ABD ve Türkiye’den sonra internet üzerinden bahis oynamanın yasaklandığı 3. ülke Almanya oldu. Yasak 1 Ocak 2008 yani yarından itibaren Almanya’nın tüm eyaletlerinde geçerli olacak. Yasağa göre Almanya dışında bulunan şirketlerin Almanya’da ikamet eden kişilerden bahis kabul etmesi illegal ilan ediliyor. İnternet servis sağlayıcılarına Almanya dışındaki bahis şirketlerini perdeleme hakkı veriliyor. Ayrıca bankaların da bahis ile ilgili işlemleri gerçekleştirmeleri yasaklanıyor.
Karara bahis şirketleri Tipp24 ve Bwin’in yanısıra AB’ye yakın avukatlardan tepkiler geldi. Tipp24 başkanı Jens Schuman yasadışı bırakılmalarını yasadışı olarak değerlendirdi ve karşı yasal aksiyon alacaklarını belirtti. Schuman, kararın politikanın ekonomi üzerinde ne kadar etkili olduğunun başka bir örneği olduğunu kaydetti.
Avusturya merkezli Bwin ise yasak kararının yasadışı olduğunu belirtti ve Gibraltar devleti ve birleşme öncesi Doğu Almanya’dan aldıkları lisansların izin verdiği gibi Almanya’daki faaliyetlerine devam edeceklerini açıkladı. Karar sonrası AB’nin Almanya’yı bu AB mevzuatına aykırı yasa karşısında uyarması ve yasayı geri çekmesini istemesi bekleniyor.
Kaynak: Gaming Intelligence Group ve Bahismedya.com
Ülkemizde kumar kavramı objektif bir şekilde tanımlanamıyor. İddaa ile bahis kelimesinin aynı cümlede geçmesine bile izin verilmeden, İddaa oynamak bahis oynamaktan çıkarılıyor. İddaa isimli bahis şirketi dilimizde bahis kelimesinin yerini alıyor. Böylelikle internetten oynanan bahis halkımıza yabancılaştırılıyor. İddaa oynamak ise mümkün olan tüm kanallar kullanılarak özendiriliyor.
-Bahisi Avrupalı bahis şirketleri aracılığıyla internetten oynanınca yasadışı kumar sitelerine kaynak aktarmış oluyoruz. İddaa bayiinden oynadığımızda ise Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağış yapmış oluyoruz.
-İddaa’dan 18 yaş altındaki öğrencilerimiz bayiden bahis oynayınca göz yumuluyor. Süperbahis’ten bahis oynayan reşit Barış Kum ise Allah rahmet eylesin intihar ediyor. Bahisi internetten değil de İddaa’dan oynasa sanki aynı son yaşanmayacakmış gibi haberler yapılıyor.
-İddaa’nın %45 ortağı Yunanistan şirketi Intralot. İddaa oynadığımızda devletimiz kazanıyor. İnternetten oynayınca paramız yurtdışına kaçıyor.
Bu yaman çelişkiler böyle uzar durur. Medyamıza ve futbol kulüplerimize en büyük kaynaklardan birini İddaa aktardıkça bu çark böyle dönmeye devam eder. Hep düşünüyorduk İddaa’nın da internetten yada kumarhanede oynanan ile aynı şey olduğunu, hayır kurumu olmadığını söyleyecek biri çıkmayacak mı diye. Çıktı sonunda. Çıktı ama, ‘Hak geldi batıl zail oldu’ sloganlı Milli Gazete‘den çıktı. Yazıdan bir kesit verelim, haberimizi bitirelim:
Yakın zamanda Etiler civarında bir gece kulubüne en az üç dört kez baskın yapmıştı polisler. Ve her seferinde kumar masaları, bir sürü kumar alet-edavatı yakalamışlardı. Ama, işletmeci pişkindi… Yakalandıkça tekrar açıyordu tezgahı. Sözde bu ülkede kumar oynatmak yasak… İyi de kardeşim, siz kumarı yasal olarak Milli Piyango, İddaa, Sayısal Loto, Loto, Altılı Ganyan şeklinde oynatmıyor musunuz? Etiler’de pişkin işletmecinin masasında oynanan kumar, kumar ise, televizyon ekranlarında “Talihin Seni Çağırıyor, Sen de oyna kazan” diye reklamını yaptığınız Altılı Ganyan neyin nesi? Şans, talih veya adına ne derseniz deyin, devletin eliyle yasal olarak oynandığında kumar olmaktan çıkıyor mu?
Pokernews‘in 28 Aralık 2007 tarihli haberine göre bahis şirketleri ABD ile AB’nin yaptığı anlaşmaya karşı aksiyon almak için harekete geçtiler. Habere aynen yer veriyoruz: Uzaktan Kumar Kurumu (RGA) Avrupa Birliği Ticari Anlaşmalar Düzenlemesi altında ve Avrupa online kumar şirketleri adına Amerike karşıtı bir şikayeti dosyaladı. RGA’nın Baş Yöneticisi Clive Hawkswood, “Avrupalı Online Oyun İşletmecilerine karşı uyguladığı ayırımcı uygulamalardan dolayı Amerika Adalet Bakanlığına meydan okumak için gerekli tüm hukuki adımları atmaktan başka şans bırakılmadı” dedi.
Basın bildirgelerinde ki açıklamalarında RGA, Amerika Adalet Bakanlığının online kumarın hukuk dışı olduğunu iddia ederek yabancı online oyun şirketlerine cezalar ve yürütmeler ile baskı uygulamasına rağmen başta online atyarışı ile ilgili olmak üzere yerli online kumar şirketlerine dokunmadığını işaret etti.
RGA’nın bu açıklaması Avrupa Birliği ile ABD arasında ki WTO iskanının temelinde yükselmekte. Antigua ve Barbuda’nın açtığı bir davada WTO, Amerika online kumar kanun ve politikalarının ayırımcı olduğuna ve ticaret taahhüdlerini bozduğuna karar vermişti. 1994 hizmet anlaşmalarına uymak yerine ABD, WTO ticaret partnerlerinin kendi online kumar pazarında girmesine engel koymuş ve ABD karşıtı tazminat kapılarını açmıştı. Anlaşmanın şartları AB’nin daha once sınırlanan ABD posta, depolama analize ve test pazarlarına girmesine olanak tanırken ayrımıcılık uygulanan asıl kumar şirketlerine bir tazminat sağlamamaktadır.
Hawkswood AB iskanı ile hayal kırıklığına uğradığını söylemesine rağmen, AB ticari komisyoneri Peter Mandelson için sadece övgülerini dile getirerek “Bizim için çok şey yaptı” dedi. “En son ne zaman önemli bir politikacının ABD’ye giderek kumar endüstrisi için bir dava açtı?”
AB RGA’nın şikayetini gözden geçirip inceledikten sonra uygun bir çözüm yaratmak için ABD ile tartışmalara girip girmeyeceğine karar verecek. AB aynı zamanda davayı çözüm için WTO’nun önüne götürme seçeneğine de sahip.

Haberimize göğsünde bahis şirketi Bwin’in reklamını taşıyan son Avrupa Şampiyonu Milan takımından bir kare ile başlamak istedik. Sevilla - 888.com sponsorluğu haberimizden 1 gün sonra Birgün Gazetesi‘nde de konu ile ilgili ‘Futbol Bahis Şirketlerine Teslim’ başlıklı bir haber yer aldı. Habere aynen yer verip, tespitlerimizi sona bırakıyoruz:
Futbolda son zamanların en büyük çılgınlığı olan bahis şirketlerinin Avrupa’nın bir çok ligindeki önemli kulüplere sponsor olması ve özellikle bu liglerde hiç de hesapta olmayan sonuçların alınması futbol dünyasında yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Özellikle 888.com, Bet24, Betand-win gibi cirosu milyarlarca dolar olan şirketlerin kulüplere hatta bazı liglere sponsor olması birçok otorite tarafından “sakıncalı ve etik değil” şeklinde değerlendiriliyor. Özellikle ligin ana sponsoru betandwin adlı şirket olan Portekiz’de sürpriz sonuçların sık sık tekrarlanması bu tezi savunanları haklı kılıyor.
Son olarak da namağlup Porto ilk yenilgisini orta sıralarda hiçbir iddiası bulunmayan Nacional Funchal’a yaşayarak sezon başından bu yana gerçekleşen ilginç sonuçlara bir yenisini eklemişti. Keza sponsorluğunu Ve-ikkaus adlı bahis şirketinin yaptığı ve ismini verdiği Finlandiya Ligi’nde de sürpriz sonuçlar üst üste yaşanarak bahisçilerin büyük paralar kaybetmelerine neden oldu. İşin daha da ilginç tarafı bu sürpriz biten maçlara uzakdoğu ve Rusya’dan çok büyük miktarlarda para yatırılarak önemli ölçüde paraların kazanılması. Bahis şirketlerinin geçen yılın (2006) ilk altı aylık diliminde sponsor olduğu kulüplere aktardığı paranın tam 300 milyon sterlin (yaklaşık 710 milyon YTL) oluşu ise pastanın ne derece büyük olduğunu kanıtlıyor.
Bahis şirketleri özellikle İngiltere, İtalya, Almanya, İspanya gibi dev liglerdeki sponsorluklarında göğüs reklamı kullanarak tanınmalarını sağlarlarken bazı küçük liglerde ise kulüplerin en büyük sponsorluklarını elde ederek buralarda spekülatif sonuçların alınmasına yol açılmasıyla da suçlanıyor.
888.com adlı site Sevilla (İspanya) ve Toulouse (Fransa), Bet 24 Blackburn Rowers, Leeds United (İngiltere), Betandwin Real Madrid (İspanya), Milan (İtalya), 32red.com Aston Villa’ya (İngiltere), Mansion Tottenham Hotspur (İngiltere), Club Brugge (Belçika) gibi çok sayıda önemli takımın sponsorluklarını yapmakta.
Bahismedya’dan 3 tespit:
-Önceki Sevilla haberimizde de belirttiğimiz gibi Bahismedya olarak bu sponsorlukları kulüplere yapılabilecek katkılar olarak görüyoruz. Futbolu nereye götüreceğinden bağımsız olarak fikrimiz şudur; madem Avrupa kulüpleri bu şirketlerden yüksek miktarlarda para kazanıyorlar, neden bizim takımlarımız bundan mahrum bırakılıyor. Neden tekelle ve reklam yasakları ile eşit rekabet ortamı engelleniyor?..
-Veikkaus Finladiya’nın bahis tekeli. Yani bizim İddaa’nın Fin versiyonu. Finlandiya Ligi ile ilgili bahis skandalı ise Asya’da patlak vermişti. Yani konunun sadece Finlerin bahis oynayabildiği ülke tekelinin lige sponsor olması ile hiçbir alakası bulunmuyor.
-Betandwin’in Portekiz Ligi’ne sponsor olmasından sonra Portekiz Ligi’nde değişik sonuçlar oluyormuş. Portekiz Dünya’nın en kaliteli 10 ligi arasında bulunmaktadır. Peki madem bir bahis şirketinin sponsorluğu ligdeki sonuçlara şaibe katıyor İddaa’nın geçtiğimiz sezon bizim Lig B’mize (şimdiki TFF 2.Lig) sponsor olmasından ve Lig B’de alınan acaip sonuçlardan niye hiç bahsedilmiyor haberde? Avrupa’nın ilk 10 liginden biri olan 16 takımlı Portekiz Ligi’nde sonuçlar etkileniyor da, 5 adet grup, 50 adet takımın yer aldığı Türkiye 3. Ligi’nde sonuçlar etkilenmiyor mu? İddaa’nın sponsorluğu ve sunduğu limitsiz bahisler bu düşük bütçeli liglerde şikeye teşvik anlamına gelmez mi?

Inter - Fenerbahçe karşılaşmasından sonra Inter’in üzerinde haç bulunan forma ile sahaya çıkması tepki toplamıştı. İzmirli bir avukat, ırkçılık gerekçesi ile Inter’i FIFA ve UEFA’ya şikayet etmişti. Şans o ki Fenerbahçe’nin bir üst turdaki rakibi Sevilla’nın iç saha forması da ‘haç’lı. 4 Mart’ta Sevilla’nın bu forma ie sahaya çıkması bekleniyor.
Formadaki haç konuşuladursun bizce dikkat çekilmesi gereken en önemli nokta formada bulunan online casino (Casinoonnet) ve poker (Pacific Poker) şirketi 888.com’un reklamı. Bilindiği gibi 14 Mart 2006′da yayınlanan ‘Sanal ortamda oynatılan talih oyunları hakkındaki yönetmelik’ ile bahis ve kumar sitelerinin reklamının Türkiye içerisinde yapılması yasak.
Kısaca Sevilla İstanbul’daki maça bu göğüs reklamı ile çıkarsa Milli Piyango yönetmeliğine aykırı davranmış olacak. Aynı şekilde bu maçı yayınlayacak olan Star TV, özetleri yayınlayacak olan TV kanalları, Sevilla’lı futbolcuların göğüs reklamlarının yer aldığı fotoğrafları basan gazeteler de bu yönetmeliğe göre suç işlemiş olacaklar.
İspanya’nın en büyük iki kulübü Real Madrid ve Barcelona bahis şirketi Bwin.com ile yaptıkları anlaşmalar ile senede 15′er Milyon Euro civarı gelirler elde ediyorlar. Aynı Bwin.com’un daha önce Beşiktaş’a senelik 5 Milyon Euro önerdiği artık bir sır değil. Sevilla, 888.com şirketinden senelik 3 Milyon Euro alıyor.
Takımlarımızın Avrupa’da başarılı olmasını istiyoruz. Ancak reklam yönetmeliklerimiz takımlarımızın dünyanın en büyük kulüplerinin izinden giderek bahis şirketi reklamı almasına izin vermiyor. Takımlarımız %45′i Yünan şirketi Intralot tarafından işletilen İddaa’dan gelecek kısıtlı paraya mecbur kalıyor. Serbest rekabet içerisinde takımlarımızın çok daha fazla kazanabilmesi, bu sayede Avrupa’daki rakipleri ile eşit seviyede rekabet edebilmesi mümkün.
Şimdilik haksız rekabet koşulları içinde de olsa Fenerbahçe’nin Sevilla’yı elemesini umut edeceğiz. Önümüzdeki yıllarda umuyoruz ki rant bozulacak ve denetimli bir ortamda çoklu lisans sisteminin sağlıklı işlediği bir ortamda bahis şirketlerinin takımlarımıza yapacağı maddi katkının yüksek boyutlarını hep beraber göreceğiz.
Norveç’in 2008 yılı içerisinde finansal birimlerin bahis ve kumar sitelerine yapılacak işlemlere aracılık etmeyi yasaklamaya niyetlenmesi bahis şirketlerini harekete geçirdi. Tümü Avrupa Birliği’nde lisanslı bahis şirketleri Expekt, Ladbrokes, Betsson ve Unibet birleşerek kumar sorunlarının çözülmesini amaçlayan bir ‘Sorumlu Oyun’ projesini hayata geçirdiler.
Bahis şirketleri, ABD ve Türkiye’den sonra bahis yasağını hayata geçirmeyi düşünerek vatandaşlarının kişisel hak ve özgürlüklerini engellemek isteyen Norveç’e bu proje ile modern bir şekilde tepkilerini iletmiş oldular. Unibet ve Betsson yetkilileri yaptıkları açıklamalar ile tekelciliğin çözüm olamayacağını, sorumlu oyun projesi ile oyunlara gerçek denetimin geleceğini belirttiler. Bu proje aracılığıyla Norveç hükümeti ile diyalog başlatmayı amaçlayan bahis şirketleri bakalım bekledikleri tepkiyi bulabilecekler mi..
Kaynak: E-Gaming Review ve Bahismedya.com
Pokernews‘in haberine göre online bahis ve kumar reklamları konusunda 3 internet devi ABD ile anlaşmaya vardı. Haberin detayları şu şekilde:
2004 yılında Microsoft, Yahoo ve Google Amerika Birleşik Devletleri Yargısından (department of Justice - DOJ) gelen baskılardan dolayı Online casinoların reklamlarını yapmama kararı almışlardı. Fakat DOJ’nin baskıları artık etkisiz kaldı. Çünkü arama motorları ve DOJ arasında yapılan anlaşmaya göre bu üç arama motoru 31.5$ milyonluk bir ödeme karşılığında illegal olsa dahi online casino ve bahis sitelerine yardımcı olabilecekler. Ve bunun karşılığında herhangi bir cezaya maruz kalmayacaklar.Microsoft 4.5 milyonu ceza olmak üzere toplamda 21 milyon dolar ödeme yapacak. Ayrıca uluslar arası çocuk yardım kuruluşları için 7.5 milyon dolarlık bir bağış yapması istendi. Geri kalan 9 milyon dolar ise genel reklam kuruluşlarına ödenecek. Bu genel reklam kuruluşları çocuklara ve gençlere kumarın yasal olmadığını, ve oynanmaması gerektiğini belirten duyurular yapacak. Yahoo ise 3 milyon dolar Sam Amca’ya, 4.5 milyon dolar genel reklam kuruluşlarına; Google ise 3 milyon dolar verecek.
Bu online media ile Amerika yargısı arasında gerçekleşen ilk anlaşma değil. Daha öncesinde 2003 yılında Disney Channel online bahis şirketlerinin reklamlarını yapabilmek için milyonlarca dolar harcamıştı. Ayrıca Sporting News’ta 7.2 milyon dolar karşılığında tüm yayın kanallarında bu reklamları yapma hakkı kazanmıştı.
ABD’nin online bahis ve kumarı yasaklamasından sonra yasanın Dünya Ticaret Örgütü mevzuatlarına aykırı olması çeşitli tartışmalara yol açmıştı. Geçtiğimiz aylarda DTÖ’nün gündemini oldukça meşgul eden görüşmeler sonucunda karlı çıkan DTÖ’nün en hacimli üyesi ABD oldu.
-27 Nisan 2007- ABD Kongre Üyesi Barney Frank yasanın hayatında gördiği en aptalca şey olduğunu belirtti ve iptali için kanun tasarısı sundu. Yeni yazılımlar, yaş doğrulama sistemleri, sorumlu oyunculuk , güvenlik programları, vergilendirme ve benzeri düzenlemeleri içeren yasa tasarısı kongrede tartışılmaya başlandı.
-21 Haziran 2007- Yasaktan sonra ilk itiraz Karayip Adaları ülkesi Antigua & Barbuda’dan geldi. Lisansladığı online bahis ve kumar şirketlerinin kazançlarında oluşan azalma ile uğradığı mağduriyetin giderilmesi için DTÖ aracılığı ile 3.4 Milyar Dolar tazminat talep etti. Amerika rakamın abartılı olduğunu, hakedilen tazminat miktarının 500,000$ civarında olduğunu belirtti.
-28 Eylül 2007- Bahis şirketlerine lisans dağıtan Avrupa Birliği uğradığı mağduriyet nedeni ile DTÖ’ne itirazda bulundu. 100 Milyar Dolar tazminat talebinde bulunan AB, Antigua’nın en az 20-30 katı mağdur olduğunu, bu nedenle 100 Milyar Dolarlık bir tazminatın kendilerine ödenmesi gerektiğini belirtti. Avusturalya, Japonya, Kanada, Kosta Rika, Hindistan ve Macau DTÖ’ne itiraz etmek için sıraya girdiler.
-17 Aralık 2007- Tüm bu gelişmeler sonucunda Amerika’nın daha fazla dayanamayacağı ve keyfi bahis yasağını kaldırması bekleniyordu. Ancak Amerika yine gücünü ortaya koydu ve DTÖ nezdninde AB ile anlaşmaya vardı. Bahis ve kumar konusunda AB’de oluşan mağduriyete karşılık posta-kurye servisleri ve depolama konusunda AB’ye yeni imtiyazlar veren ABD davadan beraat etti. ABD’nin aynı konu ile ilgili Kanada ve Japonya ile de anlaşmaya vardığı belirtildi. Haber sonrasında Londra Borsasında işlem gören Party Gaming hisseleri %5,79 değer kaybetti.
-21 Aralık 2007- ABD’den 3.4 Milyar Dolar talep eden Antigua, 21 Milyon Dolar tazminata hak kazandı. DTÖ’nün bu itiraz edilemez kararı ile Antigua ilk defa Amreika’ya karşı DTÖ’nün aldığı bir kararın aktörü oldu. Ancak beklentilerinin çok altında bir miktar ile yetinmek zorunda kaldı. Karar ile DTÖ mevzuatlarına aykırı hareket eden ABD azda olsa cezalandırıldı. Cezanın azlığı DTÖ mevzuatlarından bağımsız olarak ABD’nin keyfi uygulamalar yapabileceği şeklinde yorumlandı.
Kaynaklar: Bahismedya.com ve CNN - AP - E-Gaming Review - Gaming Intelligence Group - Pokernews - Pokerlistings
İddaa ihalesi konusunda bir kez daha Milliyet Gazetesi’nden Ayşe Yeşin’den haberi alıyoruz: Spor-Toto Teşkilat Başkanlığı, İddaa ihalesinin yolunu açacak, “Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunlarının özel hukuk tüzel kişilerine yaptırılması” hakkındaki kanun tasarısını başbakanlığa gönderdi. Ankara 8. İdare Mahkemesi’nin Reklam Departmanı Basın Yayın Prodüksiyon şirketinin, İnteltek ile yapılan anlaşmanın, “imtiyaz sözleşmesi” olduğu yönündeki itirazını kabul edip, dosyayı Danıştay’a yollamasıyla askıya alınan ihale, kanun taslağının TBMM’de görüşülerek yürürlüğe girmesinin ardından 2 ay içinde gerçekleşecek. Hazırlanan tasarıda yeni yapılacak İddaa ihalesinin tüm detayları yer alırken, futbol dışında yer alan diğer branşlar için de müşterek bahis oynatılacak. Yasal düzenlemenin ardından gerçekleştirilecek ihaleler ceza ve yasaklama hükümleri hariç tutularak Kamu İhale, Kamu İhale Sözleşmeleri ve Devlet İhale Kanunlarına tabi olmayacak.
Tasarıya eklenen geçici madde ile Mart ayında İnteltek firması ile imzalanan sözleşme, yeni kanuna göre yapılacak ihale sonuçlanana ve hizmetlerin yine yüklenici firma tarafından fiilen başlamasına kadar hukuki geçerliliğini sürdürecek. Bu sayede yeni ihale sürecinde İddaa oyununun durma tehlikesi de ortadan kalkacak. Yeni tasarı Bakanlar Kurulu tarafından imzalandıktan sonra TBMM’ye sevk edilecek. Komisyonlarda ele alınacak taslak metni daha sonra genel kurulda görüşülecek ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayına sunulacak. Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdikten sonra ise 30 gün içinde ihale ilanı verilecek.
Bahismedya’nın Yorumu: Öncelikle İddaa bayiiler için iyi haber. Oyun durmayacak. Bahisseverler için ise bir iyi bir kötü haber. İyi olan İddaa durmayacak, bahisler devam edecek. Kötü olan ise aynı tas aynı hamam misali bahisseverlerin kaybetmesine yönelik hazırlanmış olan düzenek devam edecek. Düzenekten kastımız şu:
*Vergi yükleri azaltılmamış ve oranların yüksekliği ihaleyi alan firmaya bırakılmış. - Demekki düşük oranlar devam edecek, 1.02′lere daha da ısınmaya başlasın bahisseverler. İşletici firma şu ana kadar oranlarla ilgili eleştirilerde genellikle topu teşkilata atıyordu ve yüksek vergilerden yakınıyordu. Kanun tasarısında Gerekçeler kısmında şöyle bi ifde bulunuyor: ‘Kurum dünya üzerinde oynatılan sabit ihtimalli bahis oyunları için uygulanan taban oran olan hasılatın en az %50’sini ikramiye olarak ayırmak zorundadır. Ancak, anılan oranın üzerindeki ikramiye riskinin Devletin işleyişi ve yapısı dikkate alındığında karşılanması mümkün olmadığından %50′nin üzerindeki ikramiye riskinin özel sektöre verilmesi zorunludur.’ Bu da demek oluyor ki işletici firma risk almamak için yine bahisseverlere düşük oranlar sunacak.
*Yabancı yatırımcı için ortaklık sınırı koyulmamış. - Bu da demek oluyor ki paramız yurtdışında gitmesin diye tüm Dünyada oldukça saygın durumda bulunan bahis şirketlerini illegalite kisvesi altında yasakladık ancak yabancı yatırımcı istediği gibi yaptığım ihaleyi alabilir. %100 yabancı bir şirket tüm ülkemize bahis miktarlarında sınırlama olmadan ve 18 yaş kontrolü denetlenmeden bahis oynatabilir.
*Hasılat zorunluluğundan bahsedilmiyor. - Daha önce oranların yüksekliği için hasılat zorunluluğu maddesinden bahsediliyordu. Çocuklarımızı daha da İddaa batağına sürüklemesinden korktuğumuz bu düzenleme kanun taslağında yer almıyor. Umarız bu şekilde kalır. Bir devletin işletici firmaya benim insanıma bu kadar bahis ve kumar oynatmak zorundasın savı kabul edilemezdi.
*Ve en önemlisi tekel devam edecek. - Yani rant devam edecek. Rekabet ortamı yaratılmayacak. Dünya’daki bahis konusundaki gelişmeler, DTÖ ve AB mevzuatları en ufak dikkate alınmayacak. Tüm Avrupa’da bahiste liberalleşmenin önü sonuna kadar açılırken, Türkiye bu konuda da çareyi geri kalmış düzenlemelerde bulacak.
Kanun tasarısında oldukça dikkat çeken bir paragraf mevcut: Futbol müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli bahis oyunlarının (İddaa) oynatılması, ülkemizde yasadışı olarak internet üzerinden bahis oynatan şirketler ile bahis oranlarının söz konusu şirketler tarafından belirlenen oranlarla eşit veya çok yakın bir oranda belirlenmesini zorunlu olmaktadır. Az ancak sık kazandırma özelliği ile kısa süre içersinde tüm dünyadaki iştirakçiler tarafından en çok tercih edilen oyun haline gelen sabit ihtimalli bahis oyunlarının (İddaa) ana unsuru kazanılacak ikramiyeyi belirleyen bahis oranlandır. İnternet üzerinde illegal şekilde faaliyet gösteren ve hasılatı üzerinde vergi dahil hiçbir kesintisi bulunmayan yasadışı organizasyonların en cazip tarafı bahis oranlarının yüksek tutulması suretiyle iştirakçilere verilen yüksek ikramiyedir. - Tüm dünyada illegal olarak faaliyet gösteren bahis şirketleri ile rekabet edilebilmesi bahis oranlarının söz konusu şirketlerce belirlenen oranlara eşit veya çok yakın olmasıyla mümkündür.
Bu ifadeler ile de açık olunuyor ki günümüz dünyasında yasakçılık çözüm olmuyor. Yasaklasanız bile teknolojik imkanlar yasakların aşılmasına imkan veriyor. Devlet yasakladığı şeyler ile rekabet edebilmek istediğini açık açık belirtilecek kadar aciz duruma düşebiliyor. ‘Tüm dünyada illegal şirketler’ deseniz bile herkes biliyor ki sizin öyle dediğiniz şirketlerden birinin UEFA ve ATP ile resmi anti-şike anlaşması mevcut, bir çoğu dünya borsalarında işlem görüyor ve AB üyesi ülkelerde vergilerini veriyorlar.
Çok şükür hala gözlerimiz ve zihnimiz açık. Dünyadaki gelişmeleri takip edebiliyoruz. Devletimiz artık İddaa’nın bir havuz oyunu olmadığı, bahis-kumar olduğu bilincine varsın ve kararını versin. İran olacaksak bahisi de interneti de tümden yasaklayın. İddaa çilesi de bitsin, gözlerimiz de kapansın. Modern bir toplum olacaksak ne kendinizi ne de bahisseverleri kandırmayın, sektörü liberalleştirin, gözlerinizi açın, dünyaya bakın…