Köşesinde kendisini ‘İddaa Makamı’ olarak tanıtan Akşam Gazetesi yazarı Levent Ertem 18 Ekim 2007 tarihinde ilginç bir köşe yazısına imza atmış. Lüksemburg’un deplasmanda Beyaz Rusya’yı 1-0 yenmesini köşesine taşıyan Ertem, bu süpriz sonucun nedenini ‘kulağına gelen iddia’ ile temellendirmiş. Ve demişki bu durum Rus mafyasının işi. Bahis çeteleri düzeneklerini kurmuşlar ve Beyaz Rusya maçı bilerek kaybetmiş. Mafya da bu şike sayesinde 100 Milyon Euro’dan çok para kazanmış.
Öncelikle Ertem’in bilmesi gereken şey bahsettiği Avrupalı bahis şirketlerinde bu limitler ile oynamak neredeyse imkansızdır. Bu miktarların onda biri kadar bahisler oynanması halinde bile oranlar aniden düşer ve çoğu şirkette tahta kapatılır. Ertem’in kaynağından çok daha sağlam olduğuna inandığımız BetExplorer sitesine göre oranlar bariz bir farklılık göstermemiş. Normal, diğer maçlar gibi bir seyir izlemiş. Ertem’in bahise İddaa ile başladığını belli edercesinde kullandığı başka bir ifade ise şu şekilde:
Bu Rus bahis mafyasının ilk icraatı değil. Teniste dünya sıralamasında şu an dördüncü sırada bulunan Rus Davydenko’nun başına geleni hatırlarsınız. Davydenko, 1-0 önde götürdüğü maçın ikinci setinde de önde giderken aniden sakatlandığı gerekçesiyle maçı bırakmış ve yenik sayılmıştı. Maçtan sonra canlı bahis oynatan Betfair şirketi milyonlarca dolar zarara uğradığını açıklamıştı.
Ertem’in bahisten çok anlamadığı bu verdiği yanlış bilgi ile de farkedilebiliyor. Ortalama bir internet bahisçisi de bilir ki Betfair bahis oynatarak risk almaz. Bahisçileri birleştirerek aralarında oynadıkları bahislerden komisyon alır. Yani sonuç Betfair için önemli değildir. Asıl olan hacimdir. Ertem kendisini İddaa’nın makamı ilan etmiş ama İddaa kümesi dışında çok gezmese iyi eder…
Sabah Gazetesi’nden Emrah Kayalıoğlu 11 Ekim 2007 tarihli ‘Yumurta Kapıya Geline’ başlıklı köşe yazısında İddaa ihale sürecini değerlendirmiş. Yazıya aynen yer veriyoruz:
Sadece 10 ay öncesini hatırlayın. İddaa, yargıdan çıkacak karara göre durma tehlikesiyle karşı karşıya idi. Biz de bu köşeden, başta kulüpler olmak üzere yetkilileri uyarıyor, “Elinizi çabuk tutun. Oyun durursa çok ciddi bir gelir kaybı yaşanır” diyorduk. Gerekli yasal düzenlemeler için düğmeye ancak “yumurta kapıya gelince” yani oyunun duracağı kesinleştikten sonra basıldı ve İddaa’ya bir süre ara verildi.
Bir musibet bin nasihattan iyidir. Ama dersini alana..
Bugün İddaa yine arayla karşı karşıya. Anadolu Ajansı Eylül ayı sonunda “Yeni ihale hemen yapılsa dahi, ihaleyi kazanacak firmaya tanınacak 6 aylık süre nedeniyle İddaa asgari 28 gün duracak” şeklinde bir haber geçti.
GÖZ GÖRE GÖRE ARA
İddaa başlamadan önce ilk ihale yapılırken bazı şirketler eksik mevzuatın ileride sıkıntı doğuracağını ileri sürmüştü. İhale gerçekleştirildi; İddaa başladı. Ancak mevzuatın sıkıntı yaratacağı öngörüsü açılan davalarla doğru çıktı. Geçen yıl İddaa göz göre göre mola verdi; yeni yasal düzenlemenin ardından tekrar başladı.
Yeni yasa hazırlanır ve mecliste tartışılırken uyarılarda bulunduk. Mevzuatın eksiksiz hazırlanması gerektiğinin, çünkü bir yıl içinde yeni bir ihaleye gidileceğinin altını çizdik. Ama bugün gelinen nokta geçmişten ders alınmadığını gösteriyor.
Yeni ihalede başka sporlar da oyuna dahil edilecek. Yasa buna olanak tanıyor. Şartnamedeki “Bahis oyunlarında 5 yıllık deneyim” maddesi nedeniyle mutlaka yabancı ortaklı bir kazanan olacak. Şartnamedeki hasılat garantisi, oranların düşüklüğünden yakınan iştirakçiler için belki çözüm olacak. İhaleyi kazanan firmanın hasılatı yükseltmek için oranları yükselteceği öngörülüyor. İddaa başladığında % 12 olan işletici firma payı son bir yıllık yenilemede % 7‘ye inmişti. Yeni ihalede bunun altına inebilir mi; göreceğiz.
DANIŞTAY BEKLENİYOR
Bugünkü tablo şu: İdare Mahkemesi, İnteltek (İddaa’yı oynatan firma) ile yapılan anlaşmanın “imtiyaz sözleşmesi” olduğu yönündeki itirazı kabul edip dosyayı Danıştay’a göndermiş durumda. Spor-Toto Teşkilatı, Danıştay’ın gerekçeli kararını bekliyor. Geçen yıl da benzer bir şekilde hukuki sürecin sonuna kadar beklendi sonunda yeni yasal düzenlemeye ve ihaleye zaman yetmediği için İddaa’ya ara verildi.
Mevzuatta sıkıntı yaratan maddeler belli değil mi? Bunları değiştirmek, Danıştay’ın kararını beklemekten daha doğru değil mi? Ama teşkilat, Danıştay’ın gerekçeli kararını beklemeden yeni ihaleye çıkmama kararı aldı.
Peki; kazanacak firmanın oyunu sözleşme imza tarihinden itibaren 6 ay içinde başlatma zorunluluğu ne olacak? Bu sürenin tamamı kullanılırsa oyun belki de ancak Avrupa Futbol Şampiyonası’nda yeniden başlayacak. Çünkü İnteltek’in süresi 2008 Mart ayında doluyor. Oynanmayan her hafta milyonlarca YTL hasılat kaybı olacak. Oyunun yaklaşık bir yıl içinde ikinci kez durma ihtimalinin iştirakçilerde oluşturacağı güvensizlik duygusu ve alışkanlığın azalması da cabası.
Güven duygusu bir kez yitirildi mi, geri kazanılması çok zordur. SporToto Teşkilat Müdürü Bekir Yunus Uçar, iki hafta önce Para Dergisi’ndeki röportajında “Reklam Departmanı şirketinin davası hakkında Danıştay’ın kararını bekliyoruz. Eğer şimdi öyle bir karar çıkacak olursa bir kanuni düzenleme gerektiği açık. Şu an bir karmaşa var. Ne yapacağımızı bilemez durumdayız açıkçası” ifadesini kullanmış.
Uçar, 4 ay önce şöyle diyordu:
“Şubat ayında yeni kanun yürürlüğe girdikten sonra en geç 6 ay içinde (geçtiğimiz Temmuz) yeni ihale hazırlıklarına başlanılması gerekiyor. Çünkü ihaleyi kazanacak firma 2008 Nisan ayında işe başlamak zorunda. Hukukçularımızla detaylı bir yönetmelik oluşturmaya çalışıyoruz. Yeni ihale sıfırdan yapılacağı için en geç Eylül veya Ekim ayında gerçekleştirmek istiyoruz. Bu sayede ihaleyi kazanacak firmaya da alt yapı oluşturabilmesi için 6 aylık bir hazırlık süresi sağlayacağız.”
İHALE SAKATLANMASIN
Haziran ayında yeni ihaleyi Eylül veya Ekim’de gerçekleştirmeyi hedef olarak açıklıyorsunuz. Eylül ayında yürürlükteki sistemin ihalesi Danıştay’lık oluyor. Anlaşılan; hazırlanan yasalar iyi bir ön hazırlık dönemi geçirilmeden (yeni yasaya ihtiyaç duyulacağı da 2006 yılı bitmeden belli olmuştu) çok apar topar yapılıyor. Ekim’in üçte biri geçmiş, hareket yok. Yeni ihale için Aralık’tan bahsediyorsunuz. İki ay kayıp.
Yeni ihaleyi kazanacak olana yasa gereği tanınması gerekecek olan 6 aylık azami sürenin “Aman oyun uzun süre durmasın” bahanesiyle kısaltılması veya kaldırılması gibi bir ihtimali aklımıza bile getirmiyoruz. Çünkü böyle bir değişiklik ihaleyi yapılmadan sakatlar; işletici firmaya avantaj sağlar. Bu yüzden de yeni ve muhtemelen kaybedilmesi kesin davaların önünü açar.
Spor Toto Teşkilatı, Dünya Ticaret Örgütü ve AB mevzuatlarına aykırı olarak yasadışı ilan ettiği Avrupalı bahis şirketleri ile mücadelesini devam ettiriyor. Daha önce teşkilat, bu yasanın yeterli etkiyi yaratamadığını ve internette özgürlüklerin önüne geçilemeyeceğini anlamış olacak ki, yasanın reklamını yapmaya başlamıştı. Bu reklamlarda yasada oynatanlara ceza öngörülürken sanki oynayanlar da ceza alacakmış gibi bir intiba yaratmaya çalılşmıştı.
Korku politikasının son örneğini ise Digibet.com’un perdelenmesinde yaşadık. Daha önce Akşam ve Takvim gazetelerinde yer alan haberler vesilesi ile konuya sitemizde yer vermiştik. Haber Spor Toto’nun sayfasında yer almasından sonra bugün Fotogol, Evrensel, Sözcü, Star ve Türkiye gazetelerinde de yer aldı. Yapılan uygulamaların gelişen dünyaya aykırı olarak yapıldığını, tüm dünyadan örnekler ile birçok kere açıklamaya çalıştık. Bugün ise bir başka noktaya değinmek istiyoruz.
Star Gazetesindeki haber metni şu şekilde: TÜRKİYE’DE internet ortamında bahis oynatan siteler hakkında Spor Toto Teşkilat Genel Müdürlüğü tarafından açılan davada sitelerin yasaklanmasına ve filitrelenmesine karar verildi. Spor Toto tarafından Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na yapılan suç duyurusu üzerine savcılığın talebiyle Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi, ‘digibet.com’ isimli korsan siteyi yasakladı. Bu ilk karar, açılacak diğer davalar için emsal teşkil edebilecek.
Spor Toto‘nun web sayfasında ise şöyle denmiş: Karar, gereği yapılmak üzere Telekomünikasyon Kurumu İletişim Başkanlığına gönderildi. Kararın yasadışı bahisle mücadelede bir ilk olması ve bundan sonraki davalara emsal teşkil etmesi dolayısıyla hayati önem taşıdığı vurgulandı.
Bilindiği gibi Digibet.com’dan önce birçok bahis sitesi perdelendi. Ancak mevcut haberlerde bu mahkeme kararının bir ilk olduğu belirtiliyor. Demekki bundan önce bahis şirketlerinin perdelenmesi, yani karşımıza çıkarılan ‘Bu siteye erişim mahkeme kararı ile engellenmiştir’ yazıları gerçeği yansıtmıyormuş. Bu mahkeme kararı ilk, ancak Digibet.com perdelenen yaklaşık 15inci bahis konulu alan adı. Demekki biz bahisseverlere 14 kez yalan söylenmiş…
İddaa yasası diye tanımalanabilecek yasadan sonra Avrupa’da oldukça saygın durumda olan bahis şirketleri Türkiye’de illegal ilan edildi. Yasa sonrasında bu siteler teker teker perdelenmeye başladı. Geçtiğimiz günlerde ilk kez bahis oynatan bir site değil de bahis sitelerinin reklamlarının bulunduğu, Türkiye’nin en köklü ve en fazla üyeye sahip olan bahis portalı Bahisklavuz.com perdelendi. Bu gelişme kuşkusuz biz Bahismedya.com’un yanısıra siteye bağlı olan, sitedeki paylaşım ortamı sayesinde birlik ve beraberlik içinde bahislerini yapan bahisseverleri üzdü. Bir yandan da yasakçı zihniyetin ulaşabileceği noktaların çokluğu karşısında internet kullanıcılarını endişelendirdi.
Bir bahisçi için en önemli şey olan bir haberi bahis bürosundan daha önce alıp, ‘bahis şirketini yenmek’ yani bahislerini kazanmayı başarabilmektedir. Bu işleme platform oluşturan bir portal, ki bu portal paylaşım ortamı ile İddaa’nın İ’si yokken Türk insanının Avrupalı bahis şirketlerinden para kazanmasına yardımcı olmuştur, muhtemelen Spor Toto’nun direktifi ile perdelenmiş oldu. Siteye erişim birçok yöntemle mümkün ancak şu an için sol ve alt menülerimizde bulunan Bahisklavuz linklerine tıklamanız yeterlidir.
Yazımızı BK ailesine geçmiş olsun diyerek, BK yazarlarından Umut’un Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’na yönelik yazdığı ‘Sayın Bekir Yunus Uçar’a Soruyorum’ başlıklı köşe yazısından bir kesit ile bitiriyoruz. Yazının tamamına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
”Yasakçı zihniyet teknolojiden bihaberdir. Günümüzde net gibi bir deryada bunu asla yapamayacaklarını, o teknolojinin kendilerinde mevcut olmadıgını, yapsalar bile yine net ortamında alternatifin hemen uretilecegini bilemeyecek kadar teknoloji cahilidirler.
BK’yı yasaklama zihniyetlerinin temeli nedir? Bahis tahminleri vermesi mi? Yoksa sözde illegal bahis burolarının reklamını yapması mı?
Eger ikinci secenekse o zaman fox tv, ntv, kanal 24 vb. tum kanalları neden engellememektedirler? Milan ve Real’in formasında eşek kadar sözde yasadışı illegal bahis firması bwin’in reklamı vardır. Ve bu ntv ve kanal 24 ten her hafta gozumuzun içine sokulmaktadır. O zaman bu kanallar suç işlemektedir. Premier lig takımlarının yarısından fazlasının göğus reklamı yine bu sozde illegal bahis siteleridir. Fox tv her hafta bunları gözümüze sokmaktadır? Peki BK’yı engelleyen, engelleten merciler bu reklamları engellemek için ne yapmaktadırlar? Güçleri yeter mi bu kanalları kapatmaya?
Uefa ve Şampiyonlar ligi maçlarında Star tv kenardaki reklam panolarında bize yasadışı sözde illegal bahis sitelerinin reklamını yapmakta, gözümüze sokmaktadır. Aydın Doğan’a ait bu kanal pek değerli yetkililer tarafından engellenebilecek midir?
O da yasadışı site reklamı, bu sitede yapılanda…
Üstelik bu site Hollanda’dan yayın yapmakta, serverları Hollanda’da olmakta ve doğal olarak çıkış yaptığı yerin yasalarına aykırı hiçbir eylemde bulunmamaktadır. Oysa ki sözü geçen kanallar Türkiye’den yayın yapan ve yasalara göre bir nevi suç işleyen kanallardır. Burada yasadışı olan bir eyleme destek değil, yapılan çifte standarta anlam verilememesi söz konusudur…”
Son günlerde internet üzerinde faaliyet gösteren, bulundukları ülkelerde yasal olan ancak Türkiye’de düzenlenmeyen ve yasa ile yasadışı bırakılan bahis şirketlerine yönelik perdelemeler arttı. Bunun son örneğini Digibet.com’un perdelenmesinde gördük. Sabah Gazetesi haberi sadece ufak bir metin ile okuyucularına duyururken Takvim ve Akşam Gazeteleri gazetecilik ciddiyetinden uzak, talihsiz ifaedeler kullandılar.
Akşam Gazetesindeki şu şekilde bir ifade bulunuyor: 1 Ağustos 2007 tarihinde Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 3289 sayılı kanun ve 2/i, 7258 sayılı yasanın 2.maddesi ve 5583 sayılı kanunla değişik 5. maddesini ihlal ettiği anlaşılan merkezi Cebelitarık’ta bulunan ve Türkiye’de erişimi olan “www.digibet.com” isimli web sitesinin internet üzerinden hukuka aykırı iddaa oynattığı tespit edildi.
İddaa oynatmak diye bir ifade kabul edilemez. İddaa bir bahis şirketidir. İddaa oynatılamaz. İddaa gibi şirketler bahis oynatır. Ülkemizde İddaa sanki bir bahis şirketi değilmişte şans oyunuymuş gibi bir muamele görüyor. Bahis şirketleri (bahisin kumar olmadığı, bilgi ile kazanç elde edilebilen bir yetenek oyunu olduğu argümanına tüm saygımıza rağmen) spor karşılaşmaları aracılığı ile kumar oynatırlar. Lolipop şeker satmazlar. İddaa da kumar oynatan bir bahis şirketidir, hayır kurumu değildir.
Takvim Gazetesi’ndeki ifade ise daha da talihsiz: Bu arada merkezi Türkiye’de bulunan www.digibet.com isimli internet sitesine yasadışı bahis oynattığı gerekçesiyle kapama cezası getirildi.
Nasıl bir araştırmadan haber yapmaktır ki yabancı bir bahis şirketi için ‘merkezi Türkiye’de bulunan’ ifadesi kullanılabilir. Digibet özelinde değil ama yabancı bahis şirketleri Avrupa borsalarında işlem gören ciddi şirketlerdir. Merkezlerinin yasal elverişsizlik yaratılmış olan Türkiye’de olması düşünülemez bile. Ayrıca yasakçılık ile yapılan perdelemelere ‘kapama’ demek abestir. Bir siteyi perdeleyerek o siteyi kapatamazsınız, ancak kendi insanınızı o siteden mahrum bırakabilirsiniz.
Bahis şirketlerinin perdelenmesinin bulunduğumuz çağ da ‘Yasadışı bahise darbe’ manşetleri ile duyurulması ise başlı başına ayrı bir talihsizlik. Ülkemizde internet sansürü o kadar yaygınlaştı ki, artık 15 yaşındaki çocuklar bile perdelenmiş sitelere nasıl girileceğini biliyor. Merkezleri yurtdışında bulunan sitelere yönelik yaptırımı olamayan SporToto teşkilatı ancak bu sitelerin perdelenmesini sağlayabiliyor. Google’da 2 dakikalık bir araştırma ile aşılabilecek bir perdelemenin de ‘darbe’ diye nitelendirilmesi ise komik kalıyor. Yasa ile yasadışı ilan ettiği siteler ile baş edemediğini gören teşkilat, önce ‘Suça ortak olmayın’ sloganı ile yasanın reklamını yaparak bir ilke imza attı. Bu reklam kampanyası yeterli etkiyi yaratılamamış olacak ki bu tip haberler ile de Dünya Ticaret Örgütü mevzuatlarına aykırı olarak hazırlanmış yasaya kamuoyu oluşturulmak isteniyor.