, ‘Artık hiçbir maçınızı izlemeyeceğim’ dedim ve stattan ayrıldım. Sonra 5-0 yenildiğimizi öğrendim. Ardından pazartesi günü çocukları toplayıp konuştum” dedi.
‘ADAM GİBİ SÖYLESİNLER’
Salı günü teknik direktörün kendisine Hakan Korkmaz ve Ali Şen Kandil’in arkadaşlarına şike teklifinde bulunduklarını söylediğini belirten Sarıalioğlu, “Futbolcular da bize bir dilekçe ile başvurarak bu iki oyuncumuzun şike yaptığını ve bunu kanıtlayabileceklerini söyledi. Kişi başı 20-30′ar bin dolar paradan bahsediliyor. Kadroda olan olmayan 10 kişinin imzalı dilekçesini aldım” diye konuştu. İki futbolcuyu da devre arasında aldıklarını vurgulayan başkan şunları söyledi: “Neticede entari giymiyorlar. Ne yaptılarsa adam gibi söylesinler. Bu ikilinin daha önce de böyle şaibeleri var. Transfer ederken böyle işlere girmemelerini tembihledim. Federasyona gideceğiz. Bu işin takipçisi olacağız.”
İddaa Şüphelenip İstanbul’un Maçlarını Programdan Çıkardı
Gaziantep BŞB maçından sonra İddaa yetkilileri, İstanbulspor’u lig sonuna dek programdan çıkarma kararı almıştı..
İstanbulspor’un, Gaziantep BŞB’ye sahasında 5-0 yenilmesinden ilk şüphe duyan İddaa kurumu olmuştu. İddaa yetkilileri, “Bu sonuca inanmak çok zor. İstanbulspor bizi, lige ciddiyetle devam edeceğine inandıramazsa kalan maçlarını İddaa programına almayız. Sezon sonuna kadar önemli bir gelirden mahrum kalırlar” şeklinde açıklama yapmışlardı. Bunun ardından İstanbul’un yaptığı iki maç da İddaa programlarında yer almamıştı. Kulüp bu süreçte 120 bin YTL gelirden mahrum kaldı. Konuyla ilgili önemli bir iddia da bu noktada ortaya atıldı. Kulüp yönetiminin şaibeli maçla ilgili olarak iki futbolcuyu ortaya atarak İstanbulspor’u temize çıkarıp İddaa gelirini yeniden elde etmeyi amaçladığı öne sürüldü. Gaziantep BŞB maçı sonrası İstanbulspor’da Ali Şen ve Hakan Korkmaz 3-0 kazanılan Mardin ve 2-0 kaybedilen Malatya maçlarında ilk 18 bile alınmadı.
Avustralya Yüksek Mahkemesi bugün oybirliği ile aldığı karar ile Batı Avustralya’da ikamet eden vatandaşlarının ülkede lisanslı bulunan bahis borsası şirketlerinde bahis yapabileceklerine hükmetti. Davayı yüksek mahkemeye taşıyan ise Avustralya’da lisanslı bulunan, aynı zamanda UEFA’nın anti-şike konusundaki çalışma ortağı olan, Türkiye’de ise ‘yassah’ kapsamına alınan ünlü bahis şirketi Betfair olmuştu.
Daha önce Batı Avustralya’da ikamet eden vatandaşların bahis borsalarında bahis yapmalarını yasaklayan, cezai yaptırım olarak ise 10.000$ ve 2 yıla kadar hapis cezası öngören saçma bir yasa Batı Avustralya yerel otoriteleri tarafından hayata geçirilmişti. Yüksek mahkemenin kararı ile yanlıştan dönüldü ve Betfair lisansı dahilinde Batı Avustralya’ya da bahis oynatabilir hale geldi.
Kaynak: GIG ve Bahismedya.com
Daha önce haberlerimizde de yer verdiğimiz bir çok sıcak gelişme yaşanıyor İsveç’te. Ülkede bahis yasalarının kapsamlı olarak tartışılmaya başlanması, bahis şirketlerinden reklam alan gazete sahiplerinin başlarının İsveç mercileri ile belaya girmesi nedeniyle olmuştu. Bu gelişme karşısında kendi ülkelerinin AB’ye uyumsuz olan tekelci yasalarını AB’ye şikayet eden gazeteler karşı yasal mücadelelerini başlatmışlardı. Bu arada ülkesinde sadece devlet kontrolündeki tek bir bahis şirketinin faaliyet göstermesine izin veren İsveç’e AB’den uyarılar ve mevcut bahis yasalarını liberalleştirmesi gerektiği konularında uyarılar gelmişti.
Son gelişme ise kovuşturma otoritesi UC Malmö’nün bahis reklamları alan medya organlarına karşı sürdürülen yasal sorguların sonlandırılmasını istemesi oldu. UC Malmö’ye göre yasal belirsizlikler ve herhangi bir karara varmadan önce mevcut Piyango Yasası’nın elden geçirilmesi gerekliliği bu kararda etkili oldu. Buna göre bahis şirketleri artık İsveç’te reklamlarına daha rahat bir ortamda devam edebilecekler.
Kaynak: GIG ve Bahismedya.com
Hürriyet Gazetesi’nin 25 Mart 2008 tarihli haberi şu şekilde: 3. Lig takımlarından Bafraspor kulüp binasına 3 kişi silahlı baskın düzenledi. Saldırıda kaleci antrenörü İsmail Kurt ve Teknik direktör Sedat Gezer hayatını kaybetti. Ağır yaralanan Kulüp Yöneticisi Engin Özarslan ise hastanede ameliyata alındı. Kanlı baskının nedeni konusunda çeşitli iddialar ortaya atılırken, saldırgan ya da saldırganların “Bahis Mafyası” olabileceği öne sürüldü…
Görgü tanıkların ifadesine göre saldırgan kulüp binasına 34 plakalı beyaz bir minibüs ile geldi. Kulüp Müdürü’nün odasına giren saldırgan, kaleci antrenörü İsmail Kurt, Kulüp müdürü Engin Özarslan ve Teknik direktör Sedat Gezer’i hedef aldı. Kulüp müdürünün odasından 16, kulüp binasının dışında ise 6 kovan bulunduğunu açıkladı.
Kurt ve Gezer’i yaralayan katil, beyaz minübüse doğru kaçarken arkasından koşan kulüp müdürü Engin Özarslan, 3 kişi oldukları belirlenen saldırganların ateşiyle yaralandı. Yönetici Alaçamlı, kulübün ekonomik ya da başka bir konuda kimse ile ihtilafı olmadığını vurgularken dün gece kaleci antrenörleri Kurt ile kulübün başka bir yöneticisi arasında yaşanan olayı anlattı: Arkadaşımız rahmetli İsmail’e ‘Hafta sonu Çorum geliyor. Ne diyorsun?’ diye sormuş. İsmail ise hiç cevap vermemiş ve gece boyunca sessiz olduğu gözlenmiş. Saldırının özel bir meseleden kaynaklandığından şüpheleniyoruz.”
Saldırının ardından hafta sonu oynanacak Çorum maçı iptal edildi ve futbolcular Öğretmenevi’nde koruma altına alındı.
Bu arada, kanlı saldırıyla ilgili çeşitli iddialar ortaya atılıyor. Bazı kaynaklar, alacak-verecek olayına bağlı bir saldırı olabileceğini öne sürürken, başka bir iddia ise insanın kanını donduracak nitelikte. Buna göre, 20 Mart tarihinde oynanan Sürmenespor-Bafraspor maçı sürpriz bir sonuçla 0-0 berabere sonuçlandı. Bu sonuçla 3. Lig’de şampiyonluğun en güçlü adayı Sermenespor, 3. Lig 2. Grup’ta 42 puanla 3. sırada yer aldı… Bafraspor ise, 16 takımlı aynı ligde aldığı bir puanla 14. sırada yer aldı.
Kaynaklara göre, 20 Mart’taki maçın mutlak favorisi olarak gösterilen Sürmenespor’un 90 dakika sonunda sahadan beraberlikle ayrılması, 3 puan alamaması yüzünden bahisleri yatan bazı kişileri harekete geçirmiş olabilir…
Fotomaç Gazetesi’nin 22 Mart 2008 tarihli haberi şu şekilde: “Katalog” suçların sayısını dokuza yükselten İnternet Dairesi Başkanlığı, kumar ve bahis oynatan sitelere göz açtırmayacak.
İnternet Dairesi Başkanlığı, sanal ortamda kumar ve bahis oynatan siteleri mercek altına aldı. Futbol ve diğer müsabakalarda bahis düzenlenmesi hakkındaki kanunun 5. maddesinde değişiklik yapıldığı ve tanımlanan suçlarla ilgili 5651 sayılı kanunun uygulanacağı belirtildi.
FETHİ ŞİMŞEK AÇIKLADI
Telekomünikasyon İletişim Başkanı Fethi Şimşek, sanal ortamında işlenen suçlarla mücadele kapsamında intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımını kolaylaştırma suçların arasına kumar ve bahis oyunlarının da eklendiğini söyledi.
YOĞUN BİR ÇALIŞMA
Şimşek, ‘katalog’ olarak adlandırılan suçların kapsamının yeni eklemeyle genişlediğini vurgulayarak, “Kanunda belirten katalog suçlarının sayısı 9′a çıktı” açıklamasını yaptı. Şimşek ayrıca İnternet Dairesi Başkanlığı’nın bu konu üzerinde yoğun bir çaba harcadığını dile getirdi.
ENGELLEME YAPILACAK
Sanal kumar ve bahis oynatan sitelerin sıkı bir şekilde takip edildiğini ifade eden Şimşek sözlerini şöyle tamamladı: “Bu tür sitelere ilişkin kapsamlı bir inceleme faaliyeti başlatıldı. En yakın zamanda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlara ilişkin engelleme işlemleri yapılacak.”
İddaa ile aynı gruba ait olan Akşam Gazetesi ise aynı haberi yayınlarken konu ile tamamen alakasız olarak şu başlığı kullandı: ‘İnternetten bahis oynayanın parası artık bloke oluyor’. Spotta ise yine korkutma amaçlı bir metin ile şöyle denildi: Sanal kumara karşı mücadele son sürat devam ediyor. İllegal bahis sitelerinin ikide bir isim değiştirmesinin önüne geçildi. Bazı casino ve bahis sitelerine para yatıranların nakdi içeride kalıyor.
Sonraki Sayfa »